KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/714
- Karar No
- 2025/43
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
Karar Metni
810 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/714 Esas
KARAR NO: 2025/43
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 17/04/2019
KARAR TARİHİ: 16/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket ile davalı arasında sigorta poliçesi akdedilerek, ---------- plakalı araç sigorta edildiğini, müvekkili şirket tarafından sigortalı bulunan ----------- plakalı aracın karıştığı 14/01/2018 tarihli kaza sebebiyle müvekkili ----------- tarafından 4.946,00 TL ödeme yapıldığını, işbu dava dilekçesi ile dava konusu ettikleri mezkur kaza sonrası düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile sabit olduğu üzere; müvekkili şirket tarafından sigortalı bulunan araç sürücüsünün kazaya sebebiyet vermesinden dolayı ağır kusurlu olduğu görüldüğünü, sonuç itibariyle;
işbu dava ile müvekkil şirketçe sigortalı bulunan davalı/borçluya rücu hakkının bulunduğu hususunda tereddüt bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından, kaza nedeniyle ödenen toplam 4.946,00 TL tazminatın sigortalıdan rücuen tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından süresi içerisinde takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ----------- da ikamet etmekte olduğunu, müvekkiline yapılan tebligat usulüne uygun yapılmadan kesinleştirildiğini, tebligat yapılan şahıs müvekkilin çalışanı olmadığını, müvekkili geçmişte geçici olarak ---------- de yaz tatilinde bulunup ondan sonra ---------- gittiğini, Davalının bir iş yeri bulunmadığı gibi çalışanı da bulunmadığını, bu nedenle yapılan tebligat usulüne uygun olmadığını,
davadan önce arabuluculuğa başvuru yapıldığı iddia edilmişse de müvekkile arabuluculuk davetiyesi de usulüne uygun tebliğ edilmediği için arabuluculuk aşamasında yapılan işlemleri de kabul etmiyor arabuluculuk işlemlerinin geçersiz olması nedeniyle arabuluculuk işlemlerinin tamamlanması için öncelikle davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, tebligat usulüne uygun olmadığından tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 30.12.2019 tarihi olarak belirlenmesini cevap süresinin bu tarihten itibaren başlatılmasını talep ettiklerini,
dava dilekçesinde zarara neden olan trafik kazasında kusurun davalı olduğu iddia edilmişse de bunu kabul etmediklerini, müvekkilin sahibi bulunduğu aracın kazanın gerçekleşmesinde bir kusuru bulunmadığını tam aksine kazaya ---------- plakalı araç sürücüsünün neden olduğunu, kazaya davalının sahibi bulunduğu ---------- plakalı araca --------- isimli şahsın kullanmakta olduğu ---------- plakalı araç sürücüsünün dikkatsiz ve tedbirsizliği neden olduğunu, kazanın 06.30 da meydana geldiğini, ---------- plakalı araç ana caddeye aniden çıkarak --------- plakalı araca sol arka tekerlek üzerinde çarptığını,
---------- plakalı araç bulvar üzerinde seyretmekte olduğundan tali yoldan çıkan ---------- plakalı araç sürcüsü ana yoldan geçmekte olan aracın geçişini tamamlamadan ana yola çıkarak arkadan çarpma kusurunu işlediğini, ------------ plakalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davayı kabul etmiyoruz.
Keşif yapıldığında kusur durumu net olarak ortaya çıkacağını, ayrıca kazaya neden olan ----------- plakalı araçta meydana gelen zarar da sigorta şirketi tarafından şişirildiğini gerçek zarar miktarının yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, haksız açılan davanın reddini, %20 sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesini, Yargılama harç ve masrafları ile ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın, davacı tarafından davalı aleyhine ---------- icra müdürlüğü ---------- esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, toplam 5.072,83 TL tutarlı ilamsız icra takibine davalı borçlunun süresinde itirazı doğrultusunda takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür.
Eldeki dava öncelikle ---------- Tüketici Mahkemesinde görülmeye başlanmış, Mahkemece 19/10/2020 tarih ve ---------- Esas ---------- Karar sayılı gönderme kararı verilmiş, dosya Mahkememize tevzi edilmiş yargılamaya mahkememizde devam edilmiştir.Duruşma davetiyesinin taraflara tebliğ edildiği, ---------- Tüketici Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda özetle;
"..tüm dosya kapsamı davacı iddia ve talepleri,davalı savunmalan,dosyada bulunan tüm deliller, Emsal yargı kararları,poliçe genel ve özel şartları hepsi birlikte değerlendirilerek açıklanan kanaate ulaşıldığını, rücu yönünden: ---------- Plakalı araç sürücüsü kaza tutanağına göre kırmızı ışıkta geçmek suretiyle %100 oranında kusurlu olarak karıştığı kaza neticesinde ağır kusuru ve kastı olmadığı kanaati ile rücu şartlarının oluşmadığı meydana gelen hasar tazminat tutarının kaza anında geçerli sigorta poliçesi kapsamında değerlendirilerek sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğu kanaatine ulaşıldığını,
ödenen tazminat tutarının sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğunu, 14.01.2018 tarihinde meydana gelen kazanın poliçe vadesinde olduğunu.." şeklinde rapor sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı trafik sigortacısı, sigorta kapsamında yapmış olduğu ödemenin davalı sürücünün ağır kusuru bulunması nedeniyle rücu talebinde bulunduğu, ----------- Sayılı içtihatı da dikkate alındığında davalının salt kırmızı ışıkta geçmiş olmasının başlı başına kasıt veya ağır kusur oluşturmayacağının anlaşılması nedeniyle davacının rücu hakkının oluşmadığı kanaatine varılmış, davanın reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/714, K. 2025/43, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama