İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/972 K.2018/1022

T.C. İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Esas2017/972Karar2018/1022Tarih24 Ekim 2018Okuma10 dk · 2.089 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/972
Karar No
2018/1022
Karar tarihi
24 Ekim 2018
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.089 kelime·10 dk okuma·10 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO

2016/499 Esas

KARAR NO : 2018/962

DAVA

İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 17/04/2016

KARAR TARİHİ : 15/10/2018

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı tarafın kooperatif Üyesi olduğunu, ancak 23.02.2014 tarihli genel kurulda alınan ödeme kararlarını yerine getirmediğin), alacağın tahsili için Anadolu .....İcra müdürlüğünün 2015/19633 E sayılı dosyası üzerinden takibe geçilmiş ise de itiraz üzerine takibin durduğunu öne sürerek, itirazın İptaline ve % 20 inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı cevap dilekçesinde böyle bir borcunun olmadığını, ödemelerini yaptığını savunmuş, kötü niyetli haksız mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.

DAVANIN VE UYUŞMAZLIK KONULARININ TESPİTİ, DELİLLER, DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ:

1-Davanın ve çekişme konularının tespiti: Dava; kooperatif üyesi olan davalının kooperatif genel kurulunda alınan ödeme kararlarına istinaden yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Taraflar arasında, "davalının davacı kooperatifin üyesi olduğu" hususunda uyuşmazlık bulunmadığı,

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;

A- Davalının davacı kooperatife borcu olup olmadığı, varsa miktarının ne kadar olduğu,

B- Davanın tam veya kısmen kabulü halinde alacağın likid olup olmadığı, yani davacının icra inkar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı,

C- Davanın tam veya kısmen reddi halinde, davacının icra takibini yapmakta haksız ve aynı zamanda kötü niyetli olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit olundu.

2-Davaya konu icra dosyası: Dosyamız içine alınan davaya konu İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün 2015/19633 E. Sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı vekilinin, 07/10/2015 tarihinde, davalı borçlu aleyhine takibe geçerek;

TARİH AİDAT GECİKME TAZMİNATI FAİZ

01.01.2015 590.00 270.59 40.59

01.02.2015 850.00 346.52 51.98

01.03.2015 650.00 235.07 35-26

01.04.2015 900.00 279.62 41.94

01.05.2015 900.00 235.13 35.28

01.06.2015 900.00 189.37 28.41

01.07-2015-06.07.2015 1.11 144.99 21.75

01.07.2015 -599.56 99.12 14.87

01.08.2015 900.00 53.26 7.99 olmak üzere, toplam 5.091.55 TL aidat borcu, 1.853.77 TL gecikme tazminatı, 278,07 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.223.39 TL'nin tahsilini talep ettiği, borçlunun ayrıntılı olarak ödemelerini gösterir belge sunduğu 19.10.2015 tarihli dilekçesi ile takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize itirazı üzerine takibin durduğu, gelen icra dosyasından, davanın yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmaktadır.

3-Deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hukuki nedenler ve sonuç:

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için gerekli deliller toplanıp, alanında uzman bilirkişiden rapor ve ek rapor alınarak uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir.

A-Asıl borçla ilgili inceleme ve gerekçe: Davacı, asıl alacağını yukarıda icra takibi kısmında yazılı 01.01.2015-01.08.2015 arasındaki aidat kalemlerine dayandırmıştır.

Davalı ..., kurucu {2 nolu ) üye olarak 01.04.1991 tarihinde kooperatif ortaklığına kabul edildiği görülmüştür. (Üye Pay Defteri: Kadıköy ------. Noter 01.04.1991/16832).

Dosyada mübrez 07.12.2014 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağında;

2014 Aralık 650.00 TL

2015 Ocak 850.00 TL

2015 Şubat 550.00 TL

2015 Mart 900.00 TL

2015 Nisan 900,00 TL

2015 Mayıs 900.00 TL

2015 Haziran 900.00 TL

2015 Temmuz 900.00 TL

2015 Ağustos 900.00 TL

2015 Eylül 900.00 TL olmak üzere, toplam 8.450 TL aidatın toplanmasına karar verildiği, aidat ödemelerinin her ayın hangi gününe kadar yapılacağına ilişkin bir karar alınmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle aidatların her ay son gününe kadar ödenmesi gerektiği dikkate alınarak hesap yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.

Ancak 23.02.2014 tarihli genel kurulda Ocak -Aralık 2014 dönemi için aidat kararı alınmış, 07.12.2014 tarihli genel kurulda da Aralık 2014'ten itibaren aidat ödeme kararı alınmış olup, birbirleriyle aynı ay için çakışan aylık ödemeler, Yargıtay uygulamalarına göre mükerrer bir talep olacağından, 07-12-2014 tarihli genel kurulda Aralık ayı için alınan 650 TL aidat kararının kabul edilmesi mümkün olmayıp, bu durumda 07.12.2014 tarihli genel kuruldaki aidat kararı 8.450 - 650= 7.800 TL olarak kabul edilmesi gerekecektir.

Bilirkişi heyetince davacı kooperatifin ticari defterleri incelenmiş olup, takip tarihi itibariyle toplam 31.500 TL toplanmasına karar verildiği, bu kararların, davacının kayıtlarıyla örtüştüğü, 2.200 TL karşılıksız çek kaydı ile toplam ödenmesi gereken alacağın İse 33.050 TL olduğu tespit olunmuştur. Yine Davacının ticari kayıtlarında, davalı aleyhine 30.09.2014 tarihinde "2.200 TL çek hesap devri" açıklamasıyla borç kayıt edildiği tespit edilmiştir. Davalının dosyaya sunduğu, 05.12.2007 tarih 239 sayılı tahsilat makbuzu ile 2007-2008 yılı aidat borçları için kooperatife toplam 10.345 TL'lik 6 adet çek verdiği, bu çekler arasında 2.200 TL'lik çekin de bulunduğu anlaşılmaktadır.

Davalının delil olarak dosyaya sunduğu mali müşavir kaşeli davalıya ait taahhüt ve ödeme listesinde, ödenmesi gereken ve ödenen miktarlar açıklandıktan sonra bu hesabın altına, "2.200 TL lik karşılıksız çek dahil değildir" notunun düşüldüğü görülmektedir. Bu açıklamadan, davalının 2.200 TL'lik çek bedelini ödemediği, bu yüzden davacı kooperatifin, 30.09.2014 tarihli 2.200 TL'lik karşılıksız çek kaydının, davalı aleyhine borç yazıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda davalının bu çek bedelini ödediğini ispatlaması gerekmektedir. Davalının sunduğu ödeme belgeleri ve bankadan gelen kooperatif kayıtları incelendiğinde, 2.200 TL'lik çek ödeme kaydı bulunmamaktadır. Bu nedenle 2.200 TL çek devri, davacı lehine kabul edilmesi gerekmektedir. Diğer tarafından 2009 yılından 2010 yılına devreden 1.845.00 TL hesap devri görülmektedir.

Davacının ticari defterlerinde, 2007-2008 yıllarında 131 kodlu ortaklar alacaklar hesabından davacının, davalıdan bir alacağının olmadığı, 2009 yılı sonunda 1.845 TL alacağın olduğu, bu alacağın 2010 yılına devrettiği, o halde 1.845 TL lik aldat borcun 2009 yılındaki aidat hesaplarından doğduğu anlaşılmaktadır.

2009 yılındaki aidatların toplanmasına ilişkin genel kurul kararı ve 2009 yılına alt davalıya ait hesap muavini sunulmadığından 1.845 TL lik alacak devri, davacı lehine değerlendirilemeyecektir. Bu durumda davacının, takip tarihi itibariyle davalıdan 33.050-31.350=1.700 TL alacağı olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

Bilirkişi heyetince asıl borçla ilgili yapılan hesaplama dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve yeterli bulunmakla hükme esas alınmıştır.

Her ne kadar davacı vekili 2009 yılından 2010 yılına devreden 1.845 TL alacağın hesaba katılması gerektiğini iddia etmiş ise de, davacı kooperatifin ticari defter kayıtlarında; 2009 yılından devreden 1.845 TL'lik bir alacağı mevcut olup, bu alacağın hangi genel kurul kararından doğduğu, aylık ödeme kararının ne olduğu hususları ispat edilemediğinden salt defter kayıtlarında mevcudu var diye, devir bakiyesinin, davalının borcu olarak kabul edilmesi mümkün olmadığından bu itirazın reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Her ne kadar davalı sunduğu 21.02.2014 tarih 1538 tarihli kooperatif kaşeli "1.145 TL geçmiş borçlarına mahsuben" açıklamalı tahsilat makbuzunda; "NOT:Geçmlş yıllara alt borçiar tamamen ödenmiştir" şeklinde bir açıklama düşüldüğü görülmüş ise de, mevcut genel kurul kararları ve ödeme belge/kayıtları karşısında belgenin "davalının tüm borçlarının ödendiği" şeklinde kabulü mümkün görülmemiştir.

Yine davalı bilirkişi kök raporuna itiraz dilekçesinde bilirkişi raporunda takas mahsup konusunda eksiklikler olduğunu iddia etmiş ise de, davalının takas-mahsup talebi olmadığı gibi, davacı kooperatiften, takas-mahsup yapılmasını gerektirecek bir alacağı da tespit edilemediğinden davalının bu itirazları da yerinde görülmemiştir.

B-278.07 TL faiz ve 1.853.77 TL gecikme tazminatı talebi ile ilgili inceleme ve gerekçe: Yukarıda icra takip bölümünde dökümü yapıldığı üzere davacı, 2015 yılında gecikmeli ödenmiş aidatlarına, 278.07 TL gecikme faizi, 1.853,77 TL gecikme tazminatı talep etmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki 1.853,77 TL tutarındaki gecikme tazminatı bilirkişi raporunda sehven 1.845,77 TL olarak yazılmış ise de, icra takibindeki gecikme tazminatı tutarı 1.853,77 TL olup, bilirkişi raporundaki bu maddi hata dışındaki rakamlar ve toplamalar doğrudur.

Bilindiği üzere gecikme tazminatı, Kat Mülkiyeti Kanununa tabi taşınmazlarda uygulanan bir sistemdir. Kaldı ki, gecikme tazminatı, faiz niteliğindedir. Aynı aidat kalemlerinden ötürü, hem gecikme tazminatı ve hem de temerrüt faizi uygulanması, faize-faiz sonucunu ortaya koyar ki bu uygulama, Kanuna ve borçlar hukukunun genel mantığına aykırıdır. Belirtmek gerekir ki, davacı kooperatif, halen tüzel kişiliğini korumaktadır.

Kat mülkiyeti kurulan kooperatiflerde, kooperatifin tüzel kişiliği sicilden terkin edilmedikçe, 1163 sayılı Kooperatif Kanunu hükümleri, 634 sayılı Yasaya göre öncelik taşır. Bu nedenle 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu uyarınca davacı, ancak, yasal faizin iki katını geçmemek üzere temerrüt faizi talep edebilecektir. Davacı alacaklı, ödeme emri üzerinde yıllık % 9 gecikme faizi talep etmiştir.

Bu durumda gecikme faizi, takipte dayanılan 2015 yılı aldatın gecikmeli hesaplarına yıllık % 9 faiz oranı üzerinden hesaplanabilecektir. Ödeme emri üzerinde, faize dayanak aidat kalemleri. 590-00 TL aidat alacağı, 850.00 TL aidat alacağı, 650.00 TL aldat alacağı, 900.00 TL aidat alacağı, 900.00 TL aidat alacağı, 900.00 TL aidat alacağı, 900.00 TL aidat alacağı şeklinde öngörülmüştür. Genel kurul kararına göre, yukarıda beyan edilen 2015 yılı aidat kalemleri davalı lehinedir.

Bu nedenle taleple bağlı olarak yukarıdaki aidatlar için gecikme faizi hesaplanabilecektir. Buna göre, bilirkişi heyetinceayrıntılı ve denetime elverişli şekilde yapılan hesap sonucunda faiz tutarı 205.425 / 360 * 0,09 = 51,35 TL olarak hesaplanmıştır.

Bilirkişi heyetince yapılan bu hesaplama dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve yeterli bulunmakla hükme esas alınmıştır.

Her ne kadar davacı vekili, bilirkişi tarafından 3.545 TL alacak tespit edildiği halde 1.700 TL üzerinden faiz hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporundaki faiz değerlendirmesine de itirazlarının olduğunu, zira genel kurulda alınan faiz kararının sözleşme niteliğinde bulunduğunu ve tüm üyeleri bağlayacağını, aylık % 5 faiz kabul edilmese bile yasal faizin iki katı olan yıllık % 18 üzerinden faiz hesabı yapılması gerektiğini öne sürerek faiz hesabına itirazda bulunmuş ise de, davacı kooperatifin ticari defterindeki alacağı.

2009 yılından 2010 yılma devreden 1.845 TL7lik alacakla birlikte 3.545 TL'dir. 1.845 TL devir bakiyesi ispatlanmamış olduğundan, davacı kooperatifin alacağı 3.545-1.845= 1.700 TL ile sınırlı kalmış olup, genel kurullarda alınan faiz kararı, her ne kadar sözleşme niteliği taşısa da, yasal faizin iki katım aşamayacağı, Yargıtay 23. HD.'nın kökleşmiş içtihatlarıyla da sabittir.

Kooperatifin aldığı aylık faiz kararı % S (yıllık % 60) olup, azami yıllık, yasal faizin İki katı olan, % 18 temerrüt faizi uygulanacağı açıktır. Davacı, icra takibinde, her aidat kalemine yıllık % 9 faiz hesabı yaparak ödenmemiş 2015 yılı aidatlarına faiz isteminde bulunmuştur. Bu istem davacıyı bağlayıcı nitelikte olduğundan faizin yıllık % 18 uygulanması gerektiği kanaatine varılmış ve bilirkişi heyetince yapılan hesaplama doğru kabul edilerek hükme esas alınmıştır.

4-İcra ve inkar tazminatı istemi ile ilgili inceleme ve gerekçe: Davacı taraf, davalıdan icra-inkar tazminatı istemiştir.

İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2. Fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.

Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.

Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.

Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, alacak likid olmayıp, alacak miktarı yargılama sonucunda belirlendiğinden davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

5-Kötü niyet tazminatı ile ilgili inceleme ve gerekçe: Davalı taraf, kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuştur.

Kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için alacaklı-davacının, icra takibinin haksızlığı yanında, ayrıca kötüniyetli olduğunun da kanıtlanması gerekir. Yani davalının, davacının takip ve dava konusu alacağın hiç doğmadığını veya sona erdiğini bilmesine ya da bilebilecek durumda olmasına rağmen takip başlattığını veya dava açtığını ispatlaması gerekir.

Olayımızda davalı, icra takibi tarihinde ve karar tarihinde davacı kooperatifin üyesi olup, taraflar arasında hukuki ilişki mevcuttur. Ancak, davacı davaya konu borcun bir kısmının varlığını ispatlayamamıştır. Bu nedenle davalı, davacının icra takibini yaparken veya dava açarken kötü niyetli olduğunu ispatlayamadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;

a)Davalı borçlunun İstanbul Anadolu ---- İcra Müdürlüğü'nün 2015/19633 esas sayılı icra dosyası üzerinden yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 1.700 TL aidat alacağına ilişkin asıl alacak ve 51,35 TL işlemiş faiz ile asıl 1.700 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek %9 ve değişen oranlarda yasal faiz üzerinden devamına,

b) Fazlaya ilişkin 3.391,55 TL asıl alacak istemi, 1.853,77 TL gecikme tazminatı istemi ve 226,72 TL işlemiş faiz isteminin reddine,

2- Alacak likid olmayıp yargılama sonucunda belirlendiğinden davacı tarafın kabul edilen kısımla ilgili inkar tazminatı isteminin reddine,

3-Alacaklının reddine karar verilen kısımla ilgili kötü niyetli olduğu ispatlanamamakla davalı yararına tazminat takdirine yer olmadığına,

4-Davacı taraf dava dilekçesinde dava değerini göstermediği halde, peşin nisbi harcı 8.465,35 TL üzerinden yatırmış ise de, dava değeri 7.223,39 TL olduğundan yargılama giderleri ve masraflarla ilgili hesaplamının bu dava değeri üzerinden yapılmasına,

5-Harçlar yasasına göre alınması gerekli 119,63 TL harcın, davacı tarafından yatırılan 144,57 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatan 24,94 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

6-Davacı tarafından yatırlan 119,63 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafından sarf edilen 400,00 TL bilirkişi gideri ile 85,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 485,00 TL yargılama giderinin takdiren %24 haklılık oranına göre 116,40 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davalı tarafından sarf edilen 1.200,00 TL bilirkişi gideri ile 67,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.267,00 TL yargılama giderinin takdiren %76 haklılık oranına göre 962,92 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ....--------. uyarınca 1.751,35 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

10- Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

Dair, davacı vekili ve davalının yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar okundu, ana hatlarıyla anlatıldı.-

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/972, K. 2018/1022, 24 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gerekçeli Karar
  4. Esas No
  5. Karar No : 2018/962
  6. Dava
  7. Dava Tarihi : 17/04/2016
  8. Karar Tarihi : 15/10/2018
  9. Gereği Düşünüldü
  10. İddia
  11. Savunma
  12. Tarih Aidat Gecikme Tazminatı Faiz
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/972
Karar No
2018/1022
Tarih
24 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/973 K.2018/895
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/973 K.2018/1131
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/973 K.2018/969
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/973 K.2018/763
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/974 K.2018/1004
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/974 K.2018/1087

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.