KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/107
- Karar No
- 2025/63
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2025
Karar Metni
950 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/107 ESAS
KARAR NO:2025/63
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13.02.2023
KARAR TARİHİ:21.01.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalının, Ocak 2022 dönemine ilişkin danışmanlık hizmeti için anlaşmaya vardığını, işbu hizmetin bedelinin aylık 6.000,00-TL+KDV olduğu, davacının iş bu hizmeti bir ay boyunca davalıya verdiğini, işbu hizmetin bedeline ait faturayı düzenlediği ve davalıya gönderdiğini ancak elektronik sistem üzerinden davalının itiraz ettiğini, ödemenin yapılması için davalı tarafa ----nolu ihtarnamenin gönderildiğini, ihtarnameye cevap vermediğini bunun üzerine ----- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu,
davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle; -------- esas sayılı dosyasına davalı (borçlu tarafından yapılan itirazın iptalini ve icra takibine devamını, asıl alacağın (7.080,00-TL), takip tarihinden tahsil tarihine kadar işlemiş/işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkili şirkete verilmesini, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; -------esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili; davacının davalıya Ocak 2022 döneminde aylık 6.000,00-TL+KDV bedelle danışmanlık hizmeti verdiğini ancak faturanın ödenmediğini, faturanın tahsili için takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptalini dava ve talep etmiş;
davalı davaya cevap vermemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, taraf şirketlerin cari hesaba konu yıllara ilişkin -------kayıtları bağlı oldukları vergi dairelerinden getirtilmiş, icra dosyası celp edilerek incelenmiş, bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlanmıştır.Dava konusu uyuşmazlığın;
taraflar arasında danışmanlık sözleşmesi kurulup kurulmadığı, kurulmuş ise davacının hizmeti gerektiği gibi verip vermediği, vermiş ise davalının sözleşmeden kaynaklı borcu kısmen veya tamamen ödeyim ödemediği, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, bu kapsamda davalı tarafça icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali ve icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.----- sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde; dosyanın alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu,
davacı alacaklının faturaya istinaden 7.080,00-TL asıl alacak ve 174,14-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.254,14-TL üzerinden takip başlattığı görülmüştür.Davanın niteliği ve tarafların tacir olduğu hususu göz önünde bulundurularak TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca her iki tarafın davaya ve takibe konu yıllara ait tüm yasal ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişinin 14/01/2024 tarihli raporunda özetle; "...Davacı tarafından ibraz edilen 2022 yılına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı, ticari defterlerinin Kayıt nizamı bakımından uygun olduğu, davalı şirket, inceleme günü olan 12.01.2024 tarihinde, ticari defterlerini ibraz etmemesi ve yerinde inceleme talebinden bulunmaması sebebiyle davalı şirketin ticari defterlerinde inceleme yapılamadığı, davacı şirketin ticari defterlerine göre; tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında ticari ilişkinin 1 adet faturadan ibaret olduğu,
davacının takibe konu ettiği alacağı oluşturan faturanın, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, iş bu faturanın davalı şirkete elektronik ortamda tebliğ edildiği, iş bu fatura için davalının ödeme yapmadığı, takip tarihi itibariyle, davacı şirketin davalı şirketten kaydi 7.080,00-TL alacaklı olduğu, takip öncesi işlemiş faiz tutarının 164,97-TL olduğu..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir.
Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Öncelikle taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacının, davalı ile arasında mal/hizmet satışına dair iddiasını ispat etmesi gerekir.
Davacının akdi ilişkinin varlığını ispatlaması durumunda ispat yükü yer değiştirir ve davalıya geçer.
Tüm dosya kapsamı, taraf iddia, savunma, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının defter ve belgeleri ile tarafların ------ kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, davacının defter ve belgelerinde kayıtlı olan takibe konu fatura ile ilgili davalı tarafın ----- bildiriminde bulunduğu, bu kayıtların, mal/hizmet tesliminin yapıldığına karine oluşturduğu, davacının ticari ilişkiyi ve mal/hizmet teslimini ispat ettiğinden, ispat yükünün davalı tarafa düştüğü, davalının karinenin aksini veya ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiği, ancak davalının buna dair delil sunmadığı anlaşılmakla;
davacı davasını ispat ettiğinden davasının kabulüne karar verilmiş; alacağın likit ve itirazın haksız olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/107, K. 2025/63, 21 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama