KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/599
- Karar No
- 2024/969
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
Karar Metni
929 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/599 Esas
KARAR NO: 2024/969
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 21/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 21/08/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete karşı 22.08.2023 tarihinde ---------- sayılı dosyasından açtığı davada 27.03.2024 tarihinde karar verildiğini ve kararın 24.05.2024 tarihinde kesinleştiğini, söz konusu ilamın hüküm fıkrasında şirketin müvekkiline toplam 18.856,45 TL (539,70 TL harç, 17.900 TL vekalet ücreti ve 416,75 TL yargılama gideri) ödemesine karar verildiğini, söz konusu mahkeme ilamının ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasından icra takibine konu edildiğini,
ancak icra takibinden sonra şirketin 06.11.2023 tarihinde tasfiyesine karar verildiğini ve şirketin 01.04.2024 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğini öğrendiklerini, bu terkin kararının, müvekkilinin alacağını tahsil etmesini engellemekte olduğunu, yukarıda izah edilen sebeplerle, müvekkilinin alacağına kavuşmasını sağlamak amacıyla davalı ---------Ş.'nin ihyasını talep etme zorunluluğu hasıl olduğundan bahisle davalı ----------Ş.'nin ihyasına karar verilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini
talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili 01/11/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Huzurdaki dava, olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen ...'nin ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğu, davacının, husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili Müdürlüğe ve tüzel kişiliği bulunmayan dava konusu şirkete yönelttiği, oysa usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru olan ...'e de yöneltilmesi gerektiği, bu itibarla, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacının iddiaları değerlendirirken anılan hususların göz önünde bulundurulmasının önem arz ettiği, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün,
TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağından bahisle müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafın tasfiye memuru ... aleyhine de dava açtığı, ---------- sayılı ilamıyla dosyanın mahkememiz dosyasıyla birleştirildiği görülmüştür.Davalı ... vekili 04/12/2024 tarihli cevap dilekçesiyle özetle; müvekkili ... aleyhine, mahkemeniz nezdinde---------- Esas numarası ile----------Ş.'nin ihyası talebiyle dava açıldığını ve işbu davanın yine mahkemenizde görülen ----------- Esas numaralı dosya ile birleştirilmesine karar verildiğini, dava dilekçesi ve birleştirme kararının taraflarına tebliğ edilmiş olmakla cevap dilekçesi sunma ihtiyacı hasıl olduğunu,
şirketin tüm alacak ve borçlarının tasfiye edilmiş olup şirketin herhangi bir malvarlığı da bulunmadığını, dolayısıyla ihya davasının açılmasında bir menfaat bulunmadığını, müvekkili ...'in tasfiye memuru olarak görevlerini yerine getirdiğini ve tasfiye edilen şirketin usulüne uygun olarak ticaret sicilinden terkin edildiğini, ihyaya konu icra takibi ve icra takibine konu dava dosyasında müvekkilinin taraf olmadığından bunlara ilişkin alacaklardan ve mali sonuçlardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bu nedenlerle müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, son olarak belirtmek gerekir ki,
kendisine husumet yöneltilmesinin de mümkün olmadığından tasfiye memuru olarak görevini tamamlamış olan müvekkili bakımından davanın reddi ile müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettiklerinden bahisle davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava konusu -------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde, alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, alacağın konusunun ---------- sayılı 27/03/2024 karar tarihli ilamı olduğu, icra emrinin 26/06/2024 tarihinde düzenlendiği görülmüştür. ...'nden gelen kayıtlar incelendiğinde, dava konusu şirketin tasfiyesinin sona erdiği 01/04/2024 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, tasfiye memurunun ... olduğu görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde.
Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.
Dosyaya celp edilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 01.04.2024 tarihinde tescil edildiğinden ticaret sicili kaydının terkin edildiği, tasfiyenin sona erdiği tarihten sonra 26/06/2024 tarihinde şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı, şirket aleyhine başlatılan takibin sonuçlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararın bulunduğu anlaşılmaktadır. HMK'nın 326 (1) maddesi uyarınca.
Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Dava konusu şirketin tasfiyesinden sonra icra takibi başlatıldığından tasfiye memuru ve yasal hasım olan davalı ... yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz.
TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve son tasfiye memurunun ek tasfiye için atanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/599, K. 2024/969, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama