KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/440
- Karar No
- 2026/79
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2026
Karar Metni
912 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/440
KARAR NO : 2026/79
DAVA
Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 16/05/2025
KARAR TARİHİ : 21/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ortağı olduğu-----28.09.2006 yılında kurulmuş olduğunu, 2009 yılında faaliyetine son verildiğini, 2009 yılından bu yana şirketin diğer ortağı ---- ulaşılamaması nedeniyle davalı kurum bünyesinde işlem yapılamadığını, şirkete ait geçmiş borçların tamamının davacı tarafından ödendiğini, faal olmayan ve diğer ortağa ulaşılamayan davalı şirketin feshi ve tasfiyesi ile şirketin ticaret sicilden kaydının silinmesini, ---- Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı ----- ve tasfiyesi ile birlikte tüzel kişiliğinin sonlandırılarak sicil kaydının silinmesine karar verilmesi dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Mahkeme tarafından SGK' ya şirketin faal olup olmadığı ve borcu sorulduğunu, davalı şirketin faal çalışanı olmadığını, 2016/10 (2016 yılı Ekim Ayı) döneminden kalan icra aşamasında 2.062,65 TL (borç aslı) işveren pirim borcu ve 2025/05 (2025 yılı Mayıs Ayı) dönemine ait 26.005,00 TL idari para cezası borcu olduğu gözüktüğünü, yine vergi dairesine de şirketin faal olup olmadığı sorulduğunu, davalı şirketin "mükellefin 01.06.2007 faaliyetine başladığı 31.01.2009 tarihinde --- Terk olduğu", diğer bir ifade ile şirketin 31.01.2009 tarihinde vergi dairesi tarafından yapılan yoklamada, davalı şirketin faal olmadığının tespiti sebebiyle,
şirketin dairece re'sen terk edildiğinin görüldüğü bu nedenle davalı şirketin aleyhine olan hususları kabul etmemekle dosya kapsamı ve gerek görülmesi halinde alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Dava; Hukuki niteliği itibariyle 6102 sayılı TTK.636 maddeleri uyarınca, haklı sebeplerle limited şirketin fesih ve tasfiyesi talebine ilişkindir.Davalı şirketin sicilde görünen müdürünün görev süresinin 2016 yılında sona erdiği görülmüş, davalı şirketi temsil etmek üzere bir mali müşavir bilirkişi resen temsil kayyımı olarak atanmış taraf teşkili sağlanmıştır.
Yöntemine uygun duruşma açılmış taraf kanıtları toplanmıştır. Uyuşmazlık noktaları resen belirlenerek sonuca gidilmiştir.
Davalı şirkete ait ticaret sicil dosyasının tam bir örneği celp edilmiştir. Şirkete ait vergi kayıtları dosyamıza celp edilmiştir.
Tüm delillerin toplanmasından sonra mahkememizce resen seçilen uzman bilirkişi eşliğinde, dosyadaki deliller ve davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, yapılan inceleme sonucunda, 02/11/2025 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi, raporunda davalı şirketin iki ortaklı olduğnu, şirketin kuruluşundan bu yana 10 yıl süreyle ...’nin müdür olarak seçildiğini, şirketin öz sermayesini yitirdiğini, 2009 yılında vergi kaydının resen terkin edildiğini, ticari bir faaliyet olmadığını, ortakların bir araya gelme, şirketi ayakta tutma gibi ortak bir amacının kalmadığını, hedef birliğinin olmadığını, fesih koşullarının mevcut olduğunu mütalaa etmiştir.Bilirkişi raporundaki tespitler ...282.maddesi uyarınca serbestçe değerlendirilmiştir.
6102 sayılı TTK.636/3.maddeleri uyarınca, haklı sebeplerin varlığı halinde her ortak, mahkemeden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilir.
Yasa koyucu, haklı sebeplerin sınırlı olarak saymamış ve bir tanım da yapmamıştır. Bu konuda kanun koyucunun haklı sebepten ne anladığının tespiti için kollektif şirketlere ilişkin TTK'nın 245.maddesinden yararlanılabilir. Buna göre haklı sebep, şirketin kuruluşuna yol açan fiili veya kişisel sebeplerin şirketin işletme konusunun elde edilmesini imkansız kılacak veya güçleştirecek şekilde ortadan kalkmış olmasıdır.
Bu tanım genel bir tanım olup, Kanun'un "haklı sebep"e sonuç bağladığı tüm hallerde bu tanımdan yararlanılabilir. ( ---- Bölge Adliye Mahkemesi------ Hukuk Dairesi, -----Karar) TTK’ununda Limited şirkette haklı sebebin tanımı yapılmadığı gibi haklı sebeplere de örnek madde metninde yer verilmemiştir.
Doktrinde ve emsal içtihatlarda "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması”, “fiili veya manevi güç veya baskı uygulanması", "ortaklar arasında güven ilişkisinin zedelenmesi”, “ortakların bir araya gelemeyecek derecede husumetin oluşması” ortaklıktan çıkmak açısından haklı sebep olarak örnek olarak sayılmıştır.
Toplanan bilgi ve belgelerden feshi istenen davalı şirketin iki ortaklı olup; davacı dışındaki diğer ortağın yetkili olarak müdür olduğu, şirketin faal olmadığı, hiç genel kurul toplanmadığı, organsız kalma halinin süreklilik az ettiği görülmektedir.
Şirketler hukuku bakımından şirketin devamlılığının sağlanılması esas olup; düzenleme uyarınca, ekonomik değer taşıyan şirketin feshi yerine şirketi ayakta tutacak diğer çözüm yollarının hakimce değerlendirilmesi zorunlu kılınmıştır. Bu nedenle sadece haklı nedenin olması yetmez; şirketi ayakta tutmak için başkaca çözüm yollarının da olmaması gerekir. Ancak, davacının ortaklıktan çıkarılarak şirketin devamında bir fayda görülmediği, bu yönde bir talep de olmadığı, şirketin faal bırakılmasının ekonomik hayata bir katkısının olmayacağı ve fesih dışında alternatif çözüm yollunun mevcut olmadığı görülmüştür.
Açıklanan sebeplerle davalı şirketin TTK.nun 636/3 maddesi uyarınca fesih ve tasfiyesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Fesih kararı ile birlikte şirket tasfiye durumuna girmiş olacağından 6102 sayılı TTK.643.maddesi yollaması ile aynı Yasanın 533 ve 536/3.maddeleri uyarınca tasfiye memuru tayini zorunludur. Ortakların üzerinde anlaştığı bir tasfiye memuru bulunmadığından, tasfiye memuru mahkememizce resen atanmıştır.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/440, K. 2026/79, 21 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama