KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2025/458 Esas
- Karar no
- 2025/766
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/11/2024
- Numarası
- 2023/484 Esas, 2024/804 Karar
- Dava
- İFLAS (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)
Karar Metni
815 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının müvekkilinin havale dekontları ile sabit olan borcunu ödemediğini, bunun üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine iflas yolu ile takip başlattıklarını, iflas ödeme emrinin 08/02/2022 tarihinden davalıya tebliğ edildiğini, takibin itiraz edilmeden kesinleştiğini ileri sürerek alacağın ferileri ile birlikte ödenmesi için davalıya depo emri çıkartılmasını ve borcun ödenmemesi halinde İİK'nın 156/1 fıkrası gereğince davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın ödeme emrinin davalıya tebliğ tarihinden itibaren bir yıllık süre içinde açıldığı, davacının iflas avansını yatırdığı, iflası istenen borçlunun diğer alacaklılarının davaya müdahale veye itirazda bulunmadığı, davalının depo emri tebliğine rağmen borcun ödemediği gerekçesiyle davalının iflasına karar verilmiştir.Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Dairemizin 2023/706 Esas, 2023/723 Karar sayılı kararı ile; davalının iflas ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği şikayetine dair İstanbul 34. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/255 Esas sayılı dosyasının sonuçlanmasının beklenmesi gerektiği belirtilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalının ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğine dair şikayetinin reddedildiği, kararın kesinleştiği, buna göre adi iflas takibinin itiraz edilmeden kesinleştiği, davalının depo emri tebliğine rağmen borcu ödemediği gerekçesiyle davalının iflasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; haklı mazeretleri kabul edilmeyerek yokluklarında karar verildiğini ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini; davacının aynı alacak nedeniyle daha önce iflas yolu ile takip başlattığını, ancak itiraz üzerine bu takibin durduğunu, davacının itirazın iptali için dava açmak yerine tekrar ayrı bir takip başlattığını;
taraflar arasında adi ortaklık bulunduğunu, takibe konu alacak için açtıkları menfi tespit davasında adi ortaklığın tasfiyesi için tasfiye memuru atandığını, tasfiye sağlanmadan ortaklardan birinin diğerine açtığı iflas davasının sonuçlandırılmasının doğru olmadığını, menfi tespit davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, sundukların emsal Yargıtay kararında iflas davasından sonra açılan menfi tespit davasının beklenmesi gerektiğinin belirtildiğini;
menfi tespit davasından sonra davacının takip konusu alacak miktarı ile aynı miktarda alacak davası açtığını ve bu davanın menfi tespit davası ile birleştirildiğini, davacının açtığı ikinci davanın değerlendirilmediğini; müvekkilinin davalıya borcu bulunmayıp, tam aksine davalıdan alacağı olduğunu, müvekkilinin borca batık da olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, adi iflas yoluyla yapılan takibin kesinleşmesi üzerine İİK 156. ve 158. maddesine dayalı olarak açılan iflas davasıdır.
Davanın davalı şirketin dava tarihi itibariyle ticari merkezinin bulunduğu yetkili Asliye Ticaret Mahkemesinde ve iflas ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, iflas takibinin kesinleştiğinin İİK'nın 166. maddesinde belirtilen usulle ilan edildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece, iflas takibinin itiraz edilmeden kesinleştiği ve davalının depo emri gereğini yerine getirmediği gerekçesiyle davalının iflasına karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hüküm” başlıklı 320/1. fıkrasında “Tahkikatın tamamlanmasından sonra,
mahkeme tarafların sonbeyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hukuki dinlenilme hakkı” başlıklı 27. maddesinde ise “(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
(2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Somut olayda davacı vekili 07.11.2024 tarihli duruşmaya, Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinde aynı gün duruşması bulunduğu gerekçesiyle katılamayacağına dair mazeret dilekçesi sunmuş, mazeret dilekçesine anılan mahkemelerin duruşma tutanağını da eklemiştir.
Vekilin aynı gün ve saatlerde birden fazla mahkemede duruşması bulunması halinde hepsine ayrı ayrı katılması mümkün olmadığından, davacı vekilinin mazeretinin reddiyle davacı vekilinin yokluğunda yargılamaya devam edilerek hüküm tesis edilmiş olması 6100 sayılı HMK’nin 27 nci maddesinde belirtilmiş olan hukuki dinlenilme hakkına aykırı olup kararın kaldırılmasını gerektirir.
(Benzer doğrultuda Yargıtay 7. HD'nin 2023/4881 Esas, 2024/130 Karar sayılı kararı) Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 355. maddesi gereğince esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/484 Esas, 2024/804 Karar ve 07/11/2024 tarihli kararının HMK'nın 355.maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinden yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davalı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/458, K. 2025/766, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama