KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/236
- Karar No
- 2024/669
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2024
Karar Metni
905 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/236 Esas
KARAR NO: 2024/669
DAVA
Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/03/2024
KARAR TARİHİ: 11/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in --------- Mah. ----------- Cad. ---------- İş Hanı No,---------- Kat; ---------- Daire; -------- ---------- adresinde faaliyet gösteren ----------Ş'nin % 34 payına sahip kurucu ortağı olduğunu, şirketin % 38 payına sahip davalı ..., şirkette pay sahibi olduğu 1997 tarihinden itibaren müvekkili ile birlikte şirketin yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevini münferit imza yetkisine sahip olarak 2018 tarihine kadar sürdürdüğünü, Eylül 2018 tarihinden itibaren davalılardan ...'in yönetim kurulu başkanı, ...'in ise yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak görev yaptığını,
şirketin 2022 yılı faaliyet dönemine ait olağan genel kurul toplantısının 30/09/2023 tarihinde yapıldığını, ilgili toplantının 6 nolu gündem maddesine göre müvekkilinin olumsuz oyuna rağmen davalılardan ... yönetim kurulu başkanlığına, diğer davalı ... ise yönetim kurulu üyeliğine 3 yıl süre ile seçildiklerini, müvekkilinin olumsuz oyuna rağmen faaliyet raporu, bilanço ile kar ve zarar hesapları da oy çokluğu ile kabul edildiğini, yine müvekkilinin olumsuz oyuna rağmen davalıların oy çokluğu ile ibra edildiklerini, ----------- Şirketi, 21.01.1993 tarihinde ------------ kurulduğunu,
şirketin tek mal varlığının --------- ---------- İlçesinde yer alan 36+2 adet villa olduğunu, şirketin tek faaliyeti ise söz konusu villalarda “---------” adı altında turizm amaçlı hizmet verdiğini, davalı ... ve ..., şirketin tek mal varlığı ve gelir kaynağı olan ----------- bulunan “-----------” isimli tesisinin işletmesini, genel kurulun izni,
yönetim kurulunun da bir kararı olmadan şirketin muhasebecisinin yanında çalışan ve şirketi ele geçirmek için birlikte hareket ettiği --------- ve onun çocukları ---------- ve ---------- ------------ Noterliğinde 27.19.2017 tarih ve ------------ yevmiye numarasına kayıtlı “Düzenleme Şeklinde Vekaletname” düzenleyerek devretmiştir.
Bütün bunlara ilave olarak bu kişilerle herhangi bir kira sözleşmesi de imzalamamış, yani şirkete ödenecek bir ücret de belirlememiştir. bütün bu işlemlerin neticesi olarak davalıların şirket yönetici oldukları tarihten itibaren şirket hiç bir gelir elde etmediğini, şirket bilançolarında ve finansal tablolarında, işletmeden gelen herhangi bir gelir bulunmadığını, davalı ...’in yönetim kurulu başkanı, ...’in de yönetim kurulu üyesi olduğu 2018 yılından sonraki tüm yıllara ait finansal tablolar ve kurumlar vergisi beyannameleri incelendiğinde, şirketin herhangi bir gelir elde etmediğini,
davalılar tarafından yapılan devir sonrası dava konusu taşınmazı işleten kişiler, şirkete herhangi bir ödeme yapmadıklarını, elde ettikleri gelirin tamamını kendi zimmetlerinde tuttuklarını, özellikle pandemi döneminde 36+2 adet villadan herbiri ayrı ayrı kiraya verildiğini, internette yer alan rayiç tutarlara göre villaların her birinin aylık kira tutarı 80.000 TL ile 100.000 TL arasında değiştiğini,
şirketin davalıların bu hukuka aykırı eylemi nedeniyle 2018 yılından bugüne kadar milyonlarca lira zarara uğratıldığını belirterek 03/01/2023 tarihinden sonra şirketin işletmesinin üçüncü kişiler tarafından işletilmesi neticesinde şirketin uğradığı zararın hesaplanması ve zararın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının birebir aynı vakıalara dayanarak ----------- esas sayılı dosyasından dava ikame ettiğini, davanın halen derdest olduğunu, aynı konuda aynı taraflar arasında aynı vakıalara dayalı iki ayrı davanın görülemeyeceğini, bunun usul ekonomisine ve hukuk güvenliğine aykırı olduğunu, şayet davacının öncekinden farklı yeni bir dava temeli, gelişen yeni bir olay ve farklı talep sonucu olduğunu iddia ediyor ise dava şartı olarak tekrar arabulucuya gitmesinin gerektiğini, davacının arabulucuya gitmediğini,
dava konusu zarara sebep olduğu iddia edilen işlemlerin talimatını müvekkiline 20.05.2017 tarihli e-mail ile davacının kendisinin yönetim kurulu başkanı iken verdiğini, davacının yönetimde olduğu süre boyunca ortaklara aslı taşınmazın imar mevzuatına aykırılığı ile ilgili bilgilendirmede bulunmadığını, herhangi bir imar affı niteliğinde bir kanundan yararlanmayı gündeme getirmediğini, " burası kâr etmiyoruz,satalım "dan başka bir şey demediğini belirterek davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava ;TTK'nun 553 ve devamı maddeleri gereğince şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan alacak davasına ilişkindir.HMK 115 madde hükmü gereğince mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır, taraflarda dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
7155 sayılı Abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin takibin başlatılması usulü hakkındaki kanunun 20. Madde hükümlerinde 13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı T.T.K'nun 5. Maddesinden sonra gelmek üzere dava şartı olarak arabuluculuk bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan,
konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.Mahkememizin 10/07/2024 tarihli duruşma ara kararı ile davacı vekiline iş bu dosya yönünden arabulucuya başvurup yapılıp yapılmadığı konusunda açıklamada bulunması, başvuru yaptı ise buna ilişkin belge ve numaraları ibraz etmesi için iki haftalık kesin süre verilmiştir.
Davacı vekili 17.07.2024 tarihli dilekçesi ile işbu davada arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği iddiasının kötü niyetli olduğunu belirtmiştir.
Davacı tarafından mahkememize açılan iş bu davanın dava tarihinin 29.03.2024 olduğu, dava tarihinden önce davacının arabuluculuk şartının yerine getirilmediği, her ne kadar davacının dava açıldıktan sonra 15.04.2024 tarihinde arabulucuya başvurduğu belirtilmiş ise de dava tarihinden önce sonuçlanmış arabuluculuk tutanağı bulunmadığı anlaşılmakla, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/236, K. 2024/669, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama