İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/389 K.2026/74

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/389Karar2026/74Tarih27 Ocak 2026Okuma10 dk · 1.993 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/389
Karar No
2026/74
Karar tarihi
27 Ocak 2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.993 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/389

KARAR NO : 2026/74

DAVA

Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 24/05/2023

KARAR TARİHİ : 27/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ---- Türkiye’de 1987 yılında kurulmuş olup, ekmek, pasta

ve çikolata sektörlerindeki müşterileri için, gıda ürünleri, bileşenleri ve hammaddeleri üreterek

bunların satışını, dağıtımını ve pazarlamasını yaptığını, Davalının, 06.11.2014 tarihinde müvekkili şirkette "ARGE Müdürü" olarak çalışmaya başladığını,

23.06.2022 tarihinde ise, iş sözleşmesini istifa etmek suretiyle tek taraflı şekilde feshettiğini, davalının,

iş sözleşmesini feshettiği tarihte aldığı aylık brüt ücretinin 34.736,99-TL olduğunu,

Davalının ARGE Müdürü olarak, müvekkili şirketin, gizli bilgilerine vakıf olduğunu, davalının,

müvekkili şirketin ticari sırlarına vakıf olduğundan, davalı ile imzalanan iş sözleşmesinde, rekabet

yasağına ilişkin düzenlemeye yer verildiğini, davalının, iş sözleşmesi sona erdikten sonra da, belirlenen

süre boyunca, rekabet etmeyeceğini ve öğrendiği sırları saklayacağını taahhüt ettiğini, Davalının, müvekkil şirket ile imzaladığı İş Sözleşmesinin, 10.2. ve 10.3. maddelerinde; “10.2- İşbu

hizmet akdinin, İşçi tarafından haklı nedenle veya İşveren tarafından haklı neden olmaksızın feshi halleri hariç,

işçi veya işveren tarafından feshedilmesi veya sona erdirilmesi halinde, işçi, hizmet akdinin bu suretle

feshedildiği tarihten itibaren iki yıl süre ile Türkiye veya Türkiye dışında ekmekçilik, pastacılık, pastacılık için

kullanılan çikolata ve çikolatalı ürünler ile benzerlerinin üretim, satış veya dağıtım işlerinden herhangi biri ile

iştigal eden herhangi bir kişi, firma veya kuruluşta, herhangi bir sözleşme ile veya sözleşme olmaksızın,

doğrudan veya dolaylı olarak herhangi bir sıfatla çalışmayacağını veya ortak olmayacağını,

10.3- İşçi, yukarıda 10.1 ve 10.2 maddede yazılı taahhütlerinden herhangi birine aykırı hareket ettiği takdirde,

İşverenin bundan doğacak tüm zararlarını tazmin etmekle beraber ve ayrıca her bir ihlal için İşverene 50.000

USD cezai şart ödemeyi, peşinen kabul ve taahhüt eder.” Şeklinde yazılı taahhüde yer verildiğini, davalının,

müvekkili şirketle rekabet etmemeyi, açık ve net bir şekilde kabul ettiğini, davalının rekabet etmeme

borcuna aykırı hareket etmesinin yaptırımının ise ceza koşuluna bağlandığını ve bu hallerde davalının,

müvekkili şirkete, her bir ihlal için 50.000-USD ceza koşulu ödemeyi kabul ettiğini, Davalının müvekkili şirketle arasındaki iş sözleşmesi sona erdikten sonra, müvekkili şirketin rakibi,

aynı sektörde faaliyet gösteren, ------, ARGE biriminde, aynı

pozisyonda çalışmaya başladığını, ----, müvekkili şirket gibi, ekmekçilik, pastacılık,

pastacılık için kullanılan çikolata ve çikolatalı ürünler ile benzerlerinin üretim, satış veya dağıtımını

yapmakta olup, müvekkili şirket ile rekabet içerisinde olduğunu, Davalının, müvekkili şirket ile arasındaki iş sözleşmesi sona erdikten sonra, müvekkili şirketin rakibi

olan ------ çalışmaya başlayarak, rekabet etmeme taahhüdüne aykırı davrandığını, davalının,

taahhüdünü ihlal etmesi nedeniyle sorumluğunun bulunduğunu, BAM, Yargıtay ve Yasa maddelerinde açıkça ifade edildiği üzere, rekabet yasağına aykırı davranan

davalının, bunun sonucu olarak müvekkili şirketin uğradığı bütün zararları gidermesi gerektiğini, aynı

zamanda, İş Sözleşmesinin 10.3. maddesinde, "İşçi, yukarıda 10.1 ve 10.2 maddede yazılı

taahhütlerinden herhangi birine aykırı hareket ettiği takdirde, İşverenin bundan doğacak tüm

zararlarını tazmin etmekle beraber ve ayrıca her bir ihlal için İşverene 50.000 USD cezai şart ödemeyi,

peşinen kabul ve taahhüt eder." hükmü yer aldığından, davalının, müvekkili şirkete verdiği zararları

tazmin borcu yanında, ceza koşulunu da ödemesi gerektiğini, dava ikame edilmeden önce, davalıya

----- Noterliğinden gönderilen 02.11.2022 gün ve ------ yevmiye sayılı ihtarname ile de, rekabet

yasağına aykırı davranıldığı, bu nedenle rekabet yasağına ve haksız rekabet hükümlerine aykırı

davranışlarına derhal son vermesi, rekabet etmeme borcunu ihlal etmesi nedeniyle taahhüt ettiği ceza

koşulu tutarını 5 gün içerisinde ödemesi gerektiği ihtaren bildirildiğini ancak, davalının herhangi bir

cevap vermediği, rekabet yasağına aykırı eylemlerini sonlandırmadığı gibi, ceza koşulu tutarını da

ödemediğini belirtmiş olup, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının

Gizlilik ve Rekabet Etmeme Taahhüdüne aykırı hareket ettiğinden, şimdilik 50.000 TL tutarındaki

ceza koşulunun, (ihtarnamenin tarihi olan) 04.11.2022 tarihinden itibaren, ------ avans faizi oranında

faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine, tüm yargılama giderleri ile vekâlet

ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ----, davacı ------ şirketinde işçi olarak çalıştığını, işverenlikçe kendisine

uygulanan mobbing ve yasal haklarının ihlali sebebiyle işten ayrıldığını, davalının, işvereni ile davalık

olup daha fazla stres yaşamamak adına haklı fesih sebepli maddi manevi tazminat hakları ile

ödenmeyen fazla çalışma ve prim ücretlerini dahi talep konusu yapmadığını, istifa dilekçesi vererek

işten ayrıldığını, buna karşın, işveren şirketin mobbinginden kurtulamadığını, son olarak da aleyhinde

işbu mahkemede Tazminat talepli dava açıldığını, Davanın, taraflar arasındaki iş ilişkisinden kaynaklandığını, taraflar arasında bağımsız bir rekabet

etmeme sözleşmesi bulunmadığını, iş sözleşmesi içine gizlenmiş olarak rekabet etmeme maddesine

dayanılarak tazminat talep edildiğini, bu sebeple görevli mahkemenin ---- İş

Mahkemeleri olduğunu, Rekabet etmeme sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davalının iradesinin sakatlandığını, davalı -----, aynı iş ile uğraşan aynı sektördeki bir şirkette aynı işi yapmakta iken, davacı ------ ile

anlaşarak çalışmaya başladığını, davacıya çalışmaya başlamadan önce iş sözleşmesinin inceletildiğini,

çalışmaya gittiği ilk iş günü iş sözleşmesi önüne konarak imzalamasının istendiğini, davalının bu

sözleşme maddeleri üzerinde pazarlık etme şansının olmadığını, rekabet etmeme maddesine ilişkin

olarak ise "O maddeyi standart olarak imzalatıyoruz, zaten geçersiz, kaldı ki siz de zaten aynı pozisyonda başka bir şirketten bize geldiniz, bu maddeyi uygulamamız komik olur" denerek

geçiştirilmesi üzerine sözleşmeyi imzaladığını,

Taraflar arasında hususi bir rekabet etmeme sözleşmesi yapılmadığını, bu sözleşmenin iş sözleşmesi

içindeki maddeler ile temin edildiğini, ilgili maddeler incelendiğinde hükümlerin çalışanın anayasal

bir hak olan çalışma hakkını ortadan kaldıracak derecede ağır ve geçersiz olduğu, davacının

iddialarının gerçekleri yansıtmadığının anlaşıldığını, Davalı müvekkilinin, Gıda Mühendisi olup, mesleki bilgisini mühendislik fakültesinde kazandığını,

davacı şirket tarafından kendisine en ufak bir mesleki veya teknik bir bilgi yahut gizliliği olan bir

yöntem kazandırılmadığını, müvekkilinin meslek hayatına ekmek-pasta gibi unlu mamuller alanında

çalışarak başladığını ve bu alanda kıdemli bir çalışan haline geldiğini, davacı ----- tarafından

istihdam edilmesinin sebebinin de zaten bu alanda daha önceki işlerinde olan tecrübe birikimi

olduğunu, çalışanın bu alanda çalışmasının dünya genelinde yasaklanmasına ilişkin 10.2. Maddesinin

anayasaya ve hukuka aykırı ve geçersiz olduğundan davanın reddi gerektiğini, zira müvekkilin 20 yıllık

tecrübesi "ekmek ve pasta" malzemeleri sektöründe olduğunu ve süt ürünlerinde aynı veya benzer

pozisyonda iş bulmasının imkânsız olduğunu,

Davalı işçinin, davacı işverenin rekabete konu olabilecek teknik ve müşterilere ilişkin bilgilerine hâkim

olmadığı gibi, davalının davacıdan elde ettiği bu tip özel bir teknik teknolojik bilgisinin olmadığını,

davalının, davacı tarafından herhangi bir eğitim veya sertifikasyona tabi tutulmadığını,

Her ne kadar çalışılan pozisyonun AR-GE olsa da çalışılan alan ekmek ve pasta olduğundan kullanılan

bilgilerin Gıda Mühendisi herkesin bileceği yahut araştırarak bulabileceği bilgiler olduğunu, kesinlikle

yeni bir teknoloji geliştirme veya şirket içinde dışarıya sızması hak kaybına sebep olacak bir know

how’un söz konusu olmadığını, bu bağlamda "davacının gizli bilgilerine vakıf olunduğu" iddiasının

gerçek dışı olduğunu, davacının talep ve iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu belirtmiş olup,

davanın usulden reddine, davacı talebinin hukuka aykırılığının tespiti ile davanın esastan reddine,

davacının haksız ve mesnetsiz davasının tüm talepleri yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekâlet

ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle Rekabet yasağının ihlalinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.Sgk'ya müzekkere yazılarak davalının hizmet döküm cetveli, davalıya ait iş sözleşmesi, Ticaret Sicil Kayıtları incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır.

Mahkememiz 07/05/2024 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ---- beyanında; " Ben davacı şirkette 7 yıldır çalışmaktayım, davalı ------ benden önce işe başlamıştı, ben ------- Arge müdürü olarak çalışmaya başladım, üç yıl önce Arge direktörü pozisyonuna terfi ettim, davalı ise birlikte çalıştığım süre zarfında dolgu dekor Arge müdürü idi, biz davalı ile işten ayrılana kadar birlikte çalıştık, ben Arge direktörü olana kadar bir fiil yan yana çalıştık, daha sonra ise kendisi benim elemanım olarak çalıştı, davalı işini teknik olarak yapabilen bir personeldi, işi ile bir sıkıntısı yoktu, yalnızca kişisel anlamda depresif bir karakteri vardı,

benden önceki amiri ile şahsi sorun yaşamıştı, ancak benimle herhangi bir sıkıntısı olmadı, benim bildiğim kadarıyla kendisi işten ayrıldı, davalı dolgu dekor bölümüne ait bütün formülasyonları görme yetkisine sahipti, bu bölümde bu bilgelere yalnızca davalı ve ben görme erişimine sahiptik, bu bilgileri yalnızca şirketin diğer ülkelerdeki çalışanları ile paylaşıyoruz, müşteri tarafından talep edilmesi halinde proje açılır, ürünü laboratuar ortamında geliştirmeye açarız, taslak formülasyonlarımızı kullanırız, mesela müşteri çilekli dolgu istiyor,

ilk formülasyondan sonra çilek aromasının artmasını düşünürsek farklı bir formülasyonla ürüne devam ederiz, bu şekilde farklı denemeler yaparız, en son müşteriye sunarız, müşteri tarafından onaylanırsa, bizde arge olarak ilk üç üretimi gerçekleştirip, teslim ediyoruz, daha sonra üretim bölümü üretime devam ediyor, dava dışı ---- firması doğrudan bizim rakip şirketimizdir, biz rakiplerimizden kimseyi işe almıyoruz, bizim şirketten dava dışı şirkete başkaca geçen olup olmadığı hususunda bir bilgim yoktur, şirketin formülasyonları % 100 orjinaldir,

davadışı şirket doğrudan rakibimiz olduğu için zaman zaman bizim müşterilerimizin onlara geçtiği , onların müşterilerinin bize geçtiği olmuştur, davalının müşteri profiline ilişkin bir bilgisi vardır, görev tanımı gereği müşteri ziyaretleri yapmakla yükümlüyüz, sabit formülasyonlarımızda vardır, müşteriye özel formülasyonlarımızda vardır, bu bilgilere sistem üzerinden ulaşılmaktadır, fiziki çıktısı da alınabilmektedir, bilgim görgüm bundan ibarettir," demiştir.

Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya insan kaynakları uzmanı ve mali müşavir bilirkişi heyetine tevdii edilerek, rapor alınmıştır. 10/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacı şirketin 2019-2020-

2021-2022 ve 2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde

alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davacı Şirketin Talebi Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde (Sf. 11 –

12) detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; rekabet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için gerekli

olan yer sınırlamasını içermediği, (Türkiye veya Türkiye dışında belirtilmiş) iş türü

bakımından da, “üretim, satış veya dağıtım işlerinden herhangi biri” bahsetmesi

nedenleriyle, konu sınırlandırması açısından da çok geniş bir kapsamda ele alındığı tespitleri

yapılmakla beraber, konunun nihai takdiri ve sözleşmedeki ilgili maddelerin kısmi butlan

kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve ilgili maddelerde düzenleme yapılması

yetkisi ile davalının davacıya cezai şart ödemesi gerekip gerekmediği ve miktarı konusundaki

kararın Sayın Mahkemede olabileceği kanaatine varıldığı, davacı şirketin 50.000 USD cezai şart talebi yönünden: ilgili cezai şartın, Davalının işe giriş tarihi olan 06.11.2014’de davacının 5.650 TL olan brüt maaşına göre, 19,8

aylık brüt maaşına denk geldiği, Davalının işten ayrılış tarihi olan 23.06.2022’de davacının 34.786,99 TL olan brüt maaşına

göre, 24,9 aylık brüt maaşına denk geldiği tespit edilmiş olup; Taraflarca imzalanmış olan sözleşmede kararlaştırılmış 50.000 USD cezai şartın ölçülü olup

olmadığı konusunda takdirin Sayın Mahkemede olduğu,

" tespitinde bulunmuşlardır.

Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin ayrı ayrı beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.

Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Davalı asilin davacı firmada arge direktörlüğünde arge müdürü olarak görev yaptığı sabit olmakla iş akdinin sona erdiği tarih itibariyle 6098 Sayılı TBK 444 - 445 madde hükümlerinin olaya tatbiki gereklidir. Bu minvalde dilekçe ekindeki taahhütname içeriği incelendiğinde rekabet yasağına yönelik sınırlamanın kapsadığı alan itibariyle Türkiye veya Türkiye dışında ekmekçilik, pastacılık, pastacılık için kullanılan çikolata

ve çikolatalı ürünler ile benzerlerinin üretim, satış veya dağıtım işlerinden herhangi biri ile iştigal

eden herhangi bir kişi, firma veya kuruluşta çalışmayacağına dair rekabet yasağına sözleşme maddesinin çalışma hürriyeti ve hakkaniyetle bağdaşmayacağı takdir edilmiştir. Faaliyet alanı itibariyle ülkenin tümünün kapsam altına alınmış olmasından dolayı çalışanın ekonomik hayatını tehlikeye düşürecek düzeyde bir sınırlama öngörüldüğü ve bu durumun hakkaniyete aykırılık oluşturacağı kanaatine varılmıştır. (emsal için bknz.

Yargıtay -----Karar sayılı ilamı) Velevki sözleşme hükümlerinin 6098 Sayılı TBK 444 (vd) maddeleri uyarınca geçerli olduğu düşünülse dahi bilirkişi heyeti nezdinde yapılan tespit nazarında gizli bilgi, üretim sırrının ifşası yoluyla davacı firmayı zarara uğratmaya ilişkin koşullar ile TBK mevzuatı nazarında haksız rekabete sebep olacak bir durumun tespit edilemediğinin bildirildiği, firmaların rekabet hali içinde olduklarına yönelik bir tespitin yapılmadığı, davacının kasıtlı şekilde zarara uğratılmak istendiğine yönelik yine toplanan deliller nazarında somut bir bulguya rastlanmadığı,

mali açıdan yapılan değerlendirmede de ticari defter ve belgeler incelenmiş olmakla davalı asilin, davacı firmada çalışırken yaptığı işe bağlı olarak öğrendiği bilgileri rakip bir işletmede kullanarak eski işverenine önemli ölçüde bir zarar verme ihtimalinin bulunduğuna ilişkin bir kanaate erişilmediği takdir edilerek sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafından 853,88TL peşin harcın mahsubu ile fazladan yatırılan 121,88-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,

6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7-6325 Sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye adına irad kaydına,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/389, K. 2026/74, 27 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2023/389
  4. Karar No : 2026/74
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 24/05/2023
  7. Karar Tarihi : 27/01/2026
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/389
Karar No
2026/74
Tarih
27 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/389 K.2026/150
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/390 K.2025/1560
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/391 K.2025/1241
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/391 K.2026/5
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/392 K.2026/88
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/392 K.2026/74

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.