KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/303
- Karar No
- 2024/911
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
Karar Metni
875 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/303 Esas
KARAR NO: 2024/911
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/04/2024
KARAR TARİHİ: 19/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkiline ait ----------- plakalı aracı ile 19.04.2022 tarihi saat 17:00 sularında seyir halindeyken --------- ilçesine bağlı ------------- sokakta ilerlerken sol tarafta yer alan sokaktan kontrolsüz ve hızlı bir şekilde yola çıkan davalı ---------- idaresindeki ----------- plakalı araçla çarpışması neticesinde müvekkiline ait aracın ön kısımlarının hasarlandığını, müvekkilinin iş bu kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, sigorta raporlarında da davalı tarafların %100 kusurlu bulunduğunu,
müvekkilinin aracında davalı yana ait aracın haksız fiiline binaen meydana gelen trafik kazası sonucu yapılan onarım işlemleri neticesinde vergiler dahil 69.497,02 TL maddi hasar meydana geldiğini, mevcut hasar miktarının müvekkilinin ----------- numaralı poliçe kapsamında sigortacısı olan ----------Ş. tarafından kasko kapsamında karşılandığını, oluşan değer kaybı dolayısıyla davalı tarafın sigortalı olduğu ---------Ş'ye 10/03/2023 tarihinde taleplerin iletildiğini ancak olumlu dönüş alınamadığını, bu sebeple ----------Ş aleyhine --------- numarası ile başvuru yapıldığını,
yargılama neticesinde ''------------ kaza tarihi itibariyle geçerli olan 50.000,00-TL teminat limitinin 29/08/2022 tarihinde ödemesi yapılan 43.000 TL hasar ve 02/06/2023 tarihinde 13.059,00 TL değer kaybı ödemeler ile tükendiği tespit edilmiştir.
Bu sebeple talebin konusuz kalması sebebi ile hüküm kurulmasına yer olmadığına'' karar verildiğini, davalı yanın sigorta şirketi aleyhine komisyona başvurulmuşsa da teminat limitleri tamamlandığı gerekçesi ile müvekkilinin mağduriyetinin tam olarak giderilmediğini açıklanan nedenlerle davalı ----------- yönetimindeki diğer davalı şirkete ait aracın haksız fiil ve kusuru ile meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkiline ait araçta oluşan değer kaybına binaen şimdilik 100,00 TL’nin; kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine,
davalı ----------- yönetimindeki diğer davalı şirkete ait aracın haksız fiil ve kusuru ile meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilin aracından mahrum kalması sebebi ile araç mahrumiyet bedelinin şimdilik 100,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile lehimize hükmedilecek vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı -------- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle.
Öncelikle zamanaşımı itirazı doğrultusunda davanın reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen davalı ---------- davaya cevap vermemiş, duruşmaya katılmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Trafik kazasından kaynaklanan davanın davacı aracında meydana gelen bakiye değer kaybı zararının ve araç mahrumiyet zararının karşı taraf araç maliki ve sürücünden tahsili davasıdır. 6335 sayılı kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.
Aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.
Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen değerlendirilir.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Aynı kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesine göre ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususu düzenlenmiştir.
Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.Yine aynı kanunun 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. Zira.
Türk Ticaret Kanunu ile kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davalar, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlenmiştir. Durum böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmeyecektir.6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince, mal varlığı haklarına ve şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir.Açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde.
Davacı, davalı ---------- Şti adına kayıtlı ve diğer davanın kullanımda olan aracın karıştığı kaza sonrasında davacı adına kayıtlı ---------- plaka sayılı araç meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet zararını talep ettiği anlaşılmıştır. Davada davalının sigortacısı taraf olarak gösterilmemiştir.
Davalılardan biri karşı araç maliki her ne kadar sermaye şirketi ve tacir ise de davacının uyap GİB ekranında yapılan sorgulamasında potansiyel mükellef kaydı bulunduğu dolayısıyla tacir sıfatına sahip olmadığı, kazaya karışan her iki aracında ticari değil hususi araç olduğu, taraflardan birinin tacir sıfatına sahip olmaması sebebiyle davanın ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca davanın TTK'nın 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı,
TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenlenme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliğine ve davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/303, K. 2024/911, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama