KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/367
- Karar No
- 2025/127
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2025
Karar Metni
1.473 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/367
KARAR NO : 2025/127
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 28/05/2024
KARAR TARİHİ : 03/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 19.11.2023 tarihinde, ---- plakalı aracın kusuru ile meydana gelen zincirleme trafik kazasında, sigortalı ----- plakalı araç hasara uğradığını, işbu kazada ----- plakalı araç %100 kusurlu olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalı araçta oluşan hasar dolayısıyla eksper incelemesi neticesinde sigortalısına 230.550,00 TL hasar ödemesi yapıldığını, alacağın tahsili amacıyla ----.
İcra Müdürlüğü ----- sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı, takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş olup--- İcra Müdürlüğü ---- sayılı icra takibi durduğunu, bu nedenlerle; borçlunun ----- İcra Müdürlüğü ----- sayılı icra takibine yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaline, takibin devamına ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın reddi ile davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
----- ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkere cevapları, araç trafik kayıtları, ----İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu.---- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 120.000 TL asıl alacak ve 10.620,00 TL olmak üzere toplam 130.620,00 TL alacak yönünden 19/03/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak "19.11.2023 TARİHİNDE----- PLAKALI ARAÇLAR ARASINDA MEYDANA GELEN KAZA SONUCU ÖDENEN TAZMİNATIN RÜCUEN TAZMİNİ İSTEMİDİR." açıklamasının gösterildiği,
davalı tarafından 21.03.2024 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı şirkete KASKO sigortalı araçta trafik kazasından kaynaklı meydana gelen ve sigortalıya ödenen hasar bedelinin kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS şirketinden rücuen tahsili talebi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Göreve ilişkin itirazın değerlendirilmesinde;
Sigorta Hukuku bahsinin 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde, Zorunlu Sorumluluk Sigortasının ise 1483 vd. maddelerinde düzenlendiği, davacı tarafın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayanarak alacak davası ikame ettiği, huzurdaki davanın TTK'da düzenlenmiş olan sigorta hukukuna dayandığı ve TTK' nın 4/1. maddesine göre mutlak ticari dava olduğu bu haliyle; ihtilafın çözümünde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu (Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin 27/03/2017 gün ve ----- sayılı kararları) anlaşılmakla davalı tarafın göreve ilişkin itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Somut olayda.
19.11.2023 tarihinde sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı aracıyla ---- istikametinden ----- istikametine seyir halinde iken yavaşlayan trafiği görüp frene basması sonucu yine aynı istikamette arkasında seyreden sürücü ---- sevk ve idaresindeki ------ plakalı aracın, ---- plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarptığı, yine aynı istikamette arkasında seyreden sürücü ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracın da ----- plakalı araca çarptığı, bunun üzerinde ----- plakalı aracın orta şeride savrulduğu ve orta şeritte seyir halinde olan sürücü --- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracına çarptığı,
bu arada yine orta şeritte seyir halinde olan sürücü ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı çekici ve buna bağlı ----- dorsesi ile kaza mahallindeki araç parçalarının üzerinden geçerken dorse sol arka lastiğinin patladığı, bu haliyle beş araçlı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; kusur ve hasar alanında uzman makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ile davalı şirkete sigortalı ---- plaka sayılı araç sürücüsü ---- %50, davacı şirkete sigortalı ve ---- maliki olduğu ---- plaka sayılı araç sürücüsü --- %50 oranında kusurlu olduğu, kaza tespit tutanağında da ---- ve ----- plaka sayılı araç sürücülerine kusur verildiği, davacı şirket tarafından sigortalısına ödenen 230.550,00 TL nin kadri maruf olduğu, sigorta bilirkişisi tarafından yapılan değerlendirmede davacı şirket tarafından sigortalısına ödenen bedelin sigorta teminatı ve limitleri kapsamında 15.01.2024 tarihinde ödendiği, bu haliyle davacı şirketin dava dışı sigortalısının haklarına halef olduğu görülmüştür.
Davalı sigorta şirketine sigortalı, dava dışı --- ZMMS ile sigortalı ---- plaka sayılı araca ilişkin düzenlenen poliçe limitinin araç başına 120.000,00-TL, kaza başına 240.000,00 olduğu, gerçekleşen kazada dava dışı ---- mülkiyetinde bulunan ----- plaka sayılı aracın birden fazla adet araca zarar vermesi sebebi ile poliçe klozları gereği kaza başına tazminat limiti kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği, ayrıca her bir araç için araç başına teminat limiti olan 120.000,00 TL nin üst sınır olarak geçerli olduğu,
davalı tarafa sigortalı araç sürücüsünün %50 oranındaki kusuru dikkate alındığında davacı tarafın sigortalısına ödediği bedelin (230.550,00-TL/100x50) 115.275,00-TL tutarındaki kısmını davalı şirketten isteyebileceği, davacı tarafın 115.275,00-TL lik asıl alacak talebi bakımından haklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davalı tarafça hasar bedelinin hesaplanmasında iskonto uygulanması ve KDV nin dahil edilmemesine yönelik itirazların değerlendirilmesinde;
Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin-----sayılı ilamında "... Davalı ile anlaşmalı ya da yetkili servisleri arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanması, davacı sigortalıyı bağlamaz. Dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda belirtilen %5 oranında iskonto yapılmadan, davacının gerçek zararının tespiti gerekir. ..." yönünde karar verilmiştir. Bu haliyle bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın yerinde olduğu görülmektedir.
İşlemiş faiz talebi bakımından yapılan değerlendirilmede;
6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi gereğince sigorta ettirenin dava hakkı tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenlerle davalı, davacı tarafın sigortalısına ödeme yaptığı 15.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte hasar bedelinden sorumludur. (---- BAM----- HD ----İcra inkar tazminatı talebinin değerlendirilmesinde;
İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur.
Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir.
Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nın 07/06/2006 tarihli,-----sayılı ilamı)
Somut olayda; dava konusu alacağın 19.11.2023 tarihinde gerçekleşen kaza sonucunda davacı tarafa sigortalı araçta oluşan ve sigortalıya ödenen hasar tazminatı alacağına ilişkin olduğu bu haliyle borç miktarının olayda olduğu gibi davalı şirket tarafından hesaplanıp belirlenmesinin mümkün görülmemesi, hüküm sonucuna yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporları neticesinde ulaşılması karşısında 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince koşulları oluşmadığından davacı vekilinin davalı şirket yönünden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;
6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerine davanın kabul red oranı dikkate alınarak karar verilmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın kısmen kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere kabul red oranına göre taraflardan tahsiline karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/367, K. 2025/127, 3 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama