KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/216
- Karar No
- 2024/843
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
Karar Metni
1.467 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/216 Esas
KARAR NO:2024/843
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/03/2023
KARAR TARİHİ: 08/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalının, müvekkilinin kendisi hakkında ticari satış sözleşmesinden (faturalandırılmış alacak) doğan faiz ve masraflar hariç olmak üzere 21.474,02 TL tutarındaki alacağı için-------sayılı icra dosyasından yapmış olduğu genel haciz yolu ile ilamsız icra takibini haksız bir şekilde itirazda bulunarak durdurmuş olduğunu, müvekkili ile davalı arasında ticari satış gerçekleştiğini, söz konusu kdv dahil 92.040,00 TL tutarlı satışa ilişkin faturanın) acil çıkış kapısı satışı konulu olduğunu,
müvekkilinin ilerleyen süreçte iade hakkı olduğundan ötürü satın aldığı kapılardan bazılarını iade etmiş ve bunu faturalandırmış ve söz konusu faturaya karşı davalı tarafın herhangi bir itirazı olmamış olduğunu, dava şartı olan arabuluculuk faaliyetinde davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını, huzurdaki davayı açma zarureti hasıl olmuş olduğunu, likit alacağın söz konusu olduğu bu davada haksız itirazın tamamen sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne, davalı- borçlu tarafın vaki itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %40'dan aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı alacak sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd. maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ------celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, ----TARAFLARIN BA-BS kayıtları celp edimiş,
------ tarafların ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, --- tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu, --------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde.
03.10.2022 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin 20.917,00-TL fatura asıl alacağı, ve 557,02-TL faiz olmak üzere toplam 21.474,02-TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 08.10.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 16.10.2022 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 22.03.2023 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 21.474,02-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 18.07.2024 tarihli raporunda özetle, "Davacı firmanın 20.917,00 TL asıl alacak ve 567,02 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.474,02 TL alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle, itirazın iptali istemli olarak davalı firma aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında; davacı firmanın davalı firmadan takip dayanağı iade faturasından kaynaklı ve talebi gibi 37.054,86 TL asıl alacağı bulunduğu, davacı firmanın takip öncesine ilişkin işlemiş faiz taleplerinin mahkemeye ait olduğu, davalı yanca bilirkişi incelemesine katılınmayarak ticari defter ibrazında bulunulmadığı,
buna ilişkin değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olabileceği sonuç ve kanaatlerine varıldığı" yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın taraflar arasında gerçekleşen ticari satımdan sonra davacının almış olduğu ürünlerin bir kısmını davalıya iadesi sonrası iade edilen ürün bedelleri için düzenlenen faturadan kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığı davalı tarafın ---------- dosyasında yapmış olduğu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Dosya münderecatına göre, davanın tarafları arasında 2022 yılında gerçekleşen ve açık hesap şeklinde yürütülen ticari ilişkinin temelini, yazılı müşteri teklif ve sipariş formu kapsamında davalı firmaca davacı firmaya yapılan acil çıkış kapısı satışları oluşturmakta olup, davacı firmanın ticari defter ve kayıtları ile dosya kapsamında yer alan dayanak fatura ve dekont örneklerinden görüldüğü üzere, davalı firmaca davacı firmaya, sipariş kapsamında imalatı ve satışı yapılan 40 adet acil çıkış kapısının satışının yapılarak,
sözleşmede belirlenen birim fiyat üzerinden ---------- düzenlenerek elektronik ortamda keşide/tebliğ edildiği ve işbu faturanın davacı firmanın incelenen ticari defterlerinde davalı firma alacağı olarak kaydedilmiş olduğu, davacı firmanın ticari defterlerinde davalı firma alacağı olarak kaydedilmiş işbu faturaya istinaden, dosyada mübrez dekont örneklerinden de görüleceği üzere, ----aracılığıyla;
sözleşmede de belirlendiği üzere, fatura tarihi öncesi ------------ ve fatura tarihi sonrasında bakiye 32.540,00 TL olmak üzere toplamda 92.040,00 TL ödeme yaparak faturadan kaynaklanan borcunun ödemesini ifa ettiği ve işbu ödemeleri ticari defterlerinde davalının fatura alacağından mahsup etmek suretiyle kayıt altına almış olduğu,
ancak müşteri teklif ve sipariş formunda da imza altına alınarak belirlenmiş olan “30 adet kapı iade alınacak. iade alınacak kapılardan montaj sonrası oluşacak hasar fiyattan düşülecek. iade alınacak faturalar için iade faturası kesilecek. iade mal birim fiyatı 1.000.-TL %18 KDV -1.180,00 TL X 30-35.400,00 TL “ şeklindeki madde kapsamında, davalı firmaca davacı firmaya 18 adet acil çıkış iade kapısının iadesinin yapıldığı ve bu kapsamda ----------- tutarlı,
iade nitelikli e-faturayı düzenleyerek elektronik ortamda davalı firmaya ve usul yasaya uygun ticari defterlerinde davalı firma adına borç kaydettiği,davacı firmanın incelenen ticari defterlerinde davalı firmadan bu faturaya ilişkin yapılmış bir ödeme ve/veya iadenin iadesi faturası kaydının yer almadığı görülmekle, davacı firmanın, davalı firmadan--------- tutarlı,
iade nitelikli e-faturadan kaynaklanan 20.917,00 tl alacaklı durumda bulunduğu ve bu alacağın değişikliğe uğramadan 2023 yılına devir edildiği davacı firma ticari defterlerinde yapılan incelemeler sonucunda tespit edilmiştir.Tarafların mükellefi oldukları -------- dosyaya celp edilen ----- Beyanları, taraflar arasında 2023 yılında gerçekleşen herhangi bir alım/satım ilişkisi bulunmadığından, taraflara ait herhangi bir beyan içermediği, zaten tarafların birbirleri adına düzenledikleri faturalar E-Belge niteliğine haiz olduğundan---- FORMU Beyanına tabi olmadığı,
dolayısıyla ---- Beyanlarından Hukuki bir yarar temin edilemeyeceği sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.Davanın dayandığı takipte talep edilen asıl alacağa herhangi bir dayanak sunmadan itiraz eden davalı yanın, tayin edilen tarihte, ibraz edilmesi gereken ticari defter ve kayıtları ile ilgili ekstre ve dayanak belgelerini bilirkişi incelemesine sunmayarak davacı firma ticari defter kayıtlarında yer 1 adet iade nitelikli e-fatura karşılığı kısmi mal iadesi sonucu oluşan 20.917,00 TL Borç mevcudiyetinin aksini kanıtlayamadıkları,
Bu durumda, davacı firmanın usul ve yasaya uygun tutulmuş delil niteliğine haiz ticari defterlerinde avans ödemeleri ve buna mukabil 1 adet iade nitelikli e-fatura karşılığı kısmi mal iadesi sonucu oluşan 20.977,00 TL borç mevcudiyetinin aksini ticari defterlerini ve/veya hukuki nitelikli ödeme belgelerini ibraz etmeyerek kanıtlayamayan davalı yan karşısında, 7251 Sayılı Kanun'la Değişik HMK.nın 222 Maddesi gereği yasal niteliğe ve delil olabilme gücüne haiz ticari defterlerini ibraz eden davacı firmanın ticari defter ve kayıtlarının aleyhine delil sayılamayacağı bu haliyle davacının davalıdan 20.917,00 TL asıl alacağı bulunduğu,
Davacı Firmanın davanın dayandığı takipte, Asıl alacağına yasal faiz işletilmek suretiyle 567,02 TL işlemiş faiz talebinde bulunduğu ve talebini harçlandırmak suretiyle işbu davaya da konu ettiği görülmüş olup, dosya kapsamı incelendiğinde, takip konusu yapılan alacağa ilişkin hukuki nitelikli bir temerrüt ihtarının ve/veya temerrüt halini düzenleyen yazılı bir sözleşmenin dosya kapsamında yer almadığı gibi iddia da edilmediği görülmekle, takip öncesi temerrüt oluşmadığı, davacının takip öncesine ilişkin işlemiş faiz talebinde bulunamayacağı kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden.
İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.Eldeki davada alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/216, K. 2024/843, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama