KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/206
- Karar No
- 2020/90
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2020
Karar Metni
706 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2016/206 Esas
KARAR NO : 2020/90
DAVA
İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/02/2016
KARAR TARİHİ: 28/01/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı borçlular ile müvekkili olan banka arasında ------- tarihinde tanzim ve imza olunan kredi genel sözleşmesine istinaden adı geçen borçluya kredi hesabı açıldığını ve rotatif kredi kullandırıldığını, ---------- tarihinde-------TL,---- tarihinde -----TL, --- tarihinde ----TL, ---- tarihinde ---------TL kredi kullandığını bu kredilerden ödenmeyen bakiye için takip konusu borç oluştuğunu, bankanın hesabı ---- tarihinde kat edilerek ------- tarihinde ----------- şubesi tarafından ihtarname gönderildiğini,
davalı borçlular hakkında -----.İcra Müdürlüğünün ---- E. Nolu dosyası ile icra takibine geçildiğini ----tarihinde davalı borçlu tarafından borca ve ferilerine itiraz edildiğini, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı yana tahmil edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılara usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak süresinde cevap vermedikleri görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; Hukuki niteliği itibariyle davacı ile davalı şirket arasında akdedilen ve diğer davalının müteselsil kefaletinin bulunduğu kredi sözleşmesinden kaynaklı ödenmeyen bakiye borç için davacı tarafça başlatılan----- İcra Müdürlüğünün ---------E. sayılı icra takibine davalıların yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
Davacı tarafça kredi sözleşme örneği, ihtarname ve kefalet sözleşmesi dosyaya sunulmuş, Mahkememizce icra dosyası celp edilmiştir.
Mahkememizce eksiklikler tamamlandıktan sonra dosya bankacı bilirkişi------- tevdii edilmiş olunup, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda özetle: "Davalı --------- kredi sözleşmesini ------TL limitle imzalamış olduğunun görüldüğü, davalıların -------tarihinde temerrüde düştüğü, hesap kat tarihi itibariyle toplam borcun ve asıl alacağın tespiti neticesinde,----TL asıl alacak, --------TL işleyen akdi faiz,-----TL işleyen temerrüt faizi ve ---------TL BSMV olmak üzere toplam-------TL olarak hesaplandığı,
takip talebinde davacının talep ettiği tutarın yaptığı hesaplamaların-------TL üzerinde olduğu için uygun olmadığını, davacı bankanın --------TL matrah üzerinden, takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar yıllık %39,00 temerrüt faizi ve faizin gider vergisini talep edebileceği, tarafların masraf ve vekalet ücreti, tazminat ve benzeri diğer taleplerin mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır" şeklinde raporunu Mahkememize sunmuştur.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, Mahkememizce alınan bilirkişi raporu usul ve yasaya uygun, denetime elverişli bulunmuş, davacı bankanın talep ettiği alacak miktarı kefalet limitini aşmadığından davalıların bilirkişi tarafından tespit edilen alacağın tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varılmış, Davacı taraf icra takibinde noter masrafı da talep etmiş olup,
dosyaya sunmuş olduğu noterlik makbuzunun miktarı talep edilen alacak ile uyuşmadığı gibi dava konusu ihtarname ile bağlantılı olup olmadığı da dosya kapsamından anlaşılamadığından bu alacak kalemine ilişkin istemi yerinde görülmemiş yine dava değerini takip faiz ve masraf dahil ------TL olarak belirtip bu miktar üzerinden harçlandırmış olmakla yargılama giderleri yönünden harçlandırılmış miktar üzerinden hüküm kurmak gerekmiş,
alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen kısım yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmiş bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/206, K. 2020/90, 28 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama