KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/355
- Karar No
- 2025/660
- Karar tarihi
- 5 Eylül 2025
Karar Metni
1.231 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/355
KARAR NO : 2025/660
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/05/2024
KARAR TARİHİ : 05/09/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------ Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
01.08.2023 tarihinde davacıya ait ----- plakalı araç ile davalıların sahibi olduğu------ plakalı araç arasında gerçekleşen kaza neticesinde davacıya ait araçta hasar meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü %100 kusurlu olduğunu, gerçekleşen kaza nedeniyle müvekkilin aracında her ne kadar davalı aracın ZMM sigorta şirketince 405.600 TL hasar meydana geldiği tespit edilmişse de bahse konu hasar nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelmiş olup bu zararların tazmin edilmesi gerektiğini,
davalı aracın ZMM sigorta Şirketi olan ------ tarafından yapılan ödemeler neticesinde sigorta poliçe limiti tüketildiğinden işbu davada kalan bakiye alacakların tazmini amacıyla davalı tarafa karşı dava yoluna başvurma zorunluluğu dolduğunu, meydana gelen hasara bağlı olarak davacıya ait araçta değer kaybı oluştuğunu, davacıya ait ------ plakalı araç ---- model ------ marka araç olup, kaza tarihindeki ikinci el piyasa bedeli yüksek olduğunu, bu nedenle aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin hesaplanması için bağımsız eksperden rapor talebinde bulunduğunu,
talep üzerine hazırlanan ekspertiz raporuna göre davacıya ait araçta 385.500,00-TL tutarında değer kaybı meydana geldiğini, ancak davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının daha yüksek olduğunu, bu nedenle davacının ------ plakalı aracında meydana gelen gerçek değer kaybı zararının tespiti için Mahkemece alanında uzman bilirkişi incelemesi atanmasını talep ettiklerini, davalıların sahibi ve sürücüsü olduğu araç, tam kusurlu bir şekilde davacının aracının hasarlanmasına neden olduğundan, haksız fiil sorumluluğu gereği müvekkilin aracının değer kaybı zararının karşılanması hukuki bir zaruret olduğunu, izah edilen sebeplerle,
fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107/1. madde gereğince belirsiz alacak davamızın kabulü ile.
Mahkemece ----- plakalı aracının uğramış olduğu değer kaybı bedelinin bilirkişi atanarak tespitine, şimdilik 100,00-TL değer kaybı tazminatının 01.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile birlikte tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalı şirket tarafından yapılan ekspertiz çalışmaları sonucu 01.08.2023 tarihli geçmiş hasarına ilişkin ------ tarafından ağır hasarlı/çekme belgeli işlem görmüş konu başvuruda ise 01.08.2023 tarihinde meydana gelen hasara ilişkin değer kaybı talep edildiğini, işbu nedenle de değer kaybı talep edilen aracın daha önceki kazada da ağır hasar görmesi sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, değer kaybı tazminatı kasko poliçesi kapsamında teminat kapsamında olmayıp söz konusu talepten davalı şirket sorumlu olmadığını, her halükarda,
değer kaybı hesaplaması 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90. Maddesi uyarınca ZMMS Genel Şartlar EK 1'de belirtilen tabloya göre usul ve esas çerçevesinde ve dava konusu aracın geçmiş hasar kayıtları dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, davacı tarafından sunulan eksper tarafından yapılan hesaplamada kaza tarihinde aracın rayiç bedelinin tespiti bakımından herhangi bir denetime elverişli emsal sunulmadan sadece araç ilanları bulunan sitelerden alınarak yapıldığını, taraflarca yapılan araştırmalarda rizikonun gerçekleştiği tarihte aracın rayiç değerinin daha düşük olduğu görüldüğünü,
aracın rayiç değerinin kaza anındaki rayiç değere göre hesaplanması gerektiğini, kaza 01.08.2023 tarihinde gerçekleşmiş ancak eksper aracın günümüzdeki rayiç değerine göre hesaplama yaptığını, ayrıca rayiç değer hesaplanırken dosyaya emsalleri sunulmadığını, kazanın meydana geldiği yerin fiziki özellikleri dikkatli şekilde incelendiğinde anlaşılacaktır ki ------- plakalı araç sürücüsü kavşağa yaklaşırken hız sınırına uymayarak dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde seyretmesi neticesinde kazanın meydana gelmesine sebep olduğunu, ------- plakalı araç sürücüsü kavşağa yaklaştığında hızını kavşak mahal şartlarına göre ayarlamadığını,
yola gereken dikkatini vermemiş ve etkin tedbirde gecikerek iş bu kazaya kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, sigortalı araç sürücünün kavşağa giriş yaptığını görmesine rağmen hızını azaltmayıp meydana gelen kazaya asli ve tam kusuruyla sebebiyet verdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu haksız fiile dayalı tazminat talebi olduğundan avans faizi talep edilemeyeceğini, arz ve izah edilen nedenlerle, davanın öncelikle usulden reddine; aksi kanaat halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Trafik Tescil Kayıtları, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Sigorta Poliçesi ve Hasar dosyası, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Kazalı Araç fotoğrafları, Ekspertiz Raporu, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Dava,Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve Tebligat Kanunu usullerine uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelenip gözetilmesi gereken başta arabuluculuk dava şartı olmak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları, taraf sıfatı, harç gibi hususlar incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş,
uyuşmazlık belirlenmiş ve daha önce zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı anlaşılmakla bu kez takdiren sulh teşvikine ilişkin vaki davete rağmen duruşmaya katılan davacı vekilinin sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerine yönelik beyanı üzerine tahkikata geçilmiş ve bu kapsamda bilirkişi raporu alınmıştır.
Ne var ki, 17/04/2025 tarihli duruşmada davacı vekilinin ve davalı vekilinin yapılan tüm yoklama ve çağrılara rağmen duruşma için hazır olmadıkları, mazeret de bildirmedikleri anlaşılmıştır. Bunun üzerine taraflarca takip edilmeyen davanın, 6100 sayılı HMK'nin 150/4. maddesine göre taraflarca yenilenmesine kadar; dosyanın 6100 Sayılı HMK'nin 150/1. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nin 150/4 maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde taraflar ve/veya vekillerince davanın yenilenmesi talebinde bulunulmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıda açıklanan hususlara ve gerçekleşen yasal sürece göre nihayetinde dosyanın hakim önüne getirildiği gün itibarıyla inceleme yapılarak 6100 Sayılı HMK'nin 150/5 maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırıldığı 17/04/2025 tarihinden itibaren üç aylık sürenin dolduğu gün olan 17/07/2025 günü itibarıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve kayıt kapatılmıştır.6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 331/3 maddesi gereğince tamamen davacı taraf sorumlu tutulmuştur.
Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/355, K. 2025/660, 5 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama