KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2020/349
- Karar No
- 2024/247
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
Karar Metni
1.492 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/349 Esas
KARAR NO:2024/247
DAVA
Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ:14/10/2020
KARAR TARİHİ:24/12/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı şirketin, -----unvanı ile kurulduğunu, ticaret unvanının ilk, temel ve ayırdedici kelimesi olan-----tarihinde---------- birlikte,----- türünde ve----no ile marka olarak tescil ve---- markasının ilk başvuru ve tescil sahibi olarak ----- Sınıfında ilk defa kullanan ve piyasada tanınır hale getiren firma olduğunu, Davalı şirketin, müvekkili şirketin tescilli markası olan ---- başlayan ------ unvanıyla karışıklığa neden olacak şekilde; birebir aynı---------ticaret unvanını, --------- kullanarak,
müvekkilin marka ve ticaret unvanından kaynaklanan haklarını ihlal etmiş ve haksız kazanç elde ettiği gibi halen bu evlemlerine devam ettiğini, Davalı şirketin, müvekkilinin tescilli markası kapsamındaki mal ve hizmetlerle ilgili alanda faaliyet göstermekte, tescilli marka ile başlayan ticaret unvanını müvekkilinin izni olmaksızın kendi mal ve hizmetlerinde kullanmakta, kamu ihalelerine girmekte, piyasadan iş toplamakta, haksız rekabet ve kazanç elde ettiğini, Davalı şirkete müvekkile ait marka olan---- kullanmamasını, ticaret unvanından terkini yönünde------ tarih ile ihtarname yoluyla talep İmiş, davalıya ihtarname tebliğ edildiği halde,
markayı ve ticaret unvanını kullanmaya devam ettiğinden haksız ve kötü niyetli olduğunu, Davacı şirketin tescilli markası olan ----------- ibareli markası nedeniyle , 556 s. KHK hükümleri gereğince, Müvekkilinin ticaret unvanı Paris Sözleşmesi 8. Maddesi gereğince korunmakta olup, ayrıca TTK 50 ve 52. ve devamı maddeleri gereği, davalının, müvekkilinin tescilli markasını ticaret unvanından terkin etmesi gerektiğini, Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüzü ve haksız rekabeti oluşturduğunu tespitini;
haksız rekabet ve marka tecavüz'ünün men'ini, ticaret unvanında müvekkilin markasını hukuka aykırı kullanan davalının bu unvanından ----- ismini terkin etmesini, davalının ---- markasını,---- kullanmasının Men'ini, dava müddetince karar kesinleşinceye kadar ------- ibaresini ticaret unvanı dahil hiçbir yerde kullanmaması yönünde İHTİYATİ TEDBİR KARARI verilmesini, müvekkilin uğradığı maddi zararlara karşı, fazlaya ilişkin talep ve tazminat hakları ile manevi tazminat haklı kalmak kaydıyla, müvekkil lehine şimdilik 10.000-TL maddi tazminata hükmedilmesini, kararın ----tirajı en yüksek gazetelerde ilanını talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava Davacı tarafın iltibas varlığına kanaat getirme sebebi, -----------Sayılı dosyanında tebligatın müvekkilimin şirketine yapılmış olması olduğunu, ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bağlantı kurmayacağını, benzerlik olmadığını, tarafların ortak noktası olan ------------ifadesini tek başına ele almak yersiz bir yaklaşım olduğunu, Taraflar arasında parmak basılması gereken en önemli farklardan biri, şirketlerin faaliyet alanlarındaki farklılaşması olduğunu, Davacının müvekkilinin yoğunlaştığı alan inşaat faaliyetine yardımcı hususlar olduğunu, bunların inşaat araç- gereçleri,
asansör tamiri ve hizmetleri, restorasyon hizmetleri ve ilgili diğer mal ve hizmet grupları olduğunu, Davalının ticari faaliyetteki rolü ise inşaatın kendisi olup, ihale yoluyla gerekli eşyaların temini sonrasında binanın kendisini yaptığını, Faaliyet Belgesi'nde müvekkilinin------------ ikamet amaçlı binaların inşaatını kendisine iş edindiğini, müvekkilinin inşaat malzemelerini alıcı, davacı tarafın ise bu atıcı konumunda olduğunu, Ticari hayatta farklı alanlarda bulunan fakat aynı ibareyi paylaşan taraflar arasında Yargıtay hakları denkleştirici bir yol tercih ettiğini, aynı ibarenin kullanımını hukuka aykırı addetmediğini,
Müvekkilinin müşteri ve tüketici çevresinin farklılığı, tüketiciler üzerindeki yanıltıcı etkiyi kaldıracak düzeyde farklılık arz ettiğini, ayrıca hitap edilen kitlelerin farklı olduğunu, Davacı şirket ---- kurulmuş, sonrasında ---- adresinde hizmet verirken, davalının ise---- şehrinde hizmet verdiği:---- inşaat işi yapan şahsın -------- veyahut ülkenin farklı yerinde faaliyet gösteren şirketler hakkında bilgi sahibi olması kendisinden beklenemeyecek bir durum olduğunu,Hayatın olağan akışına uygun olan bu durumda müvekkilim, davacı müvekkile müşteri çevresi kaybettirici etki taşımadığını, davalının ,
davacının müvekkilinin müşteri çevresi ile de ilgilendiği ve kendisinin bu durumdan zarar gördüğünü iddia etmesi akla ve mantığa aykırı olduğunu, Ticaret unvanına bir tecavüzden bahsedilemeyeceğini, Müvekkilinin --------ibaresini yıllardan beri kullandığı,
bu unvanla tanındığını, dolayısıyla bu ibare üzerinde üstün hakkı bulunduğunu, müvekkilinin davacının marka hakkına tecavüz etmediği ve korunmaya değer bir üstün hakkının bulunduğunu, Farklı bölgelerde ve iştigal konularında uğraşan tacirlerin aynı unvanı tescilli ve iyiniyetli şekilde kullanmaları ve bu kullanımın uzun süreden beri devam etmesi halinde, her iki tarafın da aynı unvanı kullanmalarına müsaade etmek gerektiğini, Marka hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlü olup (SMK m. 150/1).
Marka hakkına tecavüz fiilinin özünde haksız fiil sorumluluğu bulunduğu için,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 vd. uyarınca tazminat davalarının açılabilmesinde genel kural, hukuka aykırılık unsurunun yanında, kusur, zarar ve illiyet bağının bulunması olduğunu, Müvekkilinden tazminat ödemesi isteminde bulunmak için açıklanan unsurların ispatlanması gerektiğini, Davalının ve davacı tarafın ------- ibaresini aynı anda kullanmasının hukuka aykırılık teşkil etmediğinin kabulü ve dolayısıyla müvekkilinin mevzuubahis ibare üzerindeki üstün hakkının korunması gerektiği ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERVEGEREKÇE
Dava, Davacı adına tescilli -----markasının davalı tarafından ticaret unvanında kullanılması sebebiyle marka hakkına tecavüz olup olmadığının tespiti, önlenmesi ve maddi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı taleplidir.
Mahkememiz dosyasından aldırılan --- tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak: ------ kayıtlarının incelenmesinde Davacının ---- ile ilgili iki adet-----kayıtlarda yer aldığı, bunların ------ olduğu, davalının ise ikamet amaçlı binaların inşaatı alanında faaliyet gösterdikleri,---- sayılı yazı ile Sayın Mahkemenin talep etmiş olduğu ------------göndermiş olduğu cevabi yazıda ; işletme veya kuruluşun; bir marka, tasarım faydalı model veya patent işlemi ile ticaretin doğası gereği kar elde ettiği, bir işletmenin yaptığı satışlardan elde edeceği kar 9610 civarında olabileceği;
davaya konu olan firma, eğer davaya konu marka ile tüm cirosunu elde etmiş ise, toplam cironun 9610'unun lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağı, davaya konu olan firma eğer birden fazla marka ile cirosunu elde etmiş ise tecavüze konu markadan elde ettiği ciro toplam ciroda belirlenerek, tecavüze konu olan markadan elde ettiği cironun % 10'unun lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağı yönünde görüş bildirdiği,
------- sayılı yazı ekinde Sayın Mahkemenin talep etmiş olduğu davalı firmanın ------ yıllarına ait ----gönderilmiştir. ------ ekinde yer alan ---- incelenmesinde Davalının --- yıllarına ait satış cirolarının aşağıdaki gibi olduğu,------ ihtarname tarihi ile dava tarihi arası maddi tazminat hesabı yapılması talep edildiğinden ---- arası satış cirosu ,dosyada ---- haricinde başka bir belge yer almadığından gün hesabı üzerinden ortalama olarak hesaplanmıştır.
Mahkememiz dosyasından aldırılan 21/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak: Davacı şirketin --- tarihinde ---- ünvanı ile tescil edildiği, ticaret ünvanının çekirdek unsurundaki klavuz unsurunun ---- tescil nolu markasının ---Sınıfta ver alan hizmetlerde tescil edilmiş olup, Davacının ------- açısından davalıya göre öncelikli hak sahibi olduğu, Davalının eylem ve kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edeceği, Davalı şirketin ünvanından ----ibaresinin terkini koşullarının mevcut olduğu, Mali Yönden ise kök raporumuzdaki tespitlerimizde de herhangibir değişiklik olmadığına dair ek raporunu sunmuşlardır.
Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde.
Davacının ---ibareli markanın ---Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalı tarafından kullanılan---------unvanın marka hakkına tecavüz teşkil ettiği iddiasıyla tecavüzün tespiti, men'i ve maddi tazminat talebinde bulunduğu, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği ayrıca sessiz kalma sebebiyle hak kaybı itirazında bulunduğunun anlaşıldığı, tüm deliller toplandıktan sonra aldırılan 02/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda davalının ticaret unvanında yer alan ------ibaresinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği SMK 151 / 2-c) kapsamında 234.372,40 TL tazminat hesaplandığı,
bilirkişi raporunun eksik olması sebebiyle içerisine bilişim mühendisi ve inşaat mühendisi eklenmek suretiyle aldırılan 21/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda da kök rapordaki görüşün muhafaza edildiği, buna göre dosya kapsamıdeğerlendirildiğinde, davacı şirketin ---- unvanı ile kurulduğu,---- numaralı ---ibareli markanın ----Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalı şirketin ise ---- unvanı ile kurulmuş iken --- tarihinde ticaret unvanını --- değiştirdiği, her iki tarafın da inşaat sektöründe faaliyet gösterdiği,
davalı kullanımlarının tespiti bakımından aldırılan ek rapordaki bilişim tespitleri incelendiğinde kullanımların-----şeklinde ticari unvan belirtir mahiyette olduğu tek başına---------- ibaresi öne çıkartılmak suretiyle veya büyük ve dikkat çekici şekilde veya renklendirilerek herhangi bir şekilde markasal kullanımın mevcut olmadığı, kullanımların ticari teamüllere uygun tescilli ticaret unvanı veya benzeri şeklinde olduğu,
markasal kullanımlar olmaması nedeniyle bu yöndeki tecavüz iddialarının ispatlanamadığı davalının ticari unvanında yer alan ----- ibaresinin marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediği yönünden yapılan değerlendirmede ise tarafların her ikisinin de inşaat sektöründe faaliyet göstermesi ve ticari unvanlarının esas unsurun------ ibaresi olması sebebiyle bu durumun karışıklığa sebebiyet verebileceği fakat davalı ticari unvanının tescil tarihin 2011 yılı olup, dava tarihi itibariyle 9 yıllık sürenin geçtiği, davacının davalı ticari unvan tescilinden haberdar olduğu veya olması gerektiği,
9 yıllık süre zarfında davalı şirketin ------- esas unsurlu ticari unvanında piyasada bilindiği, bu unvan ile tanındığı, davacının 9 yıllık süre geçtikten sonra ticari unvanın terkini ve marka hakkına tecavüz iddiasında bulunmasının M.K.
Nun 2. Maddesinde iyi niyete ilişkin hükümle bağdaşmadığı, her ne kadar ticari unvanlar arasında benzerlik mevcut ise de davacının bu ticari unvana uzun süre sessiz kalması sebebiyle hak iddia edemeyeceği, davalı şirketin davacı markasına tecavüz edecek mahiyette markasal kullanımları da tespit edilemediğinden davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2020/349, K. 2024/247, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama