KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/691
- Karar No
- 2024/434
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
Karar Metni
1.724 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/691 Esas
KARAR NO: 2024/434
DAVA
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/10/2021
KARAR TARİHİ: 29/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı ile davalı yan arasında mevcut iş ilişkisi sebebiyle --------- plakalı davalı yanın aracında taşınmakta olan ürünlerin bir kısmının 06.03.2021 tarihinde yaşanan hırsızlık olayı ile çalındığını, 05.03.2021 tarihinde 17`den sonra ------- -------- Deposunda yüklemesi yapılan -------- plakalı araca kilit ve mühür takılarak ---------- depo içine park edildiğini, aracın şoförü 06.03.2021 tarihinde sabah servisle ---------- depoya giriş yaparak saat 06:30/07:00 arasında depodan aracıyla çıkış yaptığını, aracın şoförü ... aracıyla çıkış yaptıktan sonra kuryesi ve aynı zamanda oğlu olan --------- almak için -------- Mah.--------- Cd.
No:------- -------- adresli evine gittiğini, bu adreste meydana gelen hırsızlıkta 52 kolinin araçtan çalındığını, -------- şirketi ile davacı şirket arasındaki taşıma irsaliyeleri ve tutanaklar incelendiğinde çok sayıda elektronik aletin işbu hırsızlık nedeniyle çalınması ile --------- şirketine eksik teslimat yapıldığını, hırsızlık nedeniyle 52 kolinin araçtan çalındığı tespit edilmiş olup kolilerle birlikte taşıma irsaliyelerinde bulunan elektronik aletlerin de çalındığını, eksik teslimata yönelik tutulan tutanaklar ve taşıma irsaliyelerinin dilekçe ekinde sunulduğunu, TTK MD.
850 hükmüne göre taşıma işleri ticari bir iş olarak kabul edildiğinden taşıma işi yapanların basiretli bir tacir gibi davranma zorunluluklarının bulunduğunu, bu hırsızlık olayı sebebiyle taşınan ürünlerin sahibi -------- firması tarafından davacı şirkete 847.676,31 TL tutarında fatura kesildiğini, söz konusu zarar dolayısıyla sigortaya başvurulmuş ise de sigorta;
hırsızlık esnasında gerekli önlemlerin alınmamış olması sebebiyle talebi reddederek ödeme yapmadığını, davacı şirketin uğramış olduğu zarara davalı yanın basiretsiz bir tacir gibi davranmasının sebebiyet verdiğini, zararın ödenmesi için davalı yana --------- Noterliği aracılığı ile gönderilen -------- yevmiye numaralı ihtarnamede davacı yanın söz konusu zararın tazminini talep ettiğini,
ihtarnameye cevap olarak davalının -------- Noterliğinden davacı şirkete gönderdiği ihtarnamede ise olaya ilişkin kast ve ihmalin olmadığı iddiasıyla zararın giderilemeyeceğinin ihtar edildiğini beyan ederek yaşanan dava konusu hırsızlık sebebi ile sigortadan tahsil edilemeyen 802.956,40 TL'nin ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, davalının mal kaçırma gizleme ve kaçma ihtimali bulunduğundan İİK 257 vd. maddeleri gereğince UYAP sisteminden sorgulanarak davalının yedinde veya 3. Şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczine karar verilmesine,
ihtiyati haciz talepleri yerinde görülmediği takdirde davalının tüm taşınır ve taşınmaz malları üzerine HMK 389 vd. maddeleri gereğince ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin kendisine ait olan -------- plakalı aracı ile davacı -------- Şti.'ne taşımacılık hizmeti verdiğini, davacı şirket ile dava dışı -------- şirketi arasında ---------- firmasına ait ürünlerin nakliyesini ve dağıtımını yapmak üzere bir sözleşme bulunduğunu, davalının--------- firmasının ürünlerini 06.03.2021 tarihinde --------- bulunan --------- deposunda araca yüklettikten sonra araçla birlikte çalıştığı kurye ------- evinden almak ve kişisel ihtiyacını gidermek üzere "-------- Mah. -------- Cad.
No:------- ----------" adresinin önündeki park yerine aracın ve kasanın tüm kilitlerini kilitleyerek park ettiğini, 15 dakika sonra aracının yanına yöneldiğinde aracın arka kapaklarının açık olduğunu ve yanında başka bir aracın bulunduğunu gördüğünü, davalının araca doğru koşması ve bağırması üzerine kar maskeli 4-5 kişinin başka araca binerek hızla uzaklaştığını, davalının aracının kilitlerinin kırıldığını ve içinden bir miktar kolinin eksik olduğunu fark edince derhal ------- Amirliği'ne giderek şikâyetçi olduğunu, TTK.
876. maddesinde "Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur" hükmünün yer aldığını, buna göre, zıya, hasar ve gecikme, önlenemeyecek sebeplerden meydana gelmişse taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağını, dava konusu olayda zararın hırsızlık dolayısı ile meydana geldiğini, dış etkenlerden dolayı oluşan zarar sebebiyle taşıyıcı konumunda olan müvekkilinin zarardan sorumlu tutulamayacağını,
davacı tarafından öncelikle ---------Ş.'ne karşı yasal yollara başvurulması ve açılacak davanın da müvekkiline ihbar edilmesini, dava açmak üzere davacıya süre verilmesini ve sigorta şirketine karşı açılacak davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini ve ayrıca müvekkilinin davacı şirketten faturaya bağlı 44.719,91 TL. alacağı bulunduğunu, davacının yargılama sonuçlanmadan yansıtma faturası adı altında bir faturaya dayanarak cari hesabına bu miktarı alacak kaydetmesinin de hatalı olduğunu beyan ederek) Yüce Mahkeme`den özetle davacının açtığı haksız ve dayanaksız davasının reddine,
yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, alt taşıyıcının taşıma faaliyeti sırasında emtianın çalınmış olması sebebiyle üst taşıyanın göndericiye mal sahibine yaptığı ödemenin rücu edilmesi istemlidir.Taraflar arasında taşıma sözleşme ilişkisinin bulunduğu, sözleşmeye göre dava dışı -------- ait emtianın taşınması işini davalı taşıyıcının alt taşıyıcı olarak üstlendiği tartışmasızdır.
Yurt içi taşıma olması nedeniyle olayda TTK'nın eşya taşımaya ilişkin hükümleri uygulanacaktır.Davalı taşıyıcının, ilgili emtiaları göndericiden teslim aldığı andan alıcıya teslim ettiği ana kadar oluşabilecek tüm ziya ve hasarlardan sorumlu bulunduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 875. maddesine göre taşıyan, eşyanın yüklenmesi, istiflenmesi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür.
TTK'nın 875. maddesinde. "Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur". Aynı Kanun'un 876/1. maddesinde ise taşıyıcının özeni başlığı altında yer alan hüküm fıkrasında.
"Ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçları önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur" denilerek taşıyıcının hangi halde sorumluluktan kurtulacağı net şekilde ortaya konulmuştur.
TTK'nın 886. maddesi uyarınca, "Zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, bu kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz".Bu durumda taşıyıcının sorumluluğu artık sınırlı olmayıp, gerçek zararın tamamını kapsayan bir sorumluluktur.Davacı, zararın tamamını istediğine ve davalının ağır kusurlu davrandığını iddia ettiğine göre TTK'nın 886. maddesi uyarınca,
davalının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanma hakkının bulunup bulunmadığının da değerlendirilmesi gerekir. TTK'nın 875.maddesi göz önünde bulundurulduğunda, davalı fiili taşıyan sıfatıyla sorumludur.
Şoförün bahsi geçen sorumluluktan kurtulabilmesi için TTK'nın 876.maddesi kapsamında illiyet bağını kesen sebepleri ispat etmesi gerekmektedir.Somut olayda tarafların kabulünde olduğu gibi, davalı dava dışı ---------- firmasının deposunda ürünleri aracına yükletmiş, kendisi ile birlikte çalışan --------- almak üzere, -------- mah. -------- cad. no:-------- ---------- adresine gitmiştir.
Adresin önünde aracı park edip -------- evine gitmiş, 15 dakika sonra aracın kasasının kilidinin kırıldığını ve kar maskeli dört-beş kişinin bir başka araca binerek hızla uzaklaştığını, bu şekilde araçtan bir kısım kolilerin çalındığını anlamıştır.
Gönderenin talimatı olmaksızın taşıma işinde yardımcı olacak personeli almak için kamyonun belirtilen adrese götürüldüğü, başında gözcü bırakmadan, emniyetli bir yer olduğu teyit edilmeden yol kenarına aracın bırakıldığı belli olduğuna göre. TTK'nın 886. madde düzenlemesindeki "pervasızca hareket" kavramı da bu kıstaslar çerçevesinde ele alındığında davalı taşıyıcının gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve ağır kusurlu olduğunu kabul etmek gerekir.
Yüke özen borcu kapsamında beklenen, taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren davalının basiretli bir tacire yakışacak azami tavrı sergilemesi, öncelikle yükün güvenliğini sağlayacak tedbirleri alması, en basitinden aracı güvenlikli bir otoparka bırakması yahut aracın başından ayrılmayarak durum ve şartlara göre beklemesi, yahut bir gözcü/personel bırakması gibi önlemler almasıdır.
Davalının, emtia yüklü aracı makul bir süre için dahi olsa nezaretsiz bir şekilde bırakmasının TTK'nın 885. maddede düzenleme bulan ağır kusur ya da pervasızca ve zarar meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle yapılan bir ihmal ya da hareket olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple davalının sınırlı sorumluluk imkanından yararlanmayıp, çalınma sebebiyle kayıp olan yükün değeri gerçek değeri üzerinden (TTK m. 880) sorumluluğu söz konusu olacaktır.
Bilirkişiler, dava dışı sigorta şirketinin hasar dosyasında mevcut bağımsız sigorta eksperinin hazırladığı rapora göre çalınan emtianın piyasa rayici oyarak 551.748,67 TL tutarı TTK nun 880/1-3 maddesine göre gerçek zarar olarak kabul etmiştir. KDV ve tenzilat tutarı hariç bulunan bu zarar mahkememizce de kabul edilmiş; davacı tarafça bu zararın gerçek zarar olmadığına dair, malların piyasa rayicinin daha fazla olduğunu dair bir delil de sunulmadığı görülmüştür.
Davacının, dava dışı --------- kendisine kestiği yansıtma faturalarına dayandığı, davacının --------- şirketine 847.676,30 TL ödeme yaptığını belirterek, bu tutarın tamamını davalıya yanşatılabileceğini ileri sürmüşse de, -------- tarafından kesilen yansıtma fatura tutarı değil, yahut tahmini tutar değil, kayıt altına alınan çalıntı emtiaların noksanlık miktarına göre piyasa rayici esas alınacaktır.
Bu sebeple --------- şirketinin hasar dosyası içinde yer alan ve başka yazılı delillerle çürütülmemiş bağımsız eksper raporu hükme esas alınmıştır.Davalı ağır kusurlu olmasaydı, sorumluluk miktarı TTK.nun 882. Maddesine göre gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olacaktı.
Yerleşik içtihatlarla net olarak anlaşıldığı üzere, davalının ağır kusurlu olduğu görüldüğünden, davalı gerçek zarardan sorumlu tutulmuş, emtianın brüt ağırlığının ne olduğu önem arz etmemiştir.
Bu sebeple davalının, brüt ağırlığın tespiti için Gümrük müdürlüklerine yazı yazılması istemi de, sonucu esasa etkili olmadığından kabul görmemiştir.Yine Taraflar arasında taşıma bedeline ilişkin --------- Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiş ancak bu davayı ektiler bir yön görülmemiştir. Anılan dosyada davacı ... (dosyamızın davalısı) tarafından, davalı --------- Şti'ye (dosyamızın davacısı) dava açılmış, bakiye taşıma bedeli talep edilmiştir.
Bilirkişiler tarafların defter ve kayıtlarını incelemiş, davacı ... 44.719 TL alacağı varsa da, davalının kendi defterlerine göre ... 802.956,40 TL alacaklı olduğunu belirtmişlerdir.
Tarafların defterlerindeki kayıtlar ile sınırlı inceleme yapılmış olup; o dosyada davalı ---------- şirketinin defterlerinde 802.956 TL alacaklı görünmesinin, mahkememizin elindeki rücu davasında davalıya rücu edebileceği tutar yönünden, bağlayıcılığı yoktur.Açıklanan sebeplerle davacı ve davalı itirazları yerine görülmemiş, rapor hükme esas kabul edilmiş, aşağıdaki şekilde kısmen kabul kararı verilmiştir.
Davacının davadan önce davalıya --------- Noterliği'nin 24/03/2021 tarihli ihtarını çektiği sabittir. Bu ihtarda belli bir tutar belirtilmemiş, davalının eksik teslimattan dolayı sorumlu olacağı ihtar edilmiştir. Temerrüde düşürmeye elverişli ihtarın miktar ve ödeme vadesi olarak tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta olması gerektiğinden, bu noter ihtarı temerrüt tarihi olarak kabul edilmemiş, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/691, K. 2024/434, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama