İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/126 K.2025/168

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/126Karar2025/168Tarih19 Şubat 2025Okuma11 dk · 2.280 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/126
Karar No
2025/168
Karar tarihi
19 Şubat 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.280 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2023/126 Esas

KARAR NO: 2025/168

DAVA

Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 20/02/2023

KARAR TARİHİ: 19/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

İşbu davanın Ticaret Mahkemeleri tarafından görülmesi gerekli mutlak ticari davalardan olduğunu, zarar görenin ikamet yerinin yetkili mahkeme olduğunu, esasa ilişkin olarak ise dava konusu yayından dolayı davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkili ---------Ş.'nin, ------------ ilk GSM, 2G ve 3G operatörü olduğunu, ----------- genelinde yaklaşık 33,7 mobil müşterisi, 47,9 milyon grup abonesi, 36,9 milyon ----------- abonesi bulunan ve ---------- hizmet veren operatörlerin abone sayısına göre pazar payı yaklaşık %40,7 olan mobil ve sabit şebekeleri üzerinden müşterilerine benzersiz dijital servisler, ses, mesajlaşma,

data ve ---------- hizmetleri sunan bir dijital operatör olan ------------, yalnızca ------------- değil, dünya GSM pazarının en önde gelen firmalarından biri konumunda olduğunu, faaliyette bulunduğu dokuz ülkenin beşinde pazar lideri olan -------------, hisseleri 11 Temmuz 2000’de ------------ ve ---------- eşzamanlı olarak işlem görmeye başlayan ve ---------- borsasına kote olan ilk ve tek --------- şirketi unvanına sahip olduğunu, kısaca ----------, ----------- önde gelen şirketlerinden biri olup tüm iş ve işlemlerinde kurumsal yönetim ilkeleri gereği şeffaf bir şekilde hareket etmekte,

tabi olduğu başta -------- ve ---------- düzenlemeleri olmak üzere, her türlü mevzuata uygun davrandığını, -----------Ş'nin ise müvekkili grup şirketleri içerisinde yer alan 2006 yılından bu yana GSM, sabit hat operatörleri, TV ve radyo kanalları, servis sağlayıcıları gibi müşterilerine kule hizmeti sunarak,

portföyünde bulunan 20.000’i aşkın servis noktası ve 7.500’ü aşkın kulesi ile ----------- ilk ve tek, Avrupa’nın 3’üncü büyük kule ve altyapı operatörü olup ------------- bünyesindeki ------------ tarafından 17 Ekim 2007 tarihinde “Altyapı İşletmeciliği Hizmeti” sunmak konusunda süresiz olarak yetkilendirilmiş ve yetkilendirildiği tarihten günümüze BTK denetim ve gözetiminde faaliyet gösteren bir işletmeci olduğunu, bu kapsamda telekomünikasyon işletmecileri ile radyo ve televizyon yayıncıları gibi kablosuz iletişim alanında faaliyet gösteren tüm işletmeci ve yayıncıların,

kapsama alanı sağlamak amacıyla kuracakları cihaz ve sistemler için gerekli olan kule, direk, seperasyon ve benzeri bütünleyici unsurlardan oluşan tesisler kurmakta ve kurduğu tesisleri üçüncü kişilerin kullanımına tahsis etmekte olduğunu, davalılardan -------------Ş’ye ait ------------ adresinde -------------- tarafından 28.12.2022 tarihinde “------------- ” başlığı ile yayımlanan köşe yazısında özetle; ----------- bünyesinde bulunan ----------Ş nin BTK mevzuatına aykırı olarak kurularak işletildiği,

Devlete devredilmesi gerekirken yine kanuna ve hukuka aykırı şekilde halka arz edileceği şeklinde tamamen gerçeğe aykırı beyanlar kaleme alındığını belirterek dava konusu hukuka aykırı haber manşet ve içeriğinin haksız rekabet ile Müvekkil kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinin tespitine, müvekkili aleyhine haksız rekabet teşkil eden ve kişilik haklarına yönelen saldırının önlenmesine ve durdurulmasına,

haksız ve hukuka aykırı yayın nedeniyle zarar gören Müvekkil’in uğramış olduğu manevi zararın bir nebze olsun giderilebilmesi maksadıyla, yayım tarihinden itibaren başlayacak olan yasal faizi ile birlikte 1.000.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Mahkememiz tarafından verilecek hükmün kesinleşmesi akabinde masrafı müştereken ve müteselsilen davalılardan karşılanmak üzere kararın TTK m. 59. uyarınca ilanına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili dava dilekçesinde özetle.

Öncelikle davacının arabuluculuk şartını yerine getirmediğini, davayı açmadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunmadığını, ------------ yayınlanan köşe yazısı nedeniyle, aynı müvekkillerimiz aleyhine hem davacının, hem de %100 iştiraki olan ------------ş.'nin açtığı davaların birleştirilmesi gerektiğini, dava konusu yazıya ilişkin içeriğin kaldırılması talebinin, ----------- D.İş sayılı dosyası üzerinden reddedildiğini, SAYIŞTAY'ın denetim raporu ile diğer gsm operatörleri'nin açıklamaları da göz önünde bulundurulduğunda,

dava konusu yazı kamuoyunu bilgilendirme kapsamındadır ve hukuka uygun bu yazı ile ilgili açılan davanın reddi gerektiğini, dava konusu yazının hukuka uygun olduğu, haksız rekabet ve kişilik hakkı ihlali amacıyla kaleme alınmadığı tartışmasız olduğunu, erişimin engellenmesi" talebi sulh ceza hakimliği'nce "kesin" olarak reddedilmesine rağmen 2. kez mahkemenizden talepte bulunulması kötüniyetli olduğu gibi, sulh ceza hakimliği'nden istenebilecek "erişimin engellenmesi" kararının, huzurdaki davada talep edilebilmesi mümkün olmadığını, talep edilen manevi tazminat tutarı fahiş olduğunu,

özetle arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden dava şartı yokluğundan davanın reddine, huzurdaki davaya konu köşe yazısı ile ilgili olarak, aynı davalılara karşı, davacının %100 iştiraki ----------Ş. tarafından ----------- Esas sayısına kayıtlı olarak açılan dava ile yine ------------- 16.02.2023 - 21.02.2023 tarihlerinde yayınlanan köşe yazıları ile ilgili olarak ----------Ş.'nin ----------- Esas sayısına kayıtlı olarak, ----------Ş.'nin (14.02.2023 tarihli köşe yazısını da dahil ederek) ----------- Esas sayısına kayıtlı olarak aynı müvekkillerimize karşı açtığı davaların huzurdaki dava ile birleştirilmesine,

haksız davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davalı tarafından kaleme alınan ----------- gazetesinde yayımlanan----------- bağlantılı yazısında müvekkili şirkete yönelik yönelik kişilik haklarına saldırı ve haksız rekabet teşkil ettiğini, dava konusu yayından davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkilinin ---------- ilk ---------- operatörü olduğunu, müvekkili ----------Ş ------------ içerisinde 2006 yılından bu yana GSM, sabit hat operatörleri, TV ve radyo kanalları, servis sağlayıcıları gibi müşterilerine kule hizmeti sunarak,

portföyünde bulunan 20.000’i aşkın servis noktası ve 7.500’ü aşkın kulesi ile ----------- ilk ve tek, Avrupa’nın 3’üncü büyük kule ve altyapı operatörü olup ----------- bünyesindeki --------- tarafından 17 Ekim 2007 tarihinde “Altyapı İşletmeciliği Hizmeti” sunmak konusunda süresiz olarak yetkilendirildiğini ve yetkilendirildiği tarihten günümüze BTK denetim ve gözetiminde faaliyet gösteren bir işletmeci olduğunu, bu kapsamda telekomünikasyon işletmecileri ile radyo ve televizyon yayıncıları gibi kablosuz iletişim alanında faaliyet gösteren tüm işletmeci ve yayıncıların,

kapsama alanı sağlamak amacıyla kuracakları cihaz ve sistemler için gerekli olan kule, direk, seperasyon ve benzeri bütünleyici unsurlardan oluşan tesisler kurmakta ve kurduğu tesisleri üçüncü kişilerin kullanımına tahsis ettiğini, davalılardan -----------Ş'ye ait ----------- adresinde ------------ tarafından 28.12.2022 tarihinde “---------” başlığı ile yayımlanan köşe yazısında özetle; ----------- bünyesinde bulunan ------------Ş nin BTK mevzuatına aykırı olarak kurularak işletildiği,

Devlete devredilmesi gerekirken yine kanuna ve hukuka aykırı şekilde halka arz edileceği şeklinde tamamen gerçeğe aykırı beyanlar kaleme alındığını, davalıların basın mensuplarının sahip olması gereken özen ve yükümlülüğü e meslek etik ilkelerinden yoksun şekilde mezkur olaya sebebiyet verdiklerini belirterek dava konusu hukuka aykırı haber manşet ve içeriğinin haksız rekabet ve müvekkilinin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinin tespitine, müvekkili aleyhine haksız rekabet teşkil eden ve kişilik haklarına yönelen saldırının önlenmesine ve durdurulmasına,

müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararın bir nebze olsun giderilebilmesi maksadıyla yayım tarihinden itibaren başlayacak olan yasal faizi ile birlikte 1.000.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen dosya davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının arabuluculuk dava şartını yerine getirmediğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, huzurdaki davanın ---------Ş'nin halka arzı ile 28.12.2022 tarihli ------------- Tuhaf Halka Arz Girişimi başlıklı yazı ile ilgili olup, davacının % 100 ortağı olduğu -----------Ş de aynı yazıyla ilgili olarak ------------ esas sayısına kayıtlı olarak aynı müvekkillerine karşı dava açıldığını, davalar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğunu belirterek birleştirilmesine karar verilmesin italep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE :Talep, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ,manevi tazminatın tahsili istemli olup, ayrıca tedbiren ----------- ait ----------- bağlantılı adresine erişimin engellenmesi istenmiştir.Dava; haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile manevi tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davaya konu haberleri TTK. 56 vd maddeleri gereğince haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı ve davacının manevi zarara uğrayıp uğramadığının ve manevi tazminat isteminin yerinde olup olmadığı hususunun tespiti noktasındadır. -------- sayılı dosyasında davacı -----------Ş olup, aynı davalılar hakkında aynı tarihli aynı yazılar sebebiyle aynı taleplerde bulunulmuş olduğundan, birleştirme kararı verilmiş, yargılamaya iş bu dava üzerinden devam edilmiştir.

Tarafların iddia ve savunmaların doğrultusunda davaya konu haberlerin haksız rekabet teşkil edip etmediği, davacının varsa uğramış olduğu zararların tespiti noktasında bir haksız rekabet alanında uzman bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, sunulan 11/11/2024 tarihli raporda özetle; "---------- sektörün öncü kuruluşu olması ve --------- şirketin halka açık olmayan kısmının en büyük ortağı olması sebebiyle özel bir konumda olduğu,

davacı ------------ bu özel konumu itibariyle, kendisine yöneltilen eleştiriler bakımından daha geniş bir yorum yapılması gerektiği, eleştiri sınırının bu ihtimalde daha yüksek çizilmesi gerekeceği,, Davalı tarafından yapılan haber içeriklerinde bir takım bilgilere yer verildiği, bunların bir kısmının davalının kişisel düşünce ve çıkarımlarını yansıttığı, bir kısmının ise somut olayların aktarımından ibaret olduğu, bu bilgilerden hareketle davalının ----------- kimi davranış ve kararlarını eleştirdiği, Davacının özellikle davalı tarafından yapılan "halka arz" temalı habere ilişkin beyanlarda bulunduğu,

ancak dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, bu yazıda yer alan eleştiri ve davalı çıkarımlarının sektör paydaşları tarafından da ileri sürüldüğü, haberdeki eleştiri ve çıkarımların tamamen yanlış olduğundan bahsedilemeyeceği, ayrıca ifadelerin gereksiz yere incitici bir beyan olarak nitelendirilemeyeceği" mütalaa edilmiştir.TTK’nin 55/(1)-a-1 maddesinde “Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” haksız rekabet olarak düzenlenmiştir.

"6102 sayılı TTK’nin 55/(1)-a-1 maddesi anlamında kötülemeden bahsedilebilmesi için ortada sözlü, yazılı veya resimli şekilde bir açıklama (beyan) olmalıdır.

Bu açıklamanın başkalarının şahsı, emtiası, iş mahsulleri, faaliyetleri yahut ticari işleri hakkında olması; nihayet bu beyanın yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici olması gerekmektedir.Somut uyuşmazlığa konu beyan ve haberlerin haksız rekabet teşkil edebilmesi, bu beyan ve haberlerin davacı şirketleri hedef göstermesi; davacı şirketlere matuf olması ve ayrıca yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici nitelikte olması hâlinde mümkündür.Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir.

Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır.

Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir.

Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir. Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanununun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur.

Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır.

Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi birçok kararında; “...Sözleşme’nin 10/1. fıkrasında güvence altına alınan ifade özgürlüğünün, demokratik toplumun ana temellerinden birini ve yine bu toplumun gelişmesi ve her bireyin kendini geliştirmesi için esaslı şartlarından birini oluşturduğunu hatırlatarak ifade özgürlüğünün, Sözleşme’nin 10/2. fıkrasının sınırları içinde, sadece lehte olan veya muhalif sayılmayan veya ilgilenmeye değmez görülen "haber" veya "fikirler" için değil, ama aynı zamanda muhalif olan, çarpıcı gelen veya rahatsız eden haberler veya fikirler için de uygulandığını, bunun, çoğulculuğun,

hoşgörünün ve açık fikirliliğin gerekleri olduğunu, bunlar olmaksızın "demokratik toplum" olamayacağını ...” belirtmiştir. İfade özgürlüğü ve bu bağlamda basın özgürlüğünün asıl, sınırlamanın ise istisna olduğu unutulmamalıdır.

Sınırlamanın kanuni olması, meşru amaca dayanması ve demokratik toplumda gerekli ve orantılı olması da gözetilmelidir.TTK'nun 56/e bendine göre, haksız rekabet halinde Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesinde gösterilen şartlar mevcutsa manevi tazminata hükmedilir.

Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde. Basın özgürlüğü Anayasa'nın 28. Maddesi ile teminat altına alınmış, basının özgür olduğu ve sansür edilemeyeceğibelirtilmiştir. Basına güvenlik sağlanması demokratik toplum düzeninin ve haber alma hakkının korunmasının gereğidir. Bu nedenle davalının yayım yaparken gerçekleştirdiği eylemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde basın özgürlüğünün dikkate alınması gerekmektedir.

Basın özgürlüğü sınırsız bir özgürlük olmayıp bu hakkın kullanılmasında yine Anayasa ile güvence altına alınan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması gerekir. Basın özgürlüğü ile kişilik haklarının çatışması durumunda daha üstün yarar korunacaktır. Üstün yararın belirlenmesinde asıl kriter kamu yararı olmakla birlikte yayının gerçek ve güncel olması, toplumu ilgilendirmesi, özle biçim arasındaki dengenin gözetilmesi ve objektif olması gibi kriterler dikkate alınmalıdır.

Gerçeklik kriteri somut ve maddi gerçeği değil "görünür gerçeği " ifade etmektedir.

Özle biçim arasındaki dengenin korunması haberin kamuoyuna sunuluş nedeni ile sunuluş şeklinin uyumlu olmasını ifade etmektedir.Somut olayda davalı ------------ tarafından yazılan, davaya konu, 28/12/2022 tarihli yazılan davaya konu yayınlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının okuyucunun dikkatini habere çekmek amacı ile çarpıcı başlık ve ifadeler kullanmasının bir gazetecilik tekniği olması ve yazı içerikleri incelendiğinde davacıların ticari itibarına ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı, kişilik haklarına saldırı amacının da anlaşılmadığı, esasen yazıların basın özgürlüğü kapsamında kaldığı anlaşılmıştır.

Bu itibarla, kullanılan sözlerin ve yazı içeriğinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde ve haksız rekabet kapsamında olmadığı anlaşılmış ve tüm taleplerin reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklandığı üzere;

1-Asıl ve birleşen davada, davacının erişimin engellenmesi, kişilik haklarını ihlal edildiğinin tespiti, haksız rekabetin önlenmesi, durdurulması, manevi tazminata hükmedilmesi, kararın ilanı istemlerinin tümünün REDDİNE;

2-Asıl dava yönünden;

a)Alınması gerekli 68.310,00-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 17.077,50-TL harcın mahsubu ile kalan 51.232,50-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

b)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

c)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

d)Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,

e)Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat yönünden AAÜT'ne göre hesaplanan 152.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

f)6325 sayılı Kanunun'un 18-A/13. bendi uyarınca -------------- tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazine adına irad kayına,

3-Birleşen dava yönünden;

a)Alınması gerekli 68.310,00-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 17.077,50-TL harcın mahsubu ile kalan 51.232,50-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

b)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

c)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

d)Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,

e)Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat yönünden AAÜT'ne göre hesaplanan 152.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

f)6325 sayılı Kanunun'un 18-A/13. bendi uyarınca ------------- tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazine adına irad kayına,

Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacılar vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 19/02/2025

İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/126, K. 2025/168, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No: 2025/168
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 20/02/2023
  7. Karar Tarihi: 19/02/2025
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/126
Karar No
2025/168
Tarih
19 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/126 K.2025/393
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2023/126 K.2025/171
  • İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/127 K.2025/56
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/127 K.2025/387
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/128 K.2025/389
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/129 K.2025/87

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.