KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/457
- Karar No
- 2025/415
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
Karar Metni
760 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/457 ESAS
KARAR NO : 2025/415
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/03/2024
KARAR TARİHİ: 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
25/05/2023 tarihinde müvekkili ---- idaresinde bulunan --- plakalı araç ile davalı---- çalışanı --- sevk ve idaresindeki ------ plakalı araç çarpışmak suretiyle maddi hasarlı kazaya sebebiyet verildiğini, sunulan rapor ve kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere davalı tarafın kazada 8'de 8 kusurlu olup müvekkilinin kazada herhangi bir kusurunun olmadığını, müvekkilinin kullanmakta olduğu aracın 25/07/2023 tarihine değin serviste onarımda kaldığını, bu sebeple 60 günlük belirlenecek olan hak mahrumiyetinin davalıdan tahsilini talep ettiklerini, meydana gelen değer kaybının da karşılanması gerektiğini beyan ederek fazlaya ilişkin dava,
talep ve ileride müddeabihi artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla 25/05/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde meydana gelen araç değer kaybının 6100 sayılı yasanın 107. maddesi gereği şimdilik 1.000 TL’sini ve aracın yenileme ve onarımının dikkate alınarak araç mahrumiyetinden doğan zararın şimdilik 100 TL’sini kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı ---- cevap dilekçesinde özetle.
Davacının olay tarihini de belirttiği 25.05.2023 tarihinde diğer davalı şirket olan ---------şirkete ait mamullerin taşıma işi ile uğraşmakta iken gerçekleştiğini, Davalı şirket ile şirkete ait araç ile trafik kazası gerçekleşmiş olması sebebi ile iş akdine usulsüz olarak son verildiğini ve tarafından bu kusuruna dayanmadığı gerekçesi ile ----- dosya numarası ile de işe iade istemli tespit davası açıldığını, dolayısı ile kaza gerçekleşmesi ve kusur durumuna ilişkin değerlendirmenin diğer davalı olan -----şirketi ile arasında olan iç ilişkiye dayanıyor ve eldeki dava açısından kusur değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiğini,
bu açıdan açılan dava dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiğini, davanın usulden reddi gerektiğini, davacının bu zarara ilişkin sigorta şirketine başvurarak zararını kısa yoldan tazminini sağlayabilecekken şirket çalışanı ularak tarafına dava etmesinin hakkaniyete de aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafça, -------plakalı aracın kaza sonrası 60 gün onarımda kaldığı, bu nedenle hak mahrumiyeti yaşadığı iddia edilerek HMk 107 uyarın 100 TL'lik alacak talebinde bulunulduğunu, ancak davacı tarafça, hak mahrumiyeti talebine ilişkin olarak arabuluculuk başvurusu yapılmadığından,
öncelikle bu yöndeki taleplerin dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, keza dava dilekçesine eklenen arabuluculuk tutanağına göre taraflar arasında sadece aracın değer kaybına uğraması sebebiyle görüşme yapıldığını hak mahrumiyetine ilişkin görüşme yapılmadığını ve bu hususta herhangi bir başvuruda bulunulmadığının anlaşıldığını, 02.06.2018 tarihinde yürürlüğe giren Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği kapsamında başvurucunun, tüm taleplerini başvuru formuna yazması ve görüşmelerin bu çerçevede yapılması gerektiğinin belirtildiğini,
Nitekim Yargıtayın önceki kararlarında başvuru yapılmasını yeterli görmüşse de yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden sonra, tüm alacak taleplerinin ayrı ayrı belirtilmesi gerektiğine içtihat ettiğini, davacının belirsiz alacak davası açmada hukuki menfaati bulunmadığından açılan davanın HMK 114 uyarınca reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur oranının tespiti ile birlikte davacının zararını da ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafça 60 günlük hak mahrumiyeti tazminatı talep edilmiş ise de söz konusu zarara ilişkin delil ibraz edilmediğini beyan ederek davanın dava şartı yokluğundan reddine,
yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; Hukuki niteliği itibariyle, tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememiz ----- esas sayılı dosyasında davacı vekiline ------ tarihli duruşma tutanağı 1 nolu ara kararı gereğince araç mahrumiyet zararı yönünden dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna gidildiğini gösteren son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde dosyamız arasına sunulmasına, aksi takdirde iş bu talep yönünden dosyanın tefrik edileceği ve davanın dava şartı yokluğundan reddedileceği, hususunun ihtarına karar verildiği ve kesin süre içerisinde sunulmadığı anlaşılmıştır.
MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.Tüm dosya kapsamı incelendiğinde davanın, 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesinin 1. fıkrasına göre, arabulucuya başvurunun dava şartı olarak düzenlendiği davalardan olduğu ve arabuluculuya başvuru yapılmadan dava açılmış olduğu anlaşıldığından, davanın HMK. m. 114/2 ve 115/2 gereği dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/457, K. 2025/415, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama