KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/294
- Karar No
- 2025/533
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
Karar Metni
1.360 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/294
KARAR NO : 2025/533
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/04/2024
KARAR TARİHİ : 24/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 27.09.2023 tarihinde ----- ait -----plakalı araç, sürücü ----- sevk ve idaresindeki iken ------ istikametinden gelip şehir merkezi istikametine seyir halinde iken ----- Kavşağı trafik ışıklarında durduğunda aracının komple arka kısımlarına,
sürücü----- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracı ile yine aynı yön ve istikametten gelip şehir merkezi istikametinde seyir halindeyken ----- geldiğinde aracının ön kısımları ile önünde duran araca çarpması neticesinde çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini bu kazanın oluşumunda sürücü ------ 2918 sayılı K.T.K'da bulunan sürücülere ait kusurlardan 84/1-D (Arkadan çarpma) kuralını ihlal ettiğini ve diğer sürücü ----- kusurunun bulunmadığını,
----- numaralı 22.12.2023 tarihli eksper raporuna göre hasarlı aracın üzerinden ekspertiz çalışmaları sonucu tespit olunan hasar miktarının 144.000,00 TL olarak belirtildiğini, meydana gelen trafik kazası nedeniyle ----- plakalı araç için düzenlenen eksper raporunda da belirtilmiş olmakla beraber araçta ciddi oranda bir hasar mevcut olduğunu,
bu hasar onarılmış dahi olsa aracın ikinci el satışındaki değerini oldukça düşürdüğünü beyan ederek davalarının kabulü ile fazlaya hakları saklı kalmak kaydıyla araçta meydana gelen değer kaybı için şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihinden (27.09.2023) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın müvekkili şirket bakımından öncelikle pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davanın işleten sıfatına sahip kiracı ------ Şirketine ihbar edilmesine ve neticeten de davanın gerek usul gerekse de esasa ilişkin beyanları doğrultusunda reddine karar verilmesi talep etmiştir.
İhbar olunan ------ Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle.
Söz konusu kazanın oluşumunda müvekkili şirketin kiralama akdi gereğince sorumluluğunun bulunduğu iddia edilemeyeceğini, davalı ----- ile müvekkili şirket arasında -----plakalı araca ilişkin uzun süreli kira sözleşmesi akdedilmiş olmasına rağmen davaya konu kaza tarihinde aracın sevk ve idaresi müvekkili şirketin çalışanı olan ------olduğunu, bu halde hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin kiralamış olduğu ------ plakalı aracın davaya konu trafik kazasında kusurlu bulunması halinde bu kusurun müvekkili şirketten değil aracı kullanan, sevk ve idaresinin kaza anında ait bulunduğu ------ kaynaklandığını,
aksi halde kazaya kendi kusuru ile sebebiyet vermiş olan çalışanın sebep olmuş olduğu maddi zararın müvekkili şirkete yükletilecek olması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili şirkete yüklenebilecek bir kusur bulunmadığını beyan ederek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan vekili 24.03.2025 tarihli tarihli beyan dilekçesi ile davanın -----ihbar edilmesini talep etmiştir.İhbar olunan-----vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddiaları haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil sigorta şirketi, huzurdaki davada davalı sıfatını taşımadığını, müvekkil şirketin, dava konusu poliçe kapsamında yükümlülüğünün 5.000,00 TL teminat limiti ile sınırlı olduğunu beyan ederek ihbar olunan olması itibarıyla müvekkili şirket bakımından hüküm kurulmamasına, her halükarda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 17.02.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Bilirkişi tarafından hazırlanan 12.02.2025 tarihli raporda, müvekkilinin talep edebileceği değer kaybı tutarının 97.183,80 TL olduğunun belirtildiğini, bu sebeple HMK m.107 uyarınca anılan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava değerini 97.083,80 TL artırarak 97.183,80 TL'ye dair değer artırma taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, 27.09.2023 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, davacıya ait ----- plakalı araç ile davalıya ait ----- plakalı aracın çarpışması sonucu kusurun irdelenmesi, ------ plakalı araçta değer kaybı alacağı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 100,00 TL tazminat davasıdır. Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, beyan dilekçeleri, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.
Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş.
12.02.2025 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ------ plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/d, 52/b, 56/c ve 84/d maddelerini ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında kusurlu olduğu, ------ plakalı araç sürücüsü davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ------ plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun olduğu, meydana gelen hasarın, söz konusu araçta değer kaybı yaratacağı kanaatine varıldığı,
yapılan piyasa araştırması sonucu, yerleşik yargı içtihatları ve AYM iptal kararı doğrultusunda araçtaki değer kaybının 97.183,80 TL olacağı rapor edilmiştir.
Davacı vekili, bilirkişi raporu doğrultusunda 17.02.2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile değer kaybına ilişkin alacak taleplerini 97.183,80 TL'ye çıkarmıştır.
Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir.
Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalının kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır.
Mahkememizce aldırılan, AYM'nin 09.10.2020 tarihli ----- Gazetede yayımlanan ------ esas ------ karar sayılı kararına göre hesaplama yapılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ---- esas ------ karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır.
O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça, yasal faiz talebinde bulunulmuş olup, taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek yasal faize hükmetmek gerekmiş,
27.09.2023 kaza tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilerek, her ne kadar davalı tarafından, aracın uzun süreli kira sözleşmesine konu edilmesi sebebiyle husumet itirazında bulunulmuş ise de, davalının, aracın maliki olması sebebiyle işleten sıfatını haiz olduğu ve kendisine husumet yöneltilebileceği kabul edilerek husumet itirazına itibar edilmemiş ve netice olarak davanın kabulü ile toplam 97.183,80 TL'nin 27.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/294, K. 2025/533, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama