KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/228
- Karar No
- 2025/822
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2025
Karar Metni
1.194 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/228
KARAR NO : 2025/822
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/03/2025
KARAR TARİHİ : 03/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacının davalıdan hakediş konusu fatura alacağı nedeniyle 21.02.2024 ve 19.04.2024 tarihlerinde 2 adet fatura düzenlediğini, söz konusu faturaları davalının kabul ettiğini, ancak fatura bedelleri davacının talep ve ısrarına rağmen davalı tarafça ödenmediğini, fatura bedellerinin ödenmesi için davalı ile görüşen davacı ödeme talepleri sürekli geçiştirildiğini, bu nedenle 19.09.2024 tarihinde davalı tarafa ödeme yapması için posta yoluyla yazılı ihtarda bulunulduğunu, davalı ihtarı 20.09.2024 tarihinde tebliğ aldığını, davalıdan olumlu dönüş alamayan davacı yasal süreç başlatmak zorunda kaldığını,
faturaya dayalı bakiye alacak tutarı olan 135.000,00- TL üzerinden -----.İcra Müdürlüğü ------.
Sayılı dosyası üzerinden borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını ve borçlu takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine takip durduğunu, davalı borçlunun itirazı haksız olup alacağı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu beyan ederek; davalının---- İcra Müd. ------. dosyasına vaki itirazının 135.000,00- TL asıl alacak, 6.507,74 işlemiş faizi olmak üzere 141.507,74- TL üzerinden iptaline takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle takip miktarının %20'sinden az olmamak koşulu ile icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama/ icra gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
HMK m.128 gereği usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmayan davalı taraf, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmaktadır.
DELİLLER
----İcra Müdürlüğü’nün ------ Esas sayılı dosyası, taraf şirketlere ait BA BS formları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava; davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan ---- İcra Müdürlüğü’nün ------ Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Somut olayda; davacı şirketin davalı şirkete muhtelif zamanlarda mal satışı yaptığı, ancak davalı şirkete mal teslimine karşılık davacı şirkete ödeme yapılmadığından davalı şirket hakkında ---- İcra Müdürlüğü’nün ------ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı,
28/07/2020 tarihli ----- gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinin 3.fıkrası ile ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanabileceği belirtilmiş ve dava sırasında yapılan ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin bu değişiklik mahkememizce kurulan 13.06.2025 tarihli ihtaratlı ara kararla belirtilmiş ancak davalı taraf ihtarata rağmen ticari defterlerini sunmamış olduğu görülmüştür.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça,
taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde. 6100 sayılı HMK'nın 222.
Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği,
yapılan yargılama sırasında davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde takibe konu alacağa dayanak faturanın davacı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve takibe konu alacağa dayanak faturalara ilişkin 135.300,00 TL bakiye alacağının bulunduğu, iş bu faturalara ilişkin sevk irsaliyelerinin dosyaya ibraz edildiği, davalı tarafın HMK'nın 222.
Maddesi gereği yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmamış olması ve borcun ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesi de sunmamış olması nedeniyle faturaya konu malların davalı tarafa teslim edildiğinin kabulü gerekeceği, bu haliyle davacının 135.300,00 TL lik asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu ancak davacı tarafın icra takibi ile 135.000,00 TL talebinde bulunduğu,
davacı tarafın dava konusu alacağın tahsili talebi ile davalı tarafa gönderdiği ihtarnamede davalı tarafa 3 günlük süre verdiği buna göre yapılan işlemiş faiz hesabına göre davacı tarafın işlemiş faiz alacağının 5.742,12 TL olacağı anlaşılmakla likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/228, K. 2025/822, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama