KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/715
- Karar No
- 2025/44
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
Karar Metni
1.346 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/715 Esas
KARAR NO: 2025/44
DAVA
İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/01/2024
KARAR TARİHİ: 16/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin müşterisi -----------Şti. tarafından müvekkili şirket namına aşağıda bilgileri yazılı çeklerin keşide edildiğini, ----------- bankası ----------- Caddesi Şubesine ait.
31.10.2023 ödeme tarihli 160.000,00 TL. bedelli ----------- Seri Numaralı çek, ----------- bankası ---------- Caddesi Şubesine ait, 31.11.2023 ödeme tarihli 160.000,00 TL. bedelli ---------- Seri Numaralı çek, ----------- bankası ----------- Caddesi Şubesine ait, 31.12.2023 ödeme tarihli 160.000,00TL. bedelli --------- Seri Numaralı çek, bu çeklerin müvekkilin rızası dışında kaybolduğunu, söz konusu çeklerin keşideci tarafından gönderildiği kargo sırasında kaybolduğu, Keşideci ---------Şti vekili --------- Cumhuriyet Başsavcılığına 09.12.2022 tarihli dilekçesi ile çeki çalanların tespiti ve cezalandırılması için şikayet dilekçesi verdiği,
kaybolan yukardaki çeklerin iptaline karar verilmesi için müvekkili ---------Şti tarafından ---------Asliye Ticaret Mahkemesin de çekin iptali için davası açıldığını, dava dosyası ----------- E nosu ile derdest olduğunu, davada iptali istenen çeklerden -------- bankası ---------- Caddesi Şubesine ait, 31.10.2023 ödeme tarihli 160.000.00 TL. bedelli ---------- Seri Numaralı çeki kötü niyetle eline geçirmiş olan davalı çek iptali davasının görüldüğü ----------- E sayılı dosyaya müdahale dilekçesi vererek söz konusu çek hakkında verilen ödeme yasağının kaldırılmasını talep ettiği, bu gelişme üzerine,
mahkeme kendilerine çek hakkında istirdat davası açmak üzere süre verdiğini, davalı dava konusu çeki kötüniyetle eline geçirdiğini, çek ön yüzünde, Keşideci ---------.Şti tarafından müvekkili ---------Şti namına düzenlendiği, arka yüzüne bakıldığında müvekkili eline ulaşmayan çekin sahte kaşe ve imza ile müvekkili şirket adına sahte olarak ciro edildiğini, bu sahte cirodan sonra sırasıyla, ---------- Şti., ----------, -----------, ----------- Şti. , son olarakta çeki elinde bulunduran , şahıs olarak müdahale dilekçesi veren ----------- tarafından ciro edildiğini,
çekin cirantaların da sahte cirolar olması ve aslında ciro eden bu şirket ve şahısların sahte olması kuvvetli olduğu, müdahil son ciranta ---------- zayi olan kıymetli evrakları kötü niyetle ele geçirme suçları hakkında cezai soruşturma ve kovuşturmalarının olma ihtimali nedeni ile hem bu hususun hem de diğer cirantaların gerçek olup olmadıkları hususun mahkeme tarafından araştırılmasını talep ettikleri, davaya konu çeklerin tamamının kambiyo vasfını kaybettiğini, çeklerin müvekkili şirket lehine keşide edildiğini, ancak müvekkili şirkete hiç ulaşmadığını, çekin arkasındaki ---------- Kaşesi ve imzasının müvekkili şirkete ait olmadığını ,
çeki çalanlar tarafından sahte olarak ciro edildiğini, bundan dolayı ciro zincirinde kopukluk olduğunu ve çekin kambiyo vasfını taşımadığını, davalının yetkili hamil olmadığını, ayrıca davalı tarafından çekin mahkemeye ibraz edilmesinden sonra ----------- Soruşturma numaralı dosyasında davalı aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla;
davanın kabulü ile dava konusu edilen ---------- bankası ---------- Caddesi Şubesine ait, 31.10.2023 ödeme tarihli 160.000,00 TL, bedelli ---------- Seri Numaralı çekin davalıdan istirdadına ve müvekkiline iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafından açılan ve yine mahkememizde görülen ----------- E. sayılı davanın dava dilekçesi incelendiğinde 3 adet çekin firmaları bünyesinde kaybolduğunu, tüm aramalara rağmen bulunamadığının beyan edildiğini, huzurdaki davada ise çeklerin kargoda çalındığının ifade edildiğini, gerek ---------- E. dosyası ve gerekse huzurda açılan dava tamamen hayali senaryolar ile borçtan kurtulma amacı taşıyan ve birbirinden tamamen farklı beyanlar içerdiğini, öncelikle ilgili çekin kargoda çalındığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, kanunen çek, bono, poliçe, hisse senedi, tahvil vb. her türlü kıymetli evrak, altın, mücevherat,
nakit para ve posta tekeline aykırı kargoların taşınmasının yasak olduğunu, hiçbir kargo şirketi çek teslim almayacağı gibi alındı evraklarına çek taşındığını yazmasının da mümkün olmayacağını, davacının bu yöndeki beyan ve savunmalarının da hukuken hiçbir karşılığının bulunmayacağını, davacı veya çekin keşidecisi tarafından ilgili kargoya yönelik herhangi bir tazminat davası açılmadığını, kargo şirketine yönelik herhangi bir hukuki ve cezai işlem yapılmadan verilen beyanın yersiz olduğunu, dava dilekçesi ekinde ise işbu kargo ve çekle ilgili hiçbir delil ve evrak paylaşılmadığını, kargo takip numarasının dahi belli olmadığını,
davanın kötü niyetli açıldığını ve müvekkilinin alacağını tahsili hususunda engel teşkil etmesi amacıyla gerçekleştirildiğini, ispat yükünün çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olduğunu, ciro silsilesinin görünüşte düzgün olmasının yeterli olacağını, dava konusu çekte mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığını, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulünü, ----------- Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasını, müvekkilinin mernis adresinin '---------- Mahallesi, --------- Sokak, No:--------- --------- olduğunu,
HMK. kapsamında dosyanın davalının yerleşim yeri ve yetkili mahkeme olan ----------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, davanın reddini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; hukuki niteliği itibariyle, TTK 792. maddesi kapsamında çek iadesi davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise.
Keşidecisi --------- Şti olan, ---------- bankası ---------- caddesi şubesi nezdinde, lehtarı Davacı olan, 31/10/2023 tarihli, 160.000,00-TL bedelli --------- seri numaralı çekin istirdadının gerekip gerekmediği, davalının ve davacının yasal hamil olup olmadığı tespit edilmiştir.Eldeki dava öncelikle ----------- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmeye başlanmış, Mahkemece -------- Esas, --------- Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilmiş, dosya Mahkememize tevzi edilmiş yargılamaya mahkememizde devam edilmiştir.Taraflarca bildirilen tüm belge ve dokümanların toplandığı,
---------- soruşturma sayılı dosyasının bir suretinin celp edilerek dosya içerisine alındığı görülmüştür.Mahkememizce dava konusu çek, daha önce ---------- Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığı, dosyanın mahkememiz dosyasına celp edildiği, bu dosya üzerinden ---------- Bankası ----------şubesine çekin ibraz edilip edilmediği hususu sorulduğu, mahkememize verilen cevapta çekin ----------- tarafından ibraz edildiği görülmüş olup, ödemenin mahkeme kararınca yapılmadığı görülmüştür.
Davacının çeki ibraz eden davalıya karşı eldeki davayı açmıştır.
TTK'nın 792. maddesi,“Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haiz olup, anılan kanuni düzenleme bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır.
Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır.
Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Aynı Kanunun 790.maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir.
Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder.
Yine, TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir.
Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur.
Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir .Bu bilgilere göre, davacı her ne kadar dava konusu çekin iadesini talep etmiş ise de, çek üzerinde yapılan incelemede ciro silsilesinin muntazam olduğu, davacının çekin yetkili hamili iken rızası dışında elinden çıktığını ispat edemediği, yine davalının çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/715, K. 2025/44, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama