KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/195
- Karar No
- 2025/142
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2025
Karar Metni
1.309 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2017/195 Esas
KARAR NO:2025/142
DAVA
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/02/2017
KARAR TARİHİ: 18/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin yeddinde eski----çeklerinin bankanın yeni sahibi ------ iade edilmesi gerektiği için savcılık şikayetinde dökümü yapılmış TL. – USD ve EURO hesaplardan verilme 25 adet TL. çeki, 24 adet USD çeki, 20 adet de EURO çeki, kargo şirketi çalışanının çantası çalınmak sureti ile çalındığını, hırsızlık olayının 21.10.2016 tarihinde olduğunu, toplamda 69 adet çekin çalındığını, gerek kargo şirketi ve gerekse de müvekkili şirket tarafından savcılıklara gerekli şikayetin yapıldığını, ----- Sayılı dosyasından işlemlerin devam ettiğini, kargo çalışanının ---- giderek şikayetçi olduğunu,
çalınan çekler ile ilgili olarak ---------- değişik yerlerinde gerek müvekkili şirket ve gerekse de muhatap bankanın arandığını, bu aramaları yapan kişi ve şirketlerin de savcılığa bildirildiğini, çalınan çeklerin yetkisiz kişilerce doldurulup imzalanması ihtimali nedeni ile de tüm bankalar ve faktöring şirketlerinin bilgi sahibi yapıldığını, faktöring şirketlerinden birine yapılan sahte çek başvurusu nedeni ile faktöring şirketinin de şüpheliler hakkında işlem yaptığını, takastan çeklerin sorulduğu ---- yetkililerince çekteki imzaların müvekkili şirkete ait olmadığının belirtilmesi üzerine bu husus çeklere yazılarak hamile iade edildiğini,
daha önce bankaya ibraz edilen iki adet çek ile ilgili olarak--------- sayılı dosyasından da menfi tespit davası açıldığını, çalınan iki çeklerine ilişkin tedbir kararı alındığını, çeklerim ay ortalarına yazıldığını, her birinin farklı şekillerde imzalandığını, çekteki ciroların da incelendiğinde imzaların benzer, isimlerin farklı olduğunun görüleceğini, aynı gün bankaya ibraz edilen ---- imzalarının da benzer olduğunu, -----numarasının doğru olup olmadığının muamma olduğunu, ------ çek aslının davalılardan biri tarafından takibe konulabileceğini, çek üzerinde inceleme yapıldığında, imzanın müvekkili şirkete ait olmadığının görüleceğini,
kötüniyetli hamil tarafından icra takibine düşürülmemek ve müvekkili şirketin ticari itibarının zedelenmemesi, mal ve haklarının haczedilmemesi için takdiren teminatsız veya uygun bir teminat veya teminat mektubu mukabilinde, dava konusu çekin icra takibine konu edilmemesi için tedbir vaazını da talep ettiklerini, iş bu sebeplerle, ------çek için müvekkil şirketin davalılara borcu olmadığını belirtir menfi tespit istemi zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek açıklanan nedenlerle başkaca taleplerimiz saklı kalması kaydıyla;
------çek ile ilgili olarak işbu çekin icra takibine konu edilmesinin engellenmesi amacı ile takdiren teminatsız tedbir vaazına, varsa açılan takiplerin durdurulmasına, ---------- çek ile, ile ilgili çekin çalınmış olması ve çek üzerindeki imzaların müvekkili şirket yetkililerine ait olmaması nedeni ile davalılara herhangi bir borcumuz olmadığının tespitine, davalıların kötüniyetli olmasından dolayı çek bedellerinin %20’sinden az olmamak kaydı ile davalıların kötüniyet tazminatı ile cezalandırılmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar ------ vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkillerinin de davacı şirketin de ---- adresi bulunmamasına rağmen dava görevsiz ve yetkisiz olan mahkemenizde açıldığını, iş bu sebeple 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 116.
Maddesinde sayılan ilk itiraz nedenlerinin tümünü tekrar ettiklerini, mahkemenin, yetkisiz olduğunu, yetkisizlik nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, aynı şekilde, mahkemeniz görevsiz de olduğundan, esasa girilmeksizin, görevsizlik nedeniyle de davanın reddini talep ettiklerini, yargı yerinin caiz olup olmadığını, aynı konuda kesin hüküm bulunup bulunmadığını, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığını, kesin yetki kuralının bulunup bulunmadığı gibi hususların, dava şartlarından olduğundan, bu hususların da ayrıca mahkemece resen araştırılmasını ve usule aykırılığın tespiti halinde,
dava şartlarının yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın sunmuş olduğu dava dilekçesinde, iddia etmiş olduğu hususların, yasal dayanaktan yoksun, müvekkilini suçlayabileceği somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, bu beyanlara itibar edilmesi hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın, iddia etmiş olduğu hususları ispat yükü altında olduğunu, dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiçbiri, usul kuralları çerçevesinde, iddia edilen vakıayı ispata elverişli araçlar olmadığını, müvekkilinin,
----dava dilekçesinde belirtilen tarihte ------ bulunduğunu, davacı ile müvekkili arasında, dava dilekçesinde iddia edilen hususların, hiç bir zaman gerçekleşmemiş olduğunu, davacının taleplerinin, tamamen karşılıksız maddi menfaat temin etmek üzere dile getirildiğini, davacı şirket müvekkillerinin üzerinden haksız menfaat elde etmek kastı ile bu davayı açma gereği duyduğunu, aksi bir görüşün ne bir açıklaması ne de dayanağının mevcut olduğunu, davacı dilekçesinde olayın gerçekleşme tarihi olarak --- tarihini belirttiğini, dava tarihinin ----- olduğunu, aradan neredeyse dört ay geçtiğini,
çekler çalınmış olsaydı----- müvekkilden almış olduğu çekin yaklaşık --------vererek şirket hesabına çek karşılığı kredi kullanıldığını, banka, çekin çalıntı olduğu yönünde bir uyarıda bulunmadığını, sistemde böyle bir tedbir olsaydı bankanın uyarıda bulunur ve kredi vermeyeceğini, müvekkili ------olaya konu çekleri diğer bir davalı olan -----yetkilisi olduğunu bildikleri ----- alacağı karşılığında aldığını, ilgili çeklerin evleviyetini bilmediklerini, açıklanan sebeplerle;
haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar Tasfiye Halinde -----usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, çekten kaynaklı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----Soruşturma sayılı dosyaları, ----sayılı dosyası, celp edilmiş, ilgili çek bilgileri celp edilmiş, dava sonuçlandırılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı dava konusu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır.
Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer.
Borçlu varlığını kabul ettiği borcun aslında bulunmadığını ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Ancak davalının alacağı kambiyo senedine dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. -----Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir.
Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, HMK'nin 201.maddesinde düzenlenen miktardan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir.---------Eldeki dosyada davacı çekteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmektedir.
Mahkememizce imza incelemesi için davalılara ellerinde bulunan çeki mahkememize ibraz etmeleri için kesin süre verilmiş, ancak ibraz etmemişlerdir. Bu nedenle davacının ispat imkanını elinden aldıklarından davanın kabulü ile; davacının dava konusu ------ bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.Davalı ------ terkin edildiğinden davacı vekiline ihya davası açmak üzere süre verilmiş ancak dava açmayacaklarını beyan etmişlerdir.
Bu nedenle----yönelik açılan davanın taraf teşkili sağlanmadığından usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/195, K. 2025/142, 18 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama