KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/327
- Karar No
- 2025/128
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2025
Karar Metni
1.193 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/327
KARAR NO : 2025/128
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/05/2024
KARAR TARİHİ : 03/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı borçlu, müvekkilimden satın aldığı malların takip talebinde belirtilen kısmının parasını ödemediğini, bu bağlamda, ticari kayıtlarla sabit olduğu üzere davalının müvekkiliye 23.856,15 TL cari hesaptan kaynaklanan borcu bulunduğunu, bu nedenle davalı-borçlu aleyhine, ----- İcra Müdürlüğü -----. sayılı icra dosyasıyla 23.856,15.TL asıl alacak ve 2.677,13.TL takip öncesi faiz olmak üzere 26.533,28.TL cari hesaptan kaynaklanan alacağı tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafa icra dosyasından gönderilen ödeme emri 06.02.2024 tarihinde e-tebligat ile tebliğ edildiğini ve 10.02.2024 tarihinde yetkilisi aracılığıyla,
taraflarına herhangi bir borçları olmadığını belirterek itiraz ettiğini, işbu davadan önce --- Arabuluculuk Bürosunun ---- dosya numaralı 05.03.2024 tarihli arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle.
Davalı borçlunun --- İcra Müdürlüğü -----sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetli ve haksız olarak borca itiraz eden davalı borçlu aleyhine %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini;
yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
HMK m.128 gereği usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmayan davalı taraf, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmaktadır.
DELİLLER
----. İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyası, taraflara ait BA/BS formları, bilirkişi raporları.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, taraflar arasında görülmekte olan ----. İcra Müdürlüğü----- Esas sayılı icra dosyasına davacı tarafça yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Somut olayda; davacı, davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ----. İcra Müdürlüğü---Esas sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu,
28/07/2020 tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinin 3.fıkrası ile ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanabileceği belirtilmiş ve dava sırasında yapılan ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin bu değişiklik mahkememizce kurulan 20.09.2024 tarihli ihtaratlı ara kararla belirtilmiş ancak davalı taraf ihtarata rağmen ticari defterlerini sunmamış olduğu görülmüştür.
Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.
Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde. 6100 sayılı HMK'nın 222.
Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği,
yapılan yargılama sırasında davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde takibe konu alacağa dayanak 23.856,15 TL asıl alacağın taraflar arasındaki bakiye cari hesap alacağına ilişkin olduğu, işbu alacağa dayanak faturaların davacı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların BA BS formlarının birbiri ile uyumlu olduğu, davalı tarafın yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmamış olması ve borcun ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesi de sunmamış olması nedeniyle davacının 23.856,15 TL lik asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu, buna mukabil TBK'nın 117.
Maddesine göre "muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer" kuralı gereği davacı tarafça icra takibinden evvel davalı tarafın temerrüde düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede; 6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerine davanın kabul red oranı dikkate alınarak karar verilmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın kısmen kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere kabul red oranına göre taraflardan tahsiline karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/327, K. 2025/128, 3 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama