KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/753
- Karar No
- 2025/393
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2025
Karar Metni
1.423 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/753
KARAR NO : 2025/393
DAVA/TALEP : Kıymetli Evrak İptali (Bono İptali (Hasımsız)
DAVA/TALEP TARİHİ : 22/10/2024
KARAR TARİHİ : 02/05/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Bono İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP
Talep eden vekili dilekçesinde özetle; Keşidecisi ...- ... olan, Lehtarı ---- olan, Hamili -----olan, Keşide Tarihi 03/10/2024 olan, vade tarihi 25/11/2024 olan, miktarı: 800.151,00-TL olan bononun müvekkili tarafından kaybedildiği ve bulunamadığını, bonoya ilişkin ödeme yasağı kararı verilmesini ve sonuçta bononun zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İlgili kişi ...
Vekili 05/03/2025 tarihli dilekçe ile özetle ; talep eden ile ilgili kişi arasında 03/10/2024 tarihinde----Noterliğinin ------ yevmiye no'lu araç satış sözleşmesi ile 800.151,00 tl bedel karşılığı araç satışı gerçekleştiğini, noter huzurunda nakit para ile araç satışı yapılamayacağından talep eden şirket ile ilgili kişi arasında araç satış işlemi sırasında notere sunulması amacıyla davaya konu senet davacı tarafından düzenlendiğini ve talep eden şirket tarafından imzalandığını, araç satışı gerçekleştiği sırada ilgili kişinin aracın bedelini nakit bir şekilde davacıya ödediğini ve senette ilgili kişi de kaldığını,
tüm bu işlemler talep eden tarafın rızası, bilgisi ve görgüsü dahilinde gerçekleşmiş olup talep eden taraf açık bir şekilde kötü niyetli olarak hareket ederek tarafına ödenmiş bedeli tekrar tahsil etmek ve haksız kazanç elde etmek amacı güttüğünü, talep eden tarafından ödeme yapılmaması durumunda kıymetli evrak ilgili kişi değil alacaklısında yani talep eden tarafta olacağından sebep burada evrakın kaybolduğunun ispatı külfeti talep eden tarafa ait olduğunu, yargılamaya devam edilmesi halinde talep edenin davaya davalı sıfatıyla dahil edilmesini ve esas cevap,
savunma ve delillerin dosyaya sunulması hususunda taraflarına süre verilmesini ancak öncelik olarak başvurunun talepleri doğrultusunda reddine karar verilmesini yukarıda açıklanan nedenlerden talep edenin davasının reddi ile yargılama gider ve masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmilini ve kötü niyetli şekilde hareket etmesinden sebep davacı aleyhine %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini beyan ve talep etmiştir.
İlgili kişi ... Vekili 19/03/2025 tarihli dilekçe ile özetle ; bononun ödenmiş olmasından dolayı ruhsat devrinin yapılmasıyla imha edildiğini, noterlerin bir dönem yapmış olduğu sonrasında bu şekilde fırsatçılıklara mahal vermemek adına uygulamadan kaldırılan nakit ödemeler durumunda nakit ibaresi yerine "senetle ödeme" ibaresine yer vermekten sebep bu sorun ortaya çıktığını,
ilgili kişi noter huzurunda nakit olarak karşı tarafın talebi üzerine şahitleri huzurunda ödemesini gerçekleştirdiğini ancak devir esnasında ödeme nakit olarak yapılmış olsa da bu şekilde değil "senet" şeklinde yazılması gerektiğini bu nedenle aralarında senet hazırlayın gelin denmesi üzerine davacı kendisi bir adet bono keşide ettiğiri ve sonrasında ödemesini yaptığı için bu bono hiç karşı tarafa geçmeden yine kendisinde kaldığını, ilgili kişi karşı taraftan aracını alamadan alacaklıları tarafından kendisine haciz uygulandığını ve adına kayıtlı araç yakalatılarak yediemine kaldırıldığını,
davacı sonrasında ilgili kişiye ödemesini gerçekleştirip aracını otoparktan teslim aldığını, karşı taraf ile arasında araç teslimine dair sorun olsa da davacının doğrudan doğruya aracı yakalatmak üzere bir girişimi olmadığı ancak araç kendisine ait olmasından sebep borcunu ödediği vakit aracını gidip otoparktan teslim aldığını,
netice olarak aslında hiç olmaması gereken ancak noterliklerin o dönem ki uygulamalarından sebep "senet" ibaresi yazılmasından kaynaklı açılan dava dosyasına sunulacak bir bono olmadığı müvekkil tarafından borçlusu olmadığı bir bononun kendi elinde kalmasının bir yararı olmamasından sebep davacı tarafından bono imha edildiğini, bu noktadan sonra alacaklı olduğunu iddia eden taraf alacaklı olduğunu somut delillerle ispatlamakla mükellef olduğunu, senedi elinde bulunduran kişi senedin alacaklısı olduğu hukuken kabul edilmiş olup aksinin ispatı aksini iddia edene ait olduğunu beyan etmiştir.
CEVAP /TALEP :Talep, HMK'nin 382(2)-e.6 maddesi gereği çekişmesizdir.
DELİLLER
Ticaret Sicil Kayıtları, ----- Gazetesi ilanları, ---- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Nüfus Kaydı, -----.Noterliğinin 03/10/2024 tarih ve ----- yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi, ---- CBS ----- Soruşturma sayılı dosyası, dosya kapsamındaki sair tüm bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Talep, 6102 Sayılı TTK'nin 778/1-ı maddesi delaletiyle, aynı Kanunun 757/765 maddeleri uyarınca zayi nedeniyle bono iptali istemine ilişkindir. Talep, HMK'nin 382(2)-e.6 maddesi gereği çekişmesiz yargı işi olup aynı yasanın 385. maddesine göre 316-322 maddeleri kapsamında basit yargılama usulüne ve resen araştırma ilkesine tabidir.
Talebe konu olayda 6102 Sayılı TTK'nin 757/1 maddesi uyarınca mahkememizin talep eden şirketin yerleşim yeri ----- bakımından yetkili olduğu görülmüştür.
Talebin niteliğine göre, 6100 Sayılı HMK'nin 385.maddesi gereğince aynı yasanın 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve davanın niteliği gereği sulh teklifi yapılmadan tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri yerine getirilmiş, ilanlar yapılmış, deliller incelenip değerlendirilmiş ve karar duruşmasına katılan talep eden vekilinin son sözleri de dinlenip tutanağa yazılarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Senedin Türünün Değiştirilmesi Başlıklı Madde 650” (1) Nama veya emri yazılı senet, ancak kendisine hak verdiği ve borç yüklediği tüm kişilerin muvafakatıyla hamile yazılı sende dönüştürebilir. Bu muvafakatın doğrudan senet üzerine yazılması gerekir. (2) Hamile yazılı senetlerin nama veya emre yazılı senede dönüştürülebilmesi hususunda da aynı kural geçerlidir.
Bu son halde hak veya borç sahibi kişilerden birinin muvafakat bulunmazsa bu dönüştürme, ancak dönüştürmeyi yapan alacaklı ile onun haklarına doğrudan doğruya halef olan kişi arasında hüküm ifade eder." hükmü bulunmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Şartları Başlıklı Madde 651” (1) Kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir.
(2) Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyan ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir." hükmü bulunmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Hükümleri Başlıklı Madde 652” (1) İptal kararı üzerine hak sahibi hakkını senetsiz olarak da ileri sürebilir vaeya yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilir.
(2) Bunun dışında iptal usulü ve hükümleri hakkında, kıymetli evrakın çeşitli türlerine ilişkin özel hükümler uygulanır." hükmü bulunmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun (C) Uygulanacak Hükümler başlıklı Madde 778/1 'bononun niteliğine aykırı düşmedikçe'. (I) iptale dair 757 ilâ 765, maddeleri hükümleri bonolar hakkında da uygulanır' hükmü ile aynı kanunun Önleyici Önlemler başlıklı Madde 757” (1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir.” hükmü bulunmaktadır.
Açıklanan hususlara göre bono iptal davası açma hakkı TTK'nin 651.maddesi uyarınca, bonoya bağlı alacağı bulunan hamile aittir. İptal kararını alan hamil, TTK'nin 652.maddesinde düzenlendiği üzere, hakkını senetsiz ileri sürebilir ya da borçludan yeni bir kıymetli evrak düzenlenmesini isteyebilir. İptal davasının yasal amacı budur.Yukarıda anılan yasal düzenlemeler, yapılan açıklamalar ile yapılan incelemeye göre somut olayda.
6102 Sayılı TTK'nin 760-762.maddeleri uyarınca ---- Gazetesinde gerekli ilanlar yapılmış ve ilana konu gazeteler dosya kapsamına alınmıştır.
Ne var ki, talebe konu bono -----.Noterliğinin 03/10/2024 tarih ve ---- yevmiye numaralı ------plakalı araç satış sözleşmesi kapsamında düzenlendiği anlaşılmış olup dosyaya işbu sözleşmenin tarafı ... vekili tarafından sunulan beyan dilekçeleri ve duruşmalarda vekillerin beyanlarına göre söz konusu bononun akıbeti ve bedelinin ödenip ödenmediği hususunda taraflar arasında itilaf bulunduğu, yine taraf beyanlarına göre bononun zilyetliğinin ve gaip olup olmadığının da tartışmalı ve müphem olduğu, taraflar arasındaki araç satışından ve dolayısıyla bonodan kaynaklanan itilafın soruşturma konusu olmasının da bunu doğruladığı,
yukarıda yasal nedenleri ve açıkça gösterildiği üzere bu haliyle bono iptal davasının amacına göre sonucunun işbu çekişmesiz yargıya tabi işle sağlanamayacağı, sözleşmenin tarafları arasındaki araç satış sözleşmesinden ve bu kapsamda düzenenen talebe konu bonodan kaynaklanan uyuşmazlığın hasımlı olarak açılacak bir davada görülüp karara bağlanmasının gerektiği,
mevcut talebin duruşmalarda da açıkça anlaşıldığı üzere baştan itibaren bonoya ilişkin mezkur itilaf bilindiği halde Mahkemeden bononun zayi nedeniyle iptali kararı alınarak bedelin tahsil edilmesinin amaçlanmasının esasen hukuki bir hakkın kötüye kullanılması niteliğinde de olduğu sonuç ve kanaatiyle.
6102 sayılı TTK'nin 778/ı maddesi yollamasıyla aynı yasanın 757 ilâ 765 maddeleri kapsamında koşuları oluşmayan talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. (AY.138/1)
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/753, K. 2025/393, 2 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama