KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/50
- Karar No
- 2025/390
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
Karar Metni
1.076 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/50
KARAR NO : 2025/390
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 17/01/2025
KARAR TARİHİ : 30/04/2025
Tarafları yukarıda belirtilen dava hakkında Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları: "...
KONU
Tasfiye Halinde ---- (Mersis: -----)'nin ihyası talepli dava dilekçesidir.
AÇIKLAMALAR
---- Şirketi (Mersis: -----) (----) 2018 yılında tasfiyeye girmiş ve davalı ----- tasfiye memuru olarak atanmıştır (EK-1). Tasfiye memuru tarafından tasfiye süreci yürütülmüş ve -----. Noterliği'nin 20.09.2018 tarih ----- sayısı ile tasdikli 19.09.2018 tarihli ----- sayılı Genel Kurul kararı ile terkin edilmiştir (EK-2).
Hal böyle olmakla birlikte Tasfiye Halinde----- Şirketi'nin davacı olarak yer aldığı itirazın iptali davası bulunmakta olup ---- Asliye Hukuk Mahkemesi ----- Sayılı dosyası ile derdesttir. Ancak şirket terkin edildiğinden dava ve taraf sıfatı kalmamış olup davaya devam edilememektedir. İşbu sebeple ---- Asliye Hukuk Mahkemesi -----Sayılı dosyası ile ihya davası açmak üzere tasfiye memuru sıfatıyla müvekkil ----- süre verilmiştir (EK-3).
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. Maddesi;
"C) Ek tasfiye
MADDE 547- (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.
" şeklindedir.
Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin 21.04.2022 tarihli, ----- sayılı kararında ;
"İlk derece mahkemesince, TTK 547 maddesine göre davacının Tasfiye Halinde .... ----- ihyasını istemekle haklı olduğu, şirketin ---- İş Mahkemesi'nin ------ esas nolu dosyasından taraf teşkilinin sağlanması ve verilecek kararın infazının temini işleri ile sınırlı olmak kaydı ile ihyasına karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ...'nde ------ sicil no ile kayıtlı Tasfiye Halinde .... -----Şirketi'nin ----- İş Mahkemesi'nin ------ esas nolu dosyasından taraf teşkilinin sağlanması ve verilecek kararın infazının temini işleri ile sınırlı olmak kaydı ile ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına karar verilmiştir.
(...)
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ....----- Tasfiye Memuru ... vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA" karar verilmiştir. İlgili kanun maddesi ve yerleşik Yargıtay kararları gereğince; Şirket, ilgili dava dosyasında davacı ve alacaklı konumunda olduğundan davaya devam edilmesi şirketin lehine olup şirketin ---- Asliye Hukuk Mahkemesi ------. Sayılı davası, bu davanın konusu ve verilecek kararın infazının temini işleri sınırlı olmak üzere tüzel kişiliğin ihyasına karar verilmesini Mahkemenizden vekaleten saygıyla dileriz. .........
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda açıklanan ve Mahkemenizce re'sen gözetilecek nedenlerle;
Davanın KABULÜNE,
---- Şirketi'nin ----. Asliye Hukuk Mahkemesi ---- Sayılı davası, bu davanın konusu ve verilecek kararın infazının temini işleri ile sınırlı olmak üzere tüzel kişiliğin ihyası ile --- Gazetesi'ne tesciline,
..."
şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dilekçe ile "Tasfiye Halinde-----." ünvanlı şirketin ----- Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören dava yönünden ihyasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde yasal düzenleme hatırlatılarak ve davalının yasal hasım olması nedeni ile yargılama giderinden sorumlu olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
Dava tasfiyeye bağlı olarak terkin edilmiş olan ''Tasfiye Halinde ---- ünvanlı şirketin ----. Asliye Hukuk Mahkemesinin ------ Esas sayılı davası yönünden ihyasının gerekip gerekmediği hususunun aydınlatılmasına yöneliktir.
TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547.maddesi:
"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir."
hükmünü içermektedir.
Ticaret sicilinin cevabına göre söz konusu şirketin tasfiyeye bağlı olarak 26/09/2018 tarihinde terkin edildiği, şirketin adresinin ----- olduğu ve Mahkememizin yargı alanı içinde kaldığı; şirketin son tasfiye memurunun davacı ----- olduğu belirlenmiştir.
Tasfiye memurunun davacı olması nedeniyle taraf teşkilinde bir eksiklik söz konusu değildir.
Gerekli kısımlarının örneği celp edilen ---- Asliye Hukuk Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosya üzerinden işlem gören davanın ihyası talep edilen şirket adına açılan itirazın iptali davası olduğu ve 16/12/2024 tarihli ara karar ile davacı şirketin ihyası için dava açılmak üzere süre verildiği, eldeki davanın buna bağlı olarak açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir.
Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.Eldeki dava yönünden, söz konusu şirket adına açılmış bir dava olduğu halde tasfiyenin şeklen ve eksik olarak ticaret sicil kayıtlarına yansıdığı;
yargılaması devam eden söz konusu -----Esas sayılı davanın görülebilmesi ve verilecek kararın infaz işlemlerinin yapılmasının TTK'nin 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği ve bunun için söz konusu şirketin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescilinin zorunlu hale geldiği anlaşılmıştır.
Sonuç olarak söz konusu şirketin ihyası için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleştiği ve sübut bulan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiş olup, yargılama gideri yönünden yapılan irdelemeye bağlı olarak: davalı ------ Ticaret Sicil Memurluğu, yasal hasım konumunda olması ve şirket hakkında açılacak davayı bilecek durumda olmaması nedeni ile sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderinden sorumlu tutulmamıştır.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/50, K. 2025/390, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama