KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/77
- Karar No
- 2024/761
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2024
Karar Metni
1.246 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/77
KARAR NO : 2024/761
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/02/2024
KARAR TARİHİ : 11/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ----ŞİRKETİ ile Davalı -----ŞİRKETİ arasında 14.06.2022 tarihinden itibaren devam eden ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirket, telekomünikasyon hizmeti ve araç kiralama hizmeti veren bir şirket olduğunu, davalı şirket, müvekkiliden telekomünikasyon ve araç kiralama hizmeti aldığını, nitekim alınan hizmetlere yönelik müvekkili tarafından kesilen faturalar için davalı şirket tarafından 02.02.2023 tarihli dekonttan da anlaşılacağı üzere ödeme gerçekleştirildiğini, yapılan ödemeler ve mail yazışmaları taraflar arasındaki ticari ilişkiyi açıkça ortaya koyduğunu, müvekkili şirket,
davalı tarafından ödenmeyen faturalar için İcra Dairesi ----.
Sayılı dosya ile icra takibi başlattığını, ancak davalı taraf 14.02.2023 tarihli dilekçesinde ''ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine'' itiraz ettiğini, itirazın müvekkile tebliğ edilmediğini, müvekkilin itirazdan 19.12.2023 tarihinde haberdar olduğunu, iş bu nedenle arabuluculuk sürecinin başladığını ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle; davalı tarafından ----.
İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosyaya yapılan borca itirazın iptaline ve takibin devamına, takibe haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Usulüne uygun tebligata rağmen davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER
---- İcra Dairesi ---- Esas, Taraf şirketlere ait BA/BS formları, bilirkişi raporları. ---- İcra Dairesi ---- dosyasının incelenmesinde; alacaklının dosyamız davacısı, borçlunun ise dosyamız davalısı olduğu, 03.02.2023 tarihinde takip talebinde ayrıntılarına yer verilen 20 adet faturaya ilişkin toplam 421.141,78 TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalı tarafın 14.02.2023 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu görülmüştür.
SMMM bilirkişi ile telekomünikasyon alanında uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 19.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
Davacı -----unvanlı müessese tarafından davalı----. unvanlı müesseseye telekomünikasyon hizmetlerinin verildiği, bunun da davalı ---- unvanlı müessesenin temsilcileri tarafından hak ediş olarak onaylandığı, yine davalı ---- unvanlı müessesenin temsilcileri tarafından telekomünikasyon hizmetlerine ilişkin olarak fatura kesilmesinin uygun görüldüğü, başka bir anlatımla davacı tarafından davalıya sağlanan telekomünikasyon hizmetlerinin davacı tarafça yerine getirildiği, dava konusu edilen fatura alacaklarına konu telekomünikasyon hizmetlerinin davalı tarafça kullanıldığı,
uyuşmazlık konusu edilen fatura alacaklarının bir bölümünün telekomünikasyon hizmetlerinden kaynaklandığı,
Davacı ---- incelenen kayıtlarına göre, davalı ----- 20.12.2022 tarihinden itibaren ve 03.02.2023 takip tarihinde de 465.948,78 TL alacaklı olduğu;
Davalı---- incelenen kayıtlarına göre,davacı ---- davalı ----02.02.2023 tarihinde 465.948,77 TL, 03.02.2023 takip tarihinde 421.141,77 TL alacaklı olduğu;
Tarafların incelenen kayıtları arasındaki 44.807,01 TL farkın; Takip tarihindeki taraf bakiyelerindeki 0,01 TL kuruş farkından, takip tarihinden sonraki 44.807,- TL farkın ise 02.02.2023 tarihinde davalı----hesabından davacı ---- hesabına----Kasım ve aralık dönemi araç kira ve ---- odemesi” açıklaması ile yapılan 44.807,-TL tutarlı havalenin davacının incelenen kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı;
Tarafların 2022 dönemi Ba Bs beyanlarında mutabık oldukları ile bu beyanlarının tarafların incelenen defter ve kayıtları ile de uyumlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, ---- İcra Dairesi ---- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Somut olayda; davacı şirketin davalı şirkete telekomünikasyon ve araç kiralama alanında hizmet sağladığı, verilen hizmete ilişkin davacı tarafça düzenlenen ve takibe konu edilen faturaların ödenmediği iddiasıyla davaya dayanak icra takibinin davalı aleyhine başlatıldığı,
takibe vaki itiraz üzerine huzurdaki davanın ikame edildiği görülmüştür.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi;
" (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir.
Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde. 6100 sayılı HMK'nın 222.
Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, davacı tarafın dava konusu 421.141,78 TL'lik alacağının taraf ticari defterlerinde ve mal/hizmet alım satımına ilişkin düzenlenen BA/BS formlarında kayıtlı olduğu,
taraf defter ve kayıtları ile yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde faturalara konu hizmetin davacı tarafça yerine getirildiği, davalı tarafça takip tarihinden bir gün evvel 02.02.2023 tarihinde davacı tarafa yapılan 44.807,00 TL lik ödeme her ne kadar davacı taraf defterlerinde kayıtlı olmasa da davacı tarafın yapılan işbu ödemeye herhangi bir itirazının olmadığı, yapılan ödemeye ilişkin dayanak belgenin bulunduğu ve davaya dayanak icra takibinin davalı tarafın defter ve kayıtları ile tespit edilen miktar üzerinden başlattığı anlaşılmakla davacının asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu,
işlemiş faiz talebinin ise yerinde olmadığı kanaati ile likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/77, K. 2024/761, 11 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama