KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/295
- Karar No
- 2025/1
- Karar tarihi
- 3 Ocak 2025
Karar Metni
652 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/295 Esas
KARAR NO: 2025/1
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/04/2024
KARAR TARİHİ: 03/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde "Müvekkil Firma spektrometre cihazları ithal eden köklü ve yerleşik bir firmadır. Davalı Taraf dava dışı bir firmadan ikinci el cihaz satın almış ve bu cihazın servisi bakım ve yedek parça hizmetini de Müvekkil Firma'dan talep etmiştir. Müvekkil Firma ödenmeyen faturalar hakkında müteaddit defalar karşı tarafla görüşmüş ancak sonuç alamayınca ----------- İcra Müdürlüğü’nün ------------ E sayılı icra takibini başlatmak zorunda kalmıştır.
Faturalara itiraz edilmemiş olmasına rağmen takibe haksız olarak itiraz edilince öncelikle arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak bu süreç de sonuç vermeyince huzurdaki dava açılmıştır." ileri sürerek "----------- İcra Müdürlüğü’nün --------E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama ücreti ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.11/12/2024 tarihli dilekçesi ile davacı vekili "Sayın Mahkemeniz ara kararı gereği 18/10/2024 günü dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Daha sonra Davalı Firmanın konkordato aşamasına girdiği öğrenilmiştir ve Müvekkil bir kısım hakkından vazgeçerek Davalı Taraf ile ekteki protokol çerçevesinde sulh olmuştur. Mahkemenizin görevlendirdiği Sayın Bilirkişi ticari defterler üzerinde bir inceleme yapılmamıştır. Ancak yukarıda açıklandığı üzere artık bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek kalmamıştır.
Henüz raporun düzenlenmesi için evrakların bilirkişi tarafından incelenmediği ve rapor yazılmadığı gözetilerek usul ekonomisi ve Müvekkil'in daha fazla maddi zarara uğramaması açısından bilirkişi incelemesinden vazgeçilmesini, bu nedenle bilirkişiye ödeme yapılmamasını dosyanın kesinleşmesini müteakip gider avansının Müvekkil'e ödenmesini" beyan ve talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 313. maddesi uyarınca "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir."
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 314. maddesi uyarınca "(1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (...)"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 315. maddesi uyarınca "(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.
Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (...)"Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davacı vekilinin davalı taraftan alacaklarının alınmış olduğundan bahisle taraflar arasındaki sulh sözleşmesi yapıldığını mahkememize bildirdiği, sulh sözleşmesinin tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlığa ilişkin olduğu, sulhun davanın devam ettiği süreç içerisinde yapıldığı,
bu sebeple eldeki davada sulhun davayı sona erdirdiği ve kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı, sulhun alacakların tahsil edildiğinden bahisle yapıldığının bildirilmesi ve tarafların bu şekilde talep etmesi nedeniyle atıf yapılan yasa hükmü uyarınca eldeki davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, sulhun ilk celseden sonra yapılması nedeniyle karar ve ilam harcının üçte ikisinin alınması gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle taraflar arasındaki sulh sözleşmesine uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/295, K. 2025/1, 3 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama