KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/247
- Karar No
- 2025/490
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2025
Karar Metni
897 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/247
KARAR NO : 2025/490
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/07/2024
KARAR TARİHİ : 13/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkile ait---- plakalı araç ile davalı ...'ne ait -----plakalı araç arasında 28/09/2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonucunda Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından oluşturulan trafik kazası kayıtlarında karşı tarafın %100 kusurlu bulunduğunu, kaza sonucunda müvekkile ait araçta meydana gelen değer ve hak mahrumiyeti kaybının bulunduğunu, kaza tespit tutanağında 28/09/2022 tarihinde meydana gelen kazada ----- plakalı araç müvekkile ait ------plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğinin belirtildiğini,
kaza sonucunda müvekkile ait aracın hasarlandığını, hasar bedeli, değer kaybı meydana geldiğini, ve hak mahrumiyeti kaybının ortaya çıktığını, haksız fiillerde sorumluluğu düzenleyen TBK 49/1 maddesinde, " kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür, " düzenlemesinin yer aldığını, kazada %100 kusurlu olduğu kaza tespit tutanağı ve tramer kayıtlarında açık ve net olan davalı araç sahibinin ve sürücüsünün, müvekkilin uğradığı zararı karşılamakla yükümlü olduklarını, bu sebeple;
müvekkile ait araçta meydana gelen 50,00 TL hasar, 50,00 TL Reel Değer Kaybı ve 50,00 TL Hak Mahrumiyet Kaybı bedellerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
28.09.2022 tarihinde vuku bulan kazadan dolayı 28.09.2024 tarihi itibariyle alacak ve talepler zaman aşımına uğradığını, davanın -------ihbarını, davacı arabuluculuk yoluna başvurmadığını, davacı tarafından her ne kadar davalının kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğuna dair tutanağın dava dilekçesi ekinde olduğu belirtilmiş ise de kaza tutanağında kusur tespiti polis veya mahkeme sureti ile yapılmadığını, oluşa gelen kazada tüm kusur hızını mesafesini ayarlayamayan acemi sürücülükten dolayı davacıda olduğunu, davalının kullandığı araç uzun ve geniş kamyon olup,
davacı hızını ve mesafesini ayarlamadığını ve davalının aracının kör noktasında bulunduğunu, değer kaybı hesabında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik) Genel Şartları ekine göre hesaplama yapılması gerektiğini, bu nedenlerle; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
07.06.2012 tarih ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak “Arabuluculuk” müessesesi benimsenmiştir.Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle,
mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir.
Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu,
bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup,
arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.
Somut olayda; davacı yanın arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı ve dava konusu alacak talebi bakımından zorunlu arabuluculuğun söz konusu olduğu, dava şartının gerçekleşmediği, bu hususun da hakim tarafından re'sen gözetilmesi gereken ve eksikliği giderilemeyecek bir konu olduğu, 6100 sayılı HMK 114/2 maddesi gereğince özel kanunlardaki dava şartlarının da incelenmesi gerekeceğinden HMK 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/247, K. 2025/490, 13 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama