KÜNYE
T.C.
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2014/722
- Karar No
- 2018/42
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2018
Karar Metni
1.180 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/722
KARAR NO : 2018/42
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 18/09/2013
KARAR TARİHİ : 30/01/2018
Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 14/02/2012 tarihinde yaya geçidinden geçip yaya kaldırımında bulunduğu anda davalı ...'ın kullandığı davacı ... adına trafikte kayıtlı olan ve diğer davalı ... şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanmış ..... plakalı aracın çarpması sonucu yaralanarak yürüyemez ve iş göremez duruma gelip, sakatlandığını, bundan dolayı bakıma muhtaç olduğunu, kendisine bakıcılara verecek gelir olmadığından işten çıkarak kızının 6-7 ay baktığını, müvekkilinin halen tedavisinin sürdüğünü, kaza nedeniyle 25.000 TL maddi tazminatın davalılardan, 25.000 TL manevi tazminatın da davalı sürücü ve araç sahibinden kaza tarihinden itibaren yasal faizle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, trafik kazasında müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davacının yaralanmasının daha çok davacının kusuru ile meydana geldiğini, olay günü havanın yağışlı olması ve yol durumu itibarı ile aracın frenle hemen durumayacağı da düşünüldüğünde öncelikle kusur oranının belirlenmesi ve faize ilişkin talebin reddi istenmiştir. Diğer davalılar davaya cevap vermemiş, delil bildirmemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, yaya olan davacıya (iddiaya göre) kaldırımda iken davalılardan ...'ın kullandığı davalı sigortaya ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ve diğer davalının maliki olduğu aracın çarpması sonucu davacının maluliyetini gerektirecek şekilde yaralanmasından dolayı açılmış maddi -manevi tazminat davasından ibarettir. 3 ve 4. celselerde kazaya ilişkin ve davacının durumu ile ilgili taraf tanıkları dinlenmiştir.
Davacı delillerini bildirmiş, hastane dosyaları getirtilmiş, ATK 3. İhtisas Kuruluna maluliyet yüzdesi tespiti için gönderilmiş, bu kurumdan alınan 20/04/2016 günlü 8111 K. sayılı raporda davacının geçirdiği kaza nedeniyle meslekte kazanma gücünü %5,1 kaybettiği, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği rapor edilmiştir. Davacının rapora itirazı ve talebi üzerine bu defa davacı Adli Tıp Kurumu Büyük Genel Kuruluna sevk edilmiş ve dava dosyası da genel kurula gönderilmiş, genel kurulda verilen 14/09/2017 gün 1278 K. sayılı raporda ATK 3. İhtisas Kurulu raporu oybirliği ile teyit edilmiştir.
Aktüerya hesap incelemesi yapılmadan davalı ... tarafından davacıya maddi zararı karşılığı toplam 34.856,00 TL ödenmesi konusunda mutabık kalındığı ve /////////// Bankası Kadıköy Şubesinden 5.100 TL, İş Bankası Maltepe Şubesinden de davacı hesabına 29.756,00 TL ödeme yapıldığına ilişkin davacı vekiline verdiği "İBRANAME-FERAGATNAME" uyarınca, maddi tazminat yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek kalmamıştır.
Davacı vekili son celsede davaya sadece sigorta dışındaki davalılar için manevi tazminat yönünden kabulünü talep etmiş ve hazır bulunan davacı asılında geçirdiği kaza ve sonrası tedavi süreci nedeniyle dinlenmesini istemiş, davacı asılda son celsede kaza ile ilgili beyanda bulunmuş, halen iyileşemediğini ve çalışmadığını, halen ağrıları olduğunu beyan etmiştir. Davalı ... vekili de kusur durumu gözetilerek ve davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açmayacak şekilde manevi tazminat taktirini mahkemeye bıraktığını bildirmiş, diğer davalıların yokluğunda dava sonuçlandırılmıştır.
Delillerin taktiri ve davanın hüküm gerekçesi : Davacının geçirdiği trafik kazasında, yaralandığı, iyileşmesinin olay tarihi olan 14/02/2012 tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, %5,1 oranında sürekli maluliyete maruz kaldığı, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu ve bunu teyit eden genel kurul kararları ile sabittir.
Davalı sürücü ... hakkında Kadıköy 3. Sulh Ceza Mahkemesine açılan kamu davasında ATK Trafik İhtisas Dairesince olayda asli kusurlu olduğu, müşteki yaya ...'ın ise tali kusurlu olduğu belirlenmiş ve buna göre ceza mahkemesi hüküm tesis etmiştir. Dinlenen tanık anlatımlarından da olayın oluşunda ve davacının yaralanmasında davacının da kusuru olduğu tartışmasızdır.
Zira davalı ...'ın kullandığı aracın kaldırımdan yola inen davacıya yaya geçidinde çarpmış olup, çarpma noktası itibarı ile her 2 tarafında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Davacının geçici-sürekli maluliyet nedeniyle maddi zararı davalı ... şirketi tarafından yargılama devam ederken karşılanmakla ve davacı tarafında bu konudaki kabul ve beyanı ve dosyaya sunduğu ibra belgesi itibarı ile dava dilekçesi ekinde sunulan Kartal 3. Noterlik 29/01/2013 gün 04830 y. sayılı vekaletnamede davadan feragat yetkisi bulunmakla, davacı vekilinin maddi tazminat davasının feragat sebebi ile reddine, davalı ... şirketi maddi tazminat için vekalet ücreti yargılama gideri talep etmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı, davalı ... dışındaki davalılardan 25.000 TL manevi tazminat talep etmiştir. Olay 14/02/2012 tarihinde meydana gelmiş olup, davacının da kazada ve yaralanması ile sonuçlanan olayda tali kusuru bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının, kaza tarihinden itibaren iyileşme süresi ATK raporuna göre 6 aya kadar uzayabileceği ve %5.1 sürekli maluliyeti dikkate alındığında ve yine olay tarihine göre (davacı olay tarihinden itibaren yasal faiz talep etmekle,) davacının manevi tazminatının bütün bu unsurlar gözetilerek taktir edilmesi gerekmiştir.
Hükmedilecek manevi tazminat duyulan elem ve ızdırabın tam karşılığı olmayıp, mağdurlarda kısmen teskin duygusu yaratmaya yöneliktir. O halde taktir edilecek manevi tazminatın miktarı teskin duygusu yaratacak bir miktar olmalıdır. Manevi tazminat bir zenginleşme aracı da değildir. Acıya özendirir şekilde mağdura o tarihe kadar eline geçmemiş bir paranın manevi tazminat olarak hükmedilmesi de mümkün değildir.
Manevi tazminatın miktarının taktirinde olayın ağırlığının da gözönüne alınmasının yanı sıra tarafların sosyal ekonomik durumlarının da değerlendirilmesi gerekir. Öte yandan manevi tazminat faile verilen bir ceza da değildir. Bu nedenle faili zaruret haline sokacak bir miktara da hükmedilemez.
Olayda davacının ve davalı sürücünün kusur oranları da mahkememizce dikkate alınmış olup, bu açıklamalar itibarı ile davacının manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile taktiren 4.750,00 TL nin olay tarihi olan 14/02/2012 tarihinden itibaren yasal faizle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/722, K. 2018/42, 30 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama