KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/228
- Karar No
- 2024/231
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2024
Karar Metni
1.992 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/228 Esas
KARAR NO: 2024/231
DAVA
Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/02/2021
KARAR TARİHİ: 20/12/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 16.02.2019 tarihinde müvekkili şirkete başvurarak öncelikle müvekkili şirketin markası, mağaza dizaynı ve----- ilgili olmak üzere görüşme talep ettiğini, yapılan görüşme sonrasında mutabakata sağlanarak 06.03.2019 tarihinde ----- markasının ----- adresinde davalının tayin ettiği adreste davalı tarafından 5 yıl boyunca kullanılmasını ve benzeri hak ve yükümlülükleri içeren ------- akdedildiğini, müvekkilinin sözleşmesel yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini,
ancak davalı tarafın sözleşmesel yahut yasal olarak hiçbir dayanak öne sürmeden ihlale yöneldiğini, mağazasını açmamaya ve müşteri şikayetlerine neden olmaya başladığını, devam eden süreçte ödemelerinde temerrüde düştüğünü ve icra takibine sebebiyet verdiğini ve öncesinde mağazasında sürdürme yükümlülüğü bulunan faaliyetlerini tek taraflı olarak sözleşmeye aykırı şekilde sonlandırdığını, davalının müvekkilinden aldığı malzemeler ile bir kısım ödemlerinde temerrüde düşmesi nedeniyle hakkında ------- sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borcun davalı tarafından ödenerek dosyanın kapatıldığını,
davalının sözleşmeyi ihlale yönelen davranışlarının çekilmez hal alması nedeniyle müvekkili tarafından ------yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ilk olarak ihlal edilen sözleşmesel yükümlülükler ile ödemelerin davalının kendisine hatırlatıldığını, işbu sözleşmeye aykırılığın giderilmesi amacıyla 15 günlük süre tanındığını,
tüm bu süreler içerisinde ahde vefa ilkesine aykırı olarak ihlalini sürdüren davalıya durumun hal ve koşulları gereği yeterli süre tanınarak beklenildiğini ancak kötü niyetli tutumun sürmesi nedeniyle -------- numaralı ihtarnamesi ile davalının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiğini, feshin haklı olduğunu, davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalının kötüniyetli tutumlarına karşılık müvekkilinin iyiniyetli olarak reklam ve tanıtım faaliyetlerini yürüttüğünü, davacının sözleşmeye güvenerek yükümlülük altına girdiğini,
davalının haklı nedenle fesihten dolayı cezai şart, olumlu zarar/mahrum kalınan kardan sözleşme kapsamında sorumlu olduğunu beyanla, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı olarak feshi sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000TL cezai şart, 3.000TL mahrum kalınan karın fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşıldı.Davalı vekili Mahkememize sunduğu 25/03/2021 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: Sözleşmeyi ihlal eden tarafın davalının olmadığını,
diğer hususlarda sorunların kaynağının davacı şirket olduğunu, davalı gibi onlarca kişinin mağdur olduğunu, zarara uğradığını, taraflar arasındaki sözleşmenin yapıldığı günden bu yana müvekkilinin sözleşmede ve dava dilekçesinde belirtildiği şekilde bir destek almadığını, davacının dönemin gerektirdiği rekabet şartlarına ayak uydurmaması ve gerekli yenilikleri yapmaması sonucu zarara uğradığını, davacının adresinin görüleceği üzere plaza olduğunu, fabrikanın olmadığını, kendisinin dahi bu işi bıraktığını, yaklaşık 100 kişiye yakın işbu davaları açarak ne kurtarsam kardır mantığı ile bu davaların ikame edildiğini,
davacının pazarlamaya yönelik yeni ürün ve satış yolları geliştirmediği, gerekli yatırım ve tanıtımları yapmadığını, davacının müvekkili de dahil olmak üzere pek çok şirkette dava ve takip açtığını, bu şekilde ihmalkarlığının sonucu olan zararı isim hakkı verdiği esnaf ve tacirlerden aldığı tazminatlarla karşılama yoluna gittiğini, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen tanıtım ve reklamların yetersiz olduğunu, davacının iddia ettiği gibi sözleşmenin haklı nedenle feshedilmediğini, dolayısıyla cezai şart talep edemeyeceğini, davacının denetleme ve destek yükümlülüğünü yerine getirmediğini,
bununla birlitke şubelerde bulunması gereken demirbaşlar ve ürünlerin piyasa fiyatının çok üzerinde fahiş fiyatlarla müvekkiline satıldığını, müvekkilinin bu ürünleri almak zorunda bırakıldığını, isim hakkı tanına şubelerde belli bir standardın sağlanmadığını, şubelerin asıl iş konusu olan lokma ürünleri satmaya zorlandığını, müspet zararın söz konusu olmadığını, müvekkilinin zarar ettiği bilinmesine rağmen ödeme talep edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme şartları incelendiğinde müvekkiline ağır sorumluluklar yükleyen maddelerin yer aldığının görüleceğini,
tarafların sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde sözleşmenin konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğunun söylenemeyeceğini, diğer bir ifade ile Anayasa'nın ve BK'nun anılan hükümleri gereğince sözleşme özgürlüğünün sınırlarının çizildiğini beyanla, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
DELİLLERVEGEREKÇE
Dava, Taraflar arasındaki ihtilaf, temelde davacı ile davalı arasında akdedilen franchise sözleşmesi kapsamında davalının yükümlülüklerine yerine getirip getirmediği, davacının sözleşmeye feshetmesinin haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı, haklı bir nedene dayanıyor ise davacının sözleşmenin sona ermesi nedeniyle mahrum kalınan karı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı ve davacının cezai şart talebinin haklı olup olmadığı, haklı ise ne kadar cezai şart talep edebileceği olup olmadığı noktasındadır.
Mahkememizde aldırılan ------- tarihli bilirkişi raporunda.
Davalı ----- yılında 217.781,81TL net satış olduğu, -2.643,23 TL zarar ettiği, 2019 yılında davalının iki farklı sektörde faaliyet gösterdiği, 81.750 TL satış gelirini Karacabey orman işletmesine ait olduğu, 2020 yılında 125.774,32 TL net satış olduğu, 11.290,67 TL Kar elde ettiği, Davacı ----------- Yılında 5.664.704,76 TL Net Satışı olduğu, 128.499,67 TL Kar ettiği, 2020 Yılında 914.100,36 TL Net Satışı 914.100,36 TL olduğu, 17.064,72 TL Kar ettiği, davacı şirket tarafından talep edilen 5.000 TL (kısmi) cezai şart talebinin mahkemeye ait olduğu, Davacı şirket tarafından talep edilen 3.000 TL (kısmi) şart talebinin olduğu,
markasal yönden davalı tarafa belirtilen bölge için markanın kullanılması bakımından inhisari bir lisans yetkisi verildiği, marka hakkı bakımından ise sözleşme süresince kullanılması gerekli bir markanın sözleşme süresinden önce herhangi bir bildirim yapılmaksızın kullanımının terki hususunun lisans sözleşmesinin marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.” (SMK. M.
29/1-Ç) anlamında marka ihlali teşkil etmeyeceği, bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, markanın kullanılarak ihlale konu olabileceği, kullanılmamasının ihlal teşkil etmeyeceği, ancak sözleşmeye aykırılık kapsamında yer alıp almama noktasında hukuki takdirinin mahkemeye ait olduğu, dosyadaki denetim raporunda normalde marka ihlali kapsama giren eksiklikler tespit edildiği, sözleşme feshinin ise davacı yanca somut olarak bunlara dayandırılmaması nedeniyle ve bunlar bakımından dosyada bir ihtara yer verilmemesi,
bunların davacı yanca düzeltileceği nazara alınarak rutin denetimlere konu olması nedeniyle söz konusu eksikliklerin “Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.”---- anlamında marka ihlali teşkil etmeyeceği, bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, ancak sözleşmeye aykırılık kapsamında yer alıp almama noktasında hukuki takdirinin mahkemeye ait olduğu, dosya kapsamında davacının marka hakkı kapsamı haricinde kalan iddialarının, sözleşmenin feshinin haklı olup olmaması,
zarar tayin ve takdiri, dava taraflarının kusuru, cezai şartın niteliği, tenkisi, fahiş olup olmadığı gibi hususlar hukuki meseleler olup, bunların hukuki değerlendirme ve takdirinin mahkeme'ye ait olduğu dosya kapsamında davacıya kusur atfedilen iddialarda ise dosyada mübrez somut delillere rastlanılamadığı ve ayrıca sözleşme maddeleri gereğince de davacı yanı zorlayıcı taahhüt hükümlerinin bulunmadığı, bunların davacının bir yükümlülüğü değil, bir hak ya da yetkisi olarak düzenlendiği şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Mahkememizde aldırılan 04/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
Davalı -------- net satış olduğu, -2.643,23 TL zarar ettiği görülmüştür.
Ayrıca 2019 yılında davalının iki farklı sektörde faaliyet gösterdiği, 81.750 TL satış gelirini ---------- ait olduğu, 2020 yılında 125.774,32 TL net satış olduğu, 11.290,67 TL Kar elde ettiği görüldüğünü, davacı ----------Net Satışı olduğu, 128.499,67 TL Kar ettiği, 2020 Yılında 914.100,36 TL Net Satışı 914.100,36 TL olduğu, 17.064,72 TL Kar ettiği, davacı şirket tarafından talep edilen 5.000 TL (kısmi) cezai şart talebinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, davacı şirket tarafından talep edilen 3.000 TL (kısmi) şart talebinin takdirinin mahkemeye ait olduğu,
davalı tarafa belirtilen bölge için markanın kullanılması bakımından inhisari bir lisans yetkisi verildiği, marka hakkı bakımından ise sözleşme süresince kullanılması gerekli bir markanın sözleşme süresinden önce herhangi bir bildirim yapılmaksızın kullanımının terki hususunun lisans sözleşmesinin Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.” -----------anlamında marka ihlali teşkil etmeyeceği, bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, markanın kullanılarak ihlale konu olabileceği, kullanılmamasının ihlal teşkil etmeyeceği,
ancak sözleşmeye aykırılık kapsamında yer alıp almama noktasında hukuki takdirinin mahkeme'ye ait olduğu, öte yandan dosyadaki denetim raporunda normalde marka ihlali kapsama giren eksiklikler tespit edildiği, sözleşme feshinin ise davacı yanca somut olarak bunlara dayandırılmaması nedeniyle ve bunlar bakımından dosyada bir ihtara yer verilmemesi,
bunların davacı yanca düzeltileceği nazara alınarak rutin denetimlere konu olması nedeniyle söz konusu eksikliklerin “Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.”---- anlamında marka ihlali teşkil etmeyeceği, bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, ancak sözleşmeye aykırılık kapsamında yer alıp almama noktasında hukuki takdirinin mahkemeye ait olduğu, dosya kapsamında davacının marka hakkı kapsamı haricinde kalan iddialarının, sözleşmenin feshinin haklı olup olmaması,
zarar tayin ve takdiri, dava taraflarının kusuru, cezai şartın niteliği, tenkisi, fahiş olup olmadığı gibi hususlar hukuki meseleler olup, bunların hukuki değerlendirme ve takdirinin Mahkeme'ye ait olduğu, dosya kapsamında davacıya kusur atfedilen iddialarda ise dosyada mübrez somut delillere rastlanılamadığı ve ayrıca sözleşme maddeleri gereğince de davacı yanı zorlayıcı taahhüt hükümlerinin bulunmadığı,
bunların davacının bir yükümlülüğü değil, bir hak ya da yetkisi olarak düzenlendiği ve neticelerine ulaşılmış olup, hukuki durumun takdiri, mahkemeye ait olduğuna dair rapor sunulduğu görüldü.Mahkememizde aldırılan 15/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
Davalı ------- net satış olduğu, 2.643,23 TL zarar ettiği, ---- yılında davalının iki farklı sektörde faaliyet gösterdiği, 81.750 TL satış gelirini ------ ait olduğu, 2020 yılında 125.774,32 TL net satış olduğu, 11.290,67 TL Kar elde ettiği, davacı ----2019 Yılında 5.664.704,76 TL Net Satışı olduğu, 128.499,67 TL Kar ettiği,2020 Yılında 914.100,36 TL Net Satışı 914.100,36 TL olduğu, 17.064,72 TL Kar ettiği, mali açıdan kök raporu değiştirecek bir hususa rastlanılmadığı, uyuşmazlık konusuna göre itirazların yapılan incelemesi sonunda açıklanan gerekçelerle iştirak edilmediği.
Davacının itirazlarına kök raporda yer verilmiş olup, bu nedenle kök rapordaki görüşümüzü değiştirecek bir husus bulunmadığı, davacının sözleşmeye olan güveninin ve yatırımlarının boşa çıkması ve ahde vefe itirazları ise, anılan kavramlar hukuki nitelemeyi gerektiren kavramlar olup, hukuki takdirin mahkemeye ait olduğuna dair rapor sunulduğu görüldü. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının ---- ibareli markanın ------Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalı ile aralarında ----- sözleşmesi düzenlendiği davacı tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği iddiasıyla cezai şart ve mahrum kalınan kar talebinde bulunulduğu, davalı tarafça davanın reddinin talep edildiği, ---- Mahkemesinde açılan işbu davanın daha sonra mahkememize geldiği,----- sayılı dosyasında aldırılan ------ tarihli bilirkişi raporunda sözleşme feshinin haklı olduğunun belirtildiği,
mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 04/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda takdirin mahkememize bırakıldığı, mali yönden ise davalının ve davacının elde etmiş oldukları gelirlerin hesaplandığı, itiraz üzerine aldırılan 15/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda da kök rapordaki görüşlerin muhafaza edildiği buna göre tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinde davacının ------ markanın tescilli sahibi olduğu, işbu markanın kullanılması amacıyla davalı ile aralarında ---- tarihli ----sözleşmesi düzenlendiği,
davalı tarafından sözleşme kapsamında ödemesi gereken ödemelerin gerçekleşmediği iddiasıyla önce ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile mehil verildiği, daha sonra -----yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiği, dosya kapsamı incelendiğinde taraflar arasındaki---- maddesi gereğince ---- her ayın sonunda elde edilen brüt satışlar üzerinden %5+KDV yi davacı ------- ödemesi gerektiği fakat aldırılan bilirkişi raporlarına göre bu ödemenin yapılmadığı buna ilişkin ödemelerin yapıldığının ispat yükünün davalıda olmasına rağmen davalının ödemelerin yapıldığına ilişkin belge sunmadığı gibi davalının davaya konu işyerini kapattığı,
faaliyetini durdurduğu, yine taraflar arasındaki sözleşmenin 06/9.
Maddesi uyarınca kılık kıyafet ile hükümlere de aykırı davrandığı hususları birarada değerlendirildiğinde Kasım 2019 tarihinden itibaren davacıya hiçbir ödeme yapılmaması davalının mağaza faaliyetine 28/02/2020 tarihi itibariyle son verdiği hususları da dikkate alındığında davalı tarafından yapılan bu eylemlerin aralarındaki sözleşmenin 12.6 maddesine göre davacı tarafından haklı fesih nedeni olduğu, bu nedenle iş bu madde gereğince 85.000,00 TL cezai şartı ödemesi gerektiği kanaatine ulaşıldığı,
bu talep yönünden davanın kabulüne karar vermek gerektiği, cezai şartla birlikte aynı zamanda mahrum kalınan kar talep edilemeyeceğinden mahrum kalınan kar talebi bakımından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/228, K. 2024/231, 20 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama