KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/883
- Karar No
- 2025/445
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
Karar Metni
934 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/883 Esas
KARAR NO: 2025/445
DAVA
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/11/2024
KARAR TARİHİ: 19/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ----- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin bilişim ve teknoloji sektöründe uzun yıllardır hizmet veren, hem kurumsal alanda hem de e-ticaret alanında varlığını sürdüren, defalarca markalar tarafından ödüllendirilmiş, müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutmak için elinden gelen tüm özeni, özveriyi ve çabayı göstermiş bir şirket olduğunu, Davalının ------- tarihi itibarıyla müvekkil şirkette kurumsal satış temsilcisi olarak çalışmaya başladığını, işe başladığı tarih itibarıyla aylık ürün satışının 1-2 Milyon TL seviyelerinde olduğunu,
davalının müvekkili şirkette çalışmış olduğu son 1-1,5 yıl içerisinde satış rakamlarının düştüğünü, bu hususun müvekkili şirket yetkilisi tarafından fark edildiğini, iyi niyetli olarak motivasyonunun düştüğünün zannedildiğini, teşvik edilmeye çalışıldığını, 2023 yılı Kasım ayı sonunda davalı, müvekkil şirket yetkilisi ile görüşerek işten ayrılmak istediğini söylediğini, istifasının kabul edildiğini, 2023 yılı Aralık ayının sonuna kadar işe devam etmesini, görevinin gereği olan eksik işlerini tamamlayarak devretmesi gerektiğinin söylendiğini,
nitekim davalının da müvekkili şirketin bir başka çalışanına iş devrini yaparak 29.12.2023 tarihi itibarıyla işe gelmeyi bıraktığını, davalınin müvekkil şirkette çalışmış olduğu esnada ------isimli firma üzerinden ürün satışı yaptığı, şirkete gelen satış taleplerini başka bir firmayı alt firma gibi tanıtarak haksız kazanç elde ve şirketi zarara uğrattığı, şirketin kazancını bu yolla kendi kazancına çevirdiğinin açığa çıktığını,
müşteri tarafından yapılan bilgilendirme neticesinde davalının önden nakit ödeme aldığı ve ürünleri sonradan teslim ettiği ve kar oranı yüksek işleri özellikle 3. Kişi adına kurdurmuş olduğu --------- isimli firmaya aktardığının anlaşıldığını, davalının müvekkili şirketten aldığı maaşa karşılık şirkete iş yapmak yerine 3. kişi adına kurmuş olduğu şirket üzerinden müvekkili şirketi zarara uğrattığını, tüm işleri bizzat kendisi takip ederek ve müşterileri hileli hareketlerle kandırarak şirketi maddi zarara uğrattığını ve haksız menfaat elde ettiğini, müvekkili şirketin kendisine sağladığı imkanları ve güveni suiistimal ettiğini,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000TL'nin davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafından müvekkili aleyhine mahkememiz nezdindeki dava ile aynı konu ve aynı talepli olacak şekilde--------sayılı dosyası ile dava açılmış olup yargılaması devam eden söz konusu bu davanın, mahkemeniz nezdindeki dava ile aynı olduğunu, bu nedenle işbu davanın derdestlik nedeniyle usulde reddine karar verilmesini, arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, rekabet yasağı sözleşmesi veya rekabet yasağı kaydını içeren iş sözleşmesi bulunmadığını ve süresi içerisinde de ibraz edilmediğinden davanın reddi gerektiğini,
müvekkilinin rekabet veya sadakatsizlik teşkil edecek bir davranışta bulunmadığını davacının iddialarının asılsız ve gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin davacı tarafça haksız şekilde işten çıkartıldıktan sonra dava dışı ---- devraldığını,----- faaliyet gösteren bu firmanın davacıya rekabet etmesinin söz konusu olmadığını, davacının sunmuş olduğu -------- doğru olmadığını hukuka aykırı delil olduğunu, müvekkilinin davacı iş yerinde çalışması sırasında bütün işleri davacı işverenin yazılı, sözlü onayı doğrultusunda gerçekleştirdiğini, davalının haksız kazanç elde ettiği iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu,
davacının müvekkili aleyhine dava konusu bu iddialarla ilgili olarak savcılığa şikayette bulunduğunu, kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiğini, davacının zarara uğradığı iddiasının doğru olmadığı gibi bir zarar varsa bile bunda müvekkili ile illiyet bağı bulunmadığını, tüm bu nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak davası olduğu, dava dilekçesi ve özellikle dilekçenin netice-i talep kısmı incelendiğinde mahkememize hitaben hazırlanan dava dilekçesinin esasının davalının davacı şirket nezdindeki iş akdi devam ederken kendisinin kurmuş olduğu başkaca şirketle üzerinden yapmış olduğu iş ve işlemlerin işçinin sadakat borcu ve rekabet etmeme yasağına aykırılık teşkil edip etmediği ediyor ise davacı olan işverenin bu iş ve eylemler sebebi ile zarara uğrayıp uğramadığı ve uğradı ise bunun davalı olan işçiden tazmin edilip edilmeyeceği hususlarında toplandığı,
davacının iddia ettiği tüm bu ihlallerin davalı olan işçi iş akdi ile çalışırken meydana geldiğinin iddia edildiği, eldeki somut uyuşmazlıkta uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan Türk Borçlar Kanunu'nun 444. ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan davalarda iş mahkemelerinin görevli olduğu,
-------Karar sayılı kararında da, dairenin önceki kararlarında işçinin iş sözleşmesi sona erdikten sonraki dönem bakımından rekabet yasağına ilişkin olarak cezai şart ve tazminat davalarının ticari dava olduğunun kabul edildiği ancak yapılan kanuni düzenlemeler karşısında konunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin anlaşıldığı ve görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu sonucuna ulaşıldığı belirtilmekte olup, somut olayda davacı işveren ile davalı işçi arasında rekabet yasağına ilişkin tarafların talep edebilecekleri tazminata ilişkin davaların görülme yeri iş mahkemeleri olduğu,
mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmış ve açılan davanın görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.--------
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/883, K. 2025/445, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama