KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/798
- Karar No
- 2026/312
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2026
Karar Metni
1.244 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/798
KARAR NO : 2026/312
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/11/2021
KARAR TARİHİ : 01/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; alacağın tahsiline ilişkin ---- İcra Müdürlüğünün ------- esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi yapıldığını borçlu şirket hakkında yapılan ilamsız takibe ilişkin ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiğini, 222.10.2020 tarihinde yetkisiz birisinin borca itiraz dilekçesi verdiğini, itiraz dilekçesinin borçlu şirket ortağı ---- tarafından verildiğini, davalı şirket ortaklarının şirketi müşterek imza ile yetkili olduklarını öncelikle ------ borçlu şirketi temsile yetkili olmadığınından itirazının geçerli olmadığını,
icra dosyasına şirketi temsile yetkili kişilerin birlikte yapmış oldukları itiraz olmaması nedeniyle geçerli olmayan itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi ve takibe devam edilmesine ilişkin karar verilmesinin gerektiğini belirterek öncelikle borçlunun geçerli bir itirazı olmadığının tespiti ile takibin devamına, aksi kanaat hasıl ise davanın kabulüne, davalı borçlunun ----.
İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin takip talebindeki koşullarla devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; davacı alacaklının -----. unvanlı şirket ----- Ülkesi menşeli bir şirket olmakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 84 ve 114. maddeleri ile 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48. maddesi gereği dava şartı olarak teminat sunmakla yükümlü olduğunu, teminat şartı sağlanmaksızın yargılamaya devam edilmesi mümkün değildir.
"Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır." dava açabilmesi için teminat göstermesi gerektiğini, bu şart yerine getirilmeden dava açılması ve yargılamaya devam edilmesi hukuken mümkün olmayacağını, davalı şirketin 22/01/1990
tarihinde ---- tarafından kurulduğunu, şirketin yönetimi, müşterek imzayla temsil ve ilzam edilmek üzere ---- ait olduğunu, ----- Şirketi unvanlı şirketin yönetim organı, ortaklar arasındaki ihtilaf sebebiyle toplanmadığını ve bu sebeple şirket dışarıya karşı temsil edilemediği için ----- müşterek imzayla yönetim ve temsile yetkili olduğu davalı yönetim kurulu üyesi sıfatıyla şirketi temsilen cevap dilekçesi sunmuştur.
Zira şirketin hukuki yararının korunması için davaya cevap verilmesi acil yapılması gereken işlerden olduğunu, davalı şirket müşterek imzayla temsil edilmekte ve diğer ortak----- halihazırda davacı şirket ile ticari münasebeti bulunması sebebiyle cevap verilmesini ve savunma yapılmasını istemediği için vekalet vermekten yahut asaleten gereğinin yapmaktan imtina ettiğini,
yargılamaya konu icra takibine yapılan itiraz sebebiyle takibin durdurulmasına yönelik kararın davacı tarafından hukuka aykırı olduğu iddiasıyla ---- İcra Hukuk Mah. ------ sayılı dosyası ile memur muamelesini şikayet davası açılmış ve ilk derece mahkemesi tarafından itiraz etmemenin ağır sonuçlarından korumak için yapılan itirazın geçerli kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, ----- ortakları arasında ihtilafın çıkma sebebinin---- ve davacı arasındaki şahsi çıkar ilişkisinin kurulması, ortaklık devam ederken ----- unvanlı tek pay sahibi olduğu şirketi kurması,
davacının da ---- ile olan tek satıcılık sözleşmesi hükümlerini ihlal ederek doğrudan ---- unvanlı şirketle ticari ilişki kurması olduğunu, ortaklığın devamı esnasında ortakların çalışma şekli itibariyle gümrükten malların alınması ve şirket kayıtlarının düzenlemesi işlerini ortaklardan ---- yapmakta hatta ------ şirketin kayıtlarını kendisi düzenleyip takip ettiği için şirketin muhasebe işlerini tanıdığı olan mali müşavire verdiğini,
ortaklar arasında ihtilaf çıkması üzerine----- tüm ticari defter ve kayıtlarının diğer ortak ----- ve kendisiyle halen çalışmaya devam eden mali müşavirde kalması üzerine şirket aleyhine usulsüz şekilde borç kaydı oluşturulduğunu, belirterek şirketin temsili için kayyım tayini için şirket yönetimine süre verilmesine. davacı şirketin taraflar arasındaki tek satıcılık sözleşmesini ihlal, haksız rekabette bulunma ve geniş manada haksız fiillerinden kaynaklanan her türlü tazminat haklarını mahfuz tuttuğuna, davacının davasının reddine,
takipte haksız ve kötü niyetli olmakla takibe konu alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava ; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı bildirilen alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik davalı itirazının İİK.nun 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalı aleyhine ---. İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı icra dosyası ile 244.888,USD alacağın tahsili için ilamsız icra takibine başladığı, davalının süresinde itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacıya tebliğ edilmediği, itiraz tarihine göre davacı tarafından davanın mahkememize süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak suretiyle sonuçlandırılmıştır.
HMK.nun 115 nci madde hükümlerinde, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.HMK.nun 114/h madde hükümlerinde , davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartı olarak belirtilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.02.2012 gün ve ---- Esas, ----- Karar sayılı ilamında da açıkça belirtildiği üzere,uyuşmazlığın çözümü için öncelikle hukuk yargılamasının amacı ve davada menfaat (hukuki yarar) kavramları hakkında açıklama yapılmasında yarar bulunmaktadır.
Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için davacının bu davayı açmakta (veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte) bir çıkarının bulunmasıdır.
Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalı ve davacı mahkemeyi gereksiz yere uğraştırmamalıdır. -------
Dava açmaktaki hukuki yarar; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca açılacak davanın, ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin hakkına ulaşmak için mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan sözedilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez ----
Davacı tarafından, mahkememize iş bu dava açılış tarihi bulunan 24.11.2021 tarihinden önce 16.03.2021 tarihinde ---İcra Hukuk Mahkemesinin ----- esas sayılı dava dosyasından borçlu şirket yetkilisi ---- şirketi tek başına temsile yetkisinin bulunmadığını, yapılan itirazın geçersiz olduğunu, buna rağmen İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini belirtip, şikayette bulunulduğu, yapılan yargılama sonucunda 24.06.2021 tarihinde verilen --- esas ----- sayılı kararı ile şikayetin reddine karar verildiği,Davacı Avukatı tarafından söz konusu karara karşı istinaf başvuru isteminde bulunulduğu, ---- Bölge Adliye Mahkemesi -----.
Hukuk Dairesinin 28.11.2024 tarih ve ---- esas ------ sayılı kararı ile icra mahkemesi kararının kaldırıldığı,-----İcra Hukuk Mahkemesinin 19.06.2025 tarih ve ----- sayılı kararı ile ;Şikayetin kabulü ile----.
İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyasındaki 08.03.2021 tarihli icra müdürlüğünün tensip ara kararının KALDIRILMASINA karar verildiği, tarafların istinaf başvuru isteminde bulunulmayarak hükmün 05.08.2025 tarihinde kesinleştiği, takibin kesinleşmiş olması nedeniyle, davacının söz konusu takibe devam ettiğinden, iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığının belirlendiği,-----Avukatı olarak ---- tarafından, ------ tarafından verilen vekaletname eklenmek suretiyle cevap süresinin uzatılmasının istenildiği,
Mahkememizce 21.12.2021 tarihli ara kararı ile davalı vekiline HMK.nun 77 madde gereği usulüne uygun vekaletnamesini ibraz etmek üzere iş bu ara kararının tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde süre uzatım talebinin yapılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına karar verildiği, davalı Avukatı tarafından da verilen kesin süre içinde usulüne uygun vekaletname sunulmadığı belirlenmiştir. Bu itibarla; HMK.nun 114/1-h madde hükümleri gereği davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı belirlendiğinden, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/798, K. 2026/312, 1 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama