KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/386
- Karar No
- 2024/413
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2024
Karar Metni
2.327 kelime·12 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/386 Esas
KARAR NO: 2024/413
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 12/06/2021
KARAR TARİHİ: 28/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 06.03.2019 tarihinde saat 00:20 sıralarında müvekkili sürücü -------- sevk ve idaresindeki --------- plaka sayılı Motosikleti ile -------- Caddesinden ---------- mevkiine doğru seyir halinde iken gidiş yönünün sağında bulunan -------- Sokaktan -------- Caddesi ---------- istikametine doğru seyir halinde olan sürücü ------- sevk ve idaresindeki --------- plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, söz konusu kazada müvekkilinin ağır yaralanmış olduğunu, müvekkilinin vücudunda oluşan ödem nedeni ile kalp krizi riskinin bulunduğunu,
karşı taraf sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza sonucu müvekkilinin 3-4 ay yatağa bağımlı olarak yaşamak zorunda kalmış olduğunu,...işinde çalışamamış olduğunu,...evli ve 4 çocuklu olarak ailesinin geçimini sağlayamamış olduğunu, müvekkilinin zararının tazmini için ilgili sigorta şirketine müracaat edilmiş olduğunu ancak sonuç alınamamış olduğunu,...bu vs. nedenler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik çalışma gücü kaybı olarak 5.000,00 TL ,geçici ve sürekli iş göremezlik için 100,00 TL,
tedavi giderleri için 100,00 TL müşterek ve müteselsil olarak haksız fiilin gerçekleşmiş olduğu tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte, ayrıca 41.000,00 haksız fiilin gerçekleşmiş olduğu tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava edilmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davanın aracı sigorta ettirene ve-------- ihbar edilmesi gerektiği, davacının iddialarını kabul etmediklerini, kaza tespit tutanağının müvekkiline tebliğ edilmemiş olduğunu, zamanaşımı olduğunu, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ispatlanması gerekli oranı için -------- Dairesinden rapor alınması gerektiği, ayrıca maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu tarafından yapılması gerektiği, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, ayrıca tazminat hesaplamasının aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini,
...ayrıca kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamasında asgari ücret tarifesinin baz alınması gerektiği, ayrıca hatır taşıması ve müterafik kusur tenzilinin yapılması gerektiği,...ayrıca faiz çeşidinin yasal faiz olması gerektiğini savunarak; davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : -------- Müdürlüğü'ne, --------- Hastanesi'ne, --------- Hastanesi'ne, --------- Müdürlüğü'ne, --------- İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, -------- Trafik Tescil Büro Amirliği'ne, ---------Trafik Tescil Büro Amirliği'ne, ---------- Cumhuriyet Başsavcılığı'na, --------- şirketi Genel Müdürlüğü'ne müzekkereler yazıldığı görüldü. 26/05/2022 tarihli ------- raporu dosyaya ibraz edilmiştir. 23/02/2023 tarihli aktüerya ve makine bilirkişi heyet raporu dosyaya ibraz edilmiştir. 15/01/2024 tarihli doktor, aktüerya ve makine bilirkişileri heyet raporu dosyaya ibraz edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, davacının sevk ve idaresindeki --------- plakalı motosiklet ile davalı ---------- sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketinin zmms sigortacısı olduğu ---------- plakalı aracın karıştığı 06/03/2019 tarihli trafik kazası nedeniyle açılan sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve manevi tazminat alacağına ilişkin tazminat davasıdır.
26/05/2022 tarihli --------- raporu ile "Mevcut belgelere göre; ------- ve -------- oğlu, -------- doğumlu, --------- 05/03/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının;1) 20/02/2019 tarihli -------- sayılı ----------- Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla.
Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (YÜZDESIFIR) olduğu,2) İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği,3) Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." tespitinin yapıldığı görülmüştür.23/02/2023 tarihli aktüerya ve makine bilirkişileri heyet raporunda "dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı trafik kazası olduğu, meydana gelen olayda KAÇINILMAZLIK faktörünün etkisinin OLMADIĞI, önlenebilir bir kaza niteliğinde OLDUĞU, dava konusu kaza kapsamında;
--------- plaka sayılı araç sürücüsü ---------- ASLİ KUSURLU olduğu, %75 kusur oranı bulunduğu, -------- plaka sayılı araç sürücüsü ------------ tali kusurlu olduğu ve %25 kusur oranı bulunduğu, 06.03.2019 tarihinde meydana gelen yaralamalı maddi hasarlı trafik kazasında --------- yaralandığı, yaralanarak beden gücü kaybına uğrayan davacının kazanç kaybından dolayı geçici tam iş göremezlik zararının sürücü -------- %75 kusur oranına göre 13.641,07 TL olduğu, davacının 1 aylık bakıcı gideri zararının davalının %75 kusur oranına göre 1.918,80 TL olduğu,
zararın sigorta limiti ve kapsamında kaldığı" tespitlerinin yapıldığı görülmüştür.Anılan rapor kusur tespiti yönünden uygun görülmekle birlikte, geçici iş göremezlik süresinin --------- raporu ile 2 ay olarak tespit edilmesine rağmen 9 ay üzerinden hesaplanmış olması ve ------- raporunda başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı tespiti yapılmış olmasına rağmen denetime elverişli olmayacak şekilde ve uzmanlık alanı olunmamasına rağmen 1 aylık bakıcı gideri hesaplanmış olması nedeniyle hükme esas alınmamıştır.
15/01/2024 tarihli doktor, aktüerya ve makine bilirkişileri heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473/1 maddesi uyarınca "Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder."6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478 maddesi uyarınca "(1) Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir."
Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."
Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri,
sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi uyarınca "(1)Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.
Bu tazminatlardan; c) Sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak, hesaplanır.
Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. Maddesi uyarınca "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (...)"6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. Maddesi uyarınca "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51. Maddesi uyarınca "(1) Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini,
durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.(...)"6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. Maddesi uyarınca "(1)Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. (...)"
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. Maddesi uyarınca "(1)Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. Maddesi uyarınca "(1)Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. (...)"6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. Maddesi uyarınca "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacının sevk ve idaresindeki ---------- plakalı motosiklet ile davalı---------- sevk ve idaresindeki,
davalı sigorta şirketinin zmms sigortacısı olduğu -------- plakalı aracın karıştığı 06/03/2019 tarihli trafik kazası nedeniyle açılan sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve manevi tazminat alacağına ilişkin tazminat davası olduğu, davalı sigorta şirketinin diğer davalı --------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı aracın zmms sigortacısı olduğu, rizikonun 06/03/2019 tarihinde gerçekleştiği, poliçenin riziko tarihinde geçerli olduğu, bu sebeple sigortacının zarar görene karşı TTK'nun 1473/1 ve 1478 maddeleri uyarınca ---------- kusuru oranında sorumlu olduğu, davacının maluliyeti yönünden;
kazanın belirtildiği gibi 06/03/2019 tarihinde gerçekleştiği, buna göre davacının maluliyet oranının o tarihte yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılması gerektiği, buna göre davacının --------- Kurulu'nun 26/05/2022 tarihli raporuna göre sürekli maluliyetinin bulunmadığı,
aynı rapora göre 2 ay geçici tam maluliyetinin bulunduğu ve bu süre zarfında geçici veya sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı tespitinin, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre düzenlemesi nedeniyle hükme esas alınabileceği (geçici bakıcı gideri hususunda gerekçesi "kişinin geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası vücudunda oluşan yaralanmalar sonrası bacağında gelişen selülit tedavisi sırasında yatak istirahati, tedaviye olan cevabı ve iyileşmeyi hızlandırdığı gibi sellülit bacaklarda olduğunda, yatak istirahatinin yanında bacağın yukarıda tutulması,
aşağı sarkıtılmaması da tedaviye yardımcı olacağından ----------- sellülit tedavisi süresince 1 ay kadar yatak istirahatinin uygun olduğu, dolayısıyla 1 ay süresince bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağı" şeklinde gerekçesi açıklanmış olması nedeniyle doktor bilirkişisinin raporuna itibar edilmiştir) kusur durumu ve tazminat yönünden makine bilirkişisi ek ve kök raporunda tespit edilen kusur durumunun mahkememizce olayın gerçekleşme şekli ve şartları değerlendirildiğinde hale uygun görüldüğü,
bu sebeple davalının olayın gerçekleşmesinde %75, davacının ise %25 kusurlu olduğu yönünde raporun hükme esas alınabileceği, -aynı tarihli aktüerya bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere- (davacının asgari ücretten daha fazla gelir elde ettiğini ispatlayamamış olması nedeniyle) olay tarihindeki davacı zararının net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplanması gerektiği, buna göre kusur oranları da dikkate alınarak -aktüerya ve doktor bilirkişisi raporunda tespit edildiği üzere- davacının nihai zararının geçici iş göremezliğe ilişkin olarak 3.031,35 TL,
--------- tarafından karşılanmayan ve belgelenemeyen somut olaydaki yaralanmanın gereklerine uygun pansuman, enjeksiyon, yol masrafı vb gibi tedavi giderine ilişkin 525,00 TL ve bakıcı giderine ilişkin 1.918,80 TL olduğu, davacının sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı, yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri ve TBK 61 uyarınca davalıların zarardan farklı hukuki sebeplerle müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, sigorta şirketi yönünden zararın sigorta limiti ve kapsamında kaldığı, davanın belirsiz alacak davası olduğu,
bu sebeple alacağın tümüne temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, temerrüt tarihinin ise davalı sigorta şirketi yönünden sigortacıya bildirim yapıldığı tarihten (26/05/2021 günü, zira her ne kadar ilk başvuru 08/02/2021 tarihinde yapılmış ise de maluliyet raporu sigortacıya 26/05/2021 tarihinde iletilmiş, usulüne uygun olarak başvurunun bu tarihte yapıldığı mahkememizce kabul edilmiştir) itibaren sekiz iş günü sonrası (08/06/2021 günü) olduğu, diğer davalı yönünden TBK 117 uyarınca olay tarihi olan 06/03/2019 günü olduğu,
rizikonun davalı sigortalı ve haksız fiil faili --------- yönünden ticari işletmeyi ilgilendiren bir olaydan kaynaklanmamış olması nedeniyle alacağa belirlenen tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davacının manevi tazminat davası yönünden;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. Maddesi uyarınca "(1)Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
(2)Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, yukarıda da belirtildiği gibi davacının 06/03/2019 tarihli haksız fiil nedeniyle bedensel bütünlüğünün zedelenmesine maruz kaldığı ve iki ay boyunca çalışamadığı,
bu sebeple tarafların kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ve davacının uğramış olduğu bedensel zararın ağırlığı dikkate alınarak davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinin yasal koşullarının oluştuğu, mahkememizce belirlenen kriterler dikkate alındığında davacı lehine 7.500,00 TL manevi tazminat hükmedilmesinin uygun görüldüğü, alacağa haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/386, K. 2024/413, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama