KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/185
- Karar No
- 2025/488
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
Karar Metni
663 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/185 Esas
KARAR NO : 2025/488
DAVA
Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ : 03/03/2025
KARAR TARİHİ : 26/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ---------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin hissedarının 24/02/2025 tarihinde gün içerisinde farklı yerlerde olduğunu, aynı gün -------- Caddesinde bulunduğu sırada müvekkili şirkete ait karar defterinin de içinde bulunduğu çantasını tüm dikkatine rağmen kaybetmiş yahut çaldırdığını, kızının ağır epilepsi hastası olması sebebiyle tüm gün hastanelerde olan müvekkilinin tam olarak nerede, ne şekilde karar defterini kaybettiğini bilemediğini, anılan nedenle müvekkili şirkete ait karar defterinin zayi olduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkili şirkete ait karar defterinin zayi olduğuna dair belge verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince hasımsız açılan zayi belgesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 82/7.madde ve fıkrasında "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.
Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. " düzenlemesine yer verilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesi uyarınca, bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kâğıtlar hırsızlık veya yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içinde ziya uğrarsa, tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesinden kendisine zayi belgesi verilmesini isteyebilir.
Mahkeme, lüzumlu gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.TTK'nın 82/7. maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir.Somut olayda; davacı şirket yetkilisi mahkememiz huzurunda isticvap edilmiş ve karar defterinin nasıl kaybolduğunu bilmediğini, tüm aramalara rağmen bulunamadığı belirtmiştir.
Tacirin yukarıda bahsedilen kanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur. Somut olayda; tacir ziya durumunun nedenini dahi açıklayamamıştır. Tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerekir.
Zayi belgesi verilmesi istenilen defterin ne şekilde ve ne zaman zayi olduğuna dair somut bir iddia ve kanıt dahi sunulmamıştır.
Davaya konu somut olayda da mahkememizce davacı şirketin temsilcisi isticvab edilmiş ve davaya konu karar defterinin ne şekilde kaybedildiği sorulmuş, isticvab edilen zayi belgesi verilmesi talebinde bulunan tacirin, davaya konu şirketin tek yetkilisi olduğunu, epilepsi hastası küçük bir kız çocuğu olduğunu, defterlerin sırt çantasında kızının hastane dosyaları ile beraber bulunduğun, o hafta şirketin kapanışı ile ilgili bir takım resmi işleri yapacağını, kızının hastalıklarının ağır seyredip nüks edince hastane çantasının yanında olmadığını fark ettiğini, kol çantasının yanında olduğunu,
ancak şirket karar defterinin içerisinde bulunduğu sırt çantasının yanında olmadığını, nasıl kaybettiğini bilmediğini, çok aradıklarını, ancak bulamadıklarını, polise yahut savcılığa müracaat etmediklerini belirtmiş, davacı temsilcinin de bu beyanını duruşmada da ayrıntılı olarak tekrar edilip imzasıyla da onayladığı, dolayısıyla ortada kanunun aradığı yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle zayi edilme koşulunun oluşmadığı,
basiretli bir tacirin saklamakla mükellef olduğu ticari defterin kaybolduğunu, deftere ne olduğunu bilemediklerini, defter ve belgelerine gereken özen ve ihtimamın gösterilmesi gerektiği, ancak gösterilmediğinin dosya kapsamında sabit olduğu davacının evrakın kendi iradesi dışında zayi olduğunu ıspat edemediği belirlendiğinden, davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/185, K. 2025/488, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama