KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/625
- Karar No
- 2024/719
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
Karar Metni
2.486 kelime·12 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/625 ESAS
KARAR NO: 2024/719
DAVA
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:03.12.2020
KARAR TARİHİ:10.09.2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan------arasında ----- şehir parkı içinde sosyal tesis kompleksi yapılması konuşunda anlaşıldığını, söz konusu tesis içerisinde yapılması planlanan dört adet tenis kortunun yapılması için ise ---- müvekkili arasında------ tarihinde sözleşme imzalandığını, müvekkilinin işi tamamlayıp teslim ettiğini ancak bedelin tamamının ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah Dilekçesi: Davacı vekili 28.11.2023 tarihli dilekçesi ile; bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte dava değerinin artırımı yoluna gidilerek, dava dilekçesinde 10.000,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 78.048,00-TL'ye artırdıklarını beyan etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı firma ile diğer davalı arasındaki sözleşmenin bilgi ve onayları olmadan düzenlenmiş olduğunu, bu olayda belediyenin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili açısından husumet yokluğu bulunduğunu, hatalı zeminlerin yüklenici tarafından düzeltilip kendilerine teslim edildiğini, haksız açılan ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle;
davalı ile diğer davalı -----doğrultusunda birim fiyat usulü ihalesi yapılan------ müvekkili şirkete ihale edildiğini, davacı firma ile müvekkilinin tesis içerisinde yapılması planlanan dört adet tenis kortunun ----- uygun yapılması için anlaştıklarını, ancak davacı şirketin-----------uygun bir şekilde söz konusu tenis kortunu yapmayı taahhüt ve kabul etmesine rağmen söz konusu yükümlülüğü hiçbir şekilde yerine getirilmediğini, işi ortada bıraktığını, davacının yapımını üstlendiği dört adet tenis kortunu şartlara uygun olarak yapılamaması nedeniyle yeni bir şirkete yaptırılarak toplamda 113.079,40-TL ücret ödendiğini,
söz konusu şirket işi 30 Kasım 2020 tarihinde işin bitiriliş tutanağı düzenlendiğini, belirtmiş ve öncelikle usulü ve zaman aşımı itirazları yönünden reddini, esasa girilmesi halinde ise; davacı tarafın müvekkili aleyhine yönelttiği tüm haksız talep ve iddialarını içeren işbu davanın esas yönünden reddini, yargılama masraf ve avukatlık ücretinin de karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan hak ediş bedelinin ödenmediği iddiasıyla açılan alacak davasıdır.Davacı vekili; davalı-------iş sahibi olduğu, davalı ----yüklenici olduğu,----- spor kompleksi yapılması işine dahil olan 4 adet tenis kortu yapılması işinin, davalı ---- tarafından kendilerine taşere edildiğini, kendilerinin işi bitirip davalı--- teslim ettiklerini, davalı ------- diğer davalı ---- teslim ettiğini------ işi kabul etmesine rağmen hak edişlerinden kaynaklı bakiye alacaklarının ödenmediğini beyan ederek, bu alacaklarının davalılardan tahsilini dava ve talep etmiş; davalı----vekili;
davacı ile davalı ----arasındaki sözleşmeden haberdar olmadıklarını, bu sözleşme için kendilerinden onay alınmadığını beyan ederek davanın husumet yokluğundan reddini istemiş; davalı----- vekili ise; dosyada usulüne uygun düzenlenen bir iş bitirme tutanağının bulunmadığını, davacının işi gereği gibi yapmadığını, eksiklerin tutanak ile tespit edildiğini, bu nedenle işin başka bir firmaya yaptırıldığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış,
yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilmiş, tanık dinlenmiş, dava konusu yerde keşif yapılmış, bilirkişi raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı vekilinin iddiası doğrultusunda davacı tarafından davalı şirketle yapılan anlaşma doğrultusunda işin zamanında ve şartlara uygun olarak yapılıp teslim edilip edilmediği, davalı yüklenici şirketin işin kabul edilip davalı idareye teslim edilip edilmediği, idare tarafından da yapılan işin kabul edilip edilmediği,
davalı------ savunması doğrultusunda davacı ile davalı şirket arasındaki anlaşmanın davalı ---------- izni ve onayı olmadan sözleşme ve şartname hükümlerine aykırı olarak yapılıp yapılmadığı, diğer davalı şirketin savunması gereği davacı tarafça işlerin sözleşmede yer alan teknik özelliklere uygun olarak yapılıp yapılmadığı, davacı tarafça işin kullanılamaz halde ve geçerliliği olmayacak şekilde yarım bırakılıp bırakılmadığı, davacının eser sözleşmesi yapım işi bedelinden kaynaklı bakiye bir alacağının bulunup bulunmadığı,
bulunuyor ise davalıların bu alacaktan müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı görüldü.
Tanık-------------Ben davacı şirkette çalışıyorum, abimin firmasıdır, 20 yıldan fazla oluyor, dava konusu işle alakalı biz temmuzun ortasında çalışmaya başladık, ben alana elamanları getirip götürüyordum, teknik hususta da destek oluyordum, ağustos gibi işi bitirdik, bu arada balon kapama ile ilgili bir sıkıntı olduğu söylendi, tam hatırlamamakla birlikte 15-20 gün civarı çalışma yapmadık, akabinde işi yaptık teslim ettik, biz işi eksiksiz olarak teslim ettik, bize verilen norm çerçevesinde tamamladık" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık -----Ben davacı şirkette davacı şirket yetkilisi ile aramdaki anlaşma neticesinde iş ortağıyım, şirket üzerinde herhangi bir imza yetkim bulunmamaktadır, ben referans üzerine davalı ---- görüştüm, şirket yetkilisi -----------bey ile anlaşma sağladık ve bize yer teslimi yapıldı, anlaşma aşamasından işin bitiş aşamasına kadar bilgi sahibiyim, eksiklik ve ayıp hususunu kabul etmiyoruz, bu hususa ilişkin belediyenin video kayıtları da bulunmaktadır, saha eksiksiz olarak teslim edilmiştir, belediyede yetkili -------- isimli kişi zeminde dalgalanmalar olduğunu bize iletti, biz de kontrol ettik ancak bunun normal olduğunu,
her tenis kortunda olabileceğini söyledik, ayrıca saha çizgilerine ilişkin bir kısım sorunların olduğunu iletti, elinizde belgeler varsa sunun dedik, kendisi de -------yetkililerin geldiğini hatalar olduğunu söyledi, biz de belgeleri ıslak imzalı olarak sunun dedik ancak bize bir dönüş sağlanmadı, ayrıca belediyede çalışan hocalar ve oranın çalışanları bize çok memnun kaldıklarını ilettiler buna ilişkin ---------- kayıtları vardır, zeminin asfalt dolgu malzemesi, esneklik veren kuşim denilen elastik malzemesi,
son kat boya aşamaları ve çizgiler eksiksiz ve normlara uygun bir şekilde yerine getirilmiştir, 4 tane standartlara uygun saha çalışması yaptık, toplamda 2.800-2.900 metrekarelik alanda çalışma yaptık, birim fiyatı olarak 32,00-TL + KDV olarak anlaşma sağladık, Yaptığımız işler yukarıda açıkladığım hususlara ilişkindir, diğer işler başkaca firmalara yaptırılmış olup bu zaman diliminde de biz çalışmaya ara verdik, ağustosun ikinci haftası işi bitirip teslim ettik" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık -------. "Ben davalı şirketin çalışanıyım, şantiye şefi pozisyonunda çalışıyorum, bana göstermiş olduğunuz tutanaktır adlı belgenin altındaki imza bana aittir, zemindeki akrilik boyaya ilişkin hatalar olduğunu, dalgalanmaların mevcut olduğu, saha ölçülerinin yanlış olduğu,
standart ölçülerden yaklaşık 3-6 cm farklı olduğunu, biz-------- yetkilileri olarak tespit ettik, biz bu tespitlere ilişkin davacı şirkete de üç gün öncesinden haber vererek yapılan işlemlerde hatalar olduğunu, kendilerinin de gelip görmesini bildirdik ancak gelen olmadı, ayrıca ------ bildirimde bulunarak gelip denetlemelerini bir hata varsa tespit etmelerini istedik, bunu sözlü olarak talep ettik, yazılı başvurumuz bulunmamaktadır, kendileri de geldiler, saha ölçülerinin yanlış olduğunun zemindeki dalgalanmalar sebebiyle tenis oynayan kişilerin yorulacağının, yapılan işlerini-------standartlara uygun olmadığını sözlü olarak söylediler,
tekrar yapılmasını gerektiğini söylediler, biz de davacı şirketin ilgili elemanlarına tekrar yapılması gerektiğini ilettik, sahaya geldiler ancak zeminin silinip baştan yapılması gerekli iken boyanın üzerine üç kat boya atmak suretiyle saha çizgilerini kapatmayı denediler, biz de yeniden yanlış imalat yaptıklarını söyledik ayrıca sahayı belediyeye teslim etme süremiz vardı, biz de üçüncü bir firmaya daha fazla bir maliyetle yeniden sahayı yaptırdık, belediyenin videolarını izlemedim ancak bu reklam tanıtımına yöneliktir, işin bitmesi gibi bir durum söz konusu değildir, ben teslim tarihini net olarak hatırlamıyorum,
bana göstermiş olduğunuz yapım işleri geçici kabul tutanağının altındaki imza benim değildir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık----Ben -------- yakası teknik işler sorumlusuyum, bana göstermiş olduğunuz tutanaktır adlı belge altındaki imza tarafıma aittir, tutanak tarihini hatırlamıyorum ancak 2020 ekim olduğunu hatırlıyorum, bizim ------- dört adet tenis kortumuz bulunmaktaydı, ancak bunlar yıkıldı ve yerine balon sistemiyle tabir edilen tenis kortları yapıldı, biz bu tenis kortlarında uluslar arası organizasyonlar düzenliyoruz, dolayısıyla uluslararası standartlara uygun şekilde yaptırmak istedik, yapılan işlerin saha çizgilerinde standartlara aykırı şekilde uyumsuzluklar vardı biz bunu bakım onarım müdürlüğüne ilettik, ayrıca -------şirketine bildirdik,
firma da alt taşeron şirketine bildirdi, davacı şirket elemanları sahaya geldi ancak sayı itibariyle yetersizlerdi, ayrıca bizim bize verilen sürede sahayı teslim etme yükümlülüğümüz var çünkü öğrenci kayıtları alıyoruz, zaten açılışı iki defa ertelenmişti, bu ertelemeler teknik hususlara ilişkindi, sahayla bir alakası yoktu, ayrıca davacı şirket sahayı silip tekrar yapmak yerine üzerine çalışma yaptı, ben bunu ilgili müdürlüğe ilettim, sonrasına ilişkin bilgim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ---------Ben davacı şirkette usta olarak çalıştım. Şu an bulunduğumuz keşif mahallinde zemin işinin başlangıcından bitişine kadar çalıştım. İşe tam başladığımız tarihi tam olarak hatırlamıyorum. Ancak tahminen 15-20 gün kadar burada çalıştık. Zemin işinde tahminen 5-6 kişi çalıştık. İş acele olduğundan hızlandırma amaçlı fazla kişi ile çalıştık. İşi net olarak bitirdik. Teslim edildi. Daha sonrasında tekrar zemine girmedik. Keşif yerini şu anda bende gördüm.
Bizim yaptığımız gibidir. Ben renk, ölçü ve çizgi olarak bir değişiklik görmedim. Ben çalışan olduğum için teslimin kime yapıldığını bilmiyorum. Teslimin resmi olarak yapıldığını tabi ki bilemem. Ben sadece usta olarak çalışıp, istenen işi bitirdim.----------- bunu söyledim. Ve ayrıldım. Sonraki kısımları bilmiyorum. Ben çalışırken kimsenin bu iş olmadı, şurasını değiştir gibi bir müdahalesi olmadı.
Olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.Dava konusu yerde İnşaat Mühendisi ve Borçlar Hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi eşliğinde keşif yapılmış, dosya tarafların defter ve belgelerinin incelenmesi için Mali Müşavir bilirkişiye verilmiştir.Bilirkişi heyetinin 02/03/2023 tarihli raporlarında özetle; "...Davacının 4 adet tenis kortunda çalışma yaptığı, ilk etapta işi ayıplı da olsa tamamladığı, idarenin kontrolü sonucu belirlenen hataları daha sonra düzeltmeye çalıştığı, ancak anılan
düzeltme işini tamamlayamadığı ve işi bitirip davalı firmaya teslim etmediği anlaşılmıştır. Bununla birlikte --------- tarafından düzenlenmiş olan faturadaki miktar ve birim fiyattan, sonradan yapılan işin davacının yaptığı işteki hataları düzeltilme şeklinde olmadığı, işin tamamının yeniden yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Davacı yapılan işin bozdurularak yeniden akrilik sistem imalat yaptırıldığını, kuruma süresi
beklerken işin bıraktırıldığını, işin %90’lık kısmının bitirilmiş olduğunu beyan etmiştir. Ancak davacının ilk önce yaptığı işteki hatalar için Tutanak bulunmasına rağmen sonrasında yeniden akrilik sistem olarak yaptığı işin de düzeltilemeyecek oranda hatalı ve yanlış olduğunu gösteren teknik nitelikli herhangi bir belge veya tutanak mevcut değildir. Bu nedenle davacının yeniden akrilik sistem yaptığı imalattaki hata ve ayıplar teknik olarak anlaşılamamıştır. Dava dışı----- tarafından düzenlenen faturanın açıklamasında da “ akrilik zemin kaplama”
ibaresine yer verilmiştir. Sayın Mahkeme’ce, davalı firmanın işin kabul edilemez oranda kusurlu olduğu yönündeki iddiasının teknik olarak ispatlanmadığı yönünde bir karar verilmesi durumunda davacının talep edebileceği bedelin: 2738 m2 x 32.-TL/m2 x %90 (Davacının
beyanı) = 78.854,40.-TL+KDV = 93.048.-TL olduğu, 14.07.2020 tarihinde ödenen 15.000,00-TL’nin mahsubu ile 78.048,00-TL olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte davacı taraf da yaptığı işin uygunluğu konusunda herhangi bir teknik belge sunmadığı gibi tespit de yaptırmamış olduğundan işi tekniğine uygun şekilde tamamlayıp tamamlamadığı belirlenememiştir.
Ancak dosya muhtevasından dava konusu işin hatalı olsa da tamamlandığı, yapılan işteki hatanın işçilik kaynaklı olduğu, bu nedenle uygulamada kullanılan malzeme bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği, ------- birim fiyat analizlerinde söz konusu işin birim fiyatının %42’sinin malzeme, %58’inin ise işçilik olduğundan hareketle davalılar tarafından dava konusu iş ile ilgili davacıya ödenmesi gereken bedelin: 2738 m2 x 32.-TL/m2 x %42= 36.799.-TL+KDV = 43.423.-TL olduğu, 14.07.2020
tarihinde ödenen 15.000,00-TL'nin mahsubu ile 28.423,00-TL olduğu görüş ve kanaatinevarılmıştır..." şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen esersözleşmesindenkaynaklanmaktadır. Davacı taşeron, davalı ------yüklenici, davalı----sahibidir.Eser sözleşmesi, iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği iki taraf için hak doğuran ve borç yükleyen bir sözleşmedir.
TBK’nın 470 ve devamı maddelerine göre, yüklenici bir bedel karşılığında iş sahibine bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de yapılan iş karşılığı bir bedel ödemeyi yükümlenmiştir. Yüklenici, eseri sözleşmeye fen ve sanat kurallarına ve iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak imal edip, tam ve eksiksiz olarak süresinde iş sahibine teslim ettiğini, iş sahibi de iş bedelini ödediğini ispatla yükümlüdür.
Eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu durumlarda kural olarak işin yüklenici tarafından yapılıp tamamlandığı karine olarak kabul edilir. TBK'nın 474.maddesi gereği; iş sahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Ayıp halinde iş sahibinin seçimlik hakları 475.maddede düzenlenmiştir. Bu maddeye göre.
"Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.
İş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. "Yasanın 477.maddesine göre ise. "Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır.
Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır."Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, alacak davaları için de geçerlidir.Tüm bu açıklamalar ışığında.
Davalı -------- işveren, diğer davalı --------yüklenici olduğu, davalı işveren tarafından davalı yüklenici şirkete 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 19. Maddesi doğrultusunda birim fiyat usulü ihalesi yapılan ----- edilerek anlaşma sağlandığı, davalı yüklenici ------- davacı şirket arasında da sosyal tesis kompleksi içinde yer alacak olan 4 adet tenis kortunun yapılması işi için anlaşma sağlandığı, davacı ile davalı ------arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, dosya kapsamındaki tutanaklara göre; geçici kabul itibar tarihinin ----, hata tutanağı tarihinin ---- geçici kabul tarihinini ------- olduğu,
davalılar arasındaki sözleşmenin 41/8.maddesinde geçici kabule itibar ifadesinin; işin geçici kabule elverişli bir şekilde tamamlanmasını ifade ettiğinin düzenlendiği, işin bittiğine dair yazılı ve görsel medyada ve ---- sosyal paylaşım sitelerinde ------ tarihli haberlerin çıktığı, davacı şirkete dava dışı ------- şirketi tarafından 15.000-TL ön ödeme yapıldığı, TBK'nın 477.maddesine göre; eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra,
yüklenicinin her türlü sorumluluktan kurtulacağı, ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğunun devam edeceği, iş sahibi olan davalı-----yükümlülüklerine uymaması nedeniyle eseri kabul etmiş sayılacağı, bu aşamadan sonra ileri sürülen ayıp iddiasının dinlenmesine olanak bulunmadığı, davalı ----- cari hesap kaynaklı borcunu ödediğine dair bir belge sunmadığı anlaşılmakla; davanın ----- yönünden kabulüne karar verilmiş; davacı ile davalı -----arasındaki sözleşmenin davalı iş sahibi------- tarafından onaylandığına dair bir belge bulunmadığı,
iş sahibinin alt taşeronluk anlaşmalarını onaylamaması durumunda bu sözleşmeden kaynaklı taleplerin iş sahibine karşı ileri sürülemeyeceğine dair sözleşmede hüküm bulunduğu anlaşılmakla, ------- pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/625, K. 2024/719, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama