KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/928
- Karar No
- 2026/175
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2026
Karar Metni
1.077 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/928
KARAR NO : 2026/175
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/10/2025
KARAR TARİHİ : 24/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı bankanın müvekkiline ait olmayan bir senedi icra takibine konu ederek, müvekkilini 17 sene boyunca haksız yere borçlu sıfatını taşımak zorunda bıraktığını, müvekkilinin ise borçlu olmadığını ispatlamak amacıyla tam 17 sene boyunca çabalamış, 17 sene boyunca haksız yere mağduriyetlere maruz kaldığını, geçen süre sonunda müvekkilinin haklılığını ispat etmiş olsa bile bu süreç müvekkilini gerek maddi gerek manevi olarak oldukça yıprattığını, müvekkilinin icra takibine itiraz ettiğini ancak itiraz süresinde yapılmadığı gerekçesiyle---İcra Hukuk Mahkemesi-----tarafından davanın reddine karar verildiğini,
bunun üzerine icra takibinin kesinleştiğini, bu sebeple davalı tarafın talebi üzerine ilgili icra dairesi tarafından müvekkilinin tüm malvarlığına haciz işlemi uygulandığını diğer tüm banka hesaplarına bloke konulmuş, hatta müvekkilinin çalıştığı işyerine maaş haczi gönderildiğini, müvekkilinin senedin ve senetteki imzanın kendisine ait olmadığını dolayısıyla davalı banka nezdinde borçlu olmadığını ispatlamak amacı ile ---.
Asliye Ticaret Mahkemesinin ---Esas sayılı dosyası ile Menfi Tespit davası açmış ve yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine yönelik karar verildiğini ve dosya taraflarca itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, ancak icra dosyasının açılış tarihi(30.03.2008) ile menfi tespit davasının kesinleşme tarihi (20.02.2025) arasında geçen süre boyunca gerek maddi gerekse de manevi yönden müvekkilinin davalı banka tarafından açıkça mağdur edildiğini, müvekkilin maddi - manevi mağduriyetine davalı bankanın kusurlu ve ihmali davranışları sebebiyet verdiğini,
müvekkilinin haksız yere işyerine haciz yazısı gönderilmiş olup bu anlamda borçlu olmadığı halde işverenine karşı rencide olmuş ve ticari itibarı açıkça zedelendiğini, bu nedenle davalı bankanın müvekkilinin uğradığı manevi zararı tazmin etmesi gerektiğini, ayrıca müvekkilin diğer tüm banka hesaplarına da davalı banka tarafından bloke konulmuş, bu sebeple tüm bankalar nezdindeki sicili olumsuz etkilendiğini, diğer yandan tüm malvarlığına haciz konulması müvekkilinin 17 sene boyunca taşınır ve taşınmaz mallarına yönelik tüm tasarruf haklarını engellediğini,
davalı bankanın haksız icra takibi ve haksız haciz işlemleri sebebiyle müvekkilinin kredi notu oldukça kötü etkilendiğini, tüm bunlara ek olarak müvekkilinin haklı olduğunu ispat amacıyla icra takibine itiraz etmiş bunun için bir çok işlem için bir çok dosyaya harç, masraf, gider ödemek zorunda kalmış sonrasında ise menfi tespit davası için harç, masraf, gider vs ödemek zorunda kaldığını beyan ederek davalı bankanın kusur sorumluluğu, özen yükümlülüğü,
güvenlik ve dürüstlük ilkeleri gereğince en küçük kusurundan bile ağırlaştırılmış sorumluluğunun bulunduğu kabulü ile davalı bankanın kusurlu davranışları sebebiyle davacı müvekkilinin maddi-manevi zarara uğradığının açıkça ortada olduğunu, bu nedenle davalı bankanın davacı müvekkilinin uğradığı zararı tazmin etmesi gerekmekte olduğundan işbu davayı açma zaruretimiz hasıl olduğunu beyan ederek davanın kabulü ile,
davalı bankanın kusurlu davranışları sebebiyle müvekkilinin uğradı zarara yönelik olarak 1.000 TL maddi tazminatın belirsiz alacak davası olarak haksız fiilin başlangıç tarihinden itibaren işleyecek olan faiziyle birlikte, 100.000TL manevi tazminatın haksız fiilin başlangıç tarihinden itibaren işleyecek olan faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davanın icra takibinden kaynaklı manevi tazminat davası olduğunu, İcra takibinin ----- olduğu yapıldığı ve haksız fiilin meydana geldiği yerin ---- olduğunu, kredi veren ve icra takibinde muhatap olduğu şubenin ------ şubesi olduğu dikkate alınırsa, yetkili mahkemenin de ------ olduğu anlaşılacağını, bu nedenle öncelikle dosyanın yetkisizlikle nedeniyle ----- gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini, davanın icra takibinden kaynaklı manevi tazminat davası olduğunu, dolayısıyla davanın ve iddianın sebebinin haksız fiil olduğunu, davacının tacir olmadığı dikkate alınırsa görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu,
davacının iyi niyetli olmadığını, müvekkili bankanın iyi niyetli olduğunu, müvekkili bankanın davaya konu senedi tahsil amacıyla 3.şahıstan teslim aldığını, senetteki imzanın davacıya ait olup olmayacağını bilebilecek durumda İcra takibinin kötü niyetle yapıldığını, davacının her ne kadar icra takibinin uzadığını ve çok mücadele ettiğini beyan etmiş ise de İcra Hukuk mahkemelerinde açılan davalar ve bu davaların süre aşımları nedeniyle reddedildiği dikkate alındığında, süresi içerisinde yasal yollara başvurmayıp süreci uzatan davacının kendisi olduğunu,
hem senedin icra takibi yapılmasında hem de sürecin uzamasında davacının kusurlu olduğunu beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle; davalı banka tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış,----Asliye Ticaret Mahkemesi --- Esas sayılı dosyasının, ----.İcra Dairesi'nin --- (Eski ---) Esas sayılı dosyasının,----.İcra Hukuk Mahkemesi'nin --- ve --- Esas sayılı ve ---Asliye Ceza Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyalarının bir sureti incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından: Davalı tarafça, icra takibi ve haciz işlemi yapılmış olmasının, davacı tarafın hangi borçlarını ödeyemeyememesine neden olduğu, hangi zararların oluştuğu somutlaştırılarak mahkemeye açıklanmalı, illiyet bağı bulunduğuna ilişkin tüm deliller sunulmalıdır.
Davacının, davalı tarafından hakkında icra takibi başlatılarak tüm malvarlığına haciz işlemi uygulandığı, diğer tüm banka hesaplarına bloke konulduğu bu sebeple tüm bankalar nezdindeki sicili olumsuz etkilendiği, hatta davacının çalıştığı işyerine maaş haczi gönderildiği ve bu tüm bu sebeplerle maddi zarara uğradığı iddialarının kabulü için yeterli değildir.----.Ağır Ceza Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasında yer alan tanık--- davacının senet düzenlenirken bilgisi olduğu beyanı ve tüm dosya kapsamına da itibar edilmiş,
davalı bankanın basiretli tacir olarak sorumluluğunu yerine getirmediği ispatlamadığından maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.Manevi tazminat davasının ise borçlu olmadığı halde işverenine karşı rencide olmasından dolayı manevi bir elem duyduğu gerekçeleri ile manevi tazminat istemiş ise de haksız fiilerde beden bütünlüğüne ve kişilik haklarına saldırı hallerinde manevi tazminat istenebileceği, maddi kayıplar nedeniyle yaşanılan üzüntülerin manevi zarar adı altında istenmesinin yasal dayanağının bulunmadığı,
karşı tarafın doğrudan davacıya yönelik herhangi bir eyleminin olmadığı anlaşıldığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/928, K. 2026/175, 24 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama