KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/452
- Karar No
- 2025/277
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
Karar Metni
4.912 kelime·25 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/452 Esas
KARAR NO : 2025/277
DAVA
Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
DAVA TARİHİ : 29/06/2024
KARAR TARİHİ : 16/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA: Davacılar vekili 29/06/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle, Müvekkillerinin ortağı olduğu davalı ----------02.06.2024 tarihli 2023 yılı Olağan Genel Kurul toplantısının 12'nci maddesinin A bendinde; "------------ tarafından açılmış olan------------ Asliye Ticaret Mahkemesi ------------ E. Numaralı dosya kararına istinaden ---------- İcra Dairesi ------------ E. Ve ------------ İcra Dairesi ------------ E. Sayılı dosyalarında yapılan ödemelerin birleşme sözleşmesi ile sorumlu 128 ortağına hisseleri oranında rücuen tazmin edilmesine,
birleşme öncesi ----------- üyelerine hisseleri oranında iade etmek üzere icra takibi yapmak, dava açmak da dahil yönetim kuruluna yetki verilmesine, ayrıca mahkeme ve avukat masraflarının 380 ortak tarafından karşılanmasına 48 (Kırksekiz) Red, 126 (Yüzyirmialtı) KABUL oyu ile oy çokluğu ile kabul edildi. Gündemin bu maddesine muhalefet şerhi konmuştur. (Ek 1)" denilmektedir.
Müvekkilleri tarafından iptali talep edilen 02.06.2024 tarihli genel kurul kararı; müvekkillerinin olumsuz oyları ve muhalefet şerhlerine rağmen 126 (yüzyirmialtı) ortağın olumlu oyu ile kabul edilmiştir.
Müvekkillerinin anılan karara ilişkin muhalefet şerhleri, 02.06.2024 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağının Eki niteliğinde olan EK-1 isimli sayfada "Olağan Genel Kurul gündemindeki 12. Maddenin (sehven 10. Madde yazılmıştır.) A bendindeki "Hukuki Sorumlu Ortaklar" ibaresi düzeltilerek eski ----------Ortakları/Üyelerine ilişkin alınan bu karara 2 Kooperatifin Aktif ve Pasifiyle birleşmiş olması sebebiyle, ----------- Kooperatifinden gelen ortaklara herhangi bir husumet yöneltilemeyeceği,
tüm ----------- ortaklarının ödenen bedellerden sorumlu olduğu ve alınan karardaki hukuki imkansızlık sebebiyle ------------ gelen ortaklara rücu edilemeyeceği ortadadır. Alınan karara tüm bu sebeplerle itiraz ediyoruz." denilerek açıkça yer almaktadır.
Mezkur toplantı tutanağı ve tutanağın eki niteliğinde olan “EK-1” başlıklı belge ve alınan karara ilişkin olumsuz oy kullanan ve gerekçeli muhalefet şerhi sunan ortakların ad-soyad ve imzalarının bulunduğu evraklar da dilekçemiz ekinde Mahkeme’ye ibraz edilmektedir.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 53’üncü maddesi uyarınca; toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten pay sahiplerinin ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde bozma davası açabileceği hükme bağlandığından, davacı müvekkiller açısından işbu özel dava şartının mevcut olması nedeni ile bir (1) aylık yasal süre içerisinde mezkur davayı ikame hakkının da müvekkiller adına doğduğu izahtan varestedir.
Usul ekonomisi gereği muhalefet şerhi koyan 21 kişi adına davayı ikame etmeyerek yalnızca şerh koymuş olan 3 kişi adına davayı açmış bulunmaktayız.
Davalı Kooperatifin 02.06.2024 tarihli 2023 yılı olağan genel toplantısının 12. Maddenin A bendine konu; “----------- tarafından açılmış olan ------------ E. Numaralı dosya kararına istinaden ------------ İcra Dairesi ----------- E. Ve--------- İcra Dairesi --------- E. Sayılı dosyalarında yapılan ödemelerin birleşme sözleşmesi ile sorumlu 128 ortağına hisseleri oranında rücuen tazmin edilmesine, birleşme öncesi ----------- üyelerine hisseleri oranında iade etmek üzere icra takibi yapmak, dava açmak da dahil yönetim kuruluna yetki verilmesine,
ayrıca mahkeme ve avukat masraflarının 380 ortak tarafından karşılanmasına 48 (Kırksekiz) Red, 126 (Yüzyirmialtı) KABUL oyu ile oy çokluğu ile kabul edildi. Gündemin bu maddesine muhalefet şerhi konmuştur.
(Ek 1)” ilişkin kararı, davalı tarafından imza altına alınan ve yürürlükte olan 03.08.2001 tarihli ------------ ile ------------ Birleşme Sözleşmesi maddelerine ve bu birleşme sözleşmesi ile ortadan kaldırılmış olan ----------- gelen ortaklara kooperatiflerin aktif ve pasifiyle birleşmiş olması nedeniyle husumet yöneltilmesinin hukuki imkansızlığı ve kanunda açıkça aranan iyi niyet kurallarına aykırı olması nedeni ile hukuki dayanaktan yoksundur. Şöyle ki.
Davalı ------------ ile ------------- arasında akdedilen 03.08.2001 tarihli “birleşme sözleşmesi” uyarınca; müvekkillerin işbu birleşmeden önce ortağı bulundukları ----------- bütün olarak ------------- devredilmek ve davalı kooperatifle birleşmek suretiyle, tasfiye olmuştur.
İşbu dilekçe ekinde ibraz etmiş olduğumuz Tapu senedinden de anlaşılacağı gibi “Bu taşınmazın 60/72 hissesi ------------ ve 12/72 hissesi ------------- adlarına kayıtlı olup, ------------ işbu 60/72 hissesinin tamamını birleşmeden dolayı ---------- adına hisse tevhidi ve tashihen” tescil edilmiştir.
Hukuki dayanaktan yoksun davaya konu genel kurul kararı, müvekkillerin ortak olduğu ------------ ile davalı kooperatif arasında imzalanmış olan 03.08.2001 tarihli birleşme sözleşmesine açıkça aykırıdır.
Dilekçemiz ekinde Mahkeme’ye ibraz etmekte olduğumuz ----------- ile ----------- arasında akdedilen ve sözleşme (akit serbestisi) prensibine göre geçerli ve tarafları bağlayıcı nitelikteki 03.08.2001 tarihli birleşme sözleşmesinden anlaşılacağı üzere iki kooperatif aktif ve pasifiyle birleşmiş ve ----------- tasfiye olmuştur.
Bu hususta daha önce yine müvekkillerin ortağı olduğu, tasfiye olan ------------ üyelerine ilişkin alınan bir 14.04.2019 tarihli 2018 yılı olağan genel kurulunun 9. Maddesinin B bendinin iptali ile açılan --------- sayılı dosyasında bulunan 10.02.2020 tarihli ve 16.12.2020 tarihli bilirkişi heyet raporlarının her ikisinde de "----------- İle devrolunan ----------- 03.08.2001 bilançoları esas alınarak tüm aktif ve pasifiyle birleştiği, ----------- 31.12.2001 tarihli bilançosu incelendiğinde birleşmenin gerçekleştiği, usulüne uygun yapıldığı" açıkça belirtilmiştir.
İşbu birleşme sözleşmesi incelendiğinde görüleceği üzere devrolan müvekkillerin ortağı olduğu ve birleşme ile ortadan kalkarak tasfiye olan ----------- Üyelerinin aidat ödeme yükümlüğü haricinde (Birleşme sözleşmesi md. 9.) başka bir yükümlüğü olmadığı sabittir. Bu sebeple birleşme sözleşmesi sonrasında artık tüm üyeler ----------- üyesi olmuş olup, bu tarihten itibaren hukuken husumet yöneltilebilecek tek tarafın davalı ----------- Olduğu izahtan varestedir.
Bu nedenle ----------- tarafından açılmış olan dava sonucunda ------------ ödenmiş olan meblağdan sadece 128 adet eski ---------- Ortağının sorumlu olduğunun kabulü ile yapılan ödemenin rucüen 128 ortaktan tazmin edilmesinin hukuken mümkün olmadığı açıktır. Artık tek bir kooperatif ve o kooperatifin 508 ortağı bulunmaktadır. Hal böyle iken iptalini talep ettikleri ------------ için yapılan ödemenin 128 üyeden rücuen tazmin edilmesi kabul edilemez niteliktedir.
Zira bu hususta 30.10.2022 Tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmış ve toplantının 6'ncı maddesinde alınan karar ile ------------ davası için ödenmesi gereken 550.000-TL bedelin tüm ----------- ortakları (508 kooperatif payı) tarafından defaten ödenmesine yönelik karar alınmıştır ve ------------ tüm üyelerden toplanan meblağ ile ödeme yapılmıştır.
Bu aşamadan sonra ödenen bu meblağın yeni bir karar alarak tasfiye olmuş sadece ------------ üyelerinden (128) tahsil edilmeye çalışılması iyi niyet kurallarına aykırı, çelişkili ve hukuken imkansızdır. Davaya konu kararın sadece bu yönüyle bile davaya konu edilerek iptalinin talebi zaruri hale gelmiştir.
Müvekkillerce iptali talep edilen davaya konu karara dayanak olan------------ tarafından davalı kooperatifi aleyhine ikame edilmiş ---------- E. sayılı dava dosyası, davacı ----------- tarafından yaklaşık 20 yıl kadar önce ikame edilmiştir. Dava İlk derece mahkemesi tarafından reddedilmiş ve davalı kooperatif lehine sonuçlanmıştır.
Daha sonrası temyiz incelemesi aşamasında karar davacı lehine bozulmuş ve tekrar yargılamaya başlanmış olup, kararın kesinleşmesine kadar geçen süre yaklaşık 20 yılı bulmuştur. Bu yargılama sürecinde dosyada taraf teşkili sağlanmış ve davalı olarak ----------- yer almıştır. Tüm yargılama süreci boyunca tarafların hiç biri tasfiye olan ----------- Ortaklarına herhangi bir ihbarda bulunmamış, davayı ihbar etmemiştir.
Bilindiği üzere davanın ihtar edilebilmesi için hukuken derdest bir davadan bahsedilmesi gerekmektedir.
Ancak gerek bahse konu davanın davacısı ----------- gerekse davalı ----------- yargılama bitip, karar kesinleşene kadar müvekkillere ve diğer ----------- Üyelerine ihbarda bulunmazken şu aşamada davacıya ödenen meblağının hukuken ayakta olmayan ve ortadan kaldırılan eski ------------ üyelerinden tazmin edilmeye çalışılması haksız ve kötü niyetli olduklarını gözler önüne sermektedir.
Ayrıca rücu edilmeye çalışılan ödemeye konu olayda müvekkillerin ve/veya tasfiye olan eski ---------- Üyelerinin de zaten herhangi bir kusuru veya sorumluluğu bulunmamaktadır. Hiç bir şekilde kusuru olmayan müvekkillere ve ----------- Eski üyelerine rücu edilebilmesi de yasal mevzuat çerçevesinde mümkün değildir.
Kesinlikle --------- Ortaklarına ihbarın hukuken mümkün olduğunu kabul etmemekle birlikte; ihbar hakları taraflarca kullanılmış olsa idi bahse konu ortakların savunmada bulunabilecekleri açık olup, bu haliyle savunma haklarının ortadan kaldırılmış olduğu, bu durumun da Medeni Kanunun 2. Maddesinde yer alan iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığı izahtan varestedir.
Zira davalı tarafından belirtilen davaya yönelik yapılan savunmaların ne şekilde olduğu, davanın takip edilip edilmediği vb. Hususların da müvekkillerce davanın kendilerine ihbar edilmemiş olması sebebiyle takip edilememiş olduğu, bu haliyle hak kaybına sebep olunduğu ve savunma hakkı kısıtlanmış olduğu da açık bir şekilde görülmektedir.
Hal böyle iken ödenen bedelin müvekkillerden ve mevcut olmayan ----------- eski üyelerinden tazmin edilmeye çalışılması hukuken imkansız ve hukukun genel prensiplerine aykırıdır. Yerleşik İçtihatlar ve yasal düzenlemelerden açıkça bilindiği üzere.
Genel Kurulda alınan kararlar görünüşte kanun ve sözleşmeye uygun olmasına rağmen -ki alınan kararın böyle olduğu tarafımızca kesinlikle kabul edilmemekle birlikte- çoğunluğun yetkilerini kötüye kullanarak azınlığın meşru çıkarlarını ihlal ediyorsa Medeni Kanundaki genel hukuk ilkesi şeklindeki dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle Genel Kurul Kararının İptali gerekir.
Aynı şekilde Ortaklık için yararlı ve uygun olmasına rağmen - ki yine alınan kararın yararlı ve uygun olduğu tarafımızca kesinlikle kabul edilmemektedir.- azınlığın menfaatini açıkça ihlal eden kararların dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı kabul edilmektedir.
Yukarıda ayrıntılı şekilde açıklanan sebepler uyarınca; davaya konu 02.06.2024 tarihli 2023 yılı olağan genel kurul toplantısının 12'nci maddesinin A bendinde alınan kararın iptale mahkum olduğu, iki kooperatifin aktif ve pasifiyle birleşerek tasfiye olan ve ortada hukuken var olmayan ------------ eski üyeleri aleyhine karar alınamayacağı, müvekkillerin halihazırda ------------- üyesi olduğu, yine kesinlikle tarafımızca kabul edilmemekle birlikte --------- tarafından açılan davanın yargılaması boyunca müvekkillere davanın ihbar edilmemesi,
savunma haklarının kısıtlanmış olmasının iyi niyet kurallarıyla bağdaşmaması sebepleriyle davaya konu kararın iptaline karar verilmesi zaruri olduğundan tarafımızca işbu davanın ikame edilmesi de zaruri hale geldiğinden bahisle davalı kooperatif 02.06.2024 tarihli 2023 yılı olağan genel kurulunun 12'nci maddesinin A bendinde belirtilen “----------- tarafından açılmış olan ----------- E. Numaralı dosya kararına istinaden ------------ İcra Dairesi ---------- E. Ve --------- İcra Dairesi ----------- E. Sayılı dosyalarında yapılan ödemelerin birleşme sözleşmesi ile sorumlu 128 ortağına hisseleri oranında rücuen tazmin edilmesine,
birleşme öncesi ---------- üyelerine hisseleri oranında iade etmek üzere icra takibi yapmak, dava açmak da dahil yönetim kuruluna yetki verilmesine, ayrıca mahkeme ve avukat masraflarının 380 ortak tarafından karşılanmasına” yönelik davaya konu Genel Kurul Kararının geçersizliğinin tespiti ile iptalini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili 04/09/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle, Olayların Gelişimi : Müvekkili Kooperatif, 483 ortaklı ---------- olup, bu ortaklara kooperatif amacına uygun şekilde inşa edilen konutlar, kullanım amaçlı 2001 tarihinde tahsis ve teslim edilmiştir.
2001 yılında ---------- ile 128 ortak sayısına sahip --------------- arasında Kooperatifler Kanunu 81. Madde kapsamında Kooperatif Genel Kurullarından alınan yetkiye istinaden 03.08.2001 tarihinde birleşme sözleşmesi tanzim ve imza edilmiştir.
03.08.2001 tarihli birleşme sözleşmesi ile; ------------- ait arsanın ve kooperatifin ortaklarının --------- devrolunarak dağıtılması, tüzel kişiliğinin sona ermesi, ------------ Devralan statüsünde kalması netice itibariyle -----------, ------------ devri neticesinde birleşmesi esas alınmıştır.
Birleşme protokolü 6. Madde gereğince; --------------- mülkiyetinde bulunan --------------- Mah. adresinde kain ------------ pafta ---------- Ada ---------- parsel sayılı taşınmazın 60/72 arsa payının ------------- devri karşılığında ---------------- tarafından inşa edilecek dairelerden 128 adedinin -------------- üyelerine ortaklık paylarına mukabil verileceği, sair dairelerin ------------- Sitesi -------------- ait olacağı kayda bağlanmıştır.
Birleşme protokolü 6.1. madde gereğince; ------------- üyelerine verilecek 128 dairenin her türlü inşaat, malzeme bedeli, işçilik, ------------ primleri, muhtasar vergileri, proje ve imar planları, bahçe ve çevre düzenleme, sulama, yer altı suyu temini, -------------, elektrik, doğalgaz, --------------, ------------- tesis ve sözleşmeleri, iskan harçları, 2 nolu harçlar, cins tashihi, kat irtifak ve kat mülkiyeti ile dairelerin anahtar teslimi yapılarak bitirilmesi dahil tüm harcamalar ve giderlerin -------------- ait olacağı kayıt altına alınmıştır.
03.08.2001 tarihli birleşme sözleşmesi sonrası kooperatif inşaatları tamamlanmış, davacılara ait Birleşme protokolü ile belirlenen 128 daire iskan ve tapu giderleri hariç tüm masrafları --------------- ortaklarınca karşılanarak; mutabakata konu projeleri esas alınarak inşa edilmiş ve protokol ve teknik şartname koşullarına uygun şekilde kullanım amaçlı olarak tahsis ve teslim edilmiştir.
Davacılar kendilerine tahsis ve teslim edilen daireleri itirazsız şekilde kabul etmiş ve 20 yılı aşan süreyle kullanmakta veya kira geliri elde etmektedir. Müvekkili Kooperatif, konut inşaatlarını tamamlamış ve ortaklarına teslim etmiş olmakla birlikte değişen bölge imar mevzuatı, yasal yükümlülükler ve fahiş oranları bulan masraflar sebebiyle halen ferdileşme işlemleri tamamlanamamıştır.
Bu bağlamda Müvekkili Kooperatifin 2023 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı 02.06.2024 tarihinde düzenlenmiş ve yasal nisap sağlanarak toplantı açılmıştır.
Genel kurul gündemi 12. Madde ile kooperatifin özellik arz eden ------------- ve --------------- dosyaları ile ilgili olarak ödenmesi gereken bedeller hakkında gerekli görüşmeler yapılarak bu bedellerin hukuki sorumlu ortaklara rücu edilip edilmeyeceği, mahsuplaşma yapılıp yapılmayacağı, devam eden davaları ile ilgili olarak hukuki mütalaa ve yargı giderlerinin görüşülmesi ve karara bağlanması görüşülmüştür.
İşbu davanın aşağıda sunmuş olduğumuz gerekçeler, kooperatif kayıtları ve yasal mevzuat kapsamında hukuka aykırı ve gerçek dışı iddialar içeren bir dava olması sebebiyle reddi gerekmektedir. Davaya Cevaplarımız : Davacılar dava dilekçelerinde Müvekkili Kooperatifin 02.06.2024 tarihli 2023 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı 12. Maddesi a bendi kararının Kooperatifler arası Birleşme protokolüne açıkça aykırı olduğu iddiasındadırlar. Bu iddia gerçek dışı ve hukuka aykırıdır.
Zira: Birleşme protokolü 6.1. madde gereğince; ------------ üyelerine devir olunacak 128 dairenin her türlü inşaat, malzeme bedeli, işçilik, ------- primleri, muhtasar vergileri, proje ve imar planları, bahçe ve çevre düzenleme, sulama, yer altı suyu temini, ------------, elektrik, doğalgaz, -------------, ------------- tesis ve sözleşmeleri, iskan harçları, 2 nolu harçlar, cins tashihi, kat irtifak ve kat mülkiyeti ile dairelerin anahtar teslimi yapılarak bitirilmesi dahil tüm harcamalar ve giderlerin -------------- ait olacağı kayıt altına alınmıştır.
Bu madde kapsamında tüm kooperatif inşaatları --------------- ortaklarınca bedeli karşılanarak tamamlanmış ve 128 ------------ortağına konutlar teslim edilmiş hatta söz konusu konutlar bugüne kadar defalarca kez el değiştirmiştir.
Gündemin 12. Maddesinde müvekkil kooperatifi büyük bir ödeme yükü altına sokan söz konusu her iki davanın davacıları ------------ ve ------------ birleşme öncesi dönemde ------------- üyeleri olduklarını ancak --------------- ile ---------------- birleşmesi sırasında Devralan kooperatife verilen 128 ortaklık listede adlarının yer almadığını iddia ederek her birine ait olan 4 kooperatif ortaklığı ve bu ortaklıklara isabet 4 adet bağımsız bölümün bedelinin kendilerine ödenmesi talebinde bulunmuşlardır. ------------- numaralı davacı ------------ tarafından ikame edilen dava dosyası kesinleşmiş olup müvekkil kooperatifin eski --------------
ortağı ------------- 4 daire bedeli kadar tazminat ödemesine karar verilmiştir. Ardından ise diğer davacı eski -------------- ortağı -------------- tarafından bu kesin hüküm emsal gösterilerek kendisine de 4 daire bedeli kadar tazminat ödenmesi talepli olarak ------------ dosyasını ikame etmiş ve söz konusu davada ilk derece mahkemesince kabul edilmiştir.
Mahkemece söz konusu dava dosyalarının celp edilerek incelenmesi talebimizin kabulü halinde açıkça görüleceği üzere müvekkil kooperatifi ciddi bir ödeme külfeti altında bırakan her iki dava dosyasının davacılarının eski ------------- üyeleri olmaları ve kabul içermemekle birlikte her iki davacının adının o dönem -------------- tarafından kusurlu bir şekilde birleşme listesine ve sözleşmeye dahil edilmemiş olduğu hususudur.
Öncelikle söz konusu iptali istenen 12.a maddesine konu ------------- dava dosyası ile ilgili olarak sürecin anlatılması zaruridir.--------- ---------- İli ------------- Bölge ----------- Mahallesi Yol Mevkii, ------------- pafta ------------ Ada ---------parselde 4/72 hissesinin malikidir. -------------- tarafından Sair Davalı ----------- verilen vekalet ile söz konusu hisse ---------- satılmıştır.--------------,
------------ ile Birleşmesi kararı 09.09.2001 tarihli genel kurul toplantısında karara bağlanmış ancak bu genel Kurul hazirun cetvelinde Davacının ismi yer almadığı gibi ------------- -------------- ortak olduğuna dair belge veya aidat ödemesi de bulunmamaktadır. İki kooperatif arasında tanzim edilen devir sözleşmesine göre, --------------- ---------------- 128 Bağımsız bölüm teslim etmekle yükümlüdür.
Davacı tarafından İlk olarak ---------- ile ------------- karşı 07.04.2004 tarihinde ----------------- Esas sayılı dava açılarak Kooperatifteki 4 adet daireye ilişkin üyeliğin adına tespiti talep edilmiş; ------------- sayılı 24.09.2007 tarihli kararı ile.
Davacının Kooperatif üyesi olduğunun tespitine ancak tazminat talep edebilmesi için Kooperatife karşı ödeme yükümlülüklerini yerine getirmesinin zorunlu olduğu bu yönden tazminat talebinin reddine dair karar verilmiştir. -------------- sayılı Bozma kararı ile.
Davacının adının ------------- salt hazirun cetvellerinde yer almasının üyelik için yeterli olmadığı, Davacının kooperatif kayıtları dışında sair kanıtlarının sorulması ve ibraz ettirilmesi, üyeliğin tespiti halinde üyeliğin ihraç veya istifa ile sona erip ermediğinin, sona ermemiş ise 4 daire karşılığı olup olmadığının, şayet böyle ise 4 dairenin dava tarihi itibariyle rayiç değerinin tespiti yönleriyle eksik inceleme gerekçesi ile Bozulmuştur.
8. Bozma sonrası----------- sayılı 16.07.2014 tarihli karar ile; ----------- -------------- ile birleştiği -------------- defter ve kayıtlarına ulaşılamadığı, 13.02.2001 tarihli -------------- ait ortaklara daire tahsisine ilişkin noter onaylı kararda davacının adının yer almadığı, --------------- ait hazirun cetvellerinde ismine rastlanılmış ise de bunun üyelik için yeterli olmadığı,
Davacının dava dışı ve davalı kooperatife ödeme yapmadığını beyan ettiği 2 kooperatif arasındaki birleşme sözleşmesinin 09.09.2001 tarihli Olağanüstü genel kurul toplantısında onaylandığı ancak bu genel kuruldaki -------------- ortaklarına ilişkin hazirun cetvelinde yer alan 99 kişi arasında Davacının adının yer almadığı,
Dolayısıyla Davalı Kooperatif ile Davacı arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığı Davacının dereden veya devralan kooperatife ortak olduğunun ispatlanamadığı dolayısıyla 4 adet daire için üyelik tespiti veya tazminat istemlerinin reddi gerektiği Sair davalı --------- ise davacıya arsa bedelini ödediğini ispatlayamadığından sorumlu tutulması gerektiği, belirtilerek ------------ Haklında açılan davanın reddine ---------- hakkın açılan davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
9. Kararın Temyizi sonrası ------------- sayılı kararı ile.
Kooperatiflerin Birleşmesine ilişkin 03.08.2001 tarihli protokolde --------------- 128 Daire verilmesinin hüküm altına alındığı; ------------ son yapılan Olağan genel kurul toplantısında 98 üyesinin bulunduğu, bazı üyelere birden fazla dairenin isabet ettiği Davacının ------------- 11 adet genel kurulundan 7 tanesine davet edildiği, 1 tanesinde hazır bulunduğu Bu durumda davacı dışında pay devri yapan diğer paydaşların bazılarının Davalı --------------- üye olarak kabul edilmiş olması,
gerekse de Davacının düzenli olarak ------------ genel kurullarına davet edilmesi ve davacının üyelikten çıkarıldığına veya çıktığının ispatlanamaması karşısında davacının Davalı kooperatifin üyesi olduğunun kabul edilmesi ve buna göre hüküm tesis edilmesi,
Eşitlik ilkesi gereğince davacının devrettiği paya karşılıkkaç adet üyelik sahibi olduğunun araştırılması gerekçesiyle bozulmuştur. --------------- sayılı bozma kararı Kooperatifler Hukuku, yasal mevzuat, Yargıtay karaları ve dosya kapsamına aykırı Karara karşı tarafımızca karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. ancak karar düzeltme talebimiz yargıtay hukuk dairesi tarafından reddedilerek bozma ilamı doğrultusunda yargılama yapılmak üzere dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
Yapılan yargılamada Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda rapor alınarak 4 dairenin dava tarihi itibariyle değeri bulunmuştur. ------------- kooperatifimiz aleyhine açtığı “kooperatif üyeliğinin tespiti ve 4 dairenin rayiç bedelinin ödenmesi” talepli dava ------------- Sayılı 26.04.2021 tarihli ilamı ile karara bağlanmış olup Karar gerekçesinde;
davacıya üyeliği nedeniyle 4 daire verilmesi gerektiği, bu doğrultuda ----------ve -------------- bloktan oluşan toplam 128 adet dairenin dava tarihi itibariyle değerinin bulunması gerektiği, bu kapsamda bir daire bedelinin ortalama 83.125 olacağı ve Davacıya ait 4 adet dairenin ise 332.500,00 TL olacağı ve bu bedelin Kooperatifçe Davacıya 09/03/2021 tarihinden isleyecek faiziyle ödenmesi gerektiği gerekçesiyle kısmi kabul ile karara bağlanmış ve bu kararın davacı tarafından icraya konulması akabinde icra masraflarıyla beraber toplamda kooperatifçe genel kurul kararı doğrultusunda ----------- İcra Dairesi -------------- Esas sayılı dosyaya
456.786,62 TL ödeme yapılarak dosya işlemden kaldırılmıştır. Günümüzde değeri milyonlarla ölçülen dört daire için tazminat olarak 332.500,00 TL’nin ödenmesine ve faizin 09.03.2021 tarihinden itibaren başlatılmasına ilişkin ilişkin ilk derece mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmiş ve ------------ sayılı ilamında;
“hükmü temyiz eden davacı vekili tarafından ibraz edilmiş 25.05.2007 tarihli dilekçe içeriğinde dairelerin verilemeyeceğinin tespiti halinde rayiç bedellerinin faiziyle tahsilinin hüküm altına alınması talep edilmiş olmakla, bu dilekçenin ıslah mahiyetinde olduğu tartışmasızdır. yine davacı vekilince ibraz edilmiş olan 09.03.2021 tarihli dilekçe kapsamında ise, yapılan bedel tespiti neticesi harç tamamlama işlemi söz konusu olup, mahkemece tahsiline hükmedilen bedele 25.05.2007 tarihli ıslah dilekçesinden itibaren faiz işletilmesi gerekmekte iken faizin başlangıcının 09.03.2021 günü olarak tespiti doğru olmamış,
kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, hüküm fıkrasında yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir. yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 1 no;lu bendinin ikinci paragrafında yer alan 09/03/2021 ibareleri hükümden çıkartılarak,
yerine 25/05/2007 ibarelerinin yazılmasına ve hükmün değişik bu sekliyle düzeltilerek onanmasına” denilerek ilk derece mahkemesi kararının davacının daire değerinin rayiçlerine göre düşük hesaplandığı itirazı reddedilerek yalnızca faiz yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. karar aleyhine tarafımızca karar düzeltme kanun yoluna başvurulmuştur.
Karar düzeltme talebimiz reddedilerek dosya 10.11.2022 tarihinde kesinleşmiştir. bu doğrultuda asıl alacak miktarı olan 332.500,00 TL'ye 09.03.2021 tarihinden değil de 25.05.2007 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir. oluşan faiz farkı ve ilam vekalet ücreti davacı yan tarafından ---------- İcra Dairesi ------------ esas icra takibine konulmuştur.
İcra takibine konu; faiz farkı, ilam vekalet ücreti ve diğer icra masrafları dahil toplam 512.250,00 TL tutar bulunmaktadır. bu tutarda dosyaya ödenerek borcun tamamı kapatılmıştır. Söz konusu bedeller kooperatifin yasal olarak herhangi bir kayba uğramaması herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmaması işleyişine devam edebilmesi amacıyla kooperatif ortakları tarafından alınan 30.10.2022 Tarihli olağanüstü genel kurul kararı 6. maddesi doğrultusunda ödenmiştir.
02.06.2024 tarihli genel kurulda alınan kararda söz konusu yapılan ödemelerin birleşme sözleşmesi ile sorumlu 128 --------- ortaklarına rücuen tazmin edilebilmesi amacıyla karar alınmış ve bu konuda yapılacak olan işlemler ile ilgili yönetim kuruluna yetki verilmesine ve yapılacak masrafların 380 ------------- ortakları tarafından karşılanmasına oy çokluğuyla karar verilmiştir.
Alınan karar birleşme öncesi dönemi ilgilendiren ve 128 ortağın sorumluluğunda olan durumdan kaynaklı olarak kooperatifin karşı karşıya kaldığı ödemeler ile ilgili olarak diğer ortakların ödemek durumunda kaldıkları bedellerin 128 ortaktan rücuen tazmin edebilmek için yasal haklarını kullanabilmek amacıyla oy çokluğuyla genel kurul kararı alması usul ve yasaya uygun olup haksız davanın reddi gerekmektedir.
Lakin söz konusu ödeme; birleşme öncesi ----------- tarafından kötü niyetli ve hileli davranış ile ------------ adı hiçbir şekilde bildirilmeyen ortağın, birleşme sonrası kooperatife dava açarak tazminat kazanmasına ilişkindir.
Söz konusu birleşme öncesi dönemi ilgilendiren, birleşme sırasında buna ilişkin herhangi bir dava veya talep bulunmayan, birleşen ------------- üyeleri ve o dönem ki Yönetim Kurulu üyerleri tarafından bilinmeyen ve bilinmesi mümkün olmayan durum nedeniyle yapılan ödemenin tüm ortaklardan yapılması kooperatif üyeleri arası eşitlik hakkına aykırılık teşkil edeceğinden, fazladan ödeme yapan birleşilen -------------- ortaklarının birleşen -------------- ortaklarına Rücu hakkı doğmuş ve bu nedenle genel kurulda oy çokluğuyla karar alınmıştır.
Her ne kadar davacı dava dilekçesinde birleşme protokolü nedeniyle birleşen ------------- Ortaklarının herhangi bir sorumluluk ve ödeme yüklenemeyeceğinden bahsetmiş ise de söz konusu ödeme birleşme sözleşmesinde yer alan ödemelerden değildir. Söz konusu -------------- sayılı dosyada görüleceği üzere birleşen ------------- ortaklarının birleşme zamanında bu yönde bir bilgisi bulunmamaktadır.
Durum kasıtlı olarak kötü niyetli bir davranış ile ----------------- ortaklarından gizlenmiştir. Kaldı ki hileli davranış ile gizlenen bu husus birleşme sözleşmesi ile bağımsız bölüm alacak ortakların sayısında ciddi artışa ve sözleşmede ----------------- Sitesinin edimlerinde ciddi bir ağırlaşmaya neden olacak niteliktedir.
Bu durum o dönem arsa sahibi kooperatif tarafından müvekkili kooperatife belirtilmiş olsaydı tüm sözleşmenin koşullarında ciddi değişikliklere neden olacak hatta belkide söz konusu sözleşme ----------- ortakları tarafından kabul edilemeyecekti. Şöyle ki.
Nitekim Davacı yan tarafından ısrarla dayanak gösterilen birleşme sözleşmesi incelendiğinde açıkça görüleceği üzere sözleşmenin özü; yapılacak bağımsız bölümlerin tüm inşaat masraflarının Müteahhit Kooperatif tarafından karşılanması kaydı ile sözleşmede sayısı açıkça belirtilen 128 Arsa Sahibi Kooperatif Üyesine 128 adet bağımsız bölüm verilmesidir.
Mahkemece de takdir edileceğine inandığımız üzere o dönemin koşullarında 128 dairenin maaliyeti ile 140 dairenin(kesinleşen, derdest ve ihtarname aşamasında olan mirascıların toplam 12 daire talebi bulunmaktadır) maliyeti arasında ciddi bir ekonomik fark bulunmaktadır.
Mevcut durumda dava dışı davacıların talebe konu olan toplam 12 bağımsız bölümün değerinin bu konuda hileli davranışlar ile aldatılan Müteahhit Kooperatifin ortakları tarafından ödenmesi durumu 128 arsa sahibi kooperatif ortağı açısından sebebsiz zenginleşme itfa edecektir.
Nitekim dava dışı davacılar tarafından müvekkil kooperatiften tazminat olarak talep edilen söz konusu bağımsız bölümler veya bu bağımsız bölümlerin bedelleri aslında 128 ------------ Ortağının mevcut dairelerinin m2 leri içinde yer almaktadır. Bu durumun en büyük dayanağı ise söz konusu birleşme sözleşmesinin 128 daire yerine 140 daire için yapılması halinde ------------- ortaklarının dairelerinin m2 bazında %8,57 oranında küçülecek olmasıdır.
Bu nedenle rücu istemli olarak dava açma yönünde genel kurulca oy çokluğuyla yönetim kuruluna yetki verilmesi, masrafların ---------------- ortakları tarafından karşılanacak olması usul ve yasaya uygundur.
Aksi yönde bir karar verilmesi hileli davranış ile üye sayısını gizlemek olduğundan daha düşük göstermek kaydı ile yüzlerce kişiyi aldatarak daha büyük m2 li dairelere sahip olan arsa sahibi kooperatif ortaklarının sebepsiz zenginleşmesine ve "hileli davranış ile menfaat sağlama" eyleminin hukuki zeminde korunmasına neden olacaktır. Bu nedenle açılan davanın reddi gerekmektedir.
Davacının davanın ortaklara ihbar edilmediğinden bahisle Medeni Kanunun 2. Maddesinde yer alan iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığı, bu nedenle takip edilemediği savunma hakkı kısıtlandığı iddiası abesle iştigaldir. Her ne kadar davacılar dava dilekçesinde böyle bir davadan haberdar olmadıkları havası yaratmaya çalışsalar da durumun böyle olmadığı ortadadır.
20 yıldır süren davalar ile ilgili olarak her yıl genel kurulda tüm ortaklara davalar hakkında bilgi verilmektedir ve yaşanan gelişmeler anlatılmaktadır. Bu husus Mahkemece yıllara sari şekilde tüm kooperatif genel kurul toplantı tutanaklarının Bakanlıktan celbi halinde açıkça görülecektir. Bunun yanı sıra söz konusu 128 ortaktan bir çok kişi daha önce yönetim kurulu başkanı yahut üyesi olarak görev almış, kooperatif denetim kurullarında görevler almışlardır.
Davayı ihbar zorunluluğu bulunmayan müvekkilin davayı ihbar etmemesi bir kusur gibi anlatılmış olsa da durumun bu şekilde olmadığı açıkça ortadadır. Davalardan haberdar olan 128 ortağın davaya müdahale talebi bulunmamaktadır. Söz konusu müdahale için ihbar zorunluluğu olmayıp durumdan haberdar olan ve dosyanın kendisini ilgilendirdiğini düşünen her kişi yürütülmekte olan davaya müdahil olma hakkına sahip olup bu konuda başvuruda bulunabilir.
Bu durum davacının savunma haklarının kısıtlanmış olmasının iyi niyet kurallarıyla bağdaşmaması iddiasının asılsız olduğunu ortaya koymaktadır. Yukarıda açıklanan gerekçeler ile sorumlulara karşı yasal hakların kullanılması amacıyla oy çokluğuyla alınan genel kurul kararının iptali istemiyle açılan davanın reddi gerektiğinden bahisle davacıların davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları ile dosya kapsamına göre rapor hazırlamaları için dosyanın nitelikli hesaplamalar uzmanı, mali müşavir ve inşaat mühendisi bilirkişilerine tevdine, bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi de verilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiler SMMM -----------, Nitelikli Hesaplamalar ---------- ve İnşaat Mühendisi ------------ tarafından 20/02/2025 tarihinde sunulan bilirkişi raporunda özetle, "6-SONUÇ: Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, dava konusu genel kurula ilişkin belgelerin incelenmesi,
Sayın Mahkemece bilirkişi heyetine verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde, Davalı kooperatifin 02.06.2024 tarihinde ---------- Temsilcisi ------------ gözetiminde yapılan 02.06.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların karar nisap sayısı yönünden veya kanunda belirtilen toplantı usulü yönünden herhangi bir usuli eksiklik bulunmadığı, olağan genel kurul toplantısı için gerekli tüm başvuru ve çağrıların yasal prosedürlere uygun şekilde yapıldığı görülmüştür.
Dava konusu 02.06.2024 Tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı 12 nolu gündem maddesinin a bendi yönünden: Davalı kooperatifin 02.06.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısının 12 nolu gündem maddesinin a bendine ilişkin görüşmenin kanunda belirtilen toplantı gündemine ilişkin usul yönünden herhangi bir eksikliği bulunmamaktadır.
Davacılar, genel kurul toplantısında görüşülen 12 no.lu gündem maddesini a bendine ilişkin kanunda belirtilen usule uygun olarak muhalefet şerhi düşmüş oldukları ve kanunda belirtilen usule uygun olarak söz konusu davayı açtıkları tespit edilmiştir.
Fakat davacıların iptalini talep ettiği 02.06.2024 tarihli Genel Kurulun 12 nolu kararının a bendi kapsamında birleşme öncesi ---------- üyesi olan ----------- ödenen tazminat tutarının birleşme sözleşmesi ile sorumlu 128 ortağına hisseleri oranında rücuen tazmin edilmesine, Birleşme öncesi ----------- üyelerine hisseleri oranında iade etmek üzere icra takibi yapmak, dava açmakta dahil yönetim kuruluna yetki verilmesine şeklindeki kararının ------------ ödenen tazminat tutarının 128 ----------- ortağından alınarak,
birleşme öncesi ------------ üyelerine iade etmek için icra takibi başlatmak ve dava açmak gibi yetkilerin yönetim kuruluna verilmesi şeklindedir.
Bu rücu talebine ilişkin olarak davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından açılan dava ya da olası icra takibine yapılacak itiraza ilişkin olarak açılacak bir davada mahkemece değerlendirilecek bir husus olduğundan bu yetkinin anılan maddenin lafzı ve amacının mutlak bir rücu sonucunu doğurmayan, yalnızca bu hususun mahkemede değerlendirilebilmesi için alınan bir karar olduğu gözetildiğinde yasaya, kooperatif ana sözleşmesine ve birleşme sözleşmesine uygun olduğu yönünde görüş ve kanaate varılmış olduğunu bildiririz.
Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar” sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava, davalı ----------- 2023 Yılı 02/06/2024 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı'nın 12'nci maddesinin A bendinin iptali istemine ilişkindir.Davacı taraf, davalı ----------- ile ------------ birleştiğini, birleşmeye rağmen ----------- bir üyesinin açtığı davanın kaybedilmesi sebebiyle yapılan icra takiplerine ödenen paranın --------- üyelerine iade edilmek üzere----------- üyelerinden tahsiline yönelik hak ve vecibelerde eşitlik ilkesine aykırı olduğundan bahisle 2023 Yılı 02/06/2024 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı'nın 12'nci maddesinin A bendinin iptali talep etmektedirler.
Davalı taraf, alınan kararın birleşme protokolüne aykırı olmadığından bahisle davanın reddini talep etmektedir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun Ç) Hak ve vecibelerde eşitlik başlıklı 23 üncü maddesi "Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler." ve Kararların bozulması ve şartlar başlıklı 53 ncü maddesi "Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler.
1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri. 2. Yönetim Kurulu.
3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri. Bozma davasının açıldığı ve duruşmanın yapılacağı gün, Yönetim Kurulu tarafından usulen ilan olunur. Birinci fıkrada yazılı bir aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanılamaz. Birden fazla bozma davası açıldığı takdirde, davalar birleştirilerek görülür.
Mahkeme, kooperatifin isteği üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir. Teminatın mahiyet ve miktarını belirtmek mahkemeye aittir.
Bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder." ve F) Anonim şirket hükümlerine atıf başlıklı 98 nci maddesi "Bu kanunda aksine açıklama olmıyan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır." hükmünü düzenlemiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun İptal davası açabilecek kişiler başlıklı 446 ncı maddesi "(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın;
çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir." hükmünü düzenlemiştir.
İptali talep edilen 12 nolu gündem maddesinin A bendinde; "---------- tarafından açılmış olan------------- Esas Numaralı dosya kararına istinaden------------ Esas ve ------------ İcra Dairesi ------------ Esas sayılı dosyalarında yapılan ödemelerin birleşme sözleşmesi ile sorumlu 128 ortağına hisseleri oranında rücuen tazmin edilmesine, birleşme öncesi------------ üyelerine hisseleri oranında iade etmek üzere icra takibi yapmak, dava açmak da dahil yönetim kuruluna yetki verilmesine, ayrıca mahkeme ve avukat masraflarının 380 ortak tarafından karşılanmasına 48 ret 126 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildi.
Gündemin bu maddesine muhalefet şerhi konmuştur." şeklinde karar alındığı, alınan bu kararın alınmasına gerekçe gösterilen---------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen davanın, birleşme öncesi ---------- yöneticilerinin ------------ yöneticilerine yönelik birleşme sözleşmesinin imzalanması öncesi yapılan irade bozukluğuna dayanmadığı,
bir başka anlatımla ---------- yöneticilerinin birleşme öncesi ------------- tüm üyelerini tespit edebileceği, dolayısıyla genel kurul kararıyla ------------- üyelerine fazladan bir sorumluluk yüklenemeyeceği, Kooperatifler Kanunu'nun 23 üncü maddesi uyarınca ortakların bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşit olduklarının düzenlendiği, bu suretle bahsi geçen icra takiplerine yapılan ödemelerden sadece -------------- üyelerini sorumlu tutacak şekildeki alınan genel kurul kararının iptaline karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/452, K. 2025/277, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama