KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/212
- Karar No
- 2026/333
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2026
Karar Metni
743 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/212
KARAR NO : 2026/333
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 27/02/2026
KARAR TARİHİ : 13/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
26.10.2025 tarihinde, müvekkiline ait ----plakalı araç ile davalı ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı bir trafik kazası meydana geldiğini, kazaya ilişkin tutulan tutanakta, kazanın oluş şekli ve davalının %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza neticesinde müvekkili şirketin aracının hasar gördüğünü ve onarım süresince kullanılamadığını, müvekkilinin aracının kazadan kaynaklanan hasarın onarımı amacıyla 1 gün boyunca kullanılamaz hale geldiğini, söz konusu zararların tazmini amacıyla ----.
İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların tebliğ edilen ödeme emrine karşı yasal süresi içinde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu açıklanan nedenlerle davalı borçlunun----.
İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyasında itirazının iptaline ve takibin devamına , takip konusu asıl alacak olan 3.327,17 TL 'nin (gün kaybı bedeli, ekspertiz ücreti ve işleyen faiz), faizsiz alacak kalemleri için kaza tarihi olan 26.10.2025 tarihinden itibaren, faizli alacak kalemleri için ise takip tarihi olan 06.02.2026 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, alacağın likit olması ve borçlunun haksız itirazı nedeniyle, asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; hukuki niteliği itibariyle itirazın iptali davasıdır.Bilindiği gibi, bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nisbi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'da düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır.
Nisbi ticari davalar ise, her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.
Öte yandan 6335 sayılı Kanunun 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK.'nın 5. maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.
Mutlak ticari davalar; kanunda sınırlı sayıda sayılmış olup, nispi ticari davalar da her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmelerine ilişkin olması şartına bağlı tutulmuştur. İşyeri olan her şahsın aynı zamanda tacir olduğu söylenemez.
Tarafların, esnaf olup olmadığının araştırılarak görev hususununu değerlendirmek gereklidir.İlgili vergi dairesine müzekkere yazılarak davalının hangi usulle defter tuttuğu (bilanço-işletme) yıllık mal alış satış miktarı, esnaf sınırını aşıp aşmadığı, tacir olup olmadığı hususunda bilgi verilmesi istenmiştir. ------ Vergi Dairesi cevabında potansiyel mükellef olduğu, adi ortaklık ve şirket ortaklığı bilgisine rastlanılmadığı bildirilmiştir.6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1).
Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1).
İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK 15/1).6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 4/1'de düzenlenen nispi; m.4/1-a ve m.4/1-f hükümleri arasında ön görülen mutlak ticari dava kurallarının uygulanması söz konusu değildir.
Yargısal uygulamalar, bu konuda yerleşiktir. (-----Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, ----- Vergi Dairesi cevabında potansiyel mükellef olduğu, esnaf kaydının olmadığı bildirilmiş, yapılan işlemin tüketici işlemi olmadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlığın mahkememizin görev alanına girmemesi nedeniyle, davaya bakmakla görevli mahkeme, genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan ve HMK. m. 114/1-c gereği, mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup, dava şartlarının davanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiğinden, davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davada mahkememizin görevsizliği nedeniyle, HMK. m. 114/1-c ve 115/2 uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/212, K. 2026/333, 13 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama