KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1001
- Karar No
- 2025/830
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
Karar Metni
1.171 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1001
KARAR NO : 2025/830
DAVA
Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
DAVA TARİHİ : 04/11/2025
KARAR TARİHİ : 05/11/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP
Davacı/Talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; ----- şubesine ait, keşidecisi-------30.11.2025 keşide yer ve tarihli 156.000 TL bedelli, ---- seri nolu çekin faktoring sözleşmesi kapsamında ---- ile şirket genel merkezine gönderildiğini fakat ------ tarafından taşıma sırasında çaldırıldığını veya kaybedildiğini ileri sürerek söz konusu çek için ödeme yasağına ilişkin tedbir uygulanmak suretiyle sonuçta çekin bedelinin tahsilini teminen zayi nedeniyle iptal kararı verilmesini beyan ve talep etmiştir.
CEVAP /TALEP : Talep HMK'nin 382(2)-e maddesi gereği çekişmesiz yargıya tabidir.
DELİLLER
Faktoring Sözleşmesi, Çek Örneği, e-Fatura, Dosya kapsamındaki sair tüm bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Talep, 6102 Sayılı TTK' nin 818/1(s) maddesi delaletiyle, aynı Kanunun 757. vd. maddeleri uyarınca zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir.
Talep, HMK'nin 382(2)-e maddesi gereği çekişmesiz yargı işi olup aynı yasanın 385. maddesine göre 316-322 maddeleri kapsamında basit yargılama usulüne tabidir. Dolayısıyla HMK'nin 320/1 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde hüküm verilmesi mümkündür.Talebe konu olayda 6102 Sayılı TTK'nin 757/1 maddesi uyarınca mahkememizin talep eden şirketin yerleşim yeri/merkezi (------) bakımından yetkili olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nin 385/1 maddesi gereğince basit yargılama usulüne ve aynı yasanın 385/2 maddesine göre resen araştırma ilkesine tabi işbu talep gereğince mahkememizce Anayasa'nın 141/4 ve 6100 Sayılı HMK'nin 30.maddesi gereğince usul ekonomisi ilkesi gözetilerek.
6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddelerinde bulunan düzenlemeler kapsamında dava şartlarına yönelik (hukuki yarar) yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda doğrudan aşağıdaki hüküm sonuca ulaşılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Senedin Türünün Değiştirilmesi Başlıklı Madde 650” (1) Nama veya emri yazılı senet, ancak kendisine hak verdiği ve borç yüklediği tüm kişilerin muvafakatıyla hamile yazılı sende dönüştürebilir.
Bu muvafakatın doğrudan senet üzerine yazılması gerekir. (2) Hamile yazılı senetlerin nama veya emre yazılı senede dönüştürülebilmesi hususunda da aynı kural geçerlidir. Bu son halde hak veya borç sahibi kişilerden birinin muvafakat bulunmazsa bu dönüştürme, ancak dönüştürmeyi yapan alacaklı ile onun haklarına doğrudan doğruya halef olan kişi arasında hüküm ifade eder." hükmü bulunmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Şartları Başlıklı Madde 651” (1) Kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir.
(2) Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyan ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir." hükmü bulunmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Hükümleri Başlıklı Madde 652” (1) İptal kararı üzerine hak sahibi hakkını senetsiz olarak da ileri sürebilir vaeya yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilir.
(2) Bunun dışında iptal usulü ve hükümleri hakkında, kıymetli evrakın çeşitli türlerine ilişkin özel hükümler uygulanır." hükmü bulunmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Uygulanacak Hükümler başlıklı Madde 818” (1) Poliçeye ait aşağıdaki hükümler çek hakkında da uygulanır: s) İptal hakkındaki 757 ilâ 763 üncü maddelerle 764 üncü maddenin birinci fıkrası.” hükmü ile aynı kanunun Önleyici Önlemler başlıklı Madde 757” (1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden,
muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir.” hükmü bulunmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Uygulanacak Hükümler başlıklı Madde 818” (1) Poliçeye ait aşağıdaki hükümler çek hakkında da uygulanır: s) İptal hakkındaki 757 ilâ 763 üncü maddelerle 764 üncü maddenin birinci fıkrası.” hükmü bulunmaktadır. Görüldüğü üzere çek iptal davası açma hakkı TTK 651.maddesi uyarınca, çeke bağlı alacağı bulunan hamile aittir.
İptal kararını alan hamil, TTK 652.maddesinde düzenlendiği üzere, hakkını senetsiz ileri sürebilir ya da borçludan yeni bir kıymetli evrak düzenlenmesini isteyebilir. İptal davasının amacı budur.
Çek keşidecisinin ise TTK 757 ve 818/s.maddesi gereğince iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu Dava Şartları Başlıklı madde 114/1-d) “Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.” 114/1-e maddesi "Dava takip yetkisine sahip olunması" ve 114/1-h maddesi "Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması" hükümleri ile aynı kanunun Dava Şartlarının İncelenmesi başlıklı 115/2.maddesi” Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” hükümleri bulunmaktadır.Yukarıda anılan yasal düzenlemeler, yapılan açıklamalar ışığında somut olayda; iddianın ileri sürülüşüne ve başta çek örneği olmak üzere sunulan delillere göre talebe konu çekin keşidecisinin ------olduğu,
iptali talep edilen çekin işbu şirket tarafından başka bir şirket lehine keşide edildiği ve ciro yoluyla ----- geçtiği ve işbu kişi tarafından faktoring sözleşmesi kapsamında ---- ilinden ---- iline ---- unvanlı taşıma şirketi aracılığıyla gönderildiği fakat çekin talep eden şirkete teslim edilmeden kargoda / taşıma sırasında kaybolması nedeniyle talep eden şirkete fiili olarak tesliminin gerçekleşmediği ve böylece talep eden şirketin yetkili hamil ve hak sahibi sıfatı kazanmadığı anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK’nin 788/1 maddesine göre 'açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir. 6102 sayılı TTK'nin 818. maddesinin göndermesi ile aynı Kanun’nun 684. maddesine göre ise ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunur.
6102 Sayılı TTK'nin 818/1-s maddesi yollaması ile aynı yasanın 680. maddesi uyarınca bir çekin kısmen doldurulmuş veya sadece imzalanmış olması halinde dahi tedavüle çıkarılması mümkün ve geçerli olup, böyle bir çekin TTK'nin 757, 763, ve 764 vd. maddeleri uyarınca iptalini istemek hakkı da sadece lehtar ve hamile aittir. Herhalde kambiyo senedinde mündemiç hakka sahip olmak için senet üzerindeki zilyetlik zorunludur.
Somut olayda olayların gerçekleşme biçiminden açıkça görüldüğü üzere çekin taşıma sırasında kaybolmak suretiyle zilyetliğinin henüz zayi nedeniyle çekin iptalini talep eden şirkete geçmediği ve böylece talep eden şirketin çek üzerinde hak sahibi ve yetkili hamil sıfatı kazanmadığı anlaşıldığından işbu çeke ilişkin olarak zayi nedeniyle iptal davası açamayacağı gibi, ödemeden men yasağı kararı verilmesini istemesi de mümkün görülmemiştir.
Binaenaleyh; gerçekleşen bu durumun 6100 sayılı HMK’nin 114/1-h maddesi gereğince dava şartı olduğu ve dava şartı eksikliğinin giderilmesinin de mümkün olmadığı ve davacı şirket lehtarın talep tarihi itibarıyla hamil sıfatına sahip olmaması nedeniyle çek iptal davası açma hakkı ve hukuki yararı bulunmadığı sonuç ve kanaatiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek, 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
(Bkz; ---- BAM -----HD. ----
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1001, K. 2025/830, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama