KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/166
- Karar No
- 2024/38
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2024
Karar Metni
1.183 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/166 Esas
KARAR NO: 2024/38
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/03/2023
KARAR TARİHİ: 16/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili HDI Sigorta A.Ş., sigortacılık ile iştigal ettiğini, sigortalısı EKOL Lojistik A.Ş.' nin taşıdığı emtiayı, Nakliyat Aracısı/Komisyoncusunun Yasal Sorumluluk Sigorta Poliçesi ve Sözleşmesi ile sigortaladığını, müvekkili sigortalısının taşıdığı 43 palet EKOE 458501-2 nolu konteynir içinde istif edilen Sarafil Polyester Film emtiası (Brüt 21.965,28 kg),
28/01/2021 tarih ve 347252498 numaralı CMR belgesi kapsamında önce dava dışı satıcı firma Polyplex Europa Polyesyer Film San.ve Tic. A.Ş.'nin Ergene / Tekirdağ'daki tesisinden alınarak, dava dışı alıcı firma Polyplex Europa Polyester Film San. ve Tic.
A.Ş.'nin Polonya'daki tesislerine götürülmek üzere Pendik Limanı'na getirildiğini,30/01/2021 tarihinde DFDS liman sahası içinde yapılan operasyon sırasında konteynir, Kalmar marka mobil vincinden yere düşürüldüğünü ve hasar meydana geldiğini, meydana gelen olayla ilgili liman yetkililerince hasar raporu düzenlendiğini, düzenlenen hasar raporunda "30/01/2021 tarihinde operasyon esnasında kalmar kolunun EKOE-458501-2 numaralı konteynırı bırakması sonucu konteynırın yere düşmüş, yükü hasar görmüş, swap parçalanmıştır." belirtildiğini,
yapılan ekspertiz incelemesinde konteyner içerisindeki sarafil polyester cinsi emtiaların tamamının dış ve yan yüzeylerinde ezilme, sürtünme ve yırtılma şeklinde ağır hasarların oluştuğu tespit edildiğini, akabinde hasarın davalıya ihtar edildiğini, müvekkilinin, sigortalısının sorumluluğu altında nakliyesi üstlenilen emtianın hasarlanması sonucu zararı tazmin ettiğini ve TTK m. 1472 gereği sigortalının haklarına "kanuni halef” olduğunu, ayrıca aldığı ibra ve temlik belgesi ile söz konusu hasardan doğan her türlü hak, alacak, talep ve hakkını devraldığından BK m. 183 uyarınca "akdi halef” olduğunu,
davalı liman işletmecisi olarak gerekli emniyet ve güvenlik tedbirlerini almadığını, kusuruyla liman vincinin düşmesine sebep olduğunu, bu sebeple de oluşan zarardan TBK m. 49 gereğince sorumlu olduğunu, hasarın vinç operatörünün kusurundan kaynaklandığını, TBK' ya göre davalının bu hususta da sorumluluğu bulunduğunu, Yargıtay'ın, vinç operatörünün kusurundan kaynaklanan hasar ve zararlarda liman işletmesinin sorumluluğunun bulunacağı yönünde pek çok kararı bulunduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, müvekkil şirket adam çalıştıranın sorumluluğu hükümleri uyarınca kendisine yüklenen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacının iddialarının aksine müvekkil şirkete Türk Borçlar Kanununun 66. Maddesi uyarınca sorumluluk atfedilemeyeceğini,
davacı tarafça liman işletmecisi sıfatını haiz Müvekkil Şirketin gerekli emniyet ve güvenlik tedbirlerini almadığı ileri sürülerek müvekkil şirket çalışanı vinç operatörünün kusuru neticesinde konteynerin hasara uğradığından bahisle Türk Borçlar Kanunu'nun 66. Maddesinde düzenlenen "adam çalıştıranın sorumluluğu " hükümlerine atıf yapılarak zarardan sorumlu olduğu iddia edildiğini, davacı tarafça ileri sürülen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iddiaların kabul edilmediğini, adam çalıştıran çalışanını seçerken işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken,
zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olamayacağını, bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlü olacağını, adam çalıştıran, ödediği tazminat için, zarar veren çalışana, ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir." denilmek suretiyle adam çalıştıranın çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken,
gözetim ve denetimde bulunurken zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat etmesi halinde söz konusu zarardan sorumlu tutulamayacağı hüküm altına alındığını, müvekkil Şirketin uzun yıllardır liman işletmesi sektöründe hizmet verdiğini, davacı tarafça Müvekkil Şirketin gerekli emniyet ve güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle hasarın meydana geldiği iddiası kesinlikle kabul edilemeyeceğini,
davaya konu hasara sebebiyet veren operasyonda görevli vinç operatörü Evren YILMAZ'ın iş makinesi kullanma yetkinlerine sahip olup Milli Eğitim Bakanlığı onaylı Özel Çetinler İş Makineleri Kursundan eğitimlerini tamamladığını ve dolu konteyner türünde iş makinesi kullanabileceğini gösterir "İş Makinesi Kullanma Sertifikası" bulunduğunu, adam çalıştıran konumunda olan Müvekkil Şirketin, operasyon sırasında kullanılan "KALMAR" marka vinci düzenli olarak kontrole sokmuş olduğunu gösterir Servis Raporları ekte sunulduğunu, servis raporlarıyla da rutin kontrollerinin yapılmış olduğu sabit olan operasyonda kullanılan vincin herhangi bir bozukluğu,
sorunu. olmadığı tespit edildiğini, özen yükümlülüğüne ilişkin gerekli tüm yükümlülüklerini yerine getiren, tedbir ve güvenlik önlemlerini alan Müvekkil Şirketin söz konusu hasardan sorumlu tutulamayacağını savunarak; davanın reddini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
Mahkememizce alınan 07/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "1- Davalı şirketin çalışanı / operatör -------- dikkatsiz ve tedbirsizce iş makinesini kullandığı görüş ve kamati oluştuğu , tüm yukardaki gerekçeler , dava konusu hasarın oluşumundan %100 oranında ASLİ kusurlu olduğu ,2- Yukardaki gerekçelerle, Ekspertiz raporunda tespitedilen , 8.016,52 Euro hasar tutarının kabul edilebilir ve dosya kapsamına uygun olduğu " hususları tespit edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, davacının dava dışı sigortalısı -------- şirketinin taşıdığı --------nolu konteynır içinde istif edilen --------- emtiasının dava dışı satıcı firma ------- şirketinin ---------- tesisinden alınarak, dava dışı alıcı firma -------- şirketinin --------- tesislerine götürülmek üzere --------- getirilmesinden sonra 30/01/2021 tarihinde ------- liman sahası içinde yapılan operasyon sırasında konteynırın, --------- marka mobil vincinden yere düşürülmüş olması nedeniyle zarara uğramasından dolayı,
sigortalısına sigorta tazminatı ödeyen davacının TTK 1472 uyarınca halefiyet nedeniyle davalıya açtığı rücuen tazminat alacağına ilişkin başlatılan-------- Esas sayılı takibine vaki itirazının iptali davasıdır.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın yukarıda da belirtildiği gibi rücuen tazminat alacağına ilişkin itirazın iptali davası olduğu, dava konusu alacağın kaynağının haksız fiil olduğu, yine davalının adam çalıştıranın sorumluluğu uyarınca kusursuz sorumluğunun bulunduğu, bu kapsamda adam çalıştıranın, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlü olduğu,
bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporunda da tespit edildiği üzere zararın 8.016,52 Euro olduğu ve zararın konteyneri bir yerden diğer yere taşıması/yer değiştirmesi (elleçlemesi) gereken -------- vincinin konteyneri bırakması sonucu ve davalının konteyneri elleçlediği/yer değiştirme işlemi yaptığı anda meydana gelmiş olduğu, yine konteyner içerisinde bulunan emtianın istiflenmesinin (konteyner içi yüklemenin) deniz taşımasına uygun olarak yapıldığı hususunun da tespit edildiği, bu sebeple davalının (çalıştırdığı adamın) zararın gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğu,
davalının çalışanını seçerken işiyle ilgili talimat verirken ve gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ve işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmekle mükellef olduğu, ancak bu hususların davalı tarafça ispat edilemediği, bu sebeple davalının zararın tamamını karşılamakla yükümlü olduğu, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle likit olmadığı, bu sebeple icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/166, K. 2024/38, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama