KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Dosya no
- 2018/2235
- Karar no
- 2024/1450
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/06/2018
- Numarası
- 2017/642 Esas - 2018/630 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın iptali iken iflasta kayıt kabul davasına dönüştü
Karar Metni
1.371 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bilişim teknoloji alanında faaliyet gösterdiğini, faaliyeti kapsamında doküman ve kurumsal içerik yönetimi, sistem yönetimi, veri depolama ve sanallaştırma, veri merkezi ve benzeri konularda müşterilerine çözüm ve hizmet sağladığını, davalı-borçlunun şirketlerinden takibe konu sekiz fatura karşılığı faturalara konu bilgisayar, cep telefonu satın aldığını ve faturalardan bakiye 9.711,47 Usd. ve 1.888,00 TL. bakiye borcunu ödemediğini, taraflarınca borcun ödenmesi için noter ihtarı keşide edildiğini, davalı aleyhine... sayılı dosyası ile icra takibine başladıklarını,
takibe itirazla durduğunu belirterek davalı/borçlunun takibe konu itirazının iptali ve takibin devamına, itiraz haksız olduğundan davalı/takip borçlusunun itiraz edilmiş alacağın ( 9.711,47 Usd. ve 1.088,00 TL.’lık kısmının ) %20’sinden aşağı olmayacak biçimde icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekillik ücretinin davalı/takip borçlusundan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirketin İstanbul merkezli havayolu şirketi ve havayolu taşımacılığı yaptığını, müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı ve yargılama safhasında ortaya çıkacak delillerin incelenmesi sonucu ortaya çıkacağını, davacı şirket hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine, davacı şirket aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dosya kapsamı, davacı ve davalı tarafın beyanları, bilirkişi raporu göz önüne alındığında yukarıda özetlenen dava dilekçesi itibariyle Davacı bilişim teknoloji alanında faaliyet gösterdiğini, davalı-borçlunun şirketlerinden takibe konu sekiz fatura karşılığı faturalara konu bilgisayar, cep telefonu satın aldığını ve faturalardan borcun ödenmesi için noter ihtarı keşide edildiğini, ödenmemesi üzerine icra takibine başladıklarını, itirazının iptali ve takibin devamına, karar verilmesini talep ettikleri görülmektedir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde davalı şirketin İstanbul merkezli havayolu şirketi ve havayolu taşımacılığı yaptığını, davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı belirterek davanın reddini talep ettikleri görülmektedir. Davacı taraf mahkememize İİK 67 ve devamı maddeleri kapsamında itirazın iptalinini talep ettikleri görülmektedir.
Dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor denetime uygun olması sebebiyle mahkememizce kabul edilmiştir.Tüm dosya kapsamı bilirkişi raporu taraf beyanları birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında ki ticari ilişki kapsamında fatura kapsamında malları davalının teslim aldığını, fatura kapsamında bir kısım bedelin ödendiği ancak bakiye bedelin ödenmediği anlaşılmış olduğu..." davacının davasının kabulü ile;
... sayılı dosyasında dava miktarı olan 9.711,47 USD ve ayrıca 1.088,00 TL lik kısım üzerinden itirazın iptali ile bu miktar itibariyle takibin devamına, dava konusu alacak likit ve bilinebilir nitelikte olduğu fatura dayandığı anlaşıldığında kabul edilen miktarın %20 sini oluşturan 7.164,99 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığını, icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, sadece fatura düzenlenmesinin alacağın varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığını, bilirkişinin kendisine verilen yetkinin sınırlarını aştığını, eksik incelemeyle rapor düzenlediğini, müvekkili aleyhine ve davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, davanın reddi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, ticari satıma ilişkin faturaya dayalı alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Davanın devamı sırasında istinaf aşamasında davalı şirketin iflas etmesi nedeniyle eldeki dava iflasta sıra cetveline itiraz (kayıt-kabul) davasına dönüşmüştür.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İstinaf incelemesi sırasında davalı şirketin iflasına karar verilmiş olmakla eldeki dava, İİK'nın 235.maddesi anlamında sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasına dönüşmüştür.
İİK'nın 194. maddesi uyarınca, davalı hakkındaki iflas kararının kesinleşmesini takip eden on gün sonrasına kadar yargılama durdurulmuş ve yasal şart gerçekleştikten sonra yargılamaya kayıt kabul davası olarak devam edilmiştir.Davalı vekilinin istinaf nedenlerinin incelenmesinde. Davaya konu alacak faturaya dayalı ticari satım ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Davacı vekili alacağını dayandırdığı faturaları göstermiş, delil olarak ticari defterlere dayanmıştır.
İlk derece mahkemesince tarafların ticari defterleri de incelenmiş ve bilirkişiden 18.04.2018 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Anılan bilirkişi raporunda ayrıntısı gösterildiği üzere, davacı tarafından düzenlenmiş olup eldeki davaya konu tüm faturaların davalı defterlerinde aynen kayıtlı olduğu, faturalarının 9 adedinin USD üzerinden 1 adedinin TL üzerinden düzenlendiği, davalının davacıya 5.000,00 USD ödeme yaptığı, sonuç olarak davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 9.711,47 USD ile 1.888,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalı taraf davacı tarafından düzenlenen tüm faturaları kendi ticari defterlerine borç olarak yani davacının alacağı olarak kaydetmiştir. Davalı tarafın bakiye borcun ödendiğine dair herhangi bir savunması ve bunu kanıtlayacak bir delil sunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde somut bir istinaf sebebi ileri sürmemiştir.
İlk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin reddi gerekmiştir.
Ancak dava istinaf aşamasındayken davalının iflası ve iflas kararının kesinleşmesi nedeniyle eldeki davanın iflasta kayıt-kabul davası olarak sonuçlandırılması gerektiğinden ve iflas müdürlüğünün cevabi yazısına göre davacının iş bu davaya konu alacağının iflas masasında düzenlenen sıra cetvelinde yer almadığı anlaşıldığından, kayıt kabule esas alacak tutarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, 22.05.2024 tarihli ara kararı doğrultusunda davacının gider avansını yatırması üzerine dosya hesap bilirkişisine verilmiştir.
Hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 13.09.2024 tarihli rapor ile aynı tarihli ek hesap raporu incelenmiş, ek hesap raporunun hükme esas alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Ayrıntısı anılan ek hesap raporunda belirtildiği üzere ve davalı müflisin iflas tarihi itibariyle müflisin tüm borçlarının Türk lirasına dönüştüğü dikkate alınmak suretiyle yapılan hesaplamaya göre davacının iflas tarihi itibariyle hesaplanan 96.287,38 TL asıl alacak, 16.143,32 TL iflas tarihine kadar işlemiş temerrüt faizleri, 14.851,17 TL icra takip, harç, masraf ve avukatlık ücreti olmak üzere toplam 127.281,87 TL alacağının bulunduğu belirlenmiş ve bu tutar üzerinden dava kayıt kabul davası olarak sonuçlandırılmıştır.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 356.maddesi uyarınca duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, davalının istinaf incelemesi sırasında iflas etmiş olması nedeniyle dava iflasta sıra cetveline itiraz (kayıt-kabul) davasına dönüşmüş olup bu konuda yeniden hüküm kurulması gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, kayıt kabul davası niteliği ile davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın kayıt-kabul davası olarak kabulüne dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2018/2235, K. 2024/1450, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama