KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/85
- Karar No
- 2026/461
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2026
Karar Metni
796 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/85
KARAR NO : 2026/461
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/01/2026
KARAR TARİHİ : 07/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin --- Şubesinin------ IBAN'li hesabı üzerinden davalı lehine keşide edilen, ------ seri numaralı, 2.000.000,00 TL bedelli çek, rızası dışında elinden çıktığını, müvekkilinin --- İli ---- ilçesi------ 10405 Ada 15 Parsel'de yer alan ---- numaralı bağımsız bölümlerde bulunan 3 adet dairenin satışı konusunda ------ ve davalı ... ile 11.775.000 TL karşılığında anlaştıklarını, dairelerin bahse konu ödemesi bu şahıslara ---- 09.02.2024 tarih ----- Seri numaralı 1.450.000.00 TL bedelli senedin teslimi, ---- 10.03.2024 tarih ----- Seri Numaralı 2.000.000,00 TL bedelli senedin teslimi,
---- 10.04.2024 tarih ----- Seri Numaralı 2.000.000,00 TL bedelli senedin teslimi, ---- 10.05.2024 tarih ------ Seri Numaralı 2.000.000,00 TL bedelli senedin teslimi, ---- 10.06.2024 tarih ----- Seri Numaralı2.000.000,00 TL bedelli senedin teslimi, ---- 10.07.2024 tarih ----- Seri Numaralı 2.000.000,00 TL bedelli senedin teslimi, 325.000 TL ---- hesabına peşinat olarak anlaşıldığını, bahse konu dairelerin satışı için müvekkilinin, ---- Şirketi isimli şirketinin hesabından 325.000 TL havale ile ödemeyi ve keşidecisi olduğu yukarıda seri numaraları yazılı ---- çeklerini davalıya ve ------ isimli kişiye teslim ettiğini,
bunun üzerine davalı ve ------, devir işlemlerini yapmak üzere müvekkilin ofisinden ayrıldıklarını, aradan uzun süre geçmesine rağmen tapu devirlerinin müvekkiline yapılmadığını, davalıların telefonlarını açmadıklarını, müvekkilinin peşinatın iadesi için TC ---- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, T.C. ----- Cumhuriyet Başsavcılığının ----, T.C. ----- Cumhuriyet Başsavcılığının ------ Soruşturma sayılı dosyaları üzerinden şikayette bulunduğunu, tüm dosyaların derdest olduğunu, ne çeklerin ne de peşinatın müvekkiline iade edilmediğini,
iş bu dava konusu taşınmazların ödeme alındıktan hemen sonra davalının iş ortağı olan ---- isimli şahsın eniştesi olan --- isimli şahsa, ----- tarafından dairelerin iki tanesinin müteahhidi olan ---- ve onun akrabası olan ---- isimli şahsa, diğerinin ise davalı ----Şirketi isimli şirkete devredildiğinin tespit edildiğini, taşınmazlara ilişkin olarak ----Asliye Hukuk Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, müvekkilinin dava konusu çeki rızası ile düzenlemediğine rağmen davalının çeke karşılık olan edimini yerine getirmediğini, düzenlenen çeki rızası ile iade etmediğini, çekin bedelsiz duruma geldiğini,
çekin ticari ve sözleşmesel bir amaçla keşide edildiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, ---- Şubesinin ---- IBAN'li hesabı üzerinden davalı lehine keşide edilen, ----- seri numaralı, 2.000.000,00 TL bedelli çekin bedelsizliğinin tespitini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Dava dilekçesi ve tensip zaptının davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı vekilince süre uzatım talebinde bulunulduğu ancak cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
DELİLLER
---- Şirketi, -----. İcra Ceza Mahkemesi, --- İcra Ceza Mahkemesi, -- --- Asliye Hukuk Mahkemesi, ----- Cumhuriyet Başsavcılığı, ------ Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkereler yazıldığı görüldü. Davacı vekili tarafından 27/02/2026 tarihinde feragat dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307. maddesi uyarınca “(1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.”
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 309/1-2 ve 4. maddeleri uyarınca “(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (…) (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.”
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 312. maddesi uyarınca “(1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.”
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca “(1) Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.”
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 5. maddesi uyarınca "Hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat, bu Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır." Bu hüküm gereğince vekilin taraf adına vekaletname sunması, vekalet ücretine hak kazanması bakımından yeterlidir (emsal ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin--- Esas ve ------ Karar sayılı ilamı).
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davacı vekilinin 27/02/2026 tarihli dilekçesi ile talep sonucundan vazgeçerek davadan feragat ettiği, vekilin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu, feragatin şekil itibariyle ve kayıtsız şartsız olması nedeniyle usulüne uygun yapıldığı, karşı tarafın muvafakatine bağlı olmaksızın sonuç doğurduğu, bu sebeplerle davaya son veren taraf işlemi olan feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, feragat halinde feragat beyanında bulunan taraf aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesi gerektiği, ancak feragatin muhakemenin ilk celsesinden önce vuku bulması nedeniyle karar ve ilam harcının üçte birinin alınması gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/85, K. 2026/461, 7 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama