KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/920
- Karar No
- 2024/827
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2024
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/920 Esas
KARAR NO: 2024/827
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/11/2023
KARAR TARİHİ: 22/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---------Ş.--------- Şubesi, ---------- çek nolu, keşidecisi ---------Şti olan 20.05.2023 keşide tarihli, 250.000,00-TL. tutarlı çekte ciranta olarak gözüken -----------Ş. kaşesi üzerindeki imzanın müvekkili ----------Ş.’ni temsil ve ilzama yetkili ----------- ait olmadığını, bu nedenle anılan çekten dolayı müvekkili firmanın hukuken sorumluluğunun bulunmadığını, anılan çekteki müvekkilinine ait kaşe ve imzanın sahte olup müvekkili firma yününden hukuki bağlayıcılığı bulunmadığını, müvekkilinin imzasının yer almadığı,
sahte imza ile düzenlenen işbu çekten dolayı sorumlu olmasının hukuken mümkün olmadığını açıklanan nedenlerle davalıya karşı müvekkilinin hukuki sorumluluğu bulunmadığı gibi herhangi bir borcunun da bulunmadığını açıklanan nedenlerle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen davalı taraf davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; hukuki niteliği itibariyle ---------- Bankası ----------- şubesine ait ---------- numaralı 20/05/2023 keşide tarihli ve 250.000-TL bedelli çekteki kaşe ve imzanın davacı tarafa ait olmadığı bu nedenle davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti talepli menfi tespit davasıdır. 6100 sayılı HMK’nun 308. maddesi gereğince, kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir.
Aynı maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre, kabul, ancak, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur. Öte yandan davayı kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK’nun 311/1).
Davalının davayı kabul etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer.Maddede, kabulün davalı tarafça yapılacak bir işlem olduğuna açıklık getirilmiş, ayrıca kısmen kabulün de mümkün olduğu vurgulanmıştır.Maddenin ikinci fıkrasında, kabulün, sadece tarafların, konusu üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda mümkün olduğu ve davayı sona erdirici bir etki doğuracağı açıklanmıştır.
Doktrin ve mahkeme içtihatları da bu yöndedir.Kabul: Davalı mahkememize sunmuş olduğu 28/05/2024 tarihli dilekçesinde, davayı kabul ettiğini beyan ettiği görüldüğünden Davanın, davalının kabulü nedeniyle Kabulüne karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/920, K. 2024/827, 22 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama