KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/17
- Karar No
- 2024/137
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2024
Karar Metni
615 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/17 Esas
KARAR NO: 2024/137
DAVA
Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ: 30/01/2024
KARAR TARİHİ: 27/06/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalıya ait ---- adresinde yer alan-------- ticaret unvanlı -------- işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasına, davalıya ait işletmede yapılacak keşifte.
Vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitine, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; işbu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitine, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin keşif sonrasında düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesine,
davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasına, 6769 sayılı smk’nın 149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşıldı.
DELİLLERVEGEREKÇE
Dava, Davacı adına tescilli ----- unsurlu markalara yönelik olarak davalı tarafından tecavüzde bulunulup bulunulmadığı konusunda ilişkin davadır.Mahkememizde aldırılan 24/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda.
Davalıya ait işyerinde davacının tescilli markalarına konu görselleri taşıyan -------- ürününe rastlandığı, söz konusu üründe orijinal ürüne kıyasla herhangi bir etiket görülemediği, davacıya ait tescilli markalar ile ilgili mahalde tespit edilen ürün üzerindeki işaretlerin aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, karıştırılma ihtimalinin tereddüde meydan vermeyecek kadar açık olduğu ve karıştırma ihtimalinin peşinen var olduğu,
anılan sebeplerle takdiri Mahkemeye ait olmak üzere söz konusu işaretler arasında halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali nedeniyle ve marka sahibinin izni alınmaksızın markanın aynısının/ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kullanılması ve markanın taklit edilmesi suretiyle marka ihlali gerçekleştiğine dair rapor sunulduğu görüldü. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin ----- ibareli markanın ve yine buna benzer 3 markanın daha tescilli sahibi olduğu gibi ----- de tescil sahibi olduğu, davalı işyerinden alınan bir adet bere üzerinden bu markanın kullanıldığı ve bu durumun marka hakkına tecavüz teşkil ettiği iddiası ile işbu davayı açtığı,
davalıya ait işyerinde bilirkişi tarafından yapılan tespitte 1 adet bereye daha rastlandığı ve --- tarihli bilirkişi raporuna göre bu durumun marka hakkına tecavüz teşkil edildiğinin belirtildiği davalı tarafından dosyamıza sunulan---- dilekçede marka hakkına tecavüz olduğunu bilmediğini ürünlerin içerisinden bir adet çıktığını beyan ettiği buna göre de davacının-----numarası olmak üzere -----tescilli sahibi olduğu,
davaya konu bereninde -----kapsamında olduğu ortalama tüketici nezdinde bu ürünün davacıya ait ürünmüş gibi algılanıp karışıklığa sebebiyet vereceği ve bunun da SMK 29. Maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil ettiği davalı tarafça bir adet ürün olduğu iddia edilmiş ise de hem işyerinden davacı tarafından satın alınan bir adet ürün hemde bilirkişi tarafından tespiti yapılan bir adet ürün daha olduğu bu şekilde davalının davacıya ait markayı kullanmak suretiyle ticari faaliyette bulunduğu ürünlerin tespit sayısının az olmasının tecavüz fiilini ortadan kaldırmayacağı anlaşıldığından bu yöndeki savunmasına itibar edilmeyerek davanın
kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/17, K. 2024/137, 27 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama