KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/293
- Karar No
- 2024/790
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
Karar Metni
1.166 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/262 Esas
KARAR NO:2024/788
DAVA
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı))
DAVA TARİHİ: 07/04/2022
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili davacının ------işleri yapmakta olan bir tacir olduğunu, yanında yaklaşık 20 işçi çalıştırmakta olan müvekkilinin günün ekonomik koşullarından dolayı ödemelerinde sıkıntıya girmiş, tanıdığı ------ isimli şahsın, müşteri çeki var ise tanıdığı ----aracılığıyla nakde çevirebileceğini söylemiş olduğunu,Bunun üzerine Müvekkilinin, ------ almış olduğu ve ekte örneği sunulan keşidecisi -----Bedelli Çeki nakde dönüştürmesi ve bedelini kendisine getirmesi için vermiş olduğunu, davaya konu işbu çekin ------- tarafında davalı şirkete teslim edilmiş, ancak bedelinin davalı faktöring şirketi tarafından müvekkiline verilmemiş,
davalı şirket tarafından müvekkiline haksız şekilde fatura kesilmiş, müvekkili şirketin bedel ödemeden kendisine gönderilmiş olan faturayı ekte sundukları ihtarname ekinde iade etmiş olduklarını, bunun üzerine, Müvekkilinin ----- suç duyurusunda bulunmuş, ancak Savcılıkça, olayın Hukuki Mesele olduğu gerekçesiyle takipsizlik kararı verilmiş olduğunu, davalı Şirketin müvekkilinin vermiş olduğu çeki kırmak için almış, ancak vade farkı kesildikten sonra iade etmesi gereken bedeli vermemiş, çeki ticari defterlerine işlemiş ve müvekkiline fatura keserek göndermiş,
ancak tüm başvurularına rağmen çeke ilişkin olarak vade farkı dışında kalan bedeli ödememiş, çeki tahsil ederek haksız kazanç peşine düşmüş olduğunu belirterek, müvekkili tarafından davalıya verilen çekin iptali ile müvekkilinin davalıya borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini, çek üzerine teminatlı/teminatsız tedbir konulmasına, yargılama masrafları ile ücret-i vekâletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, kambiyo senedine (çek) dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı, dava konusu çekin dava dışı --------- nakde dönüştürmesi için verildiğini, davalı şirketin dava konusu olan kendisine ait çeki kırmak için aldığını ancak davalı tarafından vade farkı dışındaki çek bedelinin tarafına ödenmediğini, anılan sebeplerle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmamış olup, HMK128.
Maddesi gereği davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,------ sayılı dosyası----- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, davalı ve dava dışı ----- ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, --------dava konusu bilgiler celp edilmiş,
21.07.2023 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen -----tarihli raporunda özetle, "...Davacı Firmanın----bulunmadığının tespiti ve Çekin İptali istemi ile Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu Menfi Tespit Davasında.
Davacı Firmanın incelenen Ticari Defter ve Kayıtlarında, Davalı Şirketle herhangi bir nam veya unvan altında gerçekleşmiş bir ticari ilişki ve/veya açılmış herhangi bir hesap kaydının bulunmadığı, Davaya konu edilen “Keşidecisi Dava Dışı ----------Bedelli Çekin halen Davacı Firma Portföyünde kayıtlı bulunduğu,
Davaya konu işbu çeki ciro yoluyla davacıdan teslim alan ve Faktöring İşlemine konu ederek “İbraz/Tahsil eden Dava dışı------ temlik eden Davalı Şirketin, Sayın Mahkemece tayin edilen gün ve saatte, İbraz edilmesi gereken Ticari Defter ve Kayıtları ile ilgili ekstre ve dayanak belgelerini Bilirkişi İncelemesine sunmayarak Davacı ile Ticariilişkisinin mevcudiyetini ve bu çekin bedelsiz olmadığını kanıtlayamadığı, Buna mukabil, yukarıda belirtilen nitelikteki Ticari Defterlerini ibraz eden Davacı yanın Ticari Defter ve Kayıtlarının davalı aleyhine delil sayılıp, sayılamayacağı ve buna bağlı olarak,
Davacı tarafından davalıya verilen çekin iptali ile davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi taleplerinin Sayın Mahkemenin takdirinde olacağı sonuç ve kanaatlerine varılmıştır..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır.
Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun aslında bulunmadığını ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Ancak davalının alacağı kambiyo senedine dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. ----------- Sayılı kararı da bu yöndedir.)Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir.
Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, HMK'nin 201.maddesinde düzenlenen miktardan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir.--------Dava konusu çekin incelenmesinde; keşidecisinin dava dışı------- olduğu, sırasıyla lehdar ----, sonrasında ---- sonrasında davacı -----, sonrasında davalı --- şirketine, son olarak---- ciro edildiği, son hamil ----tarihinde tahsil edilmiş olduğu tespit edilmiştir.Somut dosya bakımından değerlendirme yapıldığında;
davacı/borçlu, dava konusu çekin vade farkı karşılığında nakde dönüştürmek üzere davalıya ciro edilmesine rağmen davalının vade farkı dışındaki çek bedelini ödemediğini, çekin bedelsiz kaldığını iddia etmektedir. Dava konusu çekteki ciro silsilesi gereği davacının şahsi defi niteliğinde bu itirazını davalıya karşı ileri sürmesi mümkündür.
Anılan bedelsizlik iddiasının davacı tarafça yöntemince ispat edilmesi gerekmekte olup ispat yükü davacı taraftadır.Tarafların tacir olması sebebiyle dosya ticari defter ve kayıtların incelenmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, davacı tarafça defter ve kayıtların ibraz edilmesine rağmen davalının defter ibrazından kaçındığı, davacı defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, yapılan incelemede taraflar arasında çek verilmesini gerektirir herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
HMK 222/3 md gereği davalının defter ibrazından kaçınması sebebiyle davacı defter ve kayıtlarının hükme esas alınması gerektiği, davalı tarafça davacı iddiası gereği kendisinden sonra çek faktoring şirketine ciro edilmiş ise de vade farkı dışındaki çek bedelinin davacıya ödendiğine ilişkin herhangi bir delinin dosyada mevcut olmadığı,
davalının defter ibrazından kaçınması sebebiyle HMK 222/3 md gereği davacı kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği, davacının dava dilekçesindeki iddiaları dikkate alınarak dava konusu çek bedeli yönünden menfi tespit talebinin yerinde olduğu değerlendirilmiş, davanın kabulüne, davacının davalıya ----------bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/293, K. 2024/790, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama