KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/354
- Karar No
- 2025/593
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2025
Karar Metni
1.384 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/354 Esas
KARAR NO : 2025/593
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/04/2025
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından verilen 22.04.2025 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Davacı müvekkilinin, 26.03.2024-09.01.2025 tarihleri arasında, davalı borçluya yaptığı ürün satışı sonucunda, taraflar arasında cari hesap ilişkisi oluşmuş ve davacı müvekkili lehine, 26.03.2024-09.01.2025 tarihleri arası, 4.603.418,05.-TL miktarında cari hesap bakiyesi alacağı doğduğunu, cari hesap alacağı bakiyesinin ödenmemesi üzerine, davalı borçlu şirket aleyhine --------- İcra Müdürlüğünün --------- E. sayılı dosyası ile icra takibi yapılarak,
borçlu şirkete ödeme emri tebliğ edildiğini, davalı borçlunun, 04.03.2025 Tarihinde, ödeme emrine karşı alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan bir itirazda bulunduğunu, bunun üzerine işbu dava açılmadan önce taraflarınca dava şartı arabuluculuğa gidildiğini ve sürecin Anlaşmama şeklinde sonuçlandığını, davalı borçlu şirketin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan işbu itirazı neticesinde icra takibinin durduğunu, 26.03.2024-09.01.2025 tarihleri arası, 4.603.418,05.-TL
miktarında cari hesap bakiyesi alacağının tahsili için, davalı borçlu şirket aleyhine itirazın iptali ile alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmek suretiyle, takip tarihinden itibaren işleyecek Avans faizi ile birlikte takibin devamına karar verilmesini talep etmek gereği doğduğundan bahisle borçlunun-------- E. sayılı İcra takibine karşı yaptığı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun, alacağın tahsilini engellemeye yada geciktirmeye matuf borca, faize ve diğer feri taleplere dair itirazının iptaline, lehlerine asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek Ticari Avans Faiziyle birlikte takibin devamına, masraf ve vekalet ücretinin davalı borçlu tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından verilen 13.05.2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ------------ Mahkemeleri'nin, Huzurdaki Davaya Bakmaya Yetkili Olmayıp, Yetki İtirazlarının Kabulü İle Yetkili Mahkemelerin ---------- Olduğunun Tespitine Karar Verilmesi Gerekmektedir.
Başkanlığınızca yapılacak resmi adres ve oda araştırmasından tespit edileceği üzere; müvekkilin resmi muamele merkezi ---------- ili olup, ---------- İli ---------- Mahkemelerinin yargı çerçevesinde mevcut herhangi bir şubesi de bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın öncelikle yetkisizlik kararıyla reddine karar verilerek dosyanın -------- İli Mahkemelerine gönderilmesi talebimiz mevcuttur. Müvekkili İle Davacı Arasında Yazılı Bir Akit Mevcut Değildir.
Davacı tarafından başlatılan icra takip dosyası ile dava dilekçesi ekleri kontrol edildiğinde, müvekkili ile davacı arasından yazılı bir satım sözleşmenin mevcut olmadığı tespit edilecektir. Bu doğrultuda takibe itiraz dilekçesinde belirtmiş oldukları üzere, davacının öncelikle temel borç ilişkisi yani bir başka deyişle taraflar arasındaki sözleşmeyi ispat etmesi gerekmektedir. Müvekkili ile davacı arasında hiçbir kayıt ve anlamda sözleşmesel ilişki dahi bulunmamaktadır.
Davacı her ne kadar faturaya dayalı olarak icra takibi başlatmış ise de; fatura veya anılan faturaya süresi içerisinde itiraz etmemiş olmak, taraflar arasındaki sözleşme veya temel ilişkiyi ispatlayan bir hadise değildir.
Mahkemece bilineceği üzere ----------- Esas sayılı birleştirme kararında 'taraflar arasında bir sözleşme olmaması durumunda düzenlenen ve itiraz edilmeyen faturanın olsa olsa icap mahiyetinde bir belge olacağı ve bu belgeye itiraz edilmemesinin TTK 23/2 anlamında bir sonuç doğurmayacağı' ..
Yine benzer yönde ------------ sayılı başkaca bir kararında 'taraflar arasında bir sözleşme mevcut değilse itiraz edilmeyen faturanın tek başına borç doğuran bir belge olmadığı yönünde içtihatları mevcut bulunmaktadır. Hal böyleyken bu bent kapsamında davacının üzerine düşen somutlaştırma yükümlülüğü gereği satış sözleşmesini ispatlaması gerekmektedir ki, zaten müvekkil ile davacı arasında hiçbir şekilde sözleşmesel ilişki bulunmamaktadır.
Öncelikle açıkladıkları bu nedenlerden ötürü davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. İcra Takibine Konu Edilen E-fatura İçeriğindeki Mal Ve Malzemeler Den Müvekkile Teslim Edilmiş Olanların Bedeli, Banka Havalesi İle Davacıya Ödenmiştir. İcra takibine dayanak e-fatura içerisindeki muhtelif malzemelerin hiçbiri müvekkile teslim edilmiş ürünler değildir.
Zaten yukarıda müvekkili ve davacı arasında hiçbir sözleşme ilişkisi olmadığını Mahkemeye beyan etmiş olmakla, bu bent kapsamında ise davacının fatura içeriğindeki malları müvekkiline teslim etmiş olduğunu yasal ve yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini tekrarlamaktayız.
Gerçekten de taraflar arasında sözleşmenin varlığının bulunmaması durumunda faturaya itiraz edilmemiş olmasının tek başına borç doğuran bir işlem olmadığı her türlü izahtan vareste olup, bu noktada bahsi geçen ürünlerin müvekkile tesliminin yasal ve yazılı delillerle ispatı gerekmektedir.
Bu doğrultuda ----------- sayılı içtihatında 'Davaya dayanak alınan faturanın Türk Ticaret Kanunu’nun 23. maddesi gereğince kesinleşmiş ve tarafları bağlayıcı olduğunun kabul edilebilmesi için, fatura konusu işle ilgili yanlar arasında sözleşme yapıldığının yasal delillerle kanıtlanması ve bedeli uyuşmazlık konusu işin de kabul edilebilir yeterlikte iş sahibine teslim edildiğinin yüklenici tarafından kanıtlanmış olması zorunludur.
Mahkemenin kabulünde ve somut olayda olduğu gibi, açıklanan koşullar gerçekleşmeden sadece faturanın karşı tarafa tebliğ edilmiş ve itiraz edilmemiş olması yanlar arasında akdi ilişkinin kurulmuş olduğunu, iş bedelinin istenebilir olduğunu kanıtlamaz.' şeklinde olup, Yine eldeki davayla birebir aynı olan ----------- sayılı içtihatında 'Davalı alım satım ilişkisini kabul etmemektedir.
Bu nedenle davacının fatura deliline dayanabilmesi için, faturada yazılı malı davalıya teslim ettiğini, bu teslimin borç doğurucu sözleşmesel hukuki bir ilişki sonucu olduğunu, faturanın da bu ilişki sonucu düzenlenmiş olduğunu genel ispat kurallarına göre ( yemin teklifi dahil ) kanıtlaması gerekir.
Çünkü tebliğ edilen faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olması hali, faturada yazılı malın alıcıya teslim edildiğini göstermez, bu sadece malın fiyat ve adedi yönünden içeriğini kabul anlamına gelir.' belirtildiğinden bahisle davacının davasının reddi ile asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, avukatlık ücret ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İcra Dosyası: ---------- Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, alacaklısının ------------ Şirketi, borçlusunun ----------- Şirketi olduğu, 4.603.418,05 TL asıl alacak üzerinden cari hesap alacağına dayalı 20/01/2025 tarihli İlamsız Takiplerde Ödeme Emri düzenlendiği, borçlunun yetki itirazında bulunduğu, alacaklının itirazı kabul ettiği, bunun üzerine dosyanın------- İcra Tevzi Bürosu'na gönderildiği, ---------- İcra Dairesi'nin----------- Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, alacaklısının ------------ Şirketi, borçlusunun ----------- Şirketi olduğu,
4.603.418,05 TL asıl alacak üzerinden cari hesap alacağına dayalı 03/03/2025 tarihli İlamsız Takiplerde Ödeme Emri düzenlendiği, ödeme emrinin 08/03/2025 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde 10/03/2025 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunduğu ve takibin durduğu görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, satış sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili içen yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Genel yetkili mahkeme başlıklı 6 ncı maddesi "(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
(2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir.", Sözleşmeden doğan davalarda yetki başlıklı 10 uncu maddesi "(1) Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.", Yetki itirazının ileri sürülmesi başlıklı 19 ncu maddesi "(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.
(2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.
(4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." ve Görevsizlik veya Yetkisizlik Kararı Üzerine Yapılacak İşlemler ve Yargı Yeri Belirlenmesi Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler başlıklı 20 nci maddesi "(1) Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, (…)(1) süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten;
kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir. (2) Dosya kendisine gönderilen mahkeme, kendiliğinden taraflara davetiye gönderir." hükmünü düzenlemiştir.
Tüm dosya kapsamına göre; tarafların tacir oldukları ancak aralarında yetki sözleşmesi bulunmadığı, davacı tarafın ----------, davalının ise ---------adresinde mukim olup mahkememiz yargı çevresinde bulunmadıkları, davalı tarafın süresinde yetki ilk itirazında bulunduğu ve yetkili mahkemeyi ---------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olarak gösterdiği, mahkememiz genel veyahut özel yetkili olmadığından ve HMK'nun 6 ncı maddesi gereği------------ ilinin taraflar için genel yetkili mahkeme olması sebebiyle mahkememizin yetkisizliğine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/354, K. 2025/593, 9 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama