KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/219
- Karar No
- 2025/97
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2025
Karar Metni
1.465 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/219 Esas
KARAR NO: 2025/97
DAVA
Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/03/2023
KARAR TARİHİ: 29/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalının 5216 sayılı ---------- Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 26.maddesi uyarınca --------- iştiraki konumunda olduğunu, davalı ile müvekkili şirket arasında konusu agrega konusu işi olan 4735 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında 18/04/2022 tarihli, --------- numaralı sözleşmenin akdedildiğini, davalı tarafın 4735 sayılı kanunun 25/f ve 20/b maddesine dayanılarak 18/08/2022 tarihinde sözleşmenin feshine, müvekkili tarafından verilen teminatların irat kaydedilmesine ve müvekkili şirketin 1 yıl süreyle ihalelere katılmaktan yasaklanmasına karar verdiğini, sözleşmenin feshine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, sözleşmenin,
sürenin son günü feshedildiğini, kötü niyetli olduğunu, 4735 sayılı kanunun 20/a maddesine göre sözleşmenin feshedilmeden önce sözleşmedeki edimlerinin yerine getirilmediği, edimlerini yerine getirmesi, aksi halde sözleşmenin feshedileceği, teminatın irad kaydedileceği yönünde ihtarname keşide ederek en az 10 gün süre verilmesi gerektiğini, davalının sözleşme kapsamında kendi borçlarını yerine getirmeden karşı taraf edimini yerine getirmemesi sebebiyle sözleşmeyi feshedemeyeceğini, netice olarak özetle davanın kabulüne, taraflar arasındaki 18/04/2022 tarihli,
---------- numaralı sözleşmenin davalı tarafından 18/08/2022 tarihinde haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğinin ve sözleşmenin yürürlükte olduğunun tespitine, sözleşmenin feshi sonunda müvekkili şirketin vermiş olduğu ve irat kaydedilen fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 635.291,44 TL teminatın --------- Noterliği'nin 05/10/2022 tarihli,---------- yevmiye numaralı 07/10/2022 tarihinde tebliğ edilen ihtarnamede verilen sürenin sona erdiği, 10/10/2022 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
davalı firmaya verilen ve hala ödenmeyen ürün bedeli 453.966,75 TL'nin ---------- Noterliği'nin 05/10/2022 tarihli, ---------- yevmiye numaralı, 07/10/2022 tebliğ edilen ihtarnamede verilen sürenin sona erdiği, 10/10/2022 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili dava dilekçesinde özetle.
"Müvekkili şirket tarafından --------- İhale Kayıt numaralı “---------- için 150.000 ton Agrega (Nakliye Dahil) Alımı İşi” ihalesine çıkılmış ve ihale davacının uhdesinde kaldığını, bunun sonucunda 18.04.2022 tarihinde müvekkil şirket ve davacı arasında dosyada mübrez ----------- numaralı sözleşme| “Sözleşme”) akdedildiğini, davacının, sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı,
Sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerine riayet etmeyerek talepleri yerine getirmediği tespit edildiğini, bu kapsamda, işbu sözleşme "4735 sayılı Kanunun “Sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin 25 inci maddede sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi” biçimindeki 20/b maddesi uyarınca----------- İhale Kayıt Numaralı “----------- İçin 150.000 Ton Agrega (Nakliye Dahil) Alımı İşi” sözleşmesinin şirketleri tarafından 17.08.2022 tarihli Yönetim Kurulu kararına istinaden feshedilmiştir." gerekçesi ile müvekkili şirket tarafından feshedildiğini,
öncelikle davacının bahse konu sözleşmeye aykırı davranışlarının 4735 sayılı Kanun kapsamında 25.maddesinde sayılan haller kapsamında olduğu anlaşıldığından müvekkili şirket tarafından sözleşme feshedilmiş ve davacı şirket hakkında ihaleden yasaklama kararı verildiğini, dolayısıyla, işbu davanın idari yargıda açılması gerektiği izahtan vareste olup görev itirazında bulunma gereği hâsıl olduğunu, dava dilekçesinde, bahse konu feshin geçersiz olduğu,
taleplerin usulüne uygun olarak mail ve faks adreslerine ulaştığının ve yerine getirilmediğinin ispatı gerektiği iddia edildiğini, önemle belirtmek gerekir ki, sözleşmede yer alan düzenlemeler incelendiğinde 16.maddenin 5.fıkrasında "İdare, 7 günlük periyotlar halinde söz konusu periyottan en az 1 gün öncesinde agrega ihtiyacını "Agrega Talep Formu" ile yazılı olarak faksla, mail yoluyla Yüklenici'ye bildirecektir." şeklinde olduğunu, bu kapsamda, müvekkili şirket tarafından 16.05.2022 tarihli "Agrega Talep Formu" düzenlenmiş olup sözleşme hükümleri uyarınca 7 günlük periyotlar halinde düzenlenen formlar davacı şirkete iletildiğini,
son düzenlenen formunun 13.07.2022 tarihli olduğu, müvekkil şirket tarafından 9 kez talep oluşturulduğu ve davacı şirkete mail ile gönderildiği ekte yer alan bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılacağını ancak önemle belirtmek isteriz ki, dava dilekçesinde "belirtilen elektronik posta adresine" gönderim yapılması gerektiği şeklinde vurgulama yapılarak sözleşmede taraflara ilişkin bilgiler bölümünde yer alan elektronik posta adresine bildiri yapılması gerektiği belirtildiğini belirterek özetle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, 18/08/2022 tarihli agrera alım sözleşmesinden kaynaklı, bakiye alacağın tahsili için açılan alacak davasıdır.Davacı, bu sözleşme kapsamındadavalının irat kaydettiği teminat tutarının, ödenmemiş ürün bedelinin ticari faizi ile tahsiline karar verilmeni talep etmiştir.Davalı görevin idari yargıyı ilgilendirdiğini, sözleşmeyi haklı sebeple feshettiklerini ve sözleşmeye aykırılıktan ceza faturası kestiklerini, davacının alacağının kalmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davacının sözleşmeden kaynaklanan alacağı olup olmadığı araştırılırken uyuşmazlık noktaları,
davalı tarafın yaptığı siparişlerin doğru e-mail adresine gönderilip gönderilmediği, davacının üstlendiği ton kadar ürün temin edip edemediği, davalının fesih iradesinin haklı olup olmadığıdır.Bir mali müşavir, bir inşaat mühendisi , bir nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden oluşturulan bilirkişi heyetine dosya tevdi edilmiş, tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılmıştır.Bilirkişi heyeti 19/09/2024 tarihli raporunda, sözleşmede belirtilen e-posta adresi dışında başka bir e-posta adresine davalı tarafından siparişlerin gönderildiğini ancak davacının son iki siparişe cevap vermemekle beraber fatura düzenlediği,
davacının bu siparişlerin bir kısmınını yerine getirdiği, sözleşmenin 16.8 maddesine göre davacının 5 defa 'şer günlük taleplere cevap vermemesi halinde haklı fesih sebebinin olduğunu, taleplerin en az %80 ininin karşılanmasının zorunlu olduğunu, 16.5 maddesine göre %80 in altında kalan beher ton için 5 TL + KDV ceza şartı uygulanacağını, davacının 14 talepte %80 i karşılayamadığı,
buna göre fesih koşullarının oluştuğunu ancak, öte yandan sözleşmenin 4 aylık süreli bir sözleşme olarak düzenlendiğini, 18/08/2022 tarihinde kendiliğinden sözleşmenin sona ereceğini, davalının 17/08/2022 tarihinde sözleşmenin feshi için yönetim kurulu kararı alıp 18/08/2022 tarihinde noter kanalı ile sözleşmeyi feshettiğini bildirmesinin hukuki anlamda bir fesih olmadığını, sözleşmenin sona erdiğinin bildirimi niteliğinde olduğunu, davalının da sözleşmeye göre faturanın onaylanmasından itibaren 60 gün içinde ödenmesine dair sözleşmenin 12.2 maddesine aykırı hareket ederek sözleşme boyunca hiç ödeme yapmadığını,
davacının ihtarı üzerine 11/10/2022 tarihinde kısmi ödeme yaptığını, kendi üstüne düşen edimi yerine getirmeyen davalının sözleşmeyi feshederek cezai şart ve teminatı irad kaydetme talebinde bulunmasının dürüstlük kuralına aykırı olacağını mütalaa etmiştir. Rapora karşı davacı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Rapora karşı davalı, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, feshin haklı olduğunu, yapılan kesintilerin de haklı olduğunu, ayrıca yapılan yazışmalar neticesinde davacının 19/08/2022 tarihinde 506.250 TL lik banka teminat mektubunun nakde çevrilmesi talebinin geri alınması, 506.250 TL nin üfe oranında güncellenmesi ile 635.291,44 TL nin cari alacaklarından düşülmesini talep ettiği, bu talep üzerine alacaklarından mahsup yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Yapılan kesinti miktarlarında ve teslim edilen/edilmeyen mal miktarında bir ihtilaf yoktur. İhtilaf bu kesintinin haksız olup olmayacağıdır. Bu itibarla bilirkişi raporuna yapılan itirazlar teknik veya mali bir inceleme gerektirmediğinden, ek rapor alınması istemi reddedilmiştir.Tm dosya kapsamı, taraf iddiaları, bilirkişi raporu incelendiğinde; Davacının davalının yanlış e- posta adresine sipariş gönderdiği iddiası esasa etkili görülmemiştir.. Davacı bildirmedikçe davalının söz konusu e-posta adresini bilmesi mümkün olmadığı gibi, davacının bu hususta davalıyı uyaran bir ihtarı olmamış, sözleşme boyunca davacı siparişlerden haberdar olmuş, kısmen talepleri karşılayan mal teslimini de yapmıştır.
Öte yandan davacının, davalının sözleşmeyi haksız feshettiği ve haksız kesintiler yaptığı iddiası haklı görülmüştür. Sözleşmenin süreli olduğu, her iki tarafın da sözleşme göre edimlerini yerine getirmediği, davacının 14 kez talebin %80 inini karşılayamadığı, davalının da karşılanan talepler için sözleşme boyunca ödeme yapmadığı açıktır.
TBK nın 97. Maddesine göre "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." Somut olayda da davalının kendi edimini yerine getirmeden davacının edimini yerine getirmemesi sebebine göre sözleşmeyi feshedemeyeceği kabul etmek gerekir.
Sözleşme 18/04/2022 tarihinde 4 ay süreli olarak düzenlenmiş olup, talepler karşılanmadığı halde sürenin sonuna kadar sözleşmeyi feshetmeyen davalı, sözleşmenin bittiği gün fesih ihtarı çekmiş olup, bu fesih ihtarının sözleşmenin sona ermesine bir etkisi yoktur. Zaten süresi biten sözleşme aynı gün sona ermiştir.
Davalının rapora itiraz dilekçesinde sözünü ettiği yazışma da resen incelenmiş, cevap dilekçesi ekinde yer alan tarihsiz davacı şirketin imza ve kaşesi olan dilekçe dosyaya takılmıştır. Davacı şirket. Davalıya hitaben hazırladığı bu dilekçede "talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla" ifadesini kullanarak banka teminat mektubunun nakde çevrilmemesini, onun yerine cari hesap alacağından mahsup yapılmasını talep etmiştir.
Davacının bu dilekçesi haklarından vazgeçme iradesi olmadığını göstermekte, ihtirazi kayıt içermektedir. Dolayısıyla tarafların mahsuplaşma işleminde rızaya dayalı anlaştıkları söylenemez.
Bu sebeplerle davacının davasında haklı olduğu, davacı alacağından haksız yere mahsup edilen 453.966,75 TL ile davalı tarafından irat kaydedilen 635.291,44TL nin davacıya ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/219, K. 2025/97, 29 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama