İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1415 K.2024/899

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2018/1415Karar2024/899Tarih30 Ekim 2024Okuma36 dk · 7.163 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1415
Karar No
2024/899
Karar tarihi
30 Ekim 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

7.163 kelime·36 dk okuma·8 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2018/1415 Esas

KARAR NO:2024/899

Birleşen----- esas sayılı dosyasında Birleşen---- esas sayılı dosyasında- Birleşen ---- esas sayılı dosyasında-- Birleşen ----- esas sayılı dosyasında--- Birleşen ---- esas sayılı dosyasında--- Birleşen -----esas sayılı dosyasında----- Birleşen ----- esas sayılı dosyasında----- Birleşen---- esas sayılı dosyasında---- Birleşen ----- esas sayılı dosyasında- Birleşen ----- esas sayılı dosyasında--- Birleşen ---- esas sayılı dosyasında- Birleşen------ sayılı dosyasında- Birleşen ------- esas sayılı dosyasında Birleşen-----esas sayılı dosyasında

ASIL VE BİRLEŞEN DOSYALARDA

Asıl Ve Birleşen Davalar: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 29/11/2018-30/11/2018

KARAR TARİHİ: 30/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

ASIL DAVADA

DAVA.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- payları ----- piyasasında işlem gören halka açık bir anonim şirket olduğunu, müvekkilinin davalılar tarafından yönetilen ----- 37.000 adet payına sahip olduğunu, şirket yönetim kurulu üyeleri, kanundan doğan tüm yükümlülüklerine aykırı şekilde önce manipülatif yollarla ------paylarının değerinin yükselmesini sağlamış, ardından yatırımcıya vermekle yükümlü olduğu bilgilerin tamamını saklayarak şirket paylarının değerini aniden ve neredeyse tamamen kaybetmesine yol açmış, bu sayede pay sahibi müvekkilini zarara uğrattıklarını,

davalı yönetim kurulu üyelerinin kusurlu davranışları ile ------- paylarının değerini önce gerçeğe aykırı şekilde yükselttiği, davalıların bu işlemleri sonrasında gerçek durumun ortaya çıkması ile müvekkilin elindeki payın aniden neredeyse tüm değerini kaybetmesine yol açarak malvarlığında bir eksilmeye sebep oldukları, bu zararın doğrudan doğruya müvekkilin malvarlığında meydana geldiği, zarara davalıların kanundan doğan yükümlülüklerini açıkça ihlal etmelerinin yol açtığı, nitekim bu hususun ---- incelemesi ile de ortaya koyulduğu,

müvekkilinin uğradığı 30.895,00 TL zararın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tazmine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkillerinin kanundan doğan hiçbir yükümlülüklerine aykırı davranmadığını, dava dilekçesinde hangi kanuni yükümlülüğün ne şekilde ihlal edildiğine dair somut bir açıklama mevcut olmadığını, davacı tarafın davasını haksız fiil sorumluluğuna dayandırdığını, hangi eylemin haksız fiil olduğu, davacı tarafın davasını haksız fiil sorumluluğuna dayandırdığı,

hangi eylemin haksız fiil olduğunu iddia ettikleri, bu eylem sebebiyle hangi tarihte hangi zararın oluştuğu dolayısıyla davacının davasını süresinde açıp açmadığı da netleştirilemediğini, bu hususlara ilişkin beyanda bulunma ve itiraz hakkımızı saklı tutarız, davacının iddiaları 6100 sayılı HMK'nun 194.

Maddesi gereği "ispata elverişli şekilde somutlaştırma"ya muhtaç olduğunu, müvekkillerinin manipülatif yollarla hissenin değerini etkiledikleri iddiası ise tamamen mesnetsiz, asılsız ve hukuk dışı olduğunu, manipülasyon; ------tanımlanmış bir suçtur ve bu suç kapsamında soruşturmaya başlanması----- yapacağı yazılı başvuruya tabi olduğunu, bu bir "muhakeme şartı"dır (6362 s. SPKn md. 115/1), Müvekkillerinin hakkında ------ yapılmış bir suç duyurusu bildirimi olmadığını, davacı tarafın dava ve savunma hakkının sınırlarını aşacak şekilde haksız suç isnadı niteliği taşıyan iddiaların kabulünün mümkün olmadığını,

Müvekkillerinin iddia edilenin aksine pay sahiplerinden bilgi saklamadıklarını, Ticari hayatın akışı içinde, uluslararası düzeyde yapılan alım-satım görüşmelerinde karşı tarafın hak ve yetkilerini de gözetmek yükümlülüğü altında olan ----------- ------ uygun şekilde ve ----- verdiği takdir yetkisi çerçevesinde özel durum açıklamalarını yaptıklarını, müvekkillerinin kamuya açıklanması gereken hiçbir bilgiyi saklamadıklarını, ---- kendi paylarını satmak üzere----- açıklamalar yaptığı veya yapmadığı iddiaları TTK hükümleri çerçevesinde tutarsız olduğunu,

----- kendi çıkardığı veya çıkaracağı payları satmak üzere görüşme veya açıklama yapmadığını, TTK md. 379 vd. hükümleri şirketlerin kendi paylarına sahip olmalarına çok kısıtlı olarak imkân vermekte olup, Müvekkillerinin yönetim kurulu üyesi bulunduğu -----kendi paylarını iktisap etmemiş ve satışı için bir eylemde bulunmadıklarını, ----- borsadaki paylarının değeri dava dilekçesinde iddia edildiği gibi aniden düşmediğini, davacı, paylarını satabilme imkânına sahipken bu imkânı kendi iradesi ve isteğiyle kullanmamış ve satış yapmamış olduğu dava dilekçesinde anlaşıldığını,

bu sebeple de davacının TTK md. 553/1 'de sorumluluk bakımından aranan gerçekleşmiş bir zararı (yönetim kurulu üyelerinin verdikleri zarar) da olmadığını, hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak bir hak iddia edemeyeceğini, davacının müvekkillerine ----- Noksanlığı Sebebiyle Usulden Reddi Gerektiğini, Davalılardan ----şirket yönetim kurulu üyesi olmadığını, tüzel kişi yönetim kurulu üyesinin temsilcisi olduğunu, bu kapsamıma davanın tüzel kişi yönetim kurulu üyesine açılması gerekirken ------ açılması sebebiyle davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, davacı,

gerçekleştiğini iddia ettiği (fiili) zararını belgelendirmek mecburiyetinde olduğunu, dosyada zararını ispatlar nitelikte bir belge bulunmadığını, bu kapsamda davacı davasını ispat edemediğinden davanın reddini istemiştir.Birleşen ------Karar sayılı dosyasında davacı dava dilekçesine özetle;

-----------piyasasında işlem gören halka açık bir anonim şirketi olduğunu, davacının, davalılar tarafından yönetilen ------ payına sahip olduğunu, şirket yönetim kurulu üyelerinin, kanundan doğan tüm yükümlülüklerine aykırı şekilde önce manipülatif yollarla -------paylarının değerinin yükselmesini sağladığını, ardından yatırımcıya vermekle yükümlü olduğu bilgilerin tamamını saklayarak şirket paylarının değerini aniden ve neredeyse tamamen kaybetmesine yol açtığını, bu sayede pay sahibi sahibi davacıya zarara uğrattığını, bu nedenlerle bu zararın şirket yönetim kurulu üyeleri tarafından müteselsilen tazmini gerektiğini,

açıklanan tüm bu sebeplerden ötürü davanın kısmı dava olarak kabulüne, TTK.m.553 hükmü uyarınca ------ yönetim kurulu üyelerinin kusurları ile davacının uğramasına sebep oldukları zararın, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 20.000,00 TL'lik kısmının, dava konusu mutlak ticari iş niteliğinde bulunduğundan dolayı işleyecek---------- avans faizi ile davalılardan müteelsilen tazmini ile fazlaya ilişkin hakkı saklı tutularak yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini; talep etmiştir.

Birleşen ---------- sayılı dosyasında davalı cevap dilekçesine özetle; davacı vekili tarafından huzurdaki dava yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarından kaynaklanan tazminat istemi ile---- tarihinde saat: 19:18'de açıldığını---- nezdinde davacı vekillerinin aynı işlemden kaynaklı, aynı davalılara karşı açmış oldukları 16 ayrı davanın ikame edildiğini, bu nedenle HMK.116 maddesi uyarınca davanın ilk açılan-----esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini; talep etmiştir.

Birleşen ------ Karar sayılı dosyasında davacı dava dilekçesine özetle.

Müvekkilinin payları ----piyasasında işlem gören halka açık bir anonim şirket olan ve davalılar tarafından yönetilen ---------- pay sahibi olduğunu, davalı yönetim kurulu üyelerinin Kanun'dan doğan tüm yükümlülüklerine aykırı hareket ederek müvekkilinin sahip olduğu payların değerinin neredeyse tamamının kaybına neden olduklarını, yatırımcıların zarara uğratıldığını, bu nedenle davalıların sermaye piyasası kurulu tarafından idari para cezasıyla cezalandırıldığını,

TTK 553.maddesi hükmü uyarınca yönetim kurulu üyelerinin kusurlarıyla sebebiyet verdikleri zararlardan sorumlu olduklarını belirterek müvekkilinin uğradığı zararın işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen ------- Karar sayılı dosyasında davalı cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların kabul edilemeyeceğini, davacının müvekkillerine husumet yöneltmekte hukuki yararı bulunmadığını bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkillerinden ----- şirket yönetim kurulu üyesi olmayıp tüzel kişi yönetim kurulu üyesinin temsilcisi olduğunu, bu yüzden müvekkillerinden -------hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının oluştuğunu iddia ettiği haksız fiil ve zarar tarihi itibariyle pay sahipliğini belgelendirmesi gerekmekte olup, davacının dava hakkı bulunmadığını,

dava dilekçesi ekinde zararı ispatlamaya yönelik herhangi bir belge ibraz edilmediğini, borsada oluşan fiyat hareketleri sebebiyle oluşan zarar için zarar ile fiil arasında illiyet bağı kurulamayacağından TTK 553/1 maddesi hükmüne dayanılamayacağını, şirketin faaliyetsiz kaldığı iddiasının da kötü niyetli bir iddia olup gerçeği yansıtmadığını, müvekkillerinin özen yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirdiklerini, bu anlamda sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacının faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Birleşen ---- sayılı dosyasında davacı dava dilekçesine özetle; davalıların -------yöneticileri olduğunu; müvekkilininde hissedar olduğu bu şirketin ------- işlem gören halka açık bir anonim şirket olduğunu; davalı yöneticilerin manipülatif yollarla şirket paylarının değerini yükselmesini sağladıklarını, sonra vermekle yükümlü oldukları bilgileri saklayarak şirket pay değerlerinin aniden düşmesine ve nerede ise değerini tamamen kaybetmesine yol açarak davacıyı zarara uğrattıklarını; bu çerçevede --- tarihinde kamuyu aydınlatma platformunda bir haber yayınlattıklarını, bu haberle ------ isimli şirketin ortak olarak gireceğini bildirdiklerini;

bu haber üzerine herkesin heveslendiğini ve müvekkili gibi hisse aldıklarını ancak daha sonra söz konusu -----şirketin bu haberden sadece üç gün önce ---- tarihinde kurulduğunun ortaya çıktığını; söz konusu birleşme ya da hissedar olma durumununda gerçekleşmediğini; zaten -------inceleme yapıp, davalı olan------ her biri hakkında yatırımcıya detaylı ve objektif bilgi vermemeleri nedeniyle 11-15.1 sayılı özel durumlar tebliği 24/3 madde ve özel durumlar rehberinin 5.10 numaralı bölümünün 10. Bendi uyarınca 308.408,00 TL idari para cezası kestiğini belirterek;

---- sürekli ertelendiğini, nihayet ---- da satışın iptalinin ---- bildirildiğini beyan ederek müvekkilinin davalıların davranışları nedeniyle uğradığı 13.275,00 TL zararının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen -------- sayılı dosyasında davacı dava dilekçesine özetle;müvekkilinin payları ----- piyasasında işlem gören halka açık bir anonim şirket olan ve davalılar tarafından yönetilen ----------- pay sahibi olduğunu, davalı yönetim kurulu üyelerinin Kanun'dan doğan tüm yükümlülüklerine aykırı hareket ederek müvekkilinin sahip olduğu payların değerinin neredeyse tamamının kaybına neden olduklarını,

yatırımcıların zarara uğratıldığını, bu nedenle davalıların sermaye piyasası kurulu tarafından idari para cezasıyla cezalandırıldığını, TTK 553.maddesi hükmü uyarınca yönetim kurulu üyelerinin kusurlarıyla sebebiyet verdikleri zararlardan sorumlu olduklarını belirterek müvekkilinin uğradığı zararın işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen---- ------- sayılı dosyasında cevap dilekçesine özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların kabul edilemeyeceğini, davacının müvekkillerine husumet yöneltmekte hukuki yararı bulunmadığını bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkillerinden -----şirket yönetim kurulu üyesi olmayıp tüzel kişi yönetim kurulu üyesinin temsilcisi olduğunu, bu yüzden müvekkillerinden -------- hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının oluştuğunu iddia ettiği haksız fiil ve zarar tarihi itibariyle pay sahipliğini belgelendirmesi gerekmekte olup, davacının dava hakkı bulunmadığını,

dava dilekçesi ekinde zararı ispatlamaya yönelik herhangi bir belge ibraz edilmediğini, borsada oluşan fiyat hareketleri sebebiyle oluşan zarar için zarar ile fiil arasında illiyet bağı kurulamayacağından TTK 553/1 maddesi hükmüne dayanılamayacağını, şirketin faaliyetsiz kaldığı iddiasının da kötü niyetli bir iddia olup gerçeği yansıtmadığını, müvekkillerinin özen yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirdiklerini, bu anlamda sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacının faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Birleşen ------- sayılı dosyasında dava dilekçesine özetle; müvekkilinin payları --------- piyasasında işlem gören halka açık bir anonim şirket olan ve davalılar tarafından yönetilen --------- pay sahibi olduğunu, davalı yönetim kurulu üyelerinin Kanun'dan doğan tüm yükümlülüklerine aykırı hareket ederek müvekkilinin sahip olduğu payların değerinin neredeyse tamamının kaybına neden olduklarını, yatırımcıların zarara uğratıldığını, bu nedenle davalıların sermaye piyasası kurulu tarafından idari para cezasıyla cezalandırıldığını,

TTK 553.maddesi hükmü uyarınca yönetim kurulu üyelerinin kusurlarıyla sebebiyet verdikleri zararlardan sorumlu olduklarını belirterek müvekkilinin uğradığı zararın işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen ------ sayılı dosyasında davalı cevap dilekçesine özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların kabul edilemeyeceğini, davacının müvekkillerine husumet yöneltmekte hukuki yararı bulunmadığını bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkillerinden ----şirket yönetim kurulu üyesi olmayıp tüzel kişi yönetim kurulu üyesinin temsilcisi olduğunu, bu yüzden müvekkillerinden ------hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının oluştuğunu iddia ettiği haksız fiil ve zarar tarihi itibariyle pay sahipliğini belgelendirmesi gerekmekte olup, davacının dava hakkı bulunmadığını,

dava dilekçesi ekinde zararı ispatlamaya yönelik herhangi bir belge ibraz edilmediğini, borsada oluşan fiyat hareketleri sebebiyle oluşan zarar için zarar ile fiil arasında illiyet bağı kurulamayacağından TTK 553/1 maddesi hükmüne dayanılamayacağını, şirketin faaliyetsiz kaldığı iddiasının da kötü niyetli bir iddia olup gerçeği yansıtmadığını, müvekkillerinin özen yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirdiklerini, bu anlamda sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacının faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Birleşen------sayılı dosyasında dava dilekçesine özetle; davalıların --------- yöneticileri olduğunu; müvekkilininde hissedar olduğu bu şirketin -------- işlem gören halka açık bir anonim şirket olduğunu; davalı yöneticilerin manipülatif yollarla şirket paylarının değerini yükselmesini sağladıklarını, sonra vermekle yükümlü oldukları bilgileri saklayarak şirket pay değerlerinin aniden düşmesine ve nerede ise değerini tamamen kaybetmesine yol açarak davacıyı zarara uğrattıklarını;

bu çerçevede 18/09/2015 tarihinde kamuyu aydınlatma platformunda bir haber yayınlattıklarını, bu haberle -------isimli şirketin ortak olarak gireceğini bildirdiklerini; bu haber üzerine herkesin heveslendiğini ve müvekkili gibi hisse aldıklarını ancak daha sonra söz konusu------- şirketin bu haberden sadece üç gün önce 15/09/2015 tarihinde kurulduğunun ortaya çıktığını; söz konusu birleşme ya da hissedar olma durumununda gerçekleşmediğini;

zaten---inceleme yapıp, davalı olan ---- yöneticilerinin her biri hakkında yatırımcıya detaylı ve objektif bilgi vermemeleri nedeniyle 11-15.1 sayılı özel durumlar tebliği 24/3 madde ve özel durumlar rehberinin 5.10 numaralı bölümünün 10. Bendi uyarınca 308.408,00 TL idari para cezası kestiğini belirterek; ------- devrinin sürekli ertelendiğini, nihayet ----da satışın iptalinin------ bildirildiğini beyan ederek müvekkilinin davalıların davranışları nedeniyle uğradığı 8.000,00 TL zararının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen----- Karar sayılı dosyasında davacı dava dilekçesine özetle; --- payları------ piyasasında işlem gören halka açık bir anonim şirket olduğunu, müvekkili ile davalılar tarafından yönetilen -------payına sahip olduğunu, şirket yönetim kurulu üyeleri, kanundan doğan tüm yükümlülüklerine aykırı şekilde önce manipülatif yollarla-----paylarının değerinin yükselmesini sağladığını, ardından yatırımcıya vermekle yükümlü olduğu bilgilerin tamamını saklayarak şirket paylarının değerini aniden ve neredeyse tamamen kaybetmesine yol açtığını, bu sayede pay sahibi müvekkilinin zarara uğrattığını,

belirterek TTK m.553 hükmü uyarınca ---- kusurları ile müvekkilinin uğramasına sebep oldukları 8.809,08 TL tutarında zararın 08.12.2016 tarihinden itibaren mutlak ticari iş niteliğinde bulunduğundan dolayı işleyecek ------- avans faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile , yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen ----------Karar sayılı dosyasında davalı cevap dilekçesine özetle; davacının müvekkillerine husumet yöneltmekte hukukî yararı bulunmadığını, 6100 sayılı HMK’nın 114/1(h). maddesi uyarınca davanın dava şartı (pasif husumet yokluğu) noksanlığı sebebiyle usulden reddi gerektiğini, davalılardan ------ şirket yönetim kurulu üyesi olmadığını, tüzel kişi yönetim kurulu üyesinin temsilcisi olduğunu, bu kapsamda davanın tüzel kişi yönetim kurulu üyesine açılması gerekirken müvekkili --------- açılması sebebiyle de davanın husemet yokluğu sebebiyle reddi gerekmektiğini,

davacının oluştuğunu iddia ettiği haksız fiil ve zarar tarihi itibariyle pay sahipliğini belgelendirmesi gerektiğini, davacı, gerçekleştiğini idda ettiği (fiilî) zararını belgelendirmek mecburiyetinde olduğunu, dosyada zararını ispatlar nitelikte bir belge bulunmadığını, bu kapsamda davacı davasını ispat edemediğinden davanın reddi gerektiğini, müvekkillerinin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ettiği yönündeki idda da mesnetsiz ve gerçeğe aykırı bir iddia olduğunu ve kabul edilemez olduğunu, davacının sahip olduğu payların değerini neredeyse tamamen kaybettiği iddiası da mesnetsiz olduğunu,

borsada oluşan fiyat hareketleri sebebiyle oluşacak bir zarar için zarar ile fiil arasında illiyet bağı kurulamayacağından TTK 553/1 hükmüne dayanılması mümkün olmadığını, ---------- faaliyetsiz kaldığı iddiası da kötü niyetli bir iddia olduğunu ve abul edilemeyeceğini, müvekkillerinin özen yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirdiğini, bu anlamda kendilerine herhangi bir sorumluluk yüklenmesi mümkün olmadığını, davacının faiz talebi de hukuka aykırı olduğu ve kabul edilemez olduğunu belirterek davanın usulden ve esestan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen -----sayılı dosyasında davacı dava dilekçesine özetle;------, payları-------- işlem gören halka açık bir anonim şirket olduğunu, müvekkilinin davalılar tarafından yönetilen şirketin 316.860 adet payına sahip olduğunu, şirket yönetim kurulu üyelerinin kanundan doğan tüm yükümlülüklerine aykırı şekilde önce manipülatif yollarla ------- paylarının yükselmesini sağladığını ardından da yatırımcıya vermekle yükümlü olduğu bilgilerin tamamını saklayarak şirket paylarının değerini aniden ve neredeyse tamamen kaybetmesine yol açtığını, bu sayede pay sahibi müvekkilinin zarara uğradığını ,

kanundan doğan tüm yükümlülüklerine aykırı davranarak yatırımcıları zarara uğratan davalılar hakkında sermaye piyasası kurulu tarafından toplam 4.568.238.00 TL tutarında idari para cezası yaptırımı uygulandığını, TTK m.553.hükmü uyarınca davalı yönetim kurulu üyelerinin müvekkilinin uğramış olduğu zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu belirterek,

TTK m.553.hükmü uyarınca ----------yönetim kurulu üyelerinin kusurları ile müvekkilinin uğramasına sabep oldukları zararın fazlaya ilişkin hertürlü talepv e dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000 TL lik kısmının , dava konusu mutlak ticari iş niteliğinde bulunduğundan dolayı işleyecek---avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen ------- sayılı dosyasında davalı cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin kanundan doğan hiçbir yükümlülüklerine aykırı davdanmadıklarını ve dava dilekçesinde bu hususla ilgili somut bir açıklama da mevcut olmadığını, müvekkillerinin manipülatif yollarla hissenin değerini etkiledikleri iddiasının tamamen mesnetsiz ve asılsız olduğunu, müvekkillerinin kamuya açıklanması gereken hiçbir bilgiyi saklamadıklarını, ------ paylarının müvekkillerince iktisap edilmediğini ve satışı için bir eylemde de bulunmadıklarını,

davacının müvekkillerine husumet yöneltmekte hukuki yararı bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davalılardan ------ şirket yönetim kurulu üyesi olmayıp tüzel kişi yönetim kurulu üyesinin temsilcisi olduğunu,bu nedenle de husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, davacının oluştuğunu iddia ettiği haksız fiil ve zarar tarihi itibariyle pay sahipliğini belgelendirmesi gerektiğini, bu hususta dosyada bir belge bulunmadığını, borsada oluşan fiyat hareketleri sebebiyle oluşacak bir zarar için zarar ile fiil arasında illiyet bağı kurulamayacağından TTK 553/1 hükmüne dayanılmasının mümkün olmadığını,

------- faaliyetsiz kaldığı iddiasının da kötüniyetli bir iddia olup kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkillerinin özen yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirdiklerinden kendilerine herhangi bir sorumluluk yüklenmesinin de mümkün bulunmadığını belirterek öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini, aksi halde de haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddi gerektiğini savunmuştur.

Birleşen------- Karar sayılı dosyasında davacı dava dilekçesine özetle; müvekkilinin pay sahibi olduğu ------- yönetim kurulunun davalılardan oluştuğunu, davalıların kanundan doğan yükümlülüklerini ihlal ettiğini, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek yönetim kurulu üyelerinin kusurları ile müvekkilinin uğradığı zararın avans faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile davalılardan müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen ---- sayılı dosyasında davalı cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kanundan doğan yükümlülüklerine hiçbir şekilde aykırı davranmadığını, bu anlamda davacının iddialarının soyut olduğunu, davacının faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, dosyanın -----dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini belirterek,

açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.Birleşen ------ Karar sayılı dosyasında davacı dava dilekçesine özetle;müvekkilinin paylar----- piyasasında işlem gören halka açık bir anonim şirket olan ve davalılar tarafından yönetilen -------- pay sahibi olduğunu, davalı yönetim kurulu üyelerinin Kanun'dan doğan tüm yükümlülüklerine aykırı hareket ederek müvekkilinin sahip olduğu payların değerinin neredeyse tamamının kaybına neden olduklarını, yatırımcıların zarara uğratıldığını, bu nedenle davalıların sermaye piyasası kurulu tarafından idari para cezasıyla cezalandırıldığını,

TTK 553.maddesi hükmü uyarınca yönetim kurulu üyelerinin kusurlarıyla sebebiyet verdikleri zararlardan sorumlu olduklarını belirterek müvekkilinin uğradığı zararın işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen ------- sayılı dosyasında davalı cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların kabul edilemeyeceğini, davacının müvekkillerine husumet yöneltmekte hukuki yararı bulunmadığını bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkillerinden ---- şirket yönetim kurulu üyesi olmayıp tüzel kişi yönetim kurulu üyesinin temsilcisi olduğunu, bu yüzden müvekkillerinden ------ hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının oluştuğunu iddia ettiği haksız fiil ve zarar tarihi itibariyle pay sahipliğini belgelendirmesi gerekmekte olup, davacının dava hakkı bulunmadığını,

dava dilekçesi ekinde zararı ispatlamaya yönelik herhangi bir belge ibraz edilmediğini, borsada oluşan fiyat hareketleri sebebiyle oluşan zarar için zarar ile fiil arasında illiyet bağı kurulamayacağından TTK 553/1 maddesi hükmüne dayanılamayacağını, şirketin faaliyetsiz kaldığı iddiasının da kötü niyetli bir iddia olup gerçeği yansıtmadığını, müvekkillerinin özen yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirdiklerini, bu anlamda sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacının faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Birleşen ---- Karar sayılı dosyasında davacı dava dilekçesine özetle; müvekkilinin pay sahibi olduğu --------yönetim kurulunun davalılardan oluştuğunu, davalıların kanundan doğan yükümlülüklerini ihlal ettiğini, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek yönetim kurulu üyelerinin kusurları ile müvekkilinin uğradığı zararın avans faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile davalılardan müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen ------ sayılı dosyasında davalı cevap dilekçesine özetle; müvekkilinin kanundan doğan yükümlülüklerine hiçbir şekilde aykırı davranmadığını, bu anlamda davacının iddialarının soyut olduğunu, davacının faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, dosyanın --------Sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini belirterek, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.Birleşen-----sayılı dosyasında davacı dava dilekçesinde özetle;

--------- piyasasında işlem gören halka açık bir anonim şirket olduğunu, müvekkilinin davalılar tarafından yönetilen ---- şirketinin 17.815 adet payına sahip olduğunu, şirket yönetim kurulu üyeleri, kanundan doğan tüm yükümlülüklerine aykırı şekilde önce manipülatif yollarla ----- paylarının değerinin yükselmesini sağlamış, ardından yatırımcıya vermekle yükümlü olduğu bilgilerin tamamını saklayarak şirket paylarının değerini aniden ve neredeyse tamamen kaybetmesine yol açmış, bu sayede pay sahibi müvekkilini zarara uğrattıklarını,

davalı yönetim kurulu üyelerinin kusurlu davranışları ile------- paylarının değerini önce gerçeğe aykırı şekilde yükselttiği, davalıların bu işlemleri sonrasında gerçek durumun ortaya çıkması ile müvekkilin elindeki payın aniden neredeyse tüm değerini kaybetmesine yol açarak malvarlığında bir eksilmeye sebep oldukları, bu zararın doğrudan doğruya müvekkilin malvarlığında meydana geldiği, zarara davalıların kanundan doğan yükümlülüklerini açıkça ihlal etmelerinin yol açtığı, nitekim bu hususun --- incelemesi ile de ortaya koyulduğu,

müvekkilinin uğradığı 15.003,00 TL zararın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tazmine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Birleşen ---------sayılı dosyasında davalı cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkillerinin kanundan doğan hiçbir yükümlülüklerine aykırı davranmadığını, dava dilekçesinde hangi kanunî yükümlülüğün ne şekilde ihlal edildiğine dair somut bir açıklama mevcut olmadığını, davacı tarafın davasını haksız fiil sorumluluğuna dayandırdığını, hangi eylemin haksız fiil olduğu, davacı tarafın davasını haksız fiil sorumluluğuna dayandırdığı,

hangi eylemin haksız fiil olduğunu iddia ettikleri, bu eylem sebebiyle hangi tarihte hangi zararın oluştuğu dolayısıyla davacının davasını süresinde açıp açmadığı da netleştirilememediğini, bu hususlara ilişkin beyanda bulunma ve itiraz hâkkmıızı saklı tutarız. davacının iddiaları 6100 sayılı HMK'nun 194.

Maddesi gereği "ispata elverişli şekilde somutlaştırma"ya muhtaç olduğunu, Müvekkillerinin manipülatif yollarla hissenin değerini etkiledikleri iddiası ise tamamen mesnetsiz, asılsız ve hukuk dışı olduğunu, manipülasyon; ----tanımlanmış bir suçtur ve bu suç kapsamında soruşturmaya başlanması -------yapacağı yazılı başvuruya tabi olduğunu, bu bir "muhakeme şartı"dır (6362 s. SPKn md. 115/1).

Müvekkillerinin hakkında ------ yapılmış bir suç duyurusu bildirimi olmadığını, davacı tarafın dava ve savunma hakkının sınırlarını aşacak şekilde haksız suç isnadı niteliği taşıyan iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, Müvekkillerinin iddia edilenin aksine pay sahiplerinden bilgi saklamadıklarını, Ticarî hayatın akışı içinde, uluslararası düzeyde yapılan alım-satım görüşmelerinde karşı tarafın hak ve yetkilerini de gözetmek yükümlülüğü altında olan ------ uygun şekilde ve Özel Durumlar Tebliği'nin verdiği takdir yetkisi çerçevesinde özel durum açıklamalarını yaptıklarını,

müvekkillerinin kamuya açıklanması gereken hiçbir bilgiyi saklamadıklarını, ---- kendi paylarını satmak üzere ---- açıklamalar yaptığı veya yapmadığı iddiaları TTK hükümleri çerçevesinde tutarsız olduğunu, ------ kendi çıkardığı veya çıkaracağı payları satmak üzere görüşme veya açıklama yapmadığını, TTK md. 379 vd. hükümleri şirketlerin kendi paylarına sahip olmalarına çok kısıtlı olarak imkân vermekte olup, Müvekkillerinin yönetim kurulu üyesi bulunduğu ----- kendi paylarını iktisap etmemiş ve satışı için bir eylemde bulunmadıklarını----------------paylarının değeri dava dilekçesinde iddia edildiği gibi aniden düşmediğini, davacı,

paylarını satabilme imkânına sahipken bu imkânı kendi iradesi ve isteğiyle kullanmamış ve satış yapmamış olduğu dava dilekçesinden anlaşıldığını, bu sebeple de davacının TTK md. 553/1 'de sorumluluk bakımından aranan gerçekleşmiş bir zararı (yönetim kurulu üyelerinin verdikleri zarar) da olmadığını, hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak bir hak iddia edemeyeceni, Davacının Müvekkillerine Husumet Yöneltmekte Hukukî Yararı Bulunmadığını, 6100 sayılı HMK'nun 114/l(h).

Maddesi Uyarınca Davanın Dava Şartı (Pasif Husumet Yokluğu) Noksanlığı Sebebiyle Usulden Reddi Gerektiğini, Davalılardan ------ kurulu üyesi olmadığını, tüzel kişi yönetim kurulu üylesinin temsilcisi olduğunu, bu kapsamıma davanın tüzel kişi yönetim kurulu üyesine açılması gerekirken ------ açılması sebebiyle davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, Davacı, gerçekleştiğini idda ettiği (fiilî) zararını belgelendirmek mecburiyetinde olduğunu, dosyada zararını ispatlar nitelikte bir belge bulunmadığını,

bu kapsamda davacı davasını ispat edemediğinden davanın reddini istemiştir.Birleşen ------ sayılı dosyasında davacı dava dilekçesinde özetle;------- piyasasında işlem gören halka açık bir anonim şirket olduğunu, müvekkilinin davalılar tarafından yönetilen ------- şirketinin 37.000 adet payına sahip olduğunu, şirket yönetim kurulu üyeleri, kanundan doğan tüm yükümlülüklerine aykırı şekilde önce manipülatif yollarla ------- değerinin yükselmesini sağlamış, ardından yatırımcıya vermekle yükümlü olduğu bilgilerin tamamını saklayarak şirket paylarının değerini aniden ve neredeyse tamamen kaybetmesine yol açmış,

bu sayede pay sahibi müvekkilini zarara uğrattıklarını, davalı yönetim kurulu üyelerinin kusurlu davranışları ile --------- değerini önce gerçeğe aykırı şekilde yükselttiği, davalıların bu işlemleri sonrasında gerçek durumun ortaya çıkması ile müvekkilin elindeki payın aniden neredeyse tüm değerini kaybetmesine yol açarak malvarlığında bir eksilmeye sebep oldukları, bu zararın doğrudan doğruya müvekkilin malvarlığında meydana geldiği, zarara davalıların kanundan doğan yükümlülüklerini açıkça ihlal etmelerinin yol açtığı, nitekim bu hususun ------ incelemesi ile de ortaya koyulduğu,

müvekkilinin uğradığı 30.895,00 TL zararın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tazmine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Birleşen ------- sayılı dosyasında davalı cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkillerinin kanundan doğan hiçbir yükümlülüklerine aykırı davranmadığını, dava dilekçesinde hangi kanunî yükümlülüğün ne şekilde ihlal edildiğine dair somut bir açıklama mevcut olmadığını, davacı tarafın davasını haksız fiil sorumluluğuna dayandırdığını, hangi eylemin haksız fiil olduğu, davacı tarafın davasını haksız fiil sorumluluğuna dayandırdığı,

hangi eylemin haksız fiil olduğunu iddia ettikleri, bu eylem sebebiyle hangi tarihte hangi zararın oluştuğu dolayısıyla davacının davasını süresinde açıp açmadığı da netleştirilememediğini, bu hususlara ilişkin beyanda bulunma ve itiraz hâkkmıızı saklı tutarız. davacının iddiaları 6100 sayılı HMK'nun 194.

Maddesi gereği "ispata elverişli şekilde somutlaştırma"ya muhtaç olduğunu, Müvekkillerinin manipülatif yollarla hissenin değerini etkiledikleri iddiası ise tamamen mesnetsiz, asılsız ve hukuk dışı olduğunu, manipülasyon; ----- tanımlanmış bir suçtur ve bu suç kapsamında soruşturmaya başlanması------yapacağı yazılı başvuruya tabi olduğunu, bu bir "muhakeme şartı"dır---------.

Müvekkillerinin hakkında ------ yapılmış bir suç duyurusu bildirimi olmadığını, davacı tarafın dava ve savunma hakkının sınırlarını aşacak şekilde haksız suç isnadı niteliği taşıyan iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, müvekkillerinin iddia edilenin aksine pay sahiplerinden bilgi saklamadıklarını, Ticarî hayatın akışı içinde, uluslararası düzeyde yapılan alım-satım görüşmelerinde karşı tarafın hak ve yetkilerini de gözetmek yükümlülüğü altında olan -------çıkardığı Kurumsal Yönetim îlkeleri'ne uygun şekilde ve Özel Durumlar Tebliği'nin verdiği takdir yetkisi çerçevesinde özel durum açıklamalarını yaptıklarını,

müvekkillerinin kamuya açıklanması gereken hiçbir bilgiyi saklamadıklarını, ----- kendi paylarını satmak üzere ----- açıklamalar yaptığı veya yapmadığı iddiaları TTK hükümleri çerçevesinde tutarsız olduğunu, ----- kendi çıkardığı veya çıkaracağı payları satmak üzere görüşme veya açıklama yapmadığını, TTK md. 379 vd. hükümleri şirketlerin kendi paylarına sahip olmalarına çok kısıtlı olarak imkân vermekte olup, Müvekkillerinin yönetim kurulu üyesi bulunduğu----kendi paylarını iktisap etmemiş ve satışı için bir eylemde bulunmadıklarını,------- paylarının değeri dava dilekçesinde iddia edildiği gibi aniden düşmediğini, davacı,

paylarını satabilme imkânına sahipken bu imkânı kendi iradesi ve isteğiyle kullanmamış ve satış yapmamış olduğu dava dilekçesinden anlaşıldığını, bu sebeple de davacının TTK md. 553/1 'de sorumluluk bakımından aranan gerçekleşmiş bir zararı (yönetim kurulu üyelerinin verdikleri zarar) da olmadığını, hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak bir hak iddia edemeyeceni, davacının müvekkillerine Husumet Yöneltmekte Hukukî Yararı Bulunmadığını, 6100 sayılı HMK'nun 114/l(h).

Maddesi Uyarınca Davanın Dava Şartı (Pasif Husumet Yokluğu) Noksanlığı Sebebiyle Usulden Reddi Gerektiğini, davalılardan ------ şirket yönetim kurulu üyesi olmadığını, tüzel kişi yönetim kurulu üylesinin temsilcisi olduğunu, bu kapsamıma davanın tüzel kişi yönetim kurulu üyesine açılması gerekirken ------- açılması sebebiyle davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, davacı, gerçekleştiğini idda ettiği (fiilî) zararını belgelendirmek mecburiyetinde olduğunu, dosyada zararını ispatlar nitelikte bir belge bulunmadığını, bu kapsamda davacı davasını ispat edemediğinden davanın reddini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, TTK'nın 553. Maddesi uyarınca Anonim Şirket Yönetim Kurulu üyelerinin sorumluluğundan kaynaklı tazminat talebidir.Asıl ve birleşen dosyalarda davacıların davalı --------- pay satın aldıkları, bahse konu şirketin halka açık bir anonim şirketi olduğu, davalı yönetim kurulu üyelerinin manipülasyon yoluyla davalı şirketin paylarının değerlerinin öncelikle yükselmesini sağladıkları, davacılara ve diğer yatırımcılara güven duygusu verildiği,

asıl ve birleşen dosya davacılarının bu güven duygusu ile halka açık anonim şirketinden pay satın almalarından kısa bir süre sonra aniden pay değerlerinin neredeyse tamamının değerini kaybedeceği şekilde değer kaybı oluştuğu gerekçesi ile davalı yönetim kurulu üyelerinin manipülasyon iddialarından kaynaklı olarak kusurlu eylemleri ile davacıların zararlarının doğduğu belirtilerek TTK'nın 553.

Maddesinde yer alan yöneticilerin sorumluluğundan kaynaklı tazminat talebidir.Uyuşmazlık; asıl ve birleşen dosyada davacıların davalı yönetim kurulu üyelerinin kusurlu eylemleri sonucu satın aldıkları pay değerlerinin sert bir düşüş neticesinde değer kaybetmesinden kaynaklı sonuç nedeniyle davalı yönetim kurulu üyelerinin TTK 553.maddesi uyarınca meydana geldiği iddia edilen manipülasyon eyleminde herhangi bir kusurlarının olup olmadığı,

meydana gelen kusur ile sonuç arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı ve sonuç olarak asıl ve birleşen dosya davacılarının varsa zararlarının ne olduğu ve davalılardan tahsili taleplerinde haklı olup olmadıkları hususudur.TTK'nın 553(1). maddesi uyarınca, şirket yöneticileri yasadan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur.

TTK'nın 553-555 maddeleri gereğince, şirket alacaklıları ve pay sahiplerinin şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açmaları imkanı mevcuttur. Yöneticinin, ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar.

Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların ve alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur.Söz konusu davanın açılıp görülebilmesi için, oluştuğu iddia olunan zararın doğrudan ya da dolaylı zarar niteliğinde olup olmadığının tespiti gerekmektedir.

Şirket ortağı veya alacaklısı konumunda olan kişilerin sorumluluk davası yolu ile kendileri adına istemde bulunabilmelerinin koşulu, oluştuğu ileri sürülen zararın, doğrudan zarar niteliğinde olmasıdır.

Şirket yöneticilerinin, şirketin almış olduğu borcu ya da başkaca edim yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla şirketi atıl kılarak acz içine düşürmeleri hali, üçüncü kişiler yönünden doğrudan zarar niteliğinde olup, bunun dışında kalan ve dolaylı zarar olarak nitelendirilebilecek hususlarda ortakların veya alacaklıların, ancak yöneticilerin ödeyeceği tazminatın şirkete verilmesi yönünde istemde bulunmaları mümkündür.--------Bilindiği üzere bu tür davalarda, sorumluluk davası açan ortağın ortaklık sıfatının dava süresince kesintisiz olarak devam etmesi gerekir.

Uygulamada husumet olarak tanımlanan bu yetkinin, tüm dava sürecinde davacı üzerinde bulunması gerekmektedir. Dava açan kişinin ortaklık sıfatı sona erecek olursa, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki menfaati de kalmaz. Davanın başında ortaklık sıfatı bulunup yargılama sırasında bu sıfatı kaybeden davacının, tekrar pay sahibi olması halinde de aktif husumet ehliyetinin bulunduğundan söz edilmesi olanaksızdır.

Nitekim------ ilamında da ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak açılan bu tür davalarda davacının davanın başından sonuna kadar bu sıfatının mevcut olması gerektiği hususu vurgulanmıştır. -----Yöneticinin ortaklığın mal varlığının azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar.

Yani, şirketin kötü yönetilmesi nedeniyle şirketin zarara uğratılması nedenine dayalı tazminat davasında, şirket yöneticisinin eylemleri nedeniyle uğranılan zarar, şirket açısından doğrudan, davacı alacaklı açısından ise dolaylı zarardır.

Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğuracağından alacaklı dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatın kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir ------TTK 553 maddesi kanundan ya da esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlu işlem ve eylemleriyle ihlal eden---- üyelerini (kurucuları ,diğer yöneticileri ve tasfiye memurlarını) verdikleri zararlardan dolayı şirkete ,ortaklara ve şirket alacaklılarına karşı sorumlu tutulmaktadır. ----üyelerinin sorumluluğunun müeyyidesi tazminattır.

Zarar doğurucu işlem ve eylem ---- üyesinin kusurundan kaynaklandığını ispat yükü davacı aittir.

Davacı ----- üyesine bir kusur yüklenmesinin mümkün olduğunu kanıtladığı takdirde ----- üyesi ,zarar doğuran işlemlerden kendisinden beklenen özeni gösterdiğini, diğer bir anlatımla o konuda gereken özen yükünü yerine getirmiş olduğunu ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir. ----üyelerinin şirkete karşı sorumluluğu akdi nitelik taşır. ---- üyelerinin kanun veya esas sözleşmesinin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmemeleri ,------- aralarındaki vekalet sözleşmesinin bir ihlalini teşkil eder.

Ortaklar ve alacaklılarda tazminatın şirkete ödenmesi talebiyle açacakları dolaylı zarara ilişkin davalarda sözleşmeye aykırılık sebebine dayanabilirler. Ortakların ve alacaklıların doğrudan doğruya zararlarının tazmini için (tazminatı kendilerine ödenmek üzere ) açacakları davanın temelini haksız fiil oluşturur.

Zararın varlığın ve miktarını kanıtlama yükü davacıdadır.------ üyeleri şirkete ,ortaklara ve alacaklılara doğrudan doğruya verdikleri zararlardan olduğu gibi dolaylı zararlardan da sorumlu tutulmuşlardır.

Davacı gördüğü doğrudan zararın kendisine ödenerek tazmin edilmesini talep edebilir,buna karşılık şirketin gördüğü zararlar nedeniyle dolaylı olarak zarara uğrayan ortaklar ( şirketin iflas etmesi koşulu ile TTK 557 maddesi uyarınca ) alacaklılar şirkete ödenmesini isteyebilirler.

Sorumluluk davasında asıl dava hakkı şirkete ait olup şirketi idare ve temsile yetkili ----tarafından açılır.Dolayısıyla zararlara dayanan davalar için ;------üyelerinin ortaklık malvarlığını kötüleştiren davranışları ,ortakların ve alacaklıların dolayısıyla zarar görmesine yol açar. Şirketin gördüğü doğrudan doğruya zarar ,ortaklar ve alacaklılar açısından dolayısıyla zarar teşkil etmektedir.

Ortaklar veya alacaklılar davada tazminatın kendilerine değil ,ortaklığa verilmesini istemelidirler. (TTK 555.556 (1). TK ‘ da ortakların ve alacaklıların dava hakları arasında önemli bir fark olup TTK 556. madde uyarınca alacaklıların dava hakkı şirketin iflas etmesi ön koşuluna bağlanmıştır. Dolayısıyla zaralar nedeniyle açılan davanın hukuki dayanağı akde aykırılıktır.

Gerçekte ortaklar ve alacaklılarla ------- üyeleri arasında bir sözleşme bağı yoktur.sözleşme -----üyeleri arasındadır. Ortakların ve alacaklıların dolayısıyla zararlara dayalı dava haklarının ortaklığın dava haklarından kaynaklanmasından dolayı ,sözleşmeye aykırılık temeline dayandığı kabul edilmiştir. Ortaklık ve alacaklılık sıfatını kaybetmiş olanların dava hakları yoktur. Ortaklar ve alacaklılar tazminatın kendilerine verilmesin talepdemezler.

Doğrudan doğruya zararlara dayanan davalar yönünden ise ;--------- üyelerinin fiillleri sonucu ortakların veya alacaklıların ,şirketin zararından bağımsız olarak gördükleri zararlardır. Bu fiillerin ayrıca şirketi zarara sokmuş olup olmadığı önem taşımaz. Doğrudan doğruya uğranılan zararlar nedeniyle açılan davalarda ortaklar veya alacaklılar ,tazminatın kendilerine verilmesini isteyebilirler. Dava ,yine TTK 553. vd ‘daki kurallara tabidir.

Bu davalarda ,şirketin zararı ile bir ilişki olmadığı ve hükmolunacak tazminat kendilerine verileceği için ,ortakların ve alacaklıların açacakları sorumluluk davasında şirketle ----- üyeleri arasındaki sözleşmeye dayanma imkanı yoktur. ,ortakların ve alacaklıların üçüncü kişi sıfatıyla açacakları sorumluluk davasının hukuki temeli haksız fiildir.

Şirket alacaklıları ----- üyelerinin ,kendilerine verdikleri alacaklı sıfatıyla ilişkili olmayan zararları ,şirketin iflas etme önkoşulu aranmaksızın haksız fiil uyarınca TK 371 (5) maddesi uyarınca talep edebilir .-------Asıl dosya ve birleştirilen diğer dosyalarının hukuki ve fiili irtibatlı olması nedeniyle açılan dosyaların mahkememize birleştirilmesi sonucu yargılama yapılmıştır.

Dosya içerisine teknik bilirkişi heyeti tarafından öncelikle 28/04/2022 tarihli rapor ile aynı heyetten 29/07/2022 tarihli ek rapor alınmıştır ancak teknik heyete uyuşmazlığın vasfı gereği ----- konusunda uzman bilirkişi atanması gerektiği anlaşıldığından ilave olarak üç ----uzman bilirkişi atanarak dosya içerine hükme esas alınan 03/10/2023 tarihli ikinci ek rapor ve son olarak da 06/06/2024 tarihli üçüncü ek rapor alınmıştır.

Yapılan Yargılama Sonucu; davacıların------pay satın aldıkları ancak davalı yönetim kurulu üyelerinin manipülasyonu ile zararlarının meydana geldiği gerekçesi ile açılan sorumluluktan kaynaklı tazminat davasında davacıların meydana geldiğini iddia ettikleri zarar nedeniyle davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olabilmesi için öncelikle kusurlarının bulunması gerekmektedir.6102 Sayılı TTK'nın 553-(1) " Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, Kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal ettikleri takdirde,

hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklarına karşı verdikleri zararlardan sorumludurlar. "Somut olayda, asıl ve birleşen dosya davacıları şirketten pay alan hissedarlar olup ilgili madde uyarınca aktif husumet ehliyetleri mevcuttur.

Davacıların pay satın aldıktan sonra pay değerlerinin sert bir düşüş nedeniyle zarara uğradıklarından bahisle yapılan yargılama sonucu dosya içerisine alınan bilirkişi raporlarının ve dosya içerisine gelen diğer belgelerin incelenmesi neticesinde davalı yönetim kurulu üyelerinin yapılan işlemlerinin -----Mevzuatına uygun olmaması, özel durum açıklaması yapılmaması ya da yeterli açıklamanın yapılmaması, pay sahiplerine şirketin maliye durumu hakkında yeterli bilgilerin verilmemesi,

bu süreç ile ilgili olarak gerekli bilgilerin süresinde --- bildirilmemesi nedeniyle ---------- tarafından davalı yönetim kurulu üyeleri hakkında çeşitli tarihlerde idari para cezaları uygulandığı sabittir.

Asıl ve birleşen dosyalarda davacılar, dava dilekçelerinde, davalı yönetim kurulu üyelerinin manipülasyon eylemi sonucu uğradıklarını iddia ettikleri zararlara ilişkin olarak farklı farklı rakamlar bildirilmiş olup, oluştuğu iddia edilen zararların davalıların hangi eylemleri nedeniyle oluştuğu ve özellikle bulunan zarar miktarlarının nasıl tespit edildiği konusunda herhangi bir açıklama yapılmaksızın her bir dava için bir zarar kalemi oluşturulmuştur.

Yargılama sırasında davacı vekillerine oluşan zararların somutlaştırılması için süre verilmiş ancak bu konuda zararların somutlaştırılmasına dair herhangi bir delil sunulamamıştır. Davalı yönetim kurulu üyelerinin yaptıkları eylemler nedeniyle ----- tarafından çeşitli tarihlerde idari para cezalarına çarptırıldıkları sabittir.

Ancak somut olayda asıl ve birleşen dosyalar yönünden nasıl meydana geldiği ispat edilemeyen zarar kalemleri ile davalı yönetim kurulu üyelerinin eylemleri arasında illiyet bağı kurulamamıştır.

Yani davacılar meydana geldiğini iddia ettikleri zarar kalemlerini nasıl bulduklarını, bu zararlarının nasıl doğduğunu mahkemeye yeterli deliller ile ispatlayamadıkları gibi bunun yanında oluştuğu iddia edilen zararlar ile davalıların eylemleri arasında da herhangi bir illiyet bağı kurulamamıştır. ---- davalı yönetim kurulu üyelerine yapılan işlemlerden dolayı idari para cezası vermesi nedeniyle yaptıkları işlemlerde kusurlu oldukları sabittir. Ancak TTK'nın 553.

Maddesi uyarınca sadece kusur tek başına yetmemektedir. Bunun yanında davacıların meydana gelen ve ispatlanan zararları ile davalı yönetim kurulu üyelerinin eylemleri arasında da uygun illiyet bağı şarttır.

Teknik bilirkişi heyeti tarafından dosya içerisinde defalarca rapor ve ek raporlar alınmış ancak teknik heyette davacıların meydana geldiğini iddia ettikleri zararların nasıl oluştuğunu tespit edemedikleri gibi davalıların eylemleri ile oluştuğu iddia edilen zararlar arasında da herhangi bir illiyet bağı kurulamamıştır. ------- Şirketlerde, yatırımcılar borsada hisse satın almak istedikleri sırada bir kısım kriterleri göz önünde bulundurmaları, hisse satın alacakları firmaların finansal yapılarının araştırılması,

kârlılık durumunun, kredi kullanmak durumunun, borçlarının, yurt içi ve yurt dışı kaynaklarının, iç ve dış pazar durumu gibi birçok kriterin hisse satın almadan önce araştırılması gerektiği bunun içinde bilgi sahibi olunacak en önemli yasal mecranın ------ olduğu ve yatırımcıların -----ilgili bilgileri almaları mümkündür.

Alınan bir hissenin kısa bir süre sonra sert bir düşüş yaşanması sonucu davacıların zararının olduğu belirtilmiş ise de bu durum tek başına oluştuğu iddia edilen ancak net olarak ispatlanamayan zararlar ile davalı yönetim kurulu üyelerinin eylemleri arasında illiyet bağını kuramamaktadır.

Bundan kaynaklı olarak davacılar asıl ve birleşen dosyalarda zararlarının nasıl meydana geldiğini ispatlayamamalarının yanında ispat edilmiş olsaydı dahi davalı yönetim kurulu üyelerinin dosya içerisinde sadece ----- tarafından ilgili eylemler için verilen idari para cezalarından dolayı kusurlu oldukları kabul edilse dahi zarar ile kusur arasındaki illiyet bağı kurulamadığından asıl ve birleşen dosyaların hem zarar miktarlarının ispat edilmemesi hemde illiyet bağının kurulamaması nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Asıl davanın ve birleşen

2-Birleşen ----- Esas sayılı dosyası için;

3-Birleşen ----- Esas sayılı dosyası için;

4-Birleşen ----- Esas sayılı dosyası için;

5-Birleşen -----Esas sayılı dosyası için;

6-Birleşen----Esas sayılı dosyası için;

7-Birleşen ----- Esas sayılı dosyası için;

8-Birleşen ----- Esas sayılı dosyası için;

9-Birleşen ----- Esas sayılı dosyası için;

10-Birleşen ----- Esas sayılı dosyası için;

11-Birleşen -------Esas sayılı dosyası için;

12-Birleşen ----- Esas sayılı dosyası için;

13-Birleşen-------Esas sayılı dosyası için;

14-Birleşen----- Esas sayılı dosyası için;

15-Birleşen -------Esas sayılı

Dosyaların İspat Edilememesi Nedeniyle REDDİNE,

Asıl Dosya için;

16-Alınması gerekli karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 439,41 TL harcın mahsubu ile artan 11,81 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,

17-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

18-Davalı tarafından yapılan 15,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

19-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 25.730,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

20-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Birleşen-------- Esas sayılı dosyası için;

21-Alınması gerekli karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 341,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 86,05 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

22-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

23-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

24-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

25-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Birleşen ------- Esas sayılı dosyası için;

26-Alınması gerekli karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 746,46 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 318,86 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

27-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

28-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

29-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

30-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Birleşen -------- sayılı dosyası için;

31-Alınması gerekli karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 150,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 277,16 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

32-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

33-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

34-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 8.809,08 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

35-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Birleşen --------sayılı dosyası için;

36-Alınması gerekli karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 541,02 TL harcın mahsubu ile artan 113,42 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,

37-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

38-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

39-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

40-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Birleşen ------- Esas sayılı dosyası için;

41-Alınması gerekli karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 181,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 246,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

42-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

43-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

44-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 10.624,58 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

45-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Birleşen -------Esas sayılı dosyası için;

46-Alınması gerekli karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 136,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 290,98 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

47-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

48-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

49-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 8.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

50-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Birleşen------- Esas sayılı dosyası için;

51-Alınması gerekli karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 226,71 TL harcın mahsubu ile bakiye 200,89 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

52-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

53-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

54-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 13.275,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

55-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Birleşen -------- Esas sayılı dosyası için;

56-Alınması gerekli karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 341,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 86,05 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

57-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

58-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

59-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

60-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Birleşen------- Esas sayılı dosyası için;

61-Alınması gerekli karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 372,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 55,04 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

62-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

63-Davalı tarafından yapılan 14,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

64-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 21.815,32 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

65-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Birleşen ------ sayılı dosyası için;

66-Alınması gerekli karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 527,61 TL harcın mahsubu ile artan 100,01 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,

67-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

68-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

69-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

70-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Birleşen --------Esas sayılı dosyası için;

71-Alınması gerekli karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 196,99 TL harcın mahsubu ile bakiye 230,61 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

72-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

73-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

74-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 11.534,79 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

75-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Birleşen ------- Esas sayılı dosyası için;

76-Alınması gerekli karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 196,99 TL harcın mahsubu ile bakiye 171,38 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

77-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

78-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

79-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 15.003,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

80-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Birleşen--------- Esas sayılı dosyası için;

81-Alınması gerekli karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 196,99 TL harcın mahsubu ile artan 36,91 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,

82-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

83-Davalı tarafından yapılan 14,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

84-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 27.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

85-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Birleşen-------- Esas sayılı dosyası için;

86-Alınması gerekli karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 50,29 TL harcın mahsubu ile artan 377,31 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,

87-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

88-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

89-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 2.944,38 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

90-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --------------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/10/2024

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1415, K. 2024/899, 30 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No:2024/899
  5. Asıl Ve Birleşen Dosyalarda
  6. Dava Tarihi: 29/11/2018-30/11/2018
  7. Karar Tarihi: 30/10/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Asıl Davada
  10. İnceleme Ve Gerekçe

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1415
Karar No
2024/899
Tarih
30 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1451 K.2024/780
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1510 K.2024/803
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2018/2235 K.2024/1450
  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/12 K.2024/389
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/21 K.2024/796
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/66 K.2024/782

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.