İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/580 K.2025/143

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/580Karar2025/143Tarih26 Şubat 2025Okuma17 dk · 3.390 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/580
Karar No
2025/143
Karar tarihi
26 Şubat 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.390 kelime·17 dk okuma·7 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2023/580 Esas

KARAR NO: 2025/143

DAVA

Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 18/08/2023

KARAR TARİHİ: 26/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili 18.08.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ile davalı taraf arasında 06.04.2023 tarihinde imzalanan ekli sözleşme uyarınca metre karesi 490 TL den her bir villa için 900 metre kare tuğla görünümlü taş duvar paneli kaplaması ve bu kaplamanın bedelinin müvekkil tarafından karşılanmak şartı ile uygulanması ve ayrıca mertek yapımı ve teslimi ve bunun da bedelinin müvekkilince karşılanmak şartı ile uygulanması için anlaşmışlardır.

İş bu sözleşme uyarınca yüklenici olan davalı hammadde bağlantısını yaptıktan sonra 1 hafta içerisinde işe başlamayı ve başlanan işin de 90 gün içerisinde bitirilmesini müvekkiline taahhüt etmiştir.

Ayrıca yine ilgili sözleşme uyarınca; müvekkilinin sözleşme gereği üzerine düşen mükellefiyetleri eksiksiz ifa etmiş ödemesi gereken nakit parayı sözleşmede belirtilen miktardan da fazla olarak 694.095 TL olarak gerçekleştirmiş ancak davalı şirket sözleşme gereği vermesi gereken teminat senedini vermediği gibi sözleşme hükümlerine de uymamıştır.

Müvekkili şirket iş bu sözleşme uyarınca davalıya nakit dışında ---------Bankası ----------- Şubesinin ------------ Çek no'lu 15.07.2023 vadeli 500.000.00 TL bedelli, ----------- Bankası ------------ Şubesinin -------------- Çek no'lu 19.08.2023 vadeli 300.000.00 TL bedelli, --------- Bankası ------------ Şubesinin ------------ Çek no'lu 02.09.2023 vadeli 300.000.00 TL bedelli,----------- Bankası ----------Şubesinin ---------- çek no'lu 16.09.2023 vadeli 541.000.00 TL bedelli çeklerini sözleşme imzalanmasından sonra avans olarak vermiştir.

Davalı şirket sözleşme gereği malları 90 gün içerisinde yapıp teslim etmesi gerekmesine rağmen sözleşmeye uymaması bir yana ilk çek olan ve yukarıda dökümü yapılan 15.07.2023 tarihli 500.000,00 TL bedelli çekini 15.07.2023 tarihinde müvekkilin yazdırmayın ödeyeceğiz uyarısına rağmen,10 günlük yazdırma süresi de bulunmasına rağmen kötü niyetli olarak yazdırmış ve aynı gün içerisinde ----------İcra Müdürlüğünün ------------ E. Sayılı dosyası ile işleme koymuş ve müvekkilinin yasal yazdırma süresi içerisinde çeki ödeyerek icra takibini kaldırmıştır.

Bunun öncesinde sözleşmede hammadde fiyatları sabit kalmak şartı ile anlaşma yapılmış olmasına rağmen davalı tarafından haksız olarak müvekkiline, 509.760 TL lik ancak nasıl ve neye göre düzenlendiği belli olmayan kur farkı faturası kesilmek istenmiş ancak müvekkili tarafından işbu faturaya karşılık iade faturası kesilmiştir.

Ayrıca gene davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak teslimi gereken mallar teslim edilmiş gibi 1.601.506.03 TL KDV dahil fatura kesilmek istenmiş ancak iş bu faturalarda iade faturası kesilerek iade olunmuştur. Bunların dışında neye ilişkin olduğu belli olmayan 2 adet daha yaklaşık 107.144.00 TL faturada müvekkili şirket tarafından iade faturası kesilerek iade olunmuştur.

Akabinde müvekkili şirket bu durumu davalı şirkete mail yolu ile bildirmiş, davalı şirketten sadece teslim olunan mallara ilişkin fatura kesilmesini talep etmiştir. Ancak bu güne kadar davalı şirket tarafından müvekkil şirkete kesilmiş böyle bir fatura bulunmamaktadır.

Müvekkili tarafından davalıya verilen avans çeklerinin ilki olan ve kötüniyetli olarak yazdırılıp icra takibine konu edilen 500.000 TL çekinden sonra müvekkil artık davalı ile sözlü görüşmeyi bırakmış ve mail yolu ile irtibat kurmaya başlamıştır. Bu tarihten sonra davalı şirket tarafından müvekkiline cevap verilmemeye başlanmıştır.

25.07.2023 tarihinde yapılan ikinci sözleşme uyarıca müvekkili mal teslimini artık yazılı olarak istemeye başlamış ancak davalı şirket bu taleplere yazılı cevap vermek bir yana hiç cevap vermemeye başlamıştır. Halen dahi müvekkilinin teslim almadığı ancak ödemesini yaptığı mallar mevcuttur.

Ekli cari hesap ekstresinde de görüleceği üzere bu güne kadar müvekkili çek ödemesi dahil toplamda 1.194.095 TL ödeme yapmış,davalı firma ise şimdeye kadar müvekkiline toplamda faturası kesilmeyen 603.800 TL'lik mal teslimi yapılmıştır.

Müvekkilinin hali hazırda yaklaşık 500.000 TL alacaklı olmasına ve sözleşmede belirtilen süreler de geçmesine rağmen, 17.08.2023 tarihinde 300.000.00 TL'lik çekini ödeme mükellefiyeti ile -ki ödememesi durumunda çekin yazdırılacağı ve icra takibine konu edileceği kuvvetle muhtemeldir- karşı karşıya kalmıştır. Davalı firmaya bu durumlar mail olarak bildirilmiş olmasına rağmen davalı firmadan müvekkiline verilmiş bir cevap da bulunmamaktadır.

Son olarak davalı firmanın sözleşmenin başından bu yana kötüniyetli davranışları dolaysıyla müvekkil firma tarafından sebepleri ile birlikte 17.08.2023 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini,çeklerin iade edilmesi gerektiğini bakiye alacak olan nakit 469.535 TL nin iade edilmesini talep ettiği bir mail göndermiş ancak iş bu maile de halen dahi cevap verilmemiştir. Tarafımıza teslim edilen mal kısmının değeri, 603.800 TL +KDV dir.

Müvekkili tarafından davalıya ödenen rakam ise nakit olarak 1.194.095 TL ve yukarıda dökümü yapılan çeklerdir. Müvekkili şirkete davalı tarafından halen dahi malların neden teslim edilmediğine dair her hangi bir açıklama da yapılmış değildir. Davalı tarafa vermiş olduğumuz çekler bedelsiz kalmıştır. Bu durum, mahkemenizce yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile açıklığa kavuşacaktır.

Ayrıca gene taraflar arasında akdolunan 06.04.2023 tarihli ilk sözleşmenin cezai şartlar başlığında her gecikilen gün için geciken tarafından iş bedelinin yüzde 3'ü oranında cezai şart takdir ve tespit edilmesine rağmen davalı şirket tarafından iş bu yükümlülük de yerine getirilmiş değildir.

Bu sebeple fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile gecikilen her gün için yüzde üç cezai şarttan şimdilik 1.000.00 TL nin ödenmesi gereken tarihten itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmekteyiz. Şekil şartları bakımından tam ve geçerli olan ve fakat tamamı yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle bedelsiz kalmış olan söz konusu çeklerin, karşı tarafça takibe konması konusunda haklı endişelerimiz vardır.

Bu nedenle, hakkımızda herhangi bir takip açılmadan önce, işbu menfi tespit davasını açmak zorunluluğu doğmuştur.

Yasa gereğince, bu şekilde açılan menfi tespit davası açılacak icra takibini tek başına durdurmaya yeterli olmadığı veçhile, söz konusu çek bedelinin %15’ini temsil eden 171.150 TL’nin tarafımızca teminat gösterilmesi karşılığında, ivedi olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerinden bahisle ---------- Bankası --------- Şubesinin --------- Çek no'lu 19.08.2023 vadeli 300.000.00 TL bedelli,

---------- Bankası ----------- Şubesinin ------------- Çek no'lu 02.09.2023 vadeli 300.000.00 TL bedelli ve son olarak --------- Bankası ---------- Şubesinin -------------çek no'lu 16.09.2023 vadeli 541.000.00 TL bedelli çeklerinden borçlu olmadıklarının tespitine, çeklerin icra takibine konu edilmemesi ve dava kesinleşinceye kadar geçecek süre içerisinde tedbiren durdurulmasına,

gecikmeden dolayı müvekkilinin zararının tespiti ile şimdilik bu zarardan 1.000,00 TL nin zarar tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili 29.09.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle. Huzurdaki dava tazminat ve borçlu olunmadığının tespiti talepli olup, davanın reddi gerekmektedir. Usule İlişkin Beyanlarımız Davacı, huzurdaki davayı açmadan evvel arabuluculuk kanun yoluna başvurmamıştır. Nitekim dava dilekçesinde zararın giderilmesi talebi vardır. Bu husus arabuluculuk aşamasını gerektirdiğinden, davanın dava şartı yokluğundan reddini talep etmekteyiz.

Esasa İlişkin Beyanlarımız Davacı ile müvekkili şirket arasında 06.04.2023 tarihinde akdedilmiş bir sözleşme bulunmaktadır. Bu sözleşmeye göre müvekkili şirket, davacıya, davacının yaptığı inşaatlara ilişkin olarak hizmet verecektir. Bunun karşılığında davacının müvekkil şirkete ödeme yapması kararlaştırılmıştır. Davacı, dava dilekçesinde müvekkili şirkete 694.095,00-TL ödeme yaptığını beyan etse de bu husus gerçeği yansıtmamaktadır.

Davacının ödediği nakit miktar belirtilenden az olup, karşılıklı yapılacak ticari defter ve belge incelemeleri ile bu durum tespit edilecektir. Dolayısıyla davacının bu yöndeki beyanı itibar edilebilir nitelikte değildir. Nakit ödemenin yanı sıra davacı, müvekkili şirkete 4 adet çek teslim etmiştir. Bu çekler davacının dava dilekçesinde de belirtildiği üzere aşağıdaki gibidir.

Çekler hususunda itirazımız yoktur. ---------- Bankası ----------- Şubesi ------------ numaralı 15.07.2023 vade tarihli 500.000,00-TL bedelli çek.- icra takibi aşamasında ödendi-,----------- Bankası ---------Şubesi ----------- numaralı 19.08.2023 vade tarihli 300.000,00-TL bedelli çek ----------- İcra Dairesinin ------------ Esas sayılı dosyası- ----------- Bankası ----------- Şubesi ----------- numaralı 02.09.2023 vade tarihli 300.000,00-TL bedelli çek ---------- Dairesi ---------- Esas sayılı dosyası- ---------- Bankası ----------- Şubesi ------------- numaralı 16.09.2023 vade tarihli 541.000,00-TL bedelli çek --------- İcra Dairesi

---------- Esas sayılıyı dosyası- Davacı, müvekkili şirketin kendisine sözleşmede belirtilen hizmeti vermediğini iddia etmektedir. Oysaki müvekkil şirket, davacıya gerekli hizmeti vermiş ve uygulamaları da yapmıştır. Nitekim irsaliyeler ve teslim tutanakları ile de bu husus tespit edilecektir. Öte yandan davacı, müvekkil şirket tarafından yapılacak olan uygulamaları; inşaatı bitirdikten sonra peyderpey olacak şekilde talep edeceğini beyan etmiştir.

Nitekim müvekkil şirketin vereceği hizmet, zaten inşaatın bitirilmesini gerektirmektedir. Davacı, müvekkil şirkete uygulamanın yapılmasını gerektiğini bildirdikten hemen sonra müvekkil şirket üzerine düşen tüm edimleri her defasında yerine getirmiştir. Bunlara ilişkin ---------- yazışmaları ve video kayıtları dosyaya sunulacaktır. Müvekkili şirket üzerine düşen tüm edimleri hem 2023 Yılının Temmuz Ayında, hem de Ağustos Ayında yerine getirmiştir.

Müvekkili şirketin üzerine düşen edimleri yerine getirdiğine ilişkin belgeler ve video kayıtları ortadadır. Müvekkili şirket, ilk çekin vadesi olan 15.07.2023 günü geldiğinde bankaya başvurmuş ancak çekin karşılıksız olduğunu görmüştür. Davacı bu çekin yazdırılmasında müvekkili şirketin kötü niyeti olduğunu beyan etmektedir.

Müvekkili şirket üzerine düşen edimleri yerine getirmesine rağmen alacağına kavuşamamış, yani alacağı davacı tarafından müvekkili şirkete ödenmemiş durumdadır. Burada kimin kötü niyetli olduğunun tartışılmasına gerek yoktur. Müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını engelleyen davacı, elbette kötü niyetle davranmıştır. Davacı tarafa süre veren müvekkili şirket, davacının 10 günlük süresi içerisinde ödeme yapması sonucu alacağına kavuşmuştur.

Nitekim müvekkili şirket bu süreçte hizmet vermeye de devam etmiştir. Tüm bunlarla birlikte, 19.08.2023 tarihli ikinci çek de karşılıksız çıkınca müvekkili şirket tekrar alacağına kavuşamamıştır. Bunun üzerine davacıya ----------- Noterliği'nin 21.08.2023 tarihli ve ------------ Yevmiye numaralı dosyası marifeti ile ihtarname göndermiş ve ödemenin yapılması gerektiğini bildirmiştir. Tüm bunlara rağmen davacı tarafından ödeme yapılmayarak müvekkili zarara uğratılmıştır.

Davacı, müvekkili şirketin kendilerine kur farkı faturası kesmesini hukuka aykırı bulsa da sözleşmede kur farkının yansıtılmayacağına dair bir ibare yoktur. Nitekim davacı tarafından müvekkilinden mal ve hizmet alınmış ancak karşılığı ödenmemiştir.

Müvekkili şirket açısından oluşan zararın giderilmesi veya sözleşmeden dönülmesi halinde tarafına kesilen faturaları kabul etmemesi gerektiği düşünüldüğünde, oluşan zarar için kur farkı faturası kesilmesinin günümüz şartlarında olağan olduğu anlaşılacaktır. Öte yandan davacı şirket bu duruma da itiraz etmiştir. Davacı tarafından müvekkili şirkete hiçbir şekilde ödeme yapılmamış ve müvekkili şirket mağdur edilmiştir.

Müvekkili şirket de tüm süreci yazılı olarak yürütmek adına davacıya ihtarname ve fatura iptaline karşı yeni fatura keserek karşılık vermiştir. Bu sırada davacının 02.09.2023 ve 16.09.2023 tarihli çekleri de karşılıksız çıkmış ve müvekkil şirket tarafından yazdırılarak icra takibine konu edilmiştir. Müvekkili şirket ile peşin ödeme şartı ile anlaşan davacı, şartlara uymayarak müvekkilin zararına sebebiyet vermiştir.

Yazılı sebepler doğrultusunda müvekkili şirket, dört çeki de icra takibine konu ederek alacağına kavuşmayı ve varsa tamamlanması gereken hizmeti tamamlamayı amaçlamıştır. Bu arada günümüzde müvekkili şirket tarafından yapılan araştırmada davacının inşaatlara hiç başlamadığı tespit edilmiştir. Eş deyişle müvekkili şirketin uygulama yapacağı bir inşaat dahi henüz davacı tarafından ortaya çıkarılmış değildir. Konu ile ilgili video kayıtları dosyaya ayrıca sunulacaktır.

Görüldüğü üzere müvekkili şirket, üzerine düşen tüm edimleri yerine getirmiş ancak ödemesine kavuşamadığı için zarara uğratılmıştır. İnşaatını devam ettiremeyen davacı, haksız şekilde müvekkilin alacağına kavuşmasını engellemeye yönelik huzurdaki davayı açmıştır. Yazılı sebepler doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerinden bahisle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi için, konularında uzman inşaat mühendisi, mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerinden oluşan heyete inceleme yaptırılmasına, bilirkişilerin taraf ticari defterlerinde mahallinde incelemelerine karar verilmiştir. Bilirkişiler Mali Müşavir ----------, Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ---------- ve İnşaat Mühendisi ----------- tarafından sunulan 05.05.2024 tarihli raporda özetle.

"7-SONUÇ: Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, davalının defter & belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkür surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde. A-Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden. Huzurda görülen davada davacının 2023 dönemi ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup.

2023 dönemi Envanter defterinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu'nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221 maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, davacının 2023 döneminde e-defter kullanan mükellef olduğu, 2023 dönemi Ocak ayı Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerinin GİB onaylı açılış beratları ile dava tarihi itibariyle Ağustos ayı Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, davacı şirketin ticari defterlerinin V.U.K'nu ve TTK'nuna uygun tutulduğu, davacı şirketin ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür.

Huzurda görülen davada davalının 2023 dönemi ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup.

2023 dönemi Yevmiye, Defteri Kebir ve Envanter defterinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu'nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221 maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, davalının 2023 dönemi Yevmiye defteri kapanış tasdikine ilişkin TTK'nun 64/3 maddesi uyarınca süresinin bulunduğu (30.06.2024 tarihine kadar yapılabilecektir.), davalı şirketin ticari defterlerinin V.U.K'nu ve TTK'nuna uygun tutulduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür.

B- Davacının Talebi Yönünden. B-1. Sayın Mahkemece davalıya yapılan 143.900,00-TL ödemenin İaşe bedeli, nakliye bedeli, ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı icra dosya masrafları ferilere ait olduğu kabul edilmemesi halinde. Davacının davalıdan (1.194.095,00-TL-712.484,00-TL) 481.611,00-TL alacaklı olduğu, B-2.

Sayın Mahkemece davalıya yapılan 143.900,00-TL ödemenin İaşe bedeli, nakliye bedeli, --------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı icra dosya masrafları ferilere ait olduğu kabul edilmesi halinde; davacının davalıdan 337.711,00-TL alacaklı olduğu, değerlendirilmiştir. B-3.

Davacı tarafından davalıya teslim edilen,---------- Bankası ----------- Şubesinin ----------- Çek nolu 02.09.2023 vadeli 300.000,00 TL bedelli, ---------- çek nolu 16.09.2023 vadeli 541.000,00 TL ve ----------- Çek nolu 19.08.2023 vadeli 300.000,00 TL bedelli çekler bakımından davacının davalıya borçlu olmadığı sonuç ve kanaatlerine ulaşılmıştır.

Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Aydın Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak dava konusu sözleşmelere konu yerde yapılacak olan villa inşaatlarının taş panel kaplama işlerine hazır olup olmadıklarının refakata alınacak inşaat mühendisi bilirkişi ile tespitinin istenilmesine karar verilmiştir.

Bilirkişi İnşaat Mühendisi ----------- tarafından sunulan 20.11.2024 tarihli raporda özetle.

"4) SONUÇ ve KANAAT BİLDİRİMİ: Dava dosyasının incelenmesi, keşif sırasında ve sonrasında iş mahallinde yapılan gözlem, ölçüm ve hesaplamalar sonucun oluşan kanaatlerimi aşağıda sunuyorum. a) Taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin, yerleşmiş uygulamalara göre, malzeme ve uygulama dahil “Eser Sözleşmesi” niteliğinde olduğu kanaatimin oluştuğu, b) Yapılması kararlaştırılan 3 blok, 6 villaya ait işlerden sadece 1 blok, 2 villa işinin, davalı tarafından tamamlanmış olduğu, diğer 2 blok, 4 villada sözleşme gereği yapılmış işin bulunmadığı,

c) Uygulaması yapılmamış 02.06.2023 ve 11.08.2023 tarihilerinde teslim edilen 43 adet duvar panelinin ve -124 m Mertek malzemesinin, iş mahallinde ihzar edilmiş durumda hazır olduğu, d) Cezai şart hesaplaması konusunda, 90 günlük iş süresinin, 10.06.2023 tarihinden başlaması gerektiği, dava tarihi olan 18.08.2023 tarihi itibarı ile sürenin dolmamış olması nedeni ile değerlendirmeye tabi tutmadığımı e) Taraflar arasında sözleşmeye göre, - 47,79 oranında malzeme teslimi ve iş yapılmış olduğu, davalının yapmış olduğu (Mal Teslimi + uygulama + Nakliye) iş ve imalat tutarının 765.293,20 TL'sı olduğu,

f) Davacı tarafından, davalıya 1.194.095,00 TL' sının ödenmiş olduğu, g) Davalının, davacıya 428.801,80 TL' sı borçlu olabileceği, h) Sözleşmenin devamlılığı konusunda hukuki yorumun, sayın hakimliğinize ait olduğu, Görüş ve kanaatlerimi sunarım. Saygılarımla." kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Dava, satış-eser sözleşmesinden kaynaklı verilen avans çeklerinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve gecikmeden doğan zararın tazmini istemlerine ilişkindir.

Taraflar arasında 06/04/2023 tarihli "Dekoratif Tuğla-Taş Görünümlü Duvar Panel İşleri Sözleşmesi" başlıklı ve 25/07/2023 tarihli "Protokol" başlıklı sözleşmeler imzalandığı, davacı tarafça sözleşme gereğinin zamanında yerine getirilmediğinden bahisle 14/08/2023 tarihli e-posta ile sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğinden bahisle avans olarak verilen çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve gecikmeden doğan zararın tazminini talep ettiği, davalı tarafın ise şeklen geçerli bir fesih bildirimi bulunmadığı, davacı tarafın ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği,

perakende satış yapan bir firma olmadıkları, kalıp üzerine özel üretim yaptıkları ve davacı tarafın ürünleri hazır olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları; sözleşmenin nitelenmesi, fesih bildiriminin geçerli olup olmadığı ve sonucuna göre davacı tarafın taleplerinde haklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun B.

Borçlunun temerrüdü I. Koşulları başlıklı 117 nci maddesi "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur.

Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.", Satış Sözleşmesi Birinci Ayırım Genel Hükümler A. Tanımı ve hükümleri başlıklı 207 nci maddesi "Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.

Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir.", 3. Satıcının temerrüdü a. Kural ve ayrık durum başlıklı 212 nci maddesi "Satıcının temerrüdü hâlinde, borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümler uygulanır. Zilyetliğin devri için belirli bir süre konulmuş olan ticari satışlarda, satıcı temerrüde düşerse alıcının, devir isteminden vazgeçerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini istediği kabul edilir.

Alıcı, satılanın devredilmesini isteme niyetinde ise, belirlenen sürenin bitiminde bunu satıcıya hemen bildirmek zorundadır.", Eser Sözleşmesi A.

Tanımı başlıklı 470 inci maddesi "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." ve 3. İşe başlama ve yürütme başlıklı 473 üncü maddesi "Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir.

Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, işsahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi;

aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir." hükmünü düzenlemiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A- (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) maddesinin birinci fıkrası "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." ve C) Tacir olmanın hükümleri I - Genel olarak başlıklı 18 inci maddesi "(1) Tacir,

her türlü borcu için iflasa tabidir; ayrıca kanuna uygun bir ticaret unvanı seçmek, ticari işletmesini ticaret siciline tescil ettirmek ve bu Kanun hükümleri uyarınca gerekli ticari defterleri tutmakla da yükümlüdür. (2) Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.

(3) Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. (4) Tacir sıfatına bağlı olan diğer hükümler saklıdır." hükmünü düzenlemiştir.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun Dava Şartı Olarak Arabuluculuk Dava şartı olarak arabuluculuk ana ve alt başlıklı 18/A- (Ek:6/12/2018-7155/23 md.) maddesinin ikinci fıkrası "(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.

Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.

Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmünü düzenlemiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Dava Şartları Dava şartları ana ve alt başlıklı 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası "(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." ve Dava şartlarının incelenmesi başlıklı 115 nci maddesinin ikinci fıkrası "(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir.

Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." hükmünü düzenlemiştir.Avans olarak verilen çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebi yönünden; taraflar arasında satış ve eser sözleşmesi karışımı bir anlaşma olup davacıya özel dekoratif tuğla görünümlü taş duvar panelinin imalat ve montajını kapsadığı, sözleşme gereği davacı tarafça ödemenin nakit yapılacağının taahhüt edildiği ancak bir kısmının nakit ödendiği kalan kısmı için ise çek verildiği,

çeklerin karşılıksız çıktığı, davacı tarafça teslimde gecikildiğinden bahisle e-posta yoluyla sözleşmenin feshedildiğinin iddia edildiği, davalı tarafça feshin kabul edilmediği, taraflar tacir olup TTK 18/3 maddesi uyarınca tacirler arasında, sözleşmenin feshine ilişkin ihbarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılmasının zorunlu olduğu, işbu yollar kullanılmadan yapılan feshin geçerli olmadığı,

davalı taraf feshi kabul etmeyip ifaya hazır olduğunu bildirdiğinden sözleşmenin feshine bağlı avans olarak verilen çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespitine yönelik davacı tarafın menfi tespit davasının reddine karar verilmiştir.Gecikmeden doğan zararın tazmini talebi yönünden.

Davacı tarafın sözleşmenin ifasında gecikildiğinden bahisle zararının tazminini talep ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesi kapsamında, konusu bir miktar para olan alacak - tazminat konulu davada davacı tarafça dava şartı arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığı anlaşıldığından gecikmeden doğan zararın tazmini davasının, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-a)Menfi tespit davasının REDDİNE,

b)Gecikmeden doğan zararın tazmini davası dava şartı olarak arabuluculuğa tabi olup arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşıldığından, HMK 114 (2) ve 115 (2), TTK 5/A ve HUAK 18/A (2) maddeleri gereğince DAVANIN DAVA ŞARTI YOKLUĞU SEBEBİYLE USULDEN REDDİNE,

2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 19.502,51 TL harçtan mahsubuyla fazla alınan 18.887,11 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 171.880,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,

5-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,

Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/02/2025

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/580, K. 2025/143, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No: 2025/143
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 18/08/2023
  7. Karar Tarihi: 26/02/2025
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Hukuki Değerlendirme Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/580
Karar No
2025/143
Tarih
26 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/580 K.2025/131
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/580 K.2025/72
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/582 K.2025/129
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/582 K.2025/149
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/582 K.2025/81
  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/583 K.2025/115

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.