KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/845
- Karar No
- 2024/950
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2024
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/845 Esas
KARAR NO: 2024/950
DAVA
Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ: 14/11/2024
KARAR TARİHİ: 15/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili --------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde özetle: tarafına ait --------- Mah. --------- Sok. --------- No:-------- İç Kapı No:---------- adresindeki --------- Şti'nin Genel Kurul Toplantı ve Müzekere Defterlerinin kaybolduğunu, şirketlerinin bir süre pasif kaldığı ve o sıralarda taşınmaları nedeniyle Genel Kurul Toplantı ve müzakere defteri kaybolduğunu, gerekli araştırmayı yapmalarına rağmen bulamadıklarını, zayi olduğundan bahisle zayi belgesi verilmesi talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 82. maddesi gereğince açılmış Zayi Belgesi Verilmesi talebine ilişkindir.İncelenen dosyada davacı ...'ın, -------- tek ortağı olduğu, şirket defterlerinin zayi olduğu bu nedenle de zayi belgesi verilmesi gerektiğini ileri sürerek kendi adına eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Tekmil dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın 6102 sayılı Yasanın 82 ve devamı hükümlerine göre davacı şirkete ait resmi evraklar ve ticari defterler zayi edildiğinden bahisle kendilerine zayi belgesi verilmesine karar verilmesi isteğine ilişkin olduğu, taraf sıfatının (husumet), maddi hukuka göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavram olduğu, dava ehliyeti ve dava takip yetkisinin davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatının ise dava konusu subjektif hakka ilişkin olduğu,
davacı tarafta yer alan taraf için aktif taraf sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edileceği, uygulamada "sıfat" yerine "husumet" teriminin de kullanılageldiği, Hâkimin diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alacağı, sıfatın davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husus olduğu, tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunlu olduğu,
bu hususun mahkemece re'sen gözönünde bulundurulacağı, bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet sıfatının) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddinin gerekeceği, bir kişinin belli bir davada davalı veya davacı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi davalı veya davacı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def'i de olmadığı,
davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re'sen nazara alınması gerekli hukuki bir durum olduğu, yapılan tüm bu açıklamalar çerçevesinde somut olay irdelendiğinde, dava dilekçesinde --------- Şti'nin Genel Kurul Toplantı ve Müzekere Defterlerinin kaybolduğunu, şirketlerinin bir süre pasif kaldığı ve o sıralarda taşınmaları nedeniyle Genel Kurul Toplantı ve müzakere defteri kaybolduğunu, gerekli araştırmayı yapmalarına rağmen bulamadıklarını, zayi olduğundan bahisle zayi belgesi verilmesi talep edilmesine rağmen davacı olarak şirket yetkilisi ...'ın dilekçede yer aldığı,
ilgili şirket tarafından açılması gereken iş bu zayi belgesi verilmesi talebine ilişkin davanın davacı ...'ın aktif husumetinde bulunmadığı, davacının açılan davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/845, K. 2024/950, 15 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama