KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/583
- Karar No
- 2025/573
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
Karar Metni
829 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/583
KARAR NO : 2025/573
DAVA
Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
DAVA TARİHİ : 20/08/2024
KARAR TARİHİ : 03/07/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP
Davacı/Talep eden vekili dava dilekçesinde özetle.
Talep eden tarafından ------ Seri Numaraları 02.09.2024 vade tarihli 12.500,00-TL bedelli, ------ Seri Numaraları 02.09.2024 vade tarihli 13.500,00-TL bedelli,------ Seri Numaraları 02.09.2024 vade tarihli 11.000,00-TL bedelli çekler------teslim alındığını, ancak 19.08.2024 tarihinde talep eden tarafından çeklerin kaybolduğu fark edildiğini, hali hazırda kötü niyetli 3. Kişilerin eline geçmiş olma ihtimali de bulunan dava konusu çeklerin nerede olduğu da bilinmediğini, izah olunan nedenler dahilinde;
çeklerin kötü niyetli 3.kişilerin eline geçmesi ihtimali halinde çek bedellerinin tahsilinin önüne geçebilmek adına ilgili bankaların şubelerine, genel müdürlüklerine, takas ihtimaline bianen --- Birliği'ne müzekkere yazılarak ödemeden men kararının bildirilmesine, yargılama neticesinde ise zayi olan ilgili çeklerin iptaline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
CEVAP /TALEP : Talep HMK'nin 382(2)-e.6 maddesi gereği çekişmesiz yargıya tabidir.
DELİLLER
Nüfus Kaydı, ----- müzekkere cevapları, çek fotokopisi, sair tüm bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Talep, 6102 Sayılı TTK' nin 818/1(s) maddesi delaletiyle, aynı Kanunun 757. vd. maddeleri uyarınca zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir. Talep, HMK'nin 382(2)-e maddesi gereği çekişmesiz yargı işi olup aynı yasanın 385. maddesine göre 316-322 maddeleri kapsamında basit yargılama usulüne tabidir.
6100 Sayılı HMK'nin 385/1 maddesi gereğince basit yargılama usulüne ve aynı yasanın 385/2 maddesine göre resen araştırma ilkesine tabi işbu talep gereğince mahkememizce Anayasa'nın 141/4 ve 6100 Sayılı HMK'nin 30.maddesi gereğince usul ekonomisi ilkesi gözetilerek.
6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddelerinde bulunan düzenlemeler kapsamında dava şartlarına yönelik (kesin yetki) yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda aşağıdaki hüküm sonuca ulaşılmıştır.6100 Sayılı TTK'nin 757 - (1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir.
(2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir düzenlemesi bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu Dava Şartları Başlıklı madde 114/1-d) “Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.” 114/1-ç maddesi "Yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması" hükmu ile aynı kanunun Dava Şartlarının İncelenmesi başlıklı 115/2.maddesi” Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” hükümleri bulunmaktadır.
Yukarıda anılan yasal düzenlemeler, yapılan açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında ; öncelikle dosyada tensip zaptının adli tatil sırasında hazırlandığı ve buna göre tedbir kararı verilerek bir kısım işlemler yapılmış olsa da, Mahkememizin müstemir yetkili hakimi tarafından dosyaya vaziyet edilmesi üzerine işbu resen araştırmaya tabi olayda yapılan duruşmalar, gelen müzekkere cevapları, çek fotokopisi ve talep edenin UYAP verileri üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeye göre talep eden kişinin talebe konu çeklerle hiçbir ilgisinin bulunmadığı,
çekler hakkında zayi kararı alınmasını temin için sözde hamil gösterildiği konusunda kesin bir kanaat oluştuğu ifade edilmelidir. Ancak 6100 sayılı HMK'nin 114, 115, 138, 320/1 ve 322/1 maddelerinde bulunan düzenlemeler kapsamında inceleme sırası gereğince öncelikle dava şartlarının değerlendirilmesi gerekmiştir.
Buna göre talep eden gerçek kişi hamilin yerleşim yerinin ------ olduğu, dosyaya muhatap banka tarafından gönderilen müzekkere yanıtlarına ve ibraz edilen çekin birinin ön ve arka yüzünün görüntüsüne ve diğer çeklerin bilgilerine göre işbu çeklerin -----şubesine ait olduğu ve---- hesabına bağlı olduğu gibi keşide yerlerini de ------ olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre TTK'nin 757/1 maddesindeki düzenlemenin kesin yetki niteliğinde olduğu, gerçekleşen bu durumun 6100 sayılı HMK’nin 114/1-ç maddesi gereğince dava şartı olduğu ve dava şartı eksikliğinin giderilmesinin de mümkün bulunmadığı, Mahkememizin anılan kesin yetki kuralı gereğince ödeme ve hamilin yerleşim yeri bakımından yetkisiz olduğu, kesin yetkinin dava şartına yönelik olması nedeniyle dosyanın yetkili ------ Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine de karar verilemeyeceği sonuç ve kanaatiyle davanın/talebin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek,
6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/583, K. 2025/573, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama